

Tunceli/Dersim'de Yasal Avcılık Faliyetleri Durdurulmalıdır.
Kampanya metni
Tunceli İl Valiliğine
İlimizde devam eden avcılık faliyetleri tümden durdurulmalıdır...
Tüm Türkiye genelinde olduğu gibi her yıl ilimizde de av sezonu adı altında yasal avcılık faliyetleri yürülmektedir. Bu kapsam da MAK yani Merkez Av Komisyonu kararıyla ilimizde 36 bölge, resmi gazetede ilan edildiği şekliyle av alanı ilan edilmiştir. Her av alanı onlarca köyü ve yüzlerce, binlerce hektar alana tekabül etmektedir. Kısacası Milli park sahaları hariç ilimiz coğrafyasının tamamı av sahası ilan edilmiştir. Av sezonu av çeşitlerine göre Eylül ayında başlayıp Mart ayına kadar sürebilmektedir. Av sezonu boyunca doğamızda yaşam süren keklik, dağ keçilerimiz, yaban domuzları, tavşan, yaban ördeği gibi birçok yaban hayvanı kaçak avcılar veya yasal avcılık faaliyeti adı altında avcılık yapanlar tarafından katledilmektedir. Kaçak avcılık konusunda yetkililerce yapılan mücadeleyi destekliyoruz. Fakat şunu belirtelim ki, yasal avcılık süresince sadece ilimizde faliyet gösteren avcılar değil, başta çevre iller Elazığ, Bingöl, Diyarbakır, Erzincan olmak üzere Türkiye nin birçok yerinden avcılar ilimize ava gelmektedir.
Bilindiği üzere ilimiz coğrafyası hem bitki çeşitliliği hem de yaban hayatı çeşitliliği bakımından Anadolu'nun en önemli sahası konumundadır. İlimizin güzel doğasında dağ keçilerimiz, vaşaklar, Anadolu Parsı, ayılar, kurtlar, endemik Munzur Alabalığı, su samuru, tavşanlar, yaban domuzları, porsuk, tilki gibi türlerin yanında akbabalar, kaya kartalları, keklikler, şahinler, yaban ördekleri, balıkçıllar olmak yüzlerce kuş ve kelebek türleri, sürüngenler yaşam sürmektedir. Bu kadar zengin bir çeşitliliği barındıran ilimiz coğrafyasının yaban hayatı koruma altına alınmalı ve kaçak avcılık faliyeti gibi yasal avcılık faliyetleri de durdurulmalıdır. Çünkü av sezonu adı altında devam eden avcılık faaliyetleri süresince başta hafta sonları olmak üzere haftanın hemen hemen her günü, her avlak bölgesine onlarca bazen yüzden fazla avcı aynı anda ava gitmekte ve avcılık yapmaktadır. Dünyanın çoğu ülkesinde avcılık olsa da Türkiye de uygulandığı şekliyle avcılık uygulamasını doğal yaşam popülasyonunu tehlikeye sokacak şekilde yürüten başkada bir uygulama yoktur. Bu uygulamayı ilimiz coğrafyasında da en belirgin şekilde görmekteyiz.
Sadece bir örnek üzerinden durumun vahametini somutlaştıralım. İlimiz sınırlarında bulunan Doluca devlet avlağı bölgesine hafta sonları yoğunluklu olmak üzere her gün avcılık faliyetleri yapılmaktadır. Bu bölgeye gelen avcıların sayısını tespit eden herhangi bir yetkili olmadığı gibi her avcının kaç keklik, yaban ördeği, bıldırcın vurduğunu da kontrol eden doğa koruma memuru veya jandarmadan yetkili bulunmamaktadır. Yerelden halk, hergün onlarca bazı günler 100 den fazla avcının bölgede av yaptığının tanığıdır. Yani avcılık, yığınlar halinde yapılmaktadır. Avcılık yasal zeminde yapılsa da, bir av bölgesine aynı anda onlarca hatta yüzden fazla avcının gitmesi, buna izin verilmesi ve başlarında kontrol mekanizmasının olmaması resmen yaban hayatı katliamına izin verilmesi demektir. Çok sayıda avcının bir bölgeye üstelik denetimsiz olarak sokulması hem ciddi bir avcı baskısı, hem de bazı türlerin popülasyonunu tehlikeye atacak düzeydedir. Yerelde yapılan avcılık faliyetlerine tanık olan yöre insanı, bazı avcıların 20-30 tane keklik avlayarak geri döndüklerini, bu duruma tepki verildiklerinde ise köylüleri yasal avcıyız diyerek karakola şikayet etmekle tehdit ettiklerini ve bazen de kavga edecek kadar saldırganlaştıklarını görmekteyiz. Bir avlak bölgesine 1 haftada 200 avcı ava çıksa ve sadece keklik olarak düşünsek bile ve her avcı ortalamada 2 keklik avlasa bu 400 keklik eder ve yaklaşık olarak 16 hafta süren bir sezonda sadece bir avlak bölgesinde en az 6400 kekliğin katledilmesi demektir. İlimizde 36 avlak bölgesi var ki, bir av sezonu boyunca en az 200 bin kekliğin katledileceği anlamına geliyor. Kaldı ki sadece keklikler değil, dağ keçileride ve diğer türlerde kaçak ve yasal avcıların hedefi haline gelmektedir.
