Bademcik ameliyatı sonrası fonksiyonlarının %94'nü kaybeden minik Hüseyin için adalet...

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 150.000.


 4 yaşındaki Oğlum Hüseyin 10 ay öncesine kadar her şeyi yapıyor , yaşıtları gibi oyunlar oynuyordu, oğlumun bademcik ameliyatını yapan doktor H.B. ve Hatem Hastanesinin ihmalkarlıkları sonucu aşağıdaki olaylar neticesinde boğazına açılan bir delikten nefes alıyor , konuşamıyor , ağızdan besleneniyle , yürüyemiyor, göremiyor. Bu kampanya sayesinde sesimi duyuyarak bu konuda gerekli mercileri göreve çağırmayı hedefliyorum , başka çocukların canı yanmasın , başka ailelerde bizim düştüğümüz duruma düşmesin istiyoruz  süreç boyunca yaşadığımız sıkıntılar asağıdaki gibidir. 
 


1. Oğlum ameliyata girene kadar 18 günlük süreçte sadece 1 defa kan tahlili yapıldı onda’da WBC değeri 14,9 referans Aralık’ta maksimum değer 11 olarak gözüküyor, neden ameliyat için bize gün verildi ,oğlumun öksürdüğü söylemesem bile yukarıdaki WBC değerine göre ameliyat ertelenmeliydi.


2. Oğlumun öksürdüğünü söyledikten sonra kontrol eden çocuk doktoru enfeksiyon olduğunu ve antibiyotik kullanmamız gerektiğini söyledi ,5 gün sonunda kontrole gittiğimizde enfeksiyonun geçtiğine kan tahlili isteyerek ve sonuçlarını görerek emin olmalı ,sonrasında ameliyat olabilir yazısı vermeliydi.


3. Üstün körü ameliyat olabilir yazını veren çocuk doktorunun vermiş olduğu raporu KBB doktoruna verdiğimde KBB hekimi çocuğu tekrar muayene edip yeniden tahlil isteye bilirdi ,sadece 1 dk ayırarak tekrar muayene etmiş olsa belkide bademciklerin enfekte olduğunu yada abseli olduğunu fark edecek ve ameliyatı bir süre daha ertelemeye gidecekti , bu arada sıcak tonsillektomi yapılabilir diyen hekimlere Şunuda söylemek istiyorum bizim hiçbir acelemiz yoktu oğlum hasta olmuyordu, bademciklerin büyüklüğü nedeniyle alınması gerekiyordu böyle bir durumda bu riskin alınmasına gerek var mıydı , bir hafta bir ay neyse ertelensene bir kayıbımız olmazdı?


4. Ameliyata girdiğinde kan tahlilin alınalı 14 gün geçmişti.


5. Ameliyatın aynı günü saat 17.00 sularında taburcu olduk ,ertesi gün saat 08.30’da kontrole çağıran KBB hekim iyileşme süreci başlamış dedi, ilaçları kullanın dedi , tekrar ne zaman kontrole gelelim dediğimde ARTIK GELMENİZE GEREK YOK DEDİ, burada fazlaca kabarmış bir özgüven olduğunu düşünüyorum ,


6. Ameliyattan iki gün sonra gece yarısı ateş , kusma , öksürük ve mide bulantısı şikayetleri ile acil servise başvurduk , serum takıldı, kan tahlili yapılabilinirdi.


7. Acil servise başvurduktan bir gün sonra ameliyatı yapan doktora tekrar gittik , şikayetlerimiz , şiddetli öksürük , ateş , ve kusma idi , KBB doktoruna ağrı kesiciyi verdiğim renk geri çıkarıyor, vücut ilaçları emmeden kusuyor, su dahi içiremiyoruz en önemliside bir astım, Koah hastası gibi çok şiddetli öksürüyor dememe rağmen hekimin cevabı ;senin bademciğini alsak yerinde duramazsın , o iyi dayanıyor oldu , ve kullanmış olduğumuz ilaçlara devam etmemizi istedi ekstra olarakta bir ağrı kesici fitil reçete etti ve eve gitmemizi söyledi , bakın ben çocuğun ilaçları kullanmadığını söylüyorum hekimin bana verdiği cevap ilaçları kullanmaya devam edin oluyor , ben bir çocuk doktoruna Hüseyin’i göstermek istiyorum değince o benim bileceğim iş değil sen bilirsin dedi.


