Son ağacı kurtarmak

Kampanya metni

İTİBARINIZ AYAKLAR ALTINDA!

Reklam yapmak için bastırdığınız, çalışanlarınızın yollarda ellerimize tutuşturduğu, apartmanların kapılarına astığınız, yollara attığınız tanıtım broşürleriniz ayaklar altında. 2 konu var bahsetmek istediğim:
1. can güvenliği: gayet güzel, kuşe kağıda baskı, janjanlı bu broşürler adım attığımız her yerde varlar. Kuşe kağıdın bu janjanlı yüzü bazen kayıp düşme riski yaratabilmekte. Belki bu size komik gelebilir. O yüzden bu konuyu kısa kesiyorum. Asıl konumuza gelelim. Doğal kaynaklarımızın hızla tükendiği, yeşil alanlarımızın gitgide azaldığı, enerji alanında farklı arayışlara yönelmek zorunda olduğumuz bir çağdan geçiyoruz. Ülke olarak da ekonomik dar boğazlardan geçiyor, hem ithalatta hem ihracatta kabus dolu günler yaşıyoruz. Bu bağlamda ülkenin panoromik durumunu değerlendirdiğimizde çok da iç açıcı bir manzara çıkmıyor karşımıza :(
Hepimiz ülkenin ekonomik durumundan şikayet ediyor, her gün ekonomist gibi dolar kuru, altın piyasası takip ediyoruz. Buna karşılık hem hiç bir şeyin elimizden gelmediğinden yakınıyoruz, birbirimizi moral olarak kötü etkiliyoruz hem de ümitsizlik batağına saplanıyoruz. Böyle günlerde savaş günlerinde kitap okuyan, eğitim için projeler düşünen, sanat için kafasını yoran Mustafa Kemal ATATÜRK geliyor aklıma ve diyorum :"yapılabilecek bir şeyler mutlaka olmalı". evet yapılabilecek bir şeyler var. ufak tefek de olsa elimizden ne gelirse. bunun en başında kaynaklarımızı korumamız geliyor.

Şöyle bir hesap yapalım:
Havada bulunan oksijenin %21 oksijenin, %56'sını ağaçlar üretir.
*40 kişinin 1 saatte ürettiği karbondioksiti, 1 yetişkin çam ağacı 1 saatte oksijene dönüştürür.
*1 ha çam ormanı 36,4 ton tozu süzer.
*1 ha çam ormanı yılda 30 ton oksijen üretir. (Ege Orman Vakfı)
Bunun yanı sıra ağaç kökleri torağı tuttuğu için erozyon ve toprak kaymasını önler. ağaçlar aynı zamanda su varlığı için de önemlidir.
Hepimizin kulağına çalınmıştır artık şu cümle: 1 ton kağıt için 17 ağaç kesilmesi gerekir. bu hesaba göre sadece 1 ton kağıt için 17 ağacın kesilmesi durumunda doğada bulunan 17 tane doğal filtreyi yok etmiş oluyoruz! buradan konuyu küresel ısınmaya bağlamak hiç de zor olmasa gerek!
1 ton kağıt üretmek için sadece ağaca mı ihtiyacımız var? Hayır tabi ki harcanacak suya ne demeli: 1 ton kağıt için 4.4 ton su ve 7600 kw elektrik harcanır :( .
tanıtım için bastırılan ve her yerde uçuşan bu kağıtlar içinse bir de boya ve kimyasal tüketimi giriyor işin içine.
bunun yanı sıra itibarınız sadece ayaklar altında değil! Şimdi aşağıdaki resimlere bir bakın:

https://www.suhakki.org/2017/03/dosya-denizlerde-plastik-kirliligi/

Aldığımız ürünler için bolca verdiğiniz poşetler rüzgarla, suyla insanlar yoluyla bir şekilde denizlere ulaşıyor, deniz canlıları için tehdit oluşturuyor, toprağa karışıyor(karışamıyor!), yok olmuyor(en azından biz yaşarken). Resme bir de bu açıdan baktığımızda aslında yapılabilecek çok şey var. Her bir market zincirinde çevreci bakış açısını oturtabilirsek ülkemizin doğal kaynaklarının korunması için önemli bir adım atılmış olur. Nacizane bir kaç öneride bulunabilirim. Mesela marketleriniz için bastıracağınız plastik poşetlerin %20'si( yada daha fazlası maliyet analizi yapılabilir) ve bastıracağınız tüm kampanya broşürleriniz yerine bez alışveriş torbaları yaptırıp(tanıtımlarınızı bu torbalar üzerine yaptırmanız hoş olabilir) 1 kereye mahsus müşterilerinize alışverişlerinde ücretsiz verebilirsiniz. Kasiyerlerinize bu konuda eğitim verip, poşet dağıtımını azaltabilirsiniz. Bu tarz çevreci yaklaşımlar firmalar için önemli bir prestij kaynağıdır. Çevreciliğin bu yönünü kullanabilirsiniz.
Bunun dışında market zincirlerinizde çevreci kampanyalar yapabilirsiniz.(atık yağ toplama kabı bulundurma gibi).finanse edebilecek bütçeniz varsa teşvikli çevre kampanyaları yapabilirsiniz.
Artık tek başımıza değil hep birlikte bir şeyler yapmamız gerekir. Umarım bu yazdıklarım uzay boşluğunda kaybolup gitmez ve memleket için hayırlı bir işe vesile olur.
Bir Kızılderili atasözüyle bitireyim: " Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak."...

avatar of the starter
şadiye okurKampanyayı Başlatan Kişi
Bu kampanya 62 destekçiye ulaştı

Kampanya metni

İTİBARINIZ AYAKLAR ALTINDA!

Reklam yapmak için bastırdığınız, çalışanlarınızın yollarda ellerimize tutuşturduğu, apartmanların kapılarına astığınız, yollara attığınız tanıtım broşürleriniz ayaklar altında. 2 konu var bahsetmek istediğim:
1. can güvenliği: gayet güzel, kuşe kağıda baskı, janjanlı bu broşürler adım attığımız her yerde varlar. Kuşe kağıdın bu janjanlı yüzü bazen kayıp düşme riski yaratabilmekte. Belki bu size komik gelebilir. O yüzden bu konuyu kısa kesiyorum. Asıl konumuza gelelim. Doğal kaynaklarımızın hızla tükendiği, yeşil alanlarımızın gitgide azaldığı, enerji alanında farklı arayışlara yönelmek zorunda olduğumuz bir çağdