Urgent: Grant Legal Residency to Maram — Protect an Artist

Yakın zamanlı imzacılar
Şüle Günay ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

English below

 

Acil: Maram’a Yasal İkamet Verilsin — Bir Sanatçıyı Koruyun

 

Benim adım Maram, Gazze'den Filistinli bir görsel sanatçıyım. Dört yıl önce hayatımın en zor kararlarından birini verdim — sevdiğim memleketimden ayrıldım.

Gazze, acısıyla ve güzelliğiyle ruhumu ve sanatımı şekillendiren yer. Asla ayrılmayı düşünmemiştim ama başka bir seçeneğim yoktu. İstanbul’a geldim; bir elimde umut, diğer elimde özlem vardı. Çalışabileceğim, üretebileceğim ve Gazze’deki aileme destek olabileceğim bir gelecek kurmak istedim.

Başlarda İstanbul beni renkleriyle ve karmaşasıyla karşıladı — hiç uyumayan, hikâyelerle ve hayallerle dolu bir şehir. Kendi hikâyemi de burada yazabileceğime inandım. Ama zaman geçtikçe bu hayale tutunmak zorlaştı.

19 Nisan 2024’te ikamet iznimi yenilemek için başvuru yaptım. O günden bu yana ne bir onay, ne bir karar, ne de geleceğime dair küçük bir açıklama geldi. Aylar sessizlik içinde geçti — ve bu sessizlikte hayatım durdu.

Geçerli bir ikamet olmadan yasal olarak çalışamıyorum. Devlet sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorum. Sürekli bir belirsizlik içinde yaşıyorum — yarını planlayamıyor, bugünde güvende hissedemiyorum. Bu durumun yarattığı stres, bir de ailemin Gazze’de yaşadığı acıları izlemekle birleşince yüküm çok ağırlaştı.

Her gün aynı soruları kendime soruyorum: Dosyamda ne sorun var? Neden hâlâ bir cevap gelmedi? Eğer ikametim yenilenmezse nereye gideceğim? Nasıl yaşayacağım, nasıl yasal şekilde çalışıp Gazze’deki aileme destek olacağım? Biliyorum, yalnız değilim. Türkiye’de ve dünyada benim gibi pek çok kişi var — belirsizlik içinde, statüsüz, güvencesiz.

Bizler insanız — sanatçılar, öğrenciler, işçiler, anneler ve kızlarız — bizi ağırlayan toplumlara katkı sunma isteği taşıyoruz. Ve karşılığında, bu toplumların ve hükümetlerinin, misafirlerini koruyacağına dair ahlaki sorumluluğuna inanıyoruz; onlar güvenle evlerine dönebilecekleri ya da başka bir yerde geleceklerini yeniden kurabilecekleri güne kadar. Türk halkının ve hükümetinin bizim, özellikle burada tek başına yaşayan Filistinli kadınların durumunu bildiğine dair inancımı hâlâ taşıyorum.

Bugün sadece kendim için değil, aidiyet ile sürgün arasındaki o kırılgan bölgede duran herkes için konuşuyorum. Lütfen, ikametlerimizin yenilenmesindeki gecikmenin nedenini anlamamıza yardımcı olun. Neredeyse iki yıl geçti — benim için daha da uzun. Geçen her gün, bir yıl gibi geliyor.

----------------------------------

My name is Maram, and I am a Palestinian visual artist from Gaza. Four years ago, I made one of the hardest decisions of my life — to leave my beloved hometown.

Gaza, with all its pain and beauty, is the place that shaped my soul and my art. I never expected to leave, but I had no other choice. I came to Istanbul, carrying hope in one hand and longing in the other. I wanted to build a future where I could work, create, and support my family back home.

At first, Istanbul welcomed me with its colors and chaos — a city that never sleeps, full of stories and dreams. I believed I could write mine here too. But over time, that dream has become harder to hold on to.

On April 19, 2024, I submitted my application to renew my Turkish residency permit. Since that day, I have received no acknowledgement, no decision, and no clarity about my future. Months have passed in silence — and in that silence, my life has been suspended.

Without valid residency, I cannot work legally. I cannot access public health services. I live in constant uncertainty — unable to plan for tomorrow, unable to feel safe today. The stress of this situation, combined with the deep pain of witnessing what my family is enduring in Gaza, has taken a heavy toll on me.

Every day, I ask myself the same questions: What is wrong with my file? Why has there been no answer after all this time? If I cannot renew my residency, where can I go? How can I survive, work legally, and continue supporting my family in Gaza?  I know I am not alone. There are many others like me — in Turkey and across the world — living in limbo, without papers, without status, without stability.

We are human beings — artists, students, workers, mothers, and daughters — who believe deeply in our ability to contribute to the societies that host us. In return, we believe in the spirit and moral responsibility of these societies and their governments to protect their guests until they can safely return home or rebuild their futures elsewhere.  I still hold a deep belief that the Turkish people and government are aware of our situation as Palestinians — especially the struggles of Palestinian women living here alone, trying to survive with dignity. 

Today, I speak not only for myself, but for all who stand in that fragile space between belonging and exile. Please, help me understand the reason behind the delay in renewing our residencies. It has been almost two years — and for me, even longer. Every passing day feels like a year.

