6284 Kötüye Kullanılmasın, Kadınların Haklı Mücadelesi Lekelenmesin!

6284 Kötüye Kullanılmasın, Kadınların Haklı Mücadelesi Lekelenmesin!

Yakın zamanlı imzacılar
irfan kilic ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

Bu 6284 sayılı kanunun kötüye kullanılarak masum bir insanın üstelik mağdur iken nasıl suçlu ilan edildiğine, hayatının nasıl karartıldığının çarpıcı bir örneği. Bu masum  bir adamın 6 kedisiyle birlikte ayağa kalkabilmesi için attığı bir yardım çığlığı. Bu, bir kadını korumak için elinden gelen her şeyi yapmış bir yöneticinin kadını tacizcisinden kurtardığı için bu kadının kendisinden sayısız hayranlık ve minnet duyduktan dakikalar sonra tam da bu kadının kendisi tarafından kadınların şiddetten korunması için yaratılan mevzuatları, prosedürleri, hassasiyetleri tamamen kötüye kullanıp kendisini kurtaran bu adamı iftiralarıyla işinden, kariyerinden eden; yetmezmiş gibi adam için haksız yere uzaklaştırma kararı çıkartıp onu haksız yere hapse attıran bir kadının tüm kadınların haklı mücadelesini nasıl lekelediğinin ve bir insanı nasıl ezdiğinin hikayesi.


Bu, ödüllendirilmesi gerekenin cezalandırıldığı, cezalandırılması gerekenin ödüllendirildiği bir hikaye.

Bu adaletin tam tersine döndüğü bir hikaye.

Merhaba, ben Kemal Sütçü.

39 yaşındayım. Ben bir beyaz yakalı profesyonelim. Uzun yıllardır çok uluslu şirketlerde yönetsel görevler almaktaydım. İş hayatındaki en büyük motivasyonlarımdan biri kadınların eşit ve hak ettikleri fırsatlara, olanlaklara ulaşabilmelerini elimden geldiğince sağlamaktı. Sadece konudaki duruşumu örneklendirmek adına ekibime attığım bir e-postayı aşağıya bırakıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Bu, ödüllendirilmesi gerekenin cezalandırıldığı, cezalandırılması gerekenin ise ödüllendirildiği -adaletin tamamen tersine döndüğü- çok tuhaf bir hikaye.

 

Hikayemi paylaştığımda yüzbinlerce kadına ulaştı ve bana da çok sürpriz olan biçimde onbinlerce kadından destek mesajları aldım. Bunların arasında kadın hakları savunucuları da vardı.

 

Hikayemin bir dakikalık özeti için Spotify'daki podcast'imin tanıtım bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.


Kurumsal bir firmada çalışan bir erkek yönetici olarak şiddetin cinsiyeti, mobbingin hiyerarşisi olmadığını gösteren çarpıcı ve trajik bir hikaye yaşadım.


İş hayatımda karşılaştığım en yıkıcı deneyimlerden birini kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bir iş ilişkisi içinde tersine mobbing, psikolojik şiddet, duygusal manipülasyon, sessizlikle cezalandırma, itibar zedelenmesi ve asılsız suçlayıcı anlatıların hedefi oldum. 


Bir kadın çalışanımın yöneticisi olarak benim yardımımı istediği bir taciz vakasını tüm profesyonelliğimi, empatimi, vicdanımı ortaya koyarak çözdükten ve bu süreçte benden  yardım isteyen kadın çalışanımdan çok sayıda derin minnettarlık ifade eden cümle duymama rağmen ilgili konuyu çözüme ulaştırıp şikayette bulunduğu erkek çalışan işten çıkarıldığı günün akşamından itibaren benimle ilgili daha da kötü bir anlatı kurmaya başladı. Bunun için tüm kurumsal ve hukuki mekanizmaları araçsallaştırdı. Bu konuda somut delillerim var.

 

Geldiğimiz noktada bu kadın çalışanın iftiraları sebebiyle işimi, kariyerimi ve itibarımı kaybetmekle kalmadım kendisine karşı açtığım dava sürecinde bana kendisini hiç aramamama, yaklaşmama rağmen kadına şiddeti önlemeye yönelik mevzuatların kadınlara sağladığı kolaylıkları kötüye kullandı ve bana delilsiz şekilde uzaklaştırma kararı çıkardı. Ailemin iyi niyetle kendisinin ailesine ulaşma çabasını ve birbirimizin hayatından çıkmamızı rica ettiğim e-mailim sebebiyle de uzaklaştırmayı bozduğum sebebiyle şikayette bulunup hapse girmeme sebep oldu.

