Yunus parkları ve hayvanlı sirkler yasaklansın, kapatılsın!


Yunus parkları ve hayvanlı sirkler yasaklansın, kapatılsın!
Kampanya metni
Bu kampanya, 2014'te Çevre Komisyonu'na teslim ettiğimiz, yunus parklarının da kapatılmasını isteyen 500.000 kişinin imzasının devamı niteliğindedir. Bugün hala aktif çünkü Hayvanları Koruma Kanunu'nda 2021'de yapılan değişikliklerde mevcut yunus parkları kapatılmadı, 10 yıl daha hayvanların esareti üzerinden ticaretlerini sürdürmelerine izin verildi!
Türkiye'de ilk kez kurulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu, yoğun çabalarımız ve mücadelemiz sonucu, Ekim 2019'da Meclis'teki 5 partinin ortak tavsiye kararıyla Türkiye'de bir ilke imza atarak yunus parkları ve hayvanlı sirklerin yasaklanması ve kapatılması yönünde dünyaya örnek bir tavsiye kararı almıştı. Mevcut 10 adet yunus parkının kapatılması ve hayvanların korunması için de, talebimiz en fazla 1 yıl olmasına rağmen, bu işletmelere en fazla 2 yıl süre tanınması gerektiği görüşü rapora girmişti. Ancak AK Parti'nin Tarım ve Orman Bakanlığı ile güncellediği ve TBMM'den geçen yasada, bugüne kadar yasal boşluklardan, cezasızlık ve denetimsizlikten faydalanarak hayvan ve insan istismarını sürdüren bu hayvan hapishanelerinin açık kalmasına izin verildi!
Komisyon kararıyla birlikte, 2010'dan bu yana Yunuslara Özgürlük Platformu olarak yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla ve büyük bir kamuoyu desteğiyle hayvan esaretine karşı sürdürdüğümüz mücadelenin en önemli adımı tamamlanmıştı. Fakat AKP ve TBMM hayvan tüccarlarından taraf tutarak, yıllardır yaptığımız suç duyuruları, sunduğumuz tüm etik, bilimsel ve hukuki dayanakları görmezden gelerek mevcut yunus parklarının kapatılmaması için gerekli yasal zemini hazırladı.
İşte bu yüzdentepkimizi Meclis'e ve tüm siyasi partilere göstermemiz gerekiyor çünkü AKP, milyonlarca insanın adalet ve özgürlük talebini değil, yunus parkı sahiplerinin ticari çıkarlarını gözeten yasal düzenlemeleri tamamladı. "Yunusların Türkiye sularından avlanmasını, esaret altında üretilmesini ve ticari faaliyetlerini yeni bir düzenlemeyle yasallaştırarak sektörleşmeyi, tekelleşmeyi" TBMM'den talep eden yunus parkı sahiplerine karşı tek ses olma zamanı.
Fettah Tamince gibi iş adamlarından ve otel sahiplerinden oluşan yunus parkı işletmecileri, Meclis'teki lobi çalışmalarıyla siyasi bağlantılarını yeniden devreye sokarak, özellikle bilim camiasının kabul etmediği, uzman meslek örgütlerince insan ve hayvan istismarı olarak tanımlanan "yunusla terapi" adı altında yürüttükleri ve sahip oldukları rant kapılarının kapanmaması için "turizm geliri ve istihdam alanı" kozunu ileri sürerek hayvan haklarını yok saymaya devam etti!
5 partinin komisyon sürecinde uzlaşı sağladığı "yunus parklarının kapatılması kararının" ivedilikle uygulanması ve mevzuatın hayvanlar lehine yeniden düzenlenerek tesislerin ticari faaliyetlerine son verilip hayvanlar için deniz içi rehabilitasyon merkezleri açılması veya mevcutların dönüştürülmesi, hayvanların doğaya geri döndürülmesi, dönemeyecek olanların ömür boyu korunması için, daha önce defalarca yaptığımız gibi hep birlikte daha fazla çabalamamız ve kitlesel talebimizi daha yüksek sesle dile getirmemiz gerekiyor.
Kara ve su sirkleri ile deniz memelileri gösteri ve terapi merkezlerine yasak getiren tavsiye niteliğindeki komisyon kararının gerekçeleri arasında, yunus parkları ve hayvanlı sirklerdeki rutin işkence metotları ile esaretin hayvanlar üzerinde meydana getirdiği fiziksel ve ruhsal tahribat öne çıkıyordu. Aynı zamanda yunus parklarında insan sağlığına yönelik tehditler açısından kaza, ölüm ve bulaşıcı hastalık riskleri de değerlendirmeye alınmıştı.
Raporda ayrıca, "yunusla terapi" veya "özel çocuklarla yüzme" adı altında gösteri merkezlerinde sürdürülen ticari faaliyetlerin de "mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve özellikle yaygın olarak tercih edildiği otizm terapisinde yararlılığına dair bilimsel bir dayanak bulunmadığı" vurgulanmıştı.