8. Çıkıp eve gide bilirdim ,gitmiş olsam bugün oğlum hayatta olmazdı.


9. Çocuk doktoruna gidip durumu anlattım , nihayet kan tahlili yapalım diyen bir doktor çıktı sonrasında CRP değeri 49 gelince yatış kararı verildi , bir tarafta ameliyatı yapan Hüseyin’i takip etmesi gereken etmesede bir çocuk doktoruna yönlendirmesi gereken bir hekim varken bizi eve gönderiyor , diğer tarafta iki oda ileride başka bir hekim hemen yatış yapılması lazım deyip yatış veriyor , ayrıca şunuda belirtmeliyim ameliyat sonrası CRP değeri yüksek çıkar diyen hekim arkadaşlar olmuş ; bu değer antibiyotiği kullanamadığını kustuğunu söylediğim bir hastada kendiliğinden düşecek değildir , yapılacak uygulama eve göndermek değil damar yolu açılarak hastanın CRP değerinin düşürülmesi olmalıdır.


10. 24 Mayıs tarihinden 28 Mayıs tarihine kadar hastanede yatan oğluma bir defa bile ameliyatı yapan KBB doktoru kontrole gelmemiştir.


11. Hem çocuk doktoruna Hüseyin’in çok şiddetli öksürdüğünü söylememe , hemde KBB doktoruna asistanı aracılığıyla ulaşıp şiddetli öksürüyor kanayacak demem rağmen KBB doktoru asistanı aracılığıyla bana ulaştırdığı cevap ameliyattan 7-8 gün sonra kanama çok beklenen bir durum değildir , çocuk doktoru kontrol ediyor şeklinde olmuştur , çocuk doktoruna ventolin , ve benzeri buharları veriyor öksürterek ve sırtına hafif hafif vurmamızı söyleyerek çocuğu öksürtmete devam ediyor.


12. Sonuç olarak 28 Mayıs akşamı saat gece 3-4 sularında Hüseyin öksürerek uykudan uyanıyor ve yüzüme fışkırır tarzda kan gelmeye başlıyor , yanımda bulunan ablam hemen hemşireyi çağırıyor, oğlumun yırtılan damarı çok şiddetli kanıyor olmasına rağmen hemşire azına bir bez ile bastırıyor , orada oğlumu ellerinden almasam çocuğum kendi kanında boğulacaktı , daha sonra Hüseyin kucağımdayken hemşire acile indir diyor ve 5. Kattan zemin kata hayatımın en hızlı koşusunu yaparak iniyorum , indiğimde koridorlar , merdivenler damla damla değil oluk oluk kan doluydu ,zaten oğlumun vücudundaki kanın tamamı 40 sn gibi bir sürede tükeni vermişti , acilde Hüseyin’i kucağımdan alan nöbetçi doktor ile asansöre binerek 4. Kattaki ameliyathaneye çıkıyoruz asansörde Hüseyin’in kalbinin durduğuna şahit oluyorum burada da mavi kod verilmemiş olması büyük hata.


13. Ameliyathaneye bende giriyorum ,doktor kalp masajı yaparken kan grubu nedir diye soruyor hemşireye , hemşirenin elinde Hüseyin’in Dosyası var ama yazmıyor diyor , masajı yapan hekim nasıl bakılmaz diye hemşireye bağırıyor , 2017 yılımda aynı hastanede aynı doktor geniz eti ameliyatı yaptı 2018 ‘de bademcik fakat kan grubu tayini yapılmamış hiç ,ben oğlumun kan grubunu biliyordum fakat yaşamış olduğum şokun etkisiyle hatırlayamadım ,hala yaşamış olduğum bu an kafamı her yastığa koyduğumda gözümün önüne geliyor ve kendimi affedemiyorum oğlumun kan grubunu hatırlayamadığım için.