 

Kendisinin benim itibarımı, işimi, kariyerimi kaybetmeme yol açan iftiralarına başlamadan henüz günler önce bana söyledikleri:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yani ödüllendirilmem gerekirken cezalandırıldım. Cezalandırılması gereken ise ödüllendirildi. 

 

Bu yalnızca benim kişisel hikâyem değildir. Benzer süreçlerden geçen, ancak çoğu zaman sesini duyuramayan birçok erkek, yönetici ve profesyonel bulunmaktadır. Psikolojik şiddetin, mobbingin ve kişilik hakkı ihlallerinin cinsiyeti yoktur. Bir kişinin kadın ya da erkek olması, bir iddianın otomatik olarak doğru ya da yanlış kabul edilmesi için yeterli değildir.

 

Hukuki ve kurumsal süreçlerde en temel ihtiyaç; herkesin iddiasının ciddiyetle dinlenmesi, ancak hiçbir kişinin yalnızca varsayımlar, önyargılar veya tek taraflı anlatılar üzerinden mahkûm edilmemesidir. Koruma mekanizmaları elbette gereklidir; ancak bu mekanizmaların kötüye kullanıldığı veya eksik incelemeyle uygulandığı durumlarda, suçsuz insanların işi, itibarı, kariyeri, özgürlüğü ve ruh sağlığı geri dönülmez biçimde zarar görebilir.

 

Benim yaşadığım süreç, bana iş yerlerinde psikolojik şiddetin yalnızca asttan üste ya da üstten asta değil, her yönde gerçekleşebileceğini gösterdi. Mobbing ve duygusal manipülasyon tek yönlü değildir. Yöneticiler de çalışanlar da, kadınlar da erkekler de bu tür süreçlerin mağduru olabilir.

 

Bu nedenle talebim şudur:

İş yerlerinde kişilik hakkı ihlali, psikolojik şiddet, duygusal manipülasyon, asılsız suçlayıcı anlatılar ve itibar zedeleyici süreçler karşısında; cinsiyetten, unvandan ve pozisyondan bağımsız olarak herkes için adil, bağımsız, şeffaf ve delile dayalı inceleme mekanizmaları kurulmalıdır. 

 

Lütfen iş yerlerinde psikolojik şiddetin, mobbingin ve kişilik hakkı ihlallerinin cinsiyetten ve hiyerarşiden bağımsız şekilde ele alınması için, kadınların haklı hak arayışının lekelenmemesi için bu kampanyayı imzalayın. 

 

Adil, şeffaf ve delile dayalı inceleme mekanizmaları herkes için gereklidir.

Hikayemi Spotify'da Son Gönderi isimli podcast'te paylaştım.

songonderi.com'da tüm detayları bulabilirsiniz.


Hikayemin ulaştığı yüzbinlerce kadından bana gelen destek mesajlarından bazıları:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kişisel olarak ise geldiğim noktada evde bakımlarından sorumlu olduğum 6 kedim için arka odamda mama stoklayacak duruma kadar sıkışmış haldeyim. Çünkü bu kişi ilgili mekanizmaları hala kötüye kullanıyor ve benim üçüncü kez hapse atılmam için şikayette bulundu. Çaresizlikten, onun artık durması ve yakamdan düşmesi umuduyla 6 kedim için arka odamda mama stokladığımı gösteren bir fotoğrafı kendisine e-mail olarak ilettiğim için 30 günlük hapsimi istiyor. 

6 kedim ve ben -eğer hikayemizi dinler ve bize inanırsanız- bu kişiden kurtulup normal hayatımıza dönebilmek için desteğinizi bekliyoruz. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okuduğunuz için çok teşekkür ederiz.


