Tedavi ve Rapor Vermeyen Hekimler&Devlet Yetkilileri, ltfn Ötanazi ile Acılarımı Dindirsin

Kampanya metni

 İnsancığım, imza vermiyorsun, başka herhangi bir destek vermiyorsun ama ölmemi istemediğini yazıyorsun, söylüyorsun(?)🤔 ;)'

 

Açıklama: 

  Gereken teşhis ve tedavi, gereken zamanda verilmediği için (hâlâ gereken tedavide değilim) çalışamayacak, maddi ve fizîkî bakıma, desteğe muhtaç sağlık durumuna ge(tiri)len bir insan, bir kadın
temel insan hakları hizmetleri verilmeden nasıl yaşar?

 

Tedavisizlik ve yasal olarak tanınmamazlık bir yana asgari düzeyde bile olmayan, harçlık sayılamayacak iki kuruş engelli/muhtaçlık maaşı için bile engelli raporu vb. vermiyorlar. Engelli(bnce yanlış ve haksız bir kelime/sıfat) kimliğiniz yoksa hastanede, otobüste ve her yerde bir yeriniz olmuyor. Ben hep bunları yaşıyorum. Gerçi olunca da hakkını kullandırmıyorlar bu da ek konu. Bu sebeple basit bir toplu ulaşımdan, tuvaletten bile mahrum kalıyorum. 

Çoğu şeyi yapabilen insanlara engelli raporu verirken(verilsin), araba değil kendi sandalyesini bile tutup süremeyen, sandalyede uzun süre oturamayan,
elleri, bacakları, omurgası vs., delirten ağrı dedikleri çene eklem bölgesi ve sinirleri vs. acıdığı ağrıdığı için sürekli bağırma ihtiyacını bastırmakla uğraşan, bu sebeple ve belirttiğim, belirtemediğim sebeplerle ötanazi istemek zorunda kalan bir insana, "hiç kullanım engelin yok, muhtaç değilsin, tam bağımsızsın, çalışabilirsin" diyebiliyorlar (muayene bile etmeden).  Zaten engelli sağlık raporu için gereken muayene, araştırma hiç yapılmıyor. Yapılan da çoğu hiç güncel olmayan, bilimsel olmayan muayene ve değerlendirmeler oluyor. 

Bedensel olarak çok güçlü olan biri bile çalışmak, işine, evine ulaşmak için toplu tasımada, yaya trafiğinde zorluk çekerken, ben ve benim gibi insanlar bu hengamede neyi nasıl yapsın? 

 

  İlerleyici dejeneratif hastalığım için neredeyse bütün hekimlere, olmadı devlete başvurdum. Hekimlerin nazarında "psikolojiktir(uydurmadır anlamında ama) ya da "alanımız değil"(alanları olduğu halde) sözünden başka bir geri dönüş almadım. 2017 yılında başvurduğum bir dr. benim de olasılık verdiğim gibi Relapsing Polychondritis isimli bir teşhis koydu ancak devamında tedavim ile ilgilenmedi ve teşhisi sahiplenmedi. Çabalarımla yeni yeni Artrit türlerinde teşhisler de verilmeye başlandı(?) ama hâlâ gereken ilgi, teşhis ve tedavi seviyesinde değiliz.  Artık yürüyemiyor, oturamıyorum. Parmaklarımı kullanamıyorum. Her an çok çok çok acı ve ağrı hissediyorum. Yutkunmak, nefes alıp vermekte zorlanıyorum çünkü solunum yollarına ve her yere kalıcı olarak zarar verebiliyor, yok edebiliyor. 