2014'ten Bugüne
11 Haziran 2014'te gerçekleşen Çevre Komisyonu toplantısında AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, yunus parklarının "milli turizm geliri" olduğunu öne sürerek, hiçbir etik ve bilimsel gerekçeye dayanmayan son dakika önergesiyle yunus parkları ve hayvanlı sirklerdeki hayvanların bir kez daha özgürlükten yoksun bırakılmasına ve ömür boyu işkenceye maruz bırakılmalarına neden olmuştu. Şimdi eylemlerimiz, suç duyurularımız, raporlarımız, imza kampanyalarımız, ortak çağrılarımız ve yasal çalışmalarımız sayesinde bu tesislere yönelik bakış açısı TBMM nezdinde de büyük bir değişikliğe uğradı ve bu ticari işletmeler işkence metotlarının uygulandığı, hayvan ve insan sömürüsünü sürdüren tesisler olarak kayıtlara geçti.
TBMM düzeyinde bu aşamaya geldikten sonra geri adım atıldı ve bu kararlar esaret endüstrisinin ticari çıkarlarına uyum sağlayacak şekilde esnetildi. Oysa bu tesislerdeki hak ihlallerine dair raporumuzda ve Meclis Komisyonu'nda sunulan temel etik, hukuki ve bilimsel gerekçeler çok net.
Yunus parkı işletmecileri tarafından kamuoyundan gizlenen bilimsel veriler ve etik/hukuki sorunlar hakkında ayrıntılı bilgi almak için:
- Türk Psikologlar Derneği: “Yunusla terapi çocuklara ve hayvanlara zarar verme potansiyeline sahiptir”
- Ceviz Otizm’den TBMM’ye: “Yunusla yüzme terapi değildir, yasallaştırılmamalı”
- Ziyaretçilerden gizlenen korkunç gerçekler
- Yunus parklarında düzenli olarak "ezilen" yunuslar
- Yunus parklarında hayvanların dişleri çekiliyor, törpüleniyor mu?
- Bilimsel veriler ve makaleler (yunusla terapi, kaza-ölüm-bulaşıcı hastalık riskleri, esaretin hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri, vb.)
Yunuslara Özgürlük Platformu
Web | www.yunuslaraozgurluk.com
Facebook | Yunus Parkları Kapatılsın | www.facebook.com/yunuslaraozgurluk
Twitter | Özgür Yunuslar | www.twitter.com/ozguryunuslar
Instagram | Freedom for Dolphins | www.instagram.com/freedomfordolphins
YouTube | Özgür Yunuslar | www.youtube.com/ozguryunuslar

49.042
Kampanya metni
Bu kampanya, 2014'te Çevre Komisyonu'na teslim ettiğimiz, yunus parklarının da kapatılmasını isteyen 500.000 kişinin imzasının devamı niteliğindedir. Bugün hala aktif çünkü Hayvanları Koruma Kanunu'nda 2021'de yapılan değişikliklerde mevcut yunus parkları kapatılmadı, 10 yıl daha hayvanların esareti üzerinden ticaretlerini sürdürmelerine izin verildi!
Türkiye'de ilk kez kurulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu, yoğun çabalarımız ve mücadelemiz sonucu, Ekim 2019'da Meclis'teki 5 partinin ortak tavsiye kararıyla Türkiye'de bir ilke imza atarak yunus parkları ve hayvanlı sirklerin yasaklanması ve kapatılması yönünde dünyaya örnek bir tavsiye kararı almıştı. Mevcut 10 adet yunus parkının kapatılması ve hayvanların korunması için de, talebimiz en fazla 1 yıl olmasına rağmen, bu işletmelere en fazla 2 yıl süre tanınması gerektiği görüşü rapora girmişti. Ancak AK Parti'nin Tarım ve Orman Bakanlığı ile güncellediği ve TBMM'den geçen yasada, bugüne kadar yasal boşluklardan, cezasızlık ve denetimsizlikten faydalanarak hayvan ve insan istismarını sürdüren bu hayvan hapishanelerinin açık kalmasına izin verildi!
Komisyon kararıyla birlikte, 2010'dan bu yana Yunuslara Özgürlük Platformu olarak yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla ve büyük bir kamuoyu desteğiyle hayvan esaretine karşı sürdürdüğümüz mücadelenin en önemli adımı tamamlanmıştı. Fakat AKP ve TBMM hayvan tüccarlarından taraf tutarak, yıllardır yaptığımız suç duyuruları, sunduğumuz tüm etik, bilimsel ve hukuki dayanakları görmezden gelerek mevcut yunus parklarının kapatılmaması için gerekli yasal zemini hazırladı.
İşte bu yüzdentepkimizi Meclis'e ve tüm siyasi partilere göstermemiz gerekiyor çünkü AKP, milyonlarca insanın adalet ve özgürlük talebini değil, yunus parkı sahiplerinin ticari çıkarlarını gözeten yasal düzenlemeleri tamamladı. "Yunusların Türkiye sularından avlanmasını, esaret altında üretilmesini ve ticari faaliyetlerini yeni bir düzenlemeyle yasallaştırarak sektörleşmeyi, tekelleşmeyi" TBMM'den talep eden yunus parkı sahiplerine karşı tek ses olma zamanı.