 

avatar of the starter
Maram AlbawwabKampanyayı Başlatan Kişi

50

Yakın zamanlı imzacılar
Şüle Günay ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

English below

 

Acil: Maram’a Yasal İkamet Verilsin — Bir Sanatçıyı Koruyun

 

Benim adım Maram, Gazze'den Filistinli bir görsel sanatçıyım. Dört yıl önce hayatımın en zor kararlarından birini verdim — sevdiğim memleketimden ayrıldım.

Gazze, acısıyla ve güzelliğiyle ruhumu ve sanatımı şekillendiren yer. Asla ayrılmayı düşünmemiştim ama başka bir seçeneğim yoktu. İstanbul’a geldim; bir elimde umut, diğer elimde özlem vardı. Çalışabileceğim, üretebileceğim ve Gazze’deki aileme destek olabileceğim bir gelecek kurmak istedim.

Başlarda İstanbul beni renkleriyle ve karmaşasıyla karşıladı — hiç uyumayan, hikâyelerle ve hayallerle dolu bir şehir. Kendi hikâyemi de burada yazabileceğime inandım. Ama zaman geçtikçe bu hayale tutunmak zorlaştı.

19 Nisan 2024’te ikamet iznimi yenilemek için başvuru yaptım. O günden bu yana ne bir onay, ne bir karar, ne de geleceğime dair küçük bir açıklama geldi. Aylar sessizlik içinde geçti — ve bu sessizlikte hayatım durdu.

Geçerli bir ikamet olmadan yasal olarak çalışamıyorum. Devlet sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorum. Sürekli bir belirsizlik içinde yaşıyorum — yarını planlayamıyor, bugünde güvende hissedemiyorum. Bu durumun yarattığı stres, bir de ailemin Gazze’de yaşadığı acıları izlemekle birleşince yüküm çok ağırlaştı.

Her gün aynı soruları kendime soruyorum: Dosyamda ne sorun var? Neden hâlâ bir cevap gelmedi? Eğer ikametim yenilenmezse nereye gideceğim? Nasıl yaşayacağım, nasıl yasal şekilde çalışıp Gazze’deki aileme destek olacağım? Biliyorum, yalnız değilim. Türkiye’de ve dünyada benim gibi pek çok kişi var — belirsizlik içinde, statüsüz, güvencesiz.

Bizler insanız — sanatçılar, öğrenciler, işçiler, anneler ve kızlarız — bizi ağırlayan toplumlara katkı sunma isteği taşıyoruz. Ve karşılığında, bu toplumların ve hükümetlerinin, misafirlerini koruyacağına dair ahlaki sorumluluğuna inanıyoruz; onlar güvenle evlerine dönebilecekleri ya da başka bir yerde geleceklerini yeniden kurabilecekleri güne kadar. Türk halkının ve hükümetinin bizim, özellikle burada tek başına yaşayan Filistinli kadınların durumunu bildiğine dair inancımı hâlâ taşıyorum.

Bugün sadece kendim için değil, aidiyet ile sürgün arasındaki o kırılgan bölgede duran herkes için konuşuyorum. Lütfen, ikametlerimizin yenilenmesindeki gecikmenin nedenini anlamamıza yardımcı olun. Neredeyse iki yıl geçti — benim için daha da uzun. Geçen her gün, bir yıl gibi geliyor.

----------------------------------

My name is Maram, and I am a Palestinian visual artist from Gaza. Four years ago, I made one of the hardest decisions of my life — to leave my beloved hometown.

Gaza, with all its pain and beauty, is the place that shaped my soul and my art. I never expected to leave, but I had no other choice. I came to Istanbul, carrying hope in one hand and longing in the other. I wanted to build a future where I could work, create, and support my family back home.

At first, Istanbul welcomed me with its colors and chaos — a city that never sleeps, full of stories and dreams. I believed I could write mine here too. But over time, that dream has become harder to hold on to.

On April 19, 2024, I submitted my application to renew my Turkish residency permit. Since that day, I have received no acknowledgement, no decision, and no clarity about my future. Months have passed in silence — and in that silence, my life has been suspended.

Without valid residency, I cannot work legally. I cannot access public health services. I live in constant uncertainty — unable to plan for tomorrow, unable to feel safe today. The stress of this situation, combined with the deep pain of witnessing what my family is enduring in Gaza, has taken a heavy toll on me.

Every day, I ask myself the same questions: What is wrong with my file? Why has there been no answer after all this time? If I cannot renew my residency, where can I go? How can I survive, work legally, and continue supporting my family in Gaza?  I know I am not alone. There are many others like me — in Turkey and across the world — living in limbo, without papers, without status, without stability.

We are human beings — artists, students, workers, mothers, and daughters — who believe deeply in our ability to contribute to the societies that host us. In return, we believe in the spirit and moral responsibility of these societies and their governments to protect their guests until they can safely return home or rebuild their futures elsewhere.  I still hold a deep belief that the Turkish people and government are aware of our situation as Palestinians — especially the struggles of Palestinian women living here alone, trying to survive with dignity. 

Today, I speak not only for myself, but for all who stand in that fragile space between belonging and exile. Please, help me understand the reason behind the delay in renewing our residencies. It has been almost two years — and for me, even longer. Every passing day feels like a year.

 

avatar of the starter
Maram AlbawwabKampanyayı Başlatan Kişi

Karar Vericiler

Unione Europea
Unione Europea
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 11 Kasım 2025 tarihinde başlatıldı