Gücümü yetirdiğimce(...) hekime, (devlet ve özel) hastanelere başvurdum.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 
Marmara Üniversitesi Hast. Medeniyet Ünv. Hast. Ümraniye Devlet Hast. Haydarpaşa Numune Hast. 
Medipol Bağcılar ve Kadıköy, Acıbadem Hast. Academic Hospital Altunizade(Hasan Yazıcı)
Hacettepe Ünv.Hast. ,Okan Üniversitesi Hast. Yeditepe Ünv. Hast. Medistate Hast. Medikal Park, Memorial, Medicana,  Sadi Konuk Hast. ...
Vedat Hamuryudan, Sevil Kamalı, Selda Öktem, Melike Melikoğlu gibi doktorların(artık isim vereceğim çünkü eksik tıbbî bilgi olur ve sadece doğru bilgi adına yazıyorum) özel muayenehaneleri 
gibi çeşitli hastanelerdeki Dahiliye/İç hastalıkları, Romatoloji, Ortopedi, FTR, KBB, Göğüs Hastalıkları, Nöroloji, Algoloji, İmmunoloji, Kalp ve Damar Cerrahi gibi çeşitli polikliniklere, hekimlere birden fazla kez gittim, mecburen. Tekerlekli sandalye ve sedye ile çok yoğun ağrılı ve semptomlu gidişlerimde bile hekimler tarafından "gereken" girişim ve çözüm hizmeti maalesef verilmedi. Çapa Acilde (ki ölmeden acil bir yana muayeneye vs. gitmeyi tercih etmezdim, etmem) sağ olsun bir dr. bana olumsuz mânâda gülmüştü, daha doğrusu sanırım dalga geçmişti ve sandığı halimi küçümsediğini her haliyle göstermişti. Yoksa ben bana bariz şekilde ve sayıda kötü bir şey demedikçe pek olumsuz algılamam. Neyse. Hep "hiçbir sorun yok, kafandan uyduruyorsun" dediler. Bazı nadir bilimsel söylemlerini, teşhislerini de belgeye, yazıya dökmediler. Kayıtlarda durumum söyledikleri gibi değil boş kaldı, bırakıldı. Keşke bunlar çokça olmasaydı da ben de artık yazmak zorunda kalmasaydım.
Maddi olarak bir sekilde karşılamaya "çalışsak" bile zamanla oluşan engellerim sebebiyle fizikî ve finansal olarak hastanelere gidemeyecek durumda olduğum, annem dışında rekakatçimin olmaması(ki o da belirli bir yaşta ve ciddi fizikî sağlık sorunları var) ve zaten gerek poliklinikten randevuyla ya da acilden gitsem de tedavi, teşhis adına birşey verilmeden geri gönderildiğim için şifa arayışıma hekimlere telefon, e-mail, medya, sosyal medya, tv, belediye, Bimer, Cimer, İl, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Savcılığa talep dilekçeleri vb vs gibi başvurularla devam ettim, ediyorum. 

 Yasal bütün başvurularım, mantıklı bir sebep belirtmeksizin reddedildi. Engelli raporum da yok. Yıllardır soyutum. Çalışamamazlık, sırada vs bekleyememezlik, "otobüste ayakta gidemez, tututanamaz" notu gibi bir şey de vermiyorlar. Eğitimim de yarım kaldı. Teşhiş ve tedavi verilmeyen bu süreç birkaç gün değil, birkaç hafta değil, birkaç ay değil, birkaç yıl da değil 20 yılımı ve "bütün hayatımı" yönetti ya da yok etti. Fiziksel ve finansal olarak anneciğimin bakımıyla yaşıyorum. Birbirimize bakıyoruz.

Maaşım yok, gelirim yok, evim yok.