Instagram

avatar of the starter
Kemal SütçüKampanyayı Başlatan KişiSokak Hayvanları Gönüllüsü Eski Bir Beyaz Yakalı (Bilişim Teknolojileri Yöneticisi) Tersine Mobbing ve "Erkeğe Şiddet" Mağduru Kariyerine ve normal hayatına geri dönebilmek, 6 kedisiyle birlikte kalabilmek için mücadele eden biri

233

Yakın zamanlı imzacılar
irfan kilic ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

Bu 6284 sayılı kanunun kötüye kullanılarak masum bir insanın üstelik mağdur iken nasıl suçlu ilan edildiğine, hayatının nasıl karartıldığının çarpıcı bir örneği. Bu masum  bir adamın 6 kedisiyle birlikte ayağa kalkabilmesi için attığı bir yardım çığlığı. Bu, bir kadını korumak için elinden gelen her şeyi yapmış bir yöneticinin kadını tacizcisinden kurtardığı için bu kadının kendisinden sayısız hayranlık ve minnet duyduktan dakikalar sonra tam da bu kadının kendisi tarafından kadınların şiddetten korunması için yaratılan mevzuatları, prosedürleri, hassasiyetleri tamamen kötüye kullanıp kendisini kurtaran bu adamı iftiralarıyla işinden, kariyerinden eden; yetmezmiş gibi adam için haksız yere uzaklaştırma kararı çıkartıp onu haksız yere hapse attıran bir kadının tüm kadınların haklı mücadelesini nasıl lekelediğinin ve bir insanı nasıl ezdiğinin hikayesi.


Bu, ödüllendirilmesi gerekenin cezalandırıldığı, cezalandırılması gerekenin ödüllendirildiği bir hikaye.

Bu adaletin tam tersine döndüğü bir hikaye.

Merhaba, ben Kemal Sütçü.

39 yaşındayım. Ben bir beyaz yakalı profesyonelim. Uzun yıllardır çok uluslu şirketlerde yönetsel görevler almaktaydım. İş hayatındaki en büyük motivasyonlarımdan biri kadınların eşit ve hak ettikleri fırsatlara, olanlaklara ulaşabilmelerini elimden geldiğince sağlamaktı. Sadece konudaki duruşumu örneklendirmek adına ekibime attığım bir e-postayı aşağıya bırakıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Bu, ödüllendirilmesi gerekenin cezalandırıldığı, cezalandırılması gerekenin ise ödüllendirildiği -adaletin tamamen tersine döndüğü- çok tuhaf bir hikaye.

 

Hikayemi paylaştığımda yüzbinlerce kadına ulaştı ve bana da çok sürpriz olan biçimde onbinlerce kadından destek mesajları aldım. Bunların arasında kadın hakları savunucuları da vardı.

 

Hikayemin bir dakikalık özeti için Spotify'daki podcast'imin tanıtım bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.


Kurumsal bir firmada çalışan bir erkek yönetici olarak şiddetin cinsiyeti, mobbingin hiyerarşisi olmadığını gösteren çarpıcı ve trajik bir hikaye yaşadım.


İş hayatımda karşılaştığım en yıkıcı deneyimlerden birini kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bir iş ilişkisi içinde tersine mobbing, psikolojik şiddet, duygusal manipülasyon, sessizlikle cezalandırma, itibar zedelenmesi ve asılsız suçlayıcı anlatıların hedefi oldum. 


Bir kadın çalışanımın yöneticisi olarak benim yardımımı istediği bir taciz vakasını tüm profesyonelliğimi, empatimi, vicdanımı ortaya koyarak çözdükten ve bu süreçte benden  yardım isteyen kadın çalışanımdan çok sayıda derin minnettarlık ifade eden cümle duymama rağmen ilgili konuyu çözüme ulaştırıp şikayette bulunduğu erkek çalışan işten çıkarıldığı günün akşamından itibaren benimle ilgili daha da kötü bir anlatı kurmaya başladı. Bunun için tüm kurumsal ve hukuki mekanizmaları araçsallaştırdı. Bu konuda somut delillerim var.

 

Geldiğimiz noktada bu kadın çalışanın iftiraları sebebiyle işimi, kariyerimi ve itibarımı kaybetmekle kalmadım kendisine karşı açtığım dava sürecinde bana kendisini hiç aramamama, yaklaşmama rağmen kadına şiddeti önlemeye yönelik mevzuatların kadınlara sağladığı kolaylıkları kötüye kullandı ve bana delilsiz şekilde uzaklaştırma kararı çıkardı. Ailemin iyi niyetle kendisinin ailesine ulaşma çabasını ve birbirimizin hayatından çıkmamızı rica ettiğim e-mailim sebebiyle de uzaklaştırmayı bozduğum sebebiyle şikayette bulunup hapse girmeme sebep oldu.