14. Sonrasında oğlumun kan grubu belirleniyor ve oğluma 2 ünite kırmızı kan 1 ünitede beyaz kan veriliyor , bu arada sonunda KBB doktorda ameliyathaneye teşrif ediyorlar, 


15. Sonrasında oğlum entübe bir halde yoğun bakıma alınıyor ve bana herşeye hazırlıklı ol deniliyor , ameliyathanenin önünde geçirdiğim zaman dilimi hayatımın en zor anıydı , hatıralarımdan silemediğim kabusum olan dakikalar 


16. Üzerimi değiştirirken atletim , şortum , yüzüm , dirseklerim , ellerim kısacası vücudumun her yeri minik oğlumun kanı ile doluydu ,bir damla kanı için hayatımı vereceğim Hüseyinimin kanıyla...


17. Sonrasında oğlumu daha iyi bir hastaneye götürebileceğimi söylediğimde hastanenin şartlarının çok iyi olduğunu , Hüseyin’i yerinden kıpırdatmanın hayati riskli olduğu söylendi ve Hüseyin’i 2 gün uyutacaklarını söylediler , çok zor anlar yaşadık ikinci gününün sonunda Hüseyin uyanacaktı öyle umuyordum sonra Hüseyin’i uyutan ilaçları kestiler fakat kasılmaları olunca Birgün daha uyuttuk dediler , durumu iyi daha da iyi olacak denildi , 3. Gün doktor bana sen götürmek istiyordun Hüseyin’i istersen başka bir hastaneye götüre bilirsin dediler , bunun üzerine Hüseyin’in çekilen EGG sinin rapor sonucunu alarak Gaziantep Sevgi hastanesindeki çocuk yoğun bakım doktoru olan Prof.Dr.Mehmet Boşnak hocamıza götürdüm ve Hüseyin için ne yapabileceğimizi sordum , hocanın verdiği cevap çok keskindi bu çocuğun yaşaması mucize olur... bunun bilgisini doktorlar sana verdiler değilimi dediğinde düşünemiyor , konuşamıyor hatta nefes bile alamıyordum , Hatem Hastanesi oğlumu kurtaramayacağını anlayınca sen götürmek istiyordun isiyorsan götür diyor ama durumun hakkında bana bilgi vermiyordu , sonrasında Sevgi hastanesindeki hocamız gelip Hüseyin’i görmek istediğini söyledi 15 dk sonrada gelip muayene etmiş ben bayıldığım için göremedim ,gözümü açtığımda arkadaşlarım yanıma gelip bir şansımız varmış dediler , Prof.Dr.Mehmet Boşnak hocanın tavsiyesi Adana balcalı çocuk yoğun bakım servisiydi yer bulabilirseniz ancak orada Hüseyin’in bir şansı olabileceğini söylemişti ama yer bulmamızında mucize olacağını belirtmişti ,bunun üzerine KENDİ İMKANLARIMLA Adana balcalı çocuk yoğun bakım servisinin sorumlu Hocası olan Prof.Dr.Dinçer hocaya ulaştım , ve Hüseyin’i durumunu anlattım , yarın bir yer boşalacağını söyledi , bu bizim için büyük bir şanstı , o gün yani 31 Mayıs’ta 28 Mayıs’tan beri yaptığım gibi acil servis bankosundan Hüseyin’in en son kan grubu tahlillerini istedim ,28 -29-30 ve 31 mayıstaki kan tahlil sonuçlarının hepsi önümdeydi birden 28 Mayıs ile 31 Mayıs tarihindeki bütün verilerin tamamının aynı olduğunu fark ettim bu nasıl olabilirdi 30 a yakın verinin yer aldığı bir tahlilde bu imkansızı ,hemen raporları alarak biyo kimya uzmanın yanına gittim ve bu durum açıklamasını istedim , doktorun cevabı allah allah nasıl olmuş bu idi , ve ertesi gün Adana hastanesine gittik