 

 Belki bir hekim, yetkili okur, ilgilenir, merak eder, ihtiyaç duyar, hekimler için, her canlı için veri içeriği olsun diye buraya da ayrıntılı şekilde tıbbî sorunlarımı, geçmişimi yazmıştım ama ya okumuyorlar ya da okumamış gibi yapıyorlar(bilmiyorum) çünkü öyleymiş gibi davranıyorlar. Bu sebeple artık o bölümü siliyorum. (İnsanlar da okusun, ilgiden bilgilensin diye de yazmıştım. ... )

 

 Cumhuriyet Başsavcılığı'na birden fazla kez ihbarda, talepte, şikayette, bildirim sundum. Soruşturma bile açılmadı. Karar belgelerinde karara ve araştırmaya, cevaba dair somut ve mantıklı cümle yoktu. Yanlış, başka hekim isimleri, tarihler, gerçek olmayan fiiller, gerçek dışı, bilim ve adalet dışı beyanlar. Zaten araştırma bir yana dilekçelerimi ve delil niteliğinde belgeleri okumamış gibiydiler.


Artık en son Cumhurbaşkanı'na, Sağlık Bakanı'na bildirim gitmesi için onlar hakkında da (yazılı olarak) savcılığa bildirimde bulundum.
Konuyla, durumla ilgilenmemelerine, SYOK'a, Anayasa Mahkemesi'ne kadar itiraz ettim. 

İl Sağlık müdürü Kemal Memişoğlu'nun makam odasına kadar tekerlekli sandalyeyle, belge ve dilekçelerimle çıktım ama hiçbir ilgi ve çözüm sağlanmadı.

Benden, hekimlerden, memurlardan, kendilerinden, yaptıklarından ve yapmadıklarından bunca yıldır bunca bildirimdir "haberleri olmadıklarını" beyan edemezler. Ya da gereken sağlık, ulaşım, adli yardım, maddi ve manevi hak hizmetlerinin verildiğini beyan edemezler, edemiyorlar. 

 

İstemesem de sokaklara çıkıp sesimi de duyurmaya çalışamıyorum. Maddi ve manevi imkanım yok. Güvenlik, taciz tehlikeleri var. Devlet ve millet engeli var. Bir yere ulaşıp, bir yerde sadece "durmak" bile, kağıt mendil satmaya çalışmak bile bir insan, bir kadın için çok tehlikeli, çok zararlı, muallak bile değil negatif yönü daha fazla.

 

  Medya ve sosyal medya insanları da bilinçli olarak bahsetmiyor, duyurmuyor. Ünlüler de öyle. ....

 

  Hiçbir ilgi ve çözüm olmadığı için kadın&erkek kötü niyetli insanlar için "devlet tarafından da halk tarafından da sahipsizkimsesiz insan ve her zulme uğratılabilecek av, stres oyuncağı" gibi algılandık anneciğimle, bu kötü insanlara "fırsat" imkanı oluşturdu sanırım...

 

  İlerleyen zamana rağmen, turistlerin Tükiye'deki sağlık hizmeti alım rahatlığına, hızına rağmen görüyorum ki çok ileride olarak lanse edilen sağlık sisteminde çok insan hak ihlâli, tıbbî ilgisizlik/ihmâl, maddî imkanlar gibi sebeplerle gereken zamanda doğru teşhis ve tedavi alamadığı için hayatından, yaşamından oluyor. Sağlık engelleri olduğu halde engelli raporu da alamıyor. En basit ama gerekli ilacı, hizmeti almak için daha fazla hasta oluyor. 
Çünkü "engelli" kelimesinin "engel" kısmını hastalık, uzuvlar vs. değil "insanlar" oluşturuyorlar... 

 

 İmzana, duyuruna, kamuoyu desteğine, her uygun şekilde manevi maddî desteğine, yardımına, birliğe, sadece tek bir insan bile olsa, o insanlığın(ın) getirdiği hisse ihtiyacım var! ♡ 

 Ben, sadece kendi sorunumu çözmek istemiyorum(zaten kalıcı ve telafisi olmayan zararlar sebebiyle eski sağlığıma kavuşamayacağım ve bir ömür geri gelmeyecek.)

Ben sorunun kendisini çözmek istiyorum, herkes için.