Doğal yaşamı korumamız gerekirken, bu şekilde yapılan avcılık ile doğal yaşam katliamına resmi olarak izin verip, göz yummuyor muyuz?
İlimiz insanı avcılar ve av meraklıları hariç, tamamı avcılığı karşı ve ilimizde kaçak olarak yapılan av faliyetlerine karşı olduğu gibi, yasal olarak yapılan ve adeta bir katliama dönüşen yasal avcılığı da istememektedir. Her yurttaşın doğasını ve doğal yaşamını koruması bir görev ve haktır.
Bu temelde;
Mevcut haliyle yasal da olsa, denetimsiz, kontrolsüz ve yığınlar şeklinde yapılan avcılık faliyetleri kabullenemez ve Türkiyenin gerek iç hukuk gerekse de imza altına almış olduğu uluslararası sözleşmeler boyutuyla da suçtur.
Bu kampanyada imzacı bulunan bizler, doğamızda yaşam süren her canlının yaşam hakkı olduğu bilinciyle, avcılık faliyetlerinin doğal yaşam populasyonuna zarar verir düzeyde gerçekleştiği için durdurulmasını avcılığın yasaklanmasını talep ediyoruz.

Kampanya Kapatıldı
Kampanya metni
Tunceli İl Valiliğine
İlimizde devam eden avcılık faliyetleri tümden durdurulmalıdır...
Tüm Türkiye genelinde olduğu gibi her yıl ilimizde de av sezonu adı altında yasal avcılık faliyetleri yürülmektedir. Bu kapsam da MAK yani Merkez Av Komisyonu kararıyla ilimizde 36 bölge, resmi gazetede ilan edildiği şekliyle av alanı ilan edilmiştir. Her av alanı onlarca köyü ve yüzlerce, binlerce hektar alana tekabül etmektedir. Kısacası Milli park sahaları hariç ilimiz coğrafyasının tamamı av sahası ilan edilmiştir. Av sezonu av çeşitlerine göre Eylül ayında başlayıp Mart ayına kadar sürebilmektedir. Av sezonu boyunca doğamızda yaşam süren keklik, dağ keçilerimiz, yaban domuzları, tavşan, yaban ördeği gibi birçok yaban hayvanı kaçak avcılar veya yasal avcılık faaliyeti adı altında avcılık yapanlar tarafından katledilmektedir. Kaçak avcılık konusunda yetkililerce yapılan mücadeleyi destekliyoruz. Fakat şunu belirtelim ki, yasal avcılık süresince sadece ilimizde faliyet gösteren avcılar değil, başta çevre iller Elazığ, Bingöl, Diyarbakır, Erzincan olmak üzere Türkiye nin birçok yerinden avcılar ilimize ava gelmektedir.