Fettah Tamince gibi iş adamlarından ve otel sahiplerinden oluşan yunus parkı işletmecileri, Meclis'teki lobi çalışmalarıyla siyasi bağlantılarını yeniden devreye sokarak, özellikle bilim camiasının kabul etmediği, uzman meslek örgütlerince insan ve hayvan istismarı olarak tanımlanan "yunusla terapi" adı altında yürüttükleri ve sahip oldukları rant kapılarının kapanmaması için "turizm geliri ve istihdam alanı" kozunu ileri sürerek hayvan haklarını yok saymaya devam etti!
5 partinin komisyon sürecinde uzlaşı sağladığı "yunus parklarının kapatılması kararının" ivedilikle uygulanması ve mevzuatın hayvanlar lehine yeniden düzenlenerek tesislerin ticari faaliyetlerine son verilip hayvanlar için deniz içi rehabilitasyon merkezleri açılması veya mevcutların dönüştürülmesi, hayvanların doğaya geri döndürülmesi, dönemeyecek olanların ömür boyu korunması için, daha önce defalarca yaptığımız gibi hep birlikte daha fazla çabalamamız ve kitlesel talebimizi daha yüksek sesle dile getirmemiz gerekiyor.
Kara ve su sirkleri ile deniz memelileri gösteri ve terapi merkezlerine yasak getiren tavsiye niteliğindeki komisyon kararının gerekçeleri arasında, yunus parkları ve hayvanlı sirklerdeki rutin işkence metotları ile esaretin hayvanlar üzerinde meydana getirdiği fiziksel ve ruhsal tahribat öne çıkıyordu. Aynı zamanda yunus parklarında insan sağlığına yönelik tehditler açısından kaza, ölüm ve bulaşıcı hastalık riskleri de değerlendirmeye alınmıştı.
Raporda ayrıca, "yunusla terapi" veya "özel çocuklarla yüzme" adı altında gösteri merkezlerinde sürdürülen ticari faaliyetlerin de "mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve özellikle yaygın olarak tercih edildiği otizm terapisinde yararlılığına dair bilimsel bir dayanak bulunmadığı" vurgulanmıştı.
2014'ten Bugüne
11 Haziran 2014'te gerçekleşen Çevre Komisyonu toplantısında AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, yunus parklarının "milli turizm geliri" olduğunu öne sürerek, hiçbir etik ve bilimsel gerekçeye dayanmayan son dakika önergesiyle yunus parkları ve hayvanlı sirklerdeki hayvanların bir kez daha özgürlükten yoksun bırakılmasına ve ömür boyu işkenceye maruz bırakılmalarına neden olmuştu. Şimdi eylemlerimiz, suç duyurularımız, raporlarımız, imza kampanyalarımız, ortak çağrılarımız ve yasal çalışmalarımız sayesinde bu tesislere yönelik bakış açısı TBMM nezdinde de büyük bir değişikliğe uğradı ve bu ticari işletmeler işkence metotlarının uygulandığı, hayvan ve insan sömürüsünü sürdüren tesisler olarak kayıtlara geçti.
TBMM düzeyinde bu aşamaya geldikten sonra geri adım atıldı ve bu kararlar esaret endüstrisinin ticari çıkarlarına uyum sağlayacak şekilde esnetildi. Oysa bu tesislerdeki hak ihlallerine dair raporumuzda ve Meclis Komisyonu'nda sunulan temel etik, hukuki ve bilimsel gerekçeler çok net.
Yunus parkı işletmecileri tarafından kamuoyundan gizlenen bilimsel veriler ve etik/hukuki sorunlar hakkında ayrıntılı bilgi almak için:
- Türk Psikologlar Derneği: “Yunusla terapi çocuklara ve hayvanlara zarar verme potansiyeline sahiptir”
- Ceviz Otizm’den TBMM’ye: “Yunusla yüzme terapi değildir, yasallaştırılmamalı”
- Ziyaretçilerden gizlenen korkunç gerçekler
- Yunus parklarında düzenli olarak "ezilen" yunuslar
- Yunus parklarında hayvanların dişleri çekiliyor, törpüleniyor mu?
- Bilimsel veriler ve makaleler (yunusla terapi, kaza-ölüm-bulaşıcı hastalık riskleri, esaretin hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri, vb.)
Yunuslara Özgürlük Platformu
Web | www.yunuslaraozgurluk.com
Facebook | Yunus Parkları Kapatılsın | www.facebook.com/yunuslaraozgurluk
Twitter | Özgür Yunuslar | www.twitter.com/ozguryunuslar
Instagram | Freedom for Dolphins | www.instagram.com/freedomfordolphins
YouTube | Özgür Yunuslar | www.youtube.com/ozguryunuslar

49.042
Karar Vericiler
Kampanya 15 Haziran 2014 tarihinde başlatıldı