18. Adana’ya gittiğimizde benden 3 farklı krem istendi bunların niçin diye sorduğumda hemşire bana Hüseyin’in altının ciddi yatak yarası olduğunu söyledi görmek isteyincede gösterdi , dünyamın yıkıldığı andı o yaraları Hatem hastenesindeyken görmüş olsaydım bugün muhtemelen birinin hayatına son vermiş olabilirdim , sonrasında 


19. Doktorumuz Hüseyin’in beyin ölümü EGG sini çekileceğini söylediğinde dünyamız yıkıldı ,yaşama şansının %1 olduğunu eşim hocamızdan duymuş ben giriş işlemlerini yaptığım için duymadım ,sonradan eşim paylaştı , akşam hastanenin içinde beklerken Hüseyin Beyazın yakınları yoğun bakımdan bekleniyorsunuz denildiğinde herşeyin bittiğini düşündüm ,küçük oğlumla yaptıklarımız , eve geldiğimde kapıyı açtığını , baba oyun oynayalımı dediği ,herşey gözümün önünden geçiyordu Hüseyin’i kayıp ettiğimi düşüyordum , yoğun bakımdan içeriye girdiğimde Hüseyin sedyenin üzerinde yatıyordu , ağzının kenarları kan olmuştu , ameliyat yeri tekrardan kanamıştı , KBB hocası ölüm dahil tüm riskleri kabul ediyorum diye beyaz bir kağıda yazı yazdırdı bana ve imzalamamı istedi , sonrasında da kanamayı durdurmaya çalışacaklarını durduramazlarsa Boğazını yan taraftan kesip şah damarı bağlamak zorunda kalabileceklerini bununda ölümle sonuçlanma riskin çok yüksek olduğunu söyledi, hayatımın en zor 45 dk sı kapının önünde bekleyerek geçti sonra ameliyathane kapısı açıldı ,doktorumuz gerek kalmadı kanamayı durdurduk deyince umudumuz bir kez daha yeşerdi,


20. Sonrasında 2 aya yakın süre yoğun bakımda kaldık , boğazına trakostomi açıldı , burnundan midesine atılan bir hortumla beslendi ,defalarca kan alındı ilk 25 gün her gün hazırlıklı olun lafını duyduk fakat asla hazırlanmadık ,hekimlere hep oğlumuzu burdan eve götüreceğimizi söyledik ,denilenlere kulak astık , 2 ay sonrada oğlumu evde bakım hastası olarak eve getirdik , sonrasında uykusuz geceler , nöbet geçirmeler , vücudun bir sopa gibi kasılması , kusmalar , ve daha neler neler bu olaylar olduğundan 3 aylık olan kızım şimdi 1 yaşında bu süreçte onunda çocukluğunu kaçırdık kucağımıza aldığımız zaman içimiz burkuldu , ne biz ona duyabildik ne o bize , bugün bu olayların yaşanalı yaklaşık 10 ay oldu bu süreçte bu olayları bize yaşatan , Hatem Hastanesi KBB uzmanı bizi bir kere bile aramadı hadi kendi arayamadı yüzü yoktu diyelim , bu hastanenin hasta hakları , insan kaynakları yada başka bir hekimide mi yoktu ,insanlık bu kadarmı ölmüştü , işte hayatımızı mahveden 10 ay ve sorumluları... 


Açıklama ise Komplikasyon ,hastane her şeyi kuralına göre yapmış ,
Takdir sizin.
@HüseyinBeyazİçinAdalet