 

Kendisinin benim itibarımı, işimi, kariyerimi kaybetmeme yol açan iftiralarına başlamadan henüz günler önce bana söyledikleri:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yani ödüllendirilmem gerekirken cezalandırıldım. Cezalandırılması gereken ise ödüllendirildi. 

 

Bu yalnızca benim kişisel hikâyem değildir. Benzer süreçlerden geçen, ancak çoğu zaman sesini duyuramayan birçok erkek, yönetici ve profesyonel bulunmaktadır. Psikolojik şiddetin, mobbingin ve kişilik hakkı ihlallerinin cinsiyeti yoktur. Bir kişinin kadın ya da erkek olması, bir iddianın otomatik olarak doğru ya da yanlış kabul edilmesi için yeterli değildir.

 

Hukuki ve kurumsal süreçlerde en temel ihtiyaç; herkesin iddiasının ciddiyetle dinlenmesi, ancak hiçbir kişinin yalnızca varsayımlar, önyargılar veya tek taraflı anlatılar üzerinden mahkûm edilmemesidir. Koruma mekanizmaları elbette gereklidir; ancak bu mekanizmaların kötüye kullanıldığı veya eksik incelemeyle uygulandığı durumlarda, suçsuz insanların işi, itibarı, kariyeri, özgürlüğü ve ruh sağlığı geri dönülmez biçimde zarar görebilir.

 

Benim yaşadığım süreç, bana iş yerlerinde psikolojik şiddetin yalnızca asttan üste ya da üstten asta değil, her yönde gerçekleşebileceğini gösterdi. Mobbing ve duygusal manipülasyon tek yönlü değildir. Yöneticiler de çalışanlar da, kadınlar da erkekler de bu tür süreçlerin mağduru olabilir.

 

Bu nedenle talebim şudur:

İş yerlerinde kişilik hakkı ihlali, psikolojik şiddet, duygusal manipülasyon, asılsız suçlayıcı anlatılar ve itibar zedeleyici süreçler karşısında; cinsiyetten, unvandan ve pozisyondan bağımsız olarak herkes için adil, bağımsız, şeffaf ve delile dayalı inceleme mekanizmaları kurulmalıdır. 

 

Lütfen iş yerlerinde psikolojik şiddetin, mobbingin ve kişilik hakkı ihlallerinin cinsiyetten ve hiyerarşiden bağımsız şekilde ele alınması için, kadınların haklı hak arayışının lekelenmemesi için bu kampanyayı imzalayın. 

 

Adil, şeffaf ve delile dayalı inceleme mekanizmaları herkes için gereklidir.

Hikayemi Spotify'da Son Gönderi isimli podcast'te paylaştım.

songonderi.com'da tüm detayları bulabilirsiniz.


Hikayemin ulaştığı yüzbinlerce kadından bana gelen destek mesajlarından bazıları:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kişisel olarak ise geldiğim noktada evde bakımlarından sorumlu olduğum 6 kedim için arka odamda mama stoklayacak duruma kadar sıkışmış haldeyim. Çünkü bu kişi ilgili mekanizmaları hala kötüye kullanıyor ve benim üçüncü kez hapse atılmam için şikayette bulundu. Çaresizlikten, onun artık durması ve yakamdan düşmesi umuduyla 6 kedim için arka odamda mama stokladığımı gösteren bir fotoğrafı kendisine e-mail olarak ilettiğim için 30 günlük hapsimi istiyor. 

6 kedim ve ben -eğer hikayemizi dinler ve bize inanırsanız- bu kişiden kurtulup normal hayatımıza dönebilmek için desteğinizi bekliyoruz. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okuduğunuz için çok teşekkür ederiz.


Instagram

avatar of the starter
Kemal SütçüKampanyayı Başlatan KişiSokak Hayvanları Gönüllüsü Eski Bir Beyaz Yakalı (Bilişim Teknolojileri Yöneticisi) Tersine Mobbing ve "Erkeğe Şiddet" Mağduru Kariyerine ve normal hayatına geri dönebilmek, 6 kedisiyle birlikte kalabilmek için mücadele eden biri

Kampanya Güncellemeleri