Sevgiler ☆○♡◇

avatar of the starter
Didem PoyrazKampanyayı Başlatan Kişi

2.226

Kampanya metni

 İnsancığım, imza vermiyorsun, başka herhangi bir destek vermiyorsun ama ölmemi istemediğini yazıyorsun, söylüyorsun(?)🤔 ;)'

 

Açıklama: 

  Gereken teşhis ve tedavi, gereken zamanda verilmediği için (hâlâ gereken tedavide değilim) çalışamayacak, maddi ve fizîkî bakıma, desteğe muhtaç sağlık durumuna ge(tiri)len bir insan, bir kadın
temel insan hakları hizmetleri verilmeden nasıl yaşar?

 

Tedavisizlik ve yasal olarak tanınmamazlık bir yana asgari düzeyde bile olmayan, harçlık sayılamayacak iki kuruş engelli/muhtaçlık maaşı için bile engelli raporu vb. vermiyorlar. Engelli(bnce yanlış ve haksız bir kelime/sıfat) kimliğiniz yoksa hastanede, otobüste ve her yerde bir yeriniz olmuyor. Ben hep bunları yaşıyorum. Gerçi olunca da hakkını kullandırmıyorlar bu da ek konu. Bu sebeple basit bir toplu ulaşımdan, tuvaletten bile mahrum kalıyorum. 

Çoğu şeyi yapabilen insanlara engelli raporu verirken(verilsin), araba değil kendi sandalyesini bile tutup süremeyen, sandalyede uzun süre oturamayan,
elleri, bacakları, omurgası vs., delirten ağrı dedikleri çene eklem bölgesi ve sinirleri vs. acıdığı ağrıdığı için sürekli bağırma ihtiyacını bastırmakla uğraşan, bu sebeple ve belirttiğim, belirtemediğim sebeplerle ötanazi istemek zorunda kalan bir insana, "hiç kullanım engelin yok, muhtaç değilsin, tam bağımsızsın, çalışabilirsin" diyebiliyorlar (muayene bile etmeden).  Zaten engelli sağlık raporu için gereken muayene, araştırma hiç yapılmıyor. Yapılan da çoğu hiç güncel olmayan, bilimsel olmayan muayene ve değerlendirmeler oluyor. 

Bedensel olarak çok güçlü olan biri bile çalışmak, işine, evine ulaşmak için toplu tasımada, yaya trafiğinde zorluk çekerken, ben ve benim gibi insanlar bu hengamede neyi nasıl yapsın? 

 

  İlerleyici dejeneratif hastalığım için neredeyse bütün hekimlere, olmadı devlete başvurdum. Hekimlerin nazarında "psikolojiktir(uydurmadır anlamında ama) ya da "alanımız değil"(alanları olduğu halde) sözünden başka bir geri dönüş almadım. 2017 yılında başvurduğum bir dr. benim de olasılık verdiğim gibi Relapsing Polychondritis isimli bir teşhis koydu ancak devamında tedavim ile ilgilenmedi ve teşhisi sahiplenmedi. Çabalarımla yeni yeni Artrit türlerinde teşhisler de verilmeye başlandı(?) ama hâlâ gereken ilgi, teşhis ve tedavi seviyesinde değiliz.  Artık yürüyemiyor, oturamıyorum. Parmaklarımı kullanamıyorum. Her an çok çok çok acı ve ağrı hissediyorum. Yutkunmak, nefes alıp vermekte zorlanıyorum çünkü solunum yollarına ve her yere kalıcı olarak zarar verebiliyor, yok edebiliyor. 

