Salgın Sürecinde Kiralar ve Faturalar Askıya Alınsın!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


Dünya Sağlık Örgütü’nün 11.03.2020 tarihli açıklamasıyla pandemi (küresel salgın) ilan ettiği Koronavirüs (Covid 19), hepimizin bildiği ve gündelik hayatımızın her alanında deneyimlemekte olduğumuz üzere, ortaya çıktığı ilk günden bugüne tüm hayatımızı ve dünyamızı dramatik boyutlarda değiştirdi.

Dünya üzerindeki merkezi ve yerel yönetimler, pandeminin yurttaşları üzerinde yarattığı ekonomik baskıları ve gelecek kaygılarını azaltmaya yönelik olumlu tedbirleri ve uygulamaları hayata geçirirken, Türkiye’de “ Kendi OHAL’ini uygula” diyerek tüm sorumluluğu vatandaşın üzerine yıkan ve sorumluluk almaktan kendini azade tutan bir hükümet ile karşı karşıyayız. Ekonomi, hala salgın öncesindeki gibi devam ettirilmekte, piyasaya yapılacak kamusal müdahaleler ertelenmekte ve pandemiden ötürü zaruri olmasına rağmen, eve kapatılan, işinden olan, hastalıkla birlikte geçim endişesi ve gelecek kaygısı yaşayan yurttaşlara yönelik herhangi bir adım atılmamaktadır.  

Bugüne kadar afet kapsamında toplanan paraların, yurttaşa vergi olarak yüklenen ek yükümlülüklerin, ayrılması gereken ‘Kısa Çalışma Ödeneklerinin’ bu şartlarda hâlihazırda ve kullanılabilir olması gerekirken yapılan açıklamalara bakıldığında bu nevi paraların bankaların fonlanması ve özel sektörün kredilendirilmesinde kullanıldığı, bizzat hükümet temsilcilerinin açık beyanı ile sabittir. Geçilmeyen köprülere, kullanılmayan otoyol, tünel ve havalimanlarına verilen garantiler karşılığı vergilerimizden milyarlarca lira ödenmekte ama öte yandan pandemiye karşı mücadele için vatandaştan mali destek talep edilmektedir.     

Bu şartlar altında taleplerimiz ve hukuki zeminlerine dair tespitlerimiz şöyledir:

KÜRESEL SALGINLA MÜCADELEDE HAYATİ TEDBİRLERİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN EN GEREKLİ KOŞUL EKONOMİK DESTEKTİR. BU TEDBİRLER VE DESTEKLER, MERKEZİ VE KATILIMCI BİR YÖNTEMLE BELİRLENMİŞ BİR EKONOMİK KURUL TARAFINDAN BELİRLENMELİDİR.

Tüm topluma uygulanabilecek düzenlemelerin ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler, sendikalar, odalar ve STK’lar tarafından değerlendirilmesini sağlayacak bir kurulun, Pandemiyle Mücadelede Ekonomik Tedbirler Kurulu’nun oluşturularak alınacak tüm tedbir ve önlemler şeffaf ve katılımcı bir yöntemle bu kurul tarafından alınmalıdır.

BARINMA VE KONUT HAKKININ MUHATTABI DEVLETTİR.
ZORLA TAHLİYELERİN ÖNÜNÜ AÇAN HER TÜRLÜ DÜZENLEMENİN YÜRÜTMESİ DURDURULMALIDIR. 

Konut hakkı, yaşam hakkı ile birebir bağlantılı bir haktır. Bugün, küresel afet, pandemi karşısında gördüğümüz üzere insan onuruna yakışan, sağlıklı ve emniyetli koşullarda bir barınmaya,  konut hakkına sahip olmadan yaşam hakkından bahsetmek olanaksızdır. Nüfusların evde tutulmaları, evde karantinada kalmaları gereken bir dönemde, kiralarını ödeyemeyerek zorla tahliye tehdidine maruz kalacak nüfuslar için gerekli hukuki düzenlemeler ivedilikle yapılmalı ve salgınla mücadele sonlanana kadar kiracılardan kira alınmamalıdır. 

KİRACI VE MÜLK SAHİBİNİ KORUYACAK ORTAK BİR NOKTA BULUNMASININ ÖNCELİKLİ KOŞULU, DEVLETİN BU KONUDA UZLAŞTIRICI VE SORUMLULUK ALAN TARAF OLMASIDIR.

Kiracıyla kiralayanın karşı karşıya getirilmemesi ve hem pandemi dönemi hem de sonrasına yönelik ilgili sözleşmelerin uyarlanması için devlet sorumluluk almalıdır.   Bu konuda, devlet, öncelikle belli bir süre kira ödemesinin yapılmayacağının garantisini yurttaşa vermeli ve bu dönem içerisinde aynı zamanda mülk sahibinin de durumdan kaynaklı mağduriyetini gidermeyi kabul ve taahhüt etmelidir,

İCRA VE İFLAS KANUNU VE TÜRK BORÇLAR KANUNU KAPSAMINDA KİRA BEDELİNİN ÖDENMEMESİNDEN KAYNAKLANAN TAHLİYE DAVALARINA İLİŞKİN DÜZENLEMELERİN YÜRÜTMESİ BELLİ BİR SÜREYLE DURDURULMALIDIR.

 
Hukuki düzenlemeler kapsamında mevcutta icra ve mahkemeler tarafından verilebilecek tahliye kararları şimdiden düzenleme yapılarak durdurulmalıdır. Bir yıl içinde borcun ödenmemesi, tahliye nedeni olmaktan çıkartılmalı ve geçici olarak yurttaşı tahliyeye karşı koruyacak tedbirler alınmalıdır. 

PANDEMİ DÖNEMİNDE YURTTAŞLAR ARASINDA AYRIM YAPMAKSIZIN TÜM ABONMANLIK FATURALARI DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMALIDIR. HİZMET KULLANIMLARI BORÇ NEDENİYLE ENGELLENMEMELİDİR.

“Faturalarınızı erteliyoruz” beyanı yeterli değildir. Pandemi döneminde kullanılan faturalara bağlı abonmanlıkların tamamını ödeme yükü devlete aittir. Pandemi tedbirlerinin başladığı dönemden bittiği döneme kadar olan tüm abonmanlık ücretleri devlet tarafından karşılanmalıdır.