Bilindiği üzere ilimiz coğrafyası hem bitki çeşitliliği hem de yaban hayatı çeşitliliği bakımından Anadolu'nun en önemli sahası konumundadır. İlimizin güzel doğasında dağ keçilerimiz, vaşaklar, Anadolu Parsı, ayılar, kurtlar, endemik Munzur Alabalığı, su samuru, tavşanlar, yaban domuzları, porsuk, tilki gibi türlerin yanında akbabalar, kaya kartalları, keklikler, şahinler, yaban ördekleri, balıkçıllar olmak yüzlerce kuş ve kelebek türleri, sürüngenler yaşam sürmektedir. Bu kadar zengin bir çeşitliliği barındıran ilimiz coğrafyasının yaban hayatı koruma altına alınmalı ve kaçak avcılık faliyeti gibi yasal avcılık faliyetleri de durdurulmalıdır. Çünkü av sezonu adı altında devam eden avcılık faaliyetleri süresince başta hafta sonları olmak üzere haftanın hemen hemen her günü, her avlak bölgesine onlarca bazen yüzden fazla avcı aynı anda ava gitmekte ve avcılık yapmaktadır. Dünyanın çoğu ülkesinde avcılık olsa da Türkiye de uygulandığı şekliyle avcılık uygulamasını doğal yaşam popülasyonunu tehlikeye sokacak şekilde yürüten başkada bir uygulama yoktur. Bu uygulamayı ilimiz coğrafyasında da en belirgin şekilde görmekteyiz.
Sadece bir örnek üzerinden durumun vahametini somutlaştıralım. İlimiz sınırlarında bulunan Doluca devlet avlağı bölgesine hafta sonları yoğunluklu olmak üzere her gün avcılık faliyetleri yapılmaktadır. Bu bölgeye gelen avcıların sayısını tespit eden herhangi bir yetkili olmadığı gibi her avcının kaç keklik, yaban ördeği, bıldırcın vurduğunu da kontrol eden doğa koruma memuru veya jandarmadan yetkili bulunmamaktadır. Yerelden halk, hergün onlarca bazı günler 100 den fazla avcının bölgede av yaptığının tanığıdır. Yani avcılık, yığınlar halinde yapılmaktadır. Avcılık yasal zeminde yapılsa da, bir av bölgesine aynı anda onlarca hatta yüzden fazla avcının gitmesi, buna izin verilmesi ve başlarında kontrol mekanizmasının olmaması resmen yaban hayatı katliamına izin verilmesi demektir. Çok sayıda avcının bir bölgeye üstelik denetimsiz olarak sokulması hem ciddi bir avcı baskısı, hem de bazı türlerin popülasyonunu tehlikeye atacak düzeydedir. Yerelde yapılan avcılık faliyetlerine tanık olan yöre insanı, bazı avcıların 20-30 tane keklik avlayarak geri döndüklerini, bu duruma tepki verildiklerinde ise köylüleri yasal avcıyız diyerek karakola şikayet etmekle tehdit ettiklerini ve bazen de kavga edecek kadar saldırganlaştıklarını görmekteyiz. Bir avlak bölgesine 1 haftada 200 avcı ava çıksa ve sadece keklik olarak düşünsek bile ve her avcı ortalamada 2 keklik avlasa bu 400 keklik eder ve yaklaşık olarak 16 hafta süren bir sezonda sadece bir avlak bölgesinde en az 6400 kekliğin katledilmesi demektir. İlimizde 36 avlak bölgesi var ki, bir av sezonu boyunca en az 200 bin kekliğin katledileceği anlamına geliyor. Kaldı ki sadece keklikler değil, dağ keçileride ve diğer türlerde kaçak ve yasal avcıların hedefi haline gelmektedir.
Doğal yaşamı korumamız gerekirken, bu şekilde yapılan avcılık ile doğal yaşam katliamına resmi olarak izin verip, göz yummuyor muyuz?
İlimiz insanı avcılar ve av meraklıları hariç, tamamı avcılığı karşı ve ilimizde kaçak olarak yapılan av faliyetlerine karşı olduğu gibi, yasal olarak yapılan ve adeta bir katliama dönüşen yasal avcılığı da istememektedir. Her yurttaşın doğasını ve doğal yaşamını koruması bir görev ve haktır.
Bu temelde;
Mevcut haliyle yasal da olsa, denetimsiz, kontrolsüz ve yığınlar şeklinde yapılan avcılık faliyetleri kabullenemez ve Türkiyenin gerek iç hukuk gerekse de imza altına almış olduğu uluslararası sözleşmeler boyutuyla da suçtur.
Bu kampanyada imzacı bulunan bizler, doğamızda yaşam süren her canlının yaşam hakkı olduğu bilinciyle, avcılık faliyetlerinin doğal yaşam populasyonuna zarar verir düzeyde gerçekleştiği için durdurulmasını avcılığın yasaklanmasını talep ediyoruz.

Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 21 Ocak 2023 tarihinde başlatıldı