Gücümü yetirdiğimce(...) hekime, (devlet ve özel) hastanelere başvurdum.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 
Marmara Üniversitesi Hast. Medeniyet Ünv. Hast. Ümraniye Devlet Hast. Haydarpaşa Numune Hast. 
Medipol Bağcılar ve Kadıköy, Acıbadem Hast. Academic Hospital Altunizade(Hasan Yazıcı)
Hacettepe Ünv.Hast. ,Okan Üniversitesi Hast. Yeditepe Ünv. Hast. Medistate Hast. Medikal Park, Memorial, Medicana,  Sadi Konuk Hast. ...
Vedat Hamuryudan, Sevil Kamalı, Selda Öktem, Melike Melikoğlu gibi doktorların(artık isim vereceğim çünkü eksik tıbbî bilgi olur ve sadece doğru bilgi adına yazıyorum) özel muayenehaneleri 
gibi çeşitli hastanelerdeki Dahiliye/İç hastalıkları, Romatoloji, Ortopedi, FTR, KBB, Göğüs Hastalıkları, Nöroloji, Algoloji, İmmunoloji, Kalp ve Damar Cerrahi gibi çeşitli polikliniklere, hekimlere birden fazla kez gittim, mecburen. Tekerlekli sandalye ve sedye ile çok yoğun ağrılı ve semptomlu gidişlerimde bile hekimler tarafından "gereken" girişim ve çözüm hizmeti maalesef verilmedi. Çapa Acilde (ki ölmeden acil bir yana muayeneye vs. gitmeyi tercih etmezdim, etmem) sağ olsun bir dr. bana olumsuz mânâda gülmüştü, daha doğrusu sanırım dalga geçmişti ve sandığı halimi küçümsediğini her haliyle göstermişti. Yoksa ben bana bariz şekilde ve sayıda kötü bir şey demedikçe pek olumsuz algılamam. Neyse. Hep "hiçbir sorun yok, kafandan uyduruyorsun" dediler. Bazı nadir bilimsel söylemlerini, teşhislerini de belgeye, yazıya dökmediler. Kayıtlarda durumum söyledikleri gibi değil boş kaldı, bırakıldı. Keşke bunlar çokça olmasaydı da ben de artık yazmak zorunda kalmasaydım.
Maddi olarak bir sekilde karşılamaya "çalışsak" bile zamanla oluşan engellerim sebebiyle fizikî ve finansal olarak hastanelere gidemeyecek durumda olduğum, annem dışında rekakatçimin olmaması(ki o da belirli bir yaşta ve ciddi fizikî sağlık sorunları var) ve zaten gerek poliklinikten randevuyla ya da acilden gitsem de tedavi, teşhis adına birşey verilmeden geri gönderildiğim için şifa arayışıma hekimlere telefon, e-mail, medya, sosyal medya, tv, belediye, Bimer, Cimer, İl, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Savcılığa talep dilekçeleri vb vs gibi başvurularla devam ettim, ediyorum. 

 Yasal bütün başvurularım, mantıklı bir sebep belirtmeksizin reddedildi. Engelli raporum da yok. Yıllardır soyutum. Çalışamamazlık, sırada vs bekleyememezlik, "otobüste ayakta gidemez, tututanamaz" notu gibi bir şey de vermiyorlar. Eğitimim de yarım kaldı. Teşhiş ve tedavi verilmeyen bu süreç birkaç gün değil, birkaç hafta değil, birkaç ay değil, birkaç yıl da değil 20 yılımı ve "bütün hayatımı" yönetti ya da yok etti. Fiziksel ve finansal olarak anneciğimin bakımıyla yaşıyorum. Birbirimize bakıyoruz.

Maaşım yok, gelirim yok, evim yok.

 

 Belki bir hekim, yetkili okur, ilgilenir, merak eder, ihtiyaç duyar, hekimler için, her canlı için veri içeriği olsun diye buraya da ayrıntılı şekilde tıbbî sorunlarımı, geçmişimi yazmıştım ama ya okumuyorlar ya da okumamış gibi yapıyorlar(bilmiyorum) çünkü öyleymiş gibi davranıyorlar. Bu sebeple artık o bölümü siliyorum. (İnsanlar da okusun, ilgiden bilgilensin diye de yazmıştım. ... )

 

 Cumhuriyet Başsavcılığı'na birden fazla kez ihbarda, talepte, şikayette, bildirim sundum. Soruşturma bile açılmadı. Karar belgelerinde karara ve araştırmaya, cevaba dair somut ve mantıklı cümle yoktu. Yanlış, başka hekim isimleri, tarihler, gerçek olmayan fiiller, gerçek dışı, bilim ve adalet dışı beyanlar. Zaten araştırma bir yana dilekçelerimi ve delil niteliğinde belgeleri okumamış gibiydiler.


