Çin 3 Milyon Uygur Türkünü Serbest Bıraksın. Kamplarda Koronavirüs Salgını Olmasın.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 35.000.


English / Arabic / Russian / German / French / Italian

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 30 Ocak tarihinde, Wuhan Koronavirüs konusunu küresel acil durum ilan etti. 15 Şubat itibariyle, koronavirüs salgını dünya çapında yaklaşık 1500 kişinin ölümüne sebep olmuş durumdaydı ve aynı zamanda Çin’in dışında en az 20 ülkede 70.000'e yakın vaka tespit edildi.

Uzmanlar, aslında virüsle enfekte olan kişi sayısının daha yüksek olduğunu, yani vaka sayısının 100.000’i geçtiğini tahmin ediyor. Söz konusu olaya küresel çapta tepkiler hızlı bir şekilde büyüyor. Birçok ülke Çin'e giden ve Çin'den gelen uçak ve gemi seyahatlerini askıya almış ve bazı ülkeler de Çin’e olan kara sınırını kapatmış durumda. Aynı zamanda bir çok ülke kendi vatandaşlarını bölgeden tahliye ediyor. Çoğu havalimanlarında virüs tarama sistemine geçiş yapılıyor ve koronavirüsün yayılmasının durdurulması için çeşitli önlemlere başvuruluyor.

Bununla beraber Çin, dünya gündemine son dönemde Uygurlar ve diğer Türk kökenli azınlıklar için kurduğu sözde eğitim yada toplama kampları ile gündeme gelmekteydi.

Çin Hükümeti önceleri bu kampları inkar etse de, Uygur Türkü sanatçı Abdurehim Heyit’in ölümü haberleri ve Çin hükümeti tarafından yayınlanan, sanatçının kamptaki görüntüsü, inkar edilen bu kampların varlığını ispatlar durumdaydı.

Tam olarak kampların sayısı bilinmemekle beraber uluslararası tarafsız organizasyonlar ve diasporanın iddiası ile milyonlarca insanın bu kamplarda tutulduğu biliniyor. Bu kamplardaki koşulların ağır ve insanlık dışı olduğu, aynı hücrelerde onlarca kişinin sıkıştırılarak kalmaya zorlandığı ortaya çıkan video ve resimlerle kesinlik kazanmış durumda.

Zaten ağır koşullarla tutulan, sayısı net belli olmayan milyonlarca kişi ve bunların bırakın sağlık koşulları, normal insani koşullardan dahi tamamen uzak ortamlarda tutulduğu biliniyor.

Eğer Korona virüsü bu kamplardaki insanlara bulaşırsa (ki buradaki insanların sayısı hakkında resmi bir açıklama yok)  kötü koşullar sebebiyle ölüm oranlarının milyonlara ulaşacağı ihtimali ortaya çıkıyor.

Bu kampların farklı türlerde olması nedeniyle (yarı-açık,eğitim,meslek edindirme görünümlü) buraya ulaşacak virüsün daha büyük etkilere neden olacağı ve artarak devam edeceği aşikar. 

Eğer Uluslararası toplum ve örgütler, Çin'i bölgede etkili önlem almaya ve kampları kapatmaya zorlamaz ise, kitlesel toplama ve zorunlu çalışma kamplarının doğası, Çin'in Uygurlara karşı devam ettirdiği soykırımına tamamen yeni bir boyut kazandıracak. 

Harekete geçmek içini kamplardan yüzlerce koronavirüs sebebiyle ölüm haberi gelmesini beklemeyin. 


Taleplerimiz:
1) Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) bölgeye bir heyet gönderip, virüsün yayılma durumunu ve kamplardaki riskleri değerlendirmesi ve toplu enfekte (virüs bulaşımı) ve ölümlerin meydana gelmesini önlemek için gerekli tüm önlemleri alması;
 
2) DSÖ, BM, Uluslararası insan hakları kurumları ve diğer uluslararası sivili toplum kuruluşlarını, koronavirüs salgınına verilen küresel tepkinin bir parçası olarak, Çin’e toplama kamplarının kapatılması ve gözaltına alınan milyonlarca insanı hemen serbest bırakması için baskı uygulaması;
 
3) Küresel sağlık ve insani yardım kuruluşlarının, Uygur bölgesine, virüsten etkilenen bireyleri teşhis ve tedavi etmek için tıbbi malzeme ve sağlık ekiplerini göndersi. 

 
# WHO2Urumqi, #VirusThreatInCamps ve #CloseTheCamps ile çağrımıza katılmak için bu kampanyayı imzalayın ve konuyla ilgili en son bilgileri @UyghurIssues adresinden takip edin.