Artık en son Cumhurbaşkanı'na, Sağlık Bakanı'na bildirim gitmesi için onlar hakkında da (yazılı olarak) savcılığa bildirimde bulundum.
Konuyla, durumla ilgilenmemelerine, SYOK'a, Anayasa Mahkemesi'ne kadar itiraz ettim. 

İl Sağlık müdürü Kemal Memişoğlu'nun makam odasına kadar tekerlekli sandalyeyle, belge ve dilekçelerimle çıktım ama hiçbir ilgi ve çözüm sağlanmadı.

Benden, hekimlerden, memurlardan, kendilerinden, yaptıklarından ve yapmadıklarından bunca yıldır bunca bildirimdir "haberleri olmadıklarını" beyan edemezler. Ya da gereken sağlık, ulaşım, adli yardım, maddi ve manevi hak hizmetlerinin verildiğini beyan edemezler, edemiyorlar. 

 

İstemesem de sokaklara çıkıp sesimi de duyurmaya çalışamıyorum. Maddi ve manevi imkanım yok. Güvenlik, taciz tehlikeleri var. Devlet ve millet engeli var. Bir yere ulaşıp, bir yerde sadece "durmak" bile, kağıt mendil satmaya çalışmak bile bir insan, bir kadın için çok tehlikeli, çok zararlı, muallak bile değil negatif yönü daha fazla.

 

  Medya ve sosyal medya insanları da bilinçli olarak bahsetmiyor, duyurmuyor. Ünlüler de öyle. ....

 

  Hiçbir ilgi ve çözüm olmadığı için kadın&erkek kötü niyetli insanlar için "devlet tarafından da halk tarafından da sahipsizkimsesiz insan ve her zulme uğratılabilecek av, stres oyuncağı" gibi algılandık anneciğimle, bu kötü insanlara "fırsat" imkanı oluşturdu sanırım...

 

  İlerleyen zamana rağmen, turistlerin Tükiye'deki sağlık hizmeti alım rahatlığına, hızına rağmen görüyorum ki çok ileride olarak lanse edilen sağlık sisteminde çok insan hak ihlâli, tıbbî ilgisizlik/ihmâl, maddî imkanlar gibi sebeplerle gereken zamanda doğru teşhis ve tedavi alamadığı için hayatından, yaşamından oluyor. Sağlık engelleri olduğu halde engelli raporu da alamıyor. En basit ama gerekli ilacı, hizmeti almak için daha fazla hasta oluyor. 
Çünkü "engelli" kelimesinin "engel" kısmını hastalık, uzuvlar vs. değil "insanlar" oluşturuyorlar... 

 

 İmzana, duyuruna, kamuoyu desteğine, her uygun şekilde manevi maddî desteğine, yardımına, birliğe, sadece tek bir insan bile olsa, o insanlığın(ın) getirdiği hisse ihtiyacım var! ♡ 

 Ben, sadece kendi sorunumu çözmek istemiyorum(zaten kalıcı ve telafisi olmayan zararlar sebebiyle eski sağlığıma kavuşamayacağım ve bir ömür geri gelmeyecek.)

Ben sorunun kendisini çözmek istiyorum, herkes için.

Sevgiler ☆○♡◇

avatar of the starter
Didem PoyrazKampanyayı Başlatan Kişi

Karar Vericiler

Recep Tayyip Erdogan
Presidente della Turchia
Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Özgür Özel
Özgür Özel
Chp Genel Başkanı

Kampanya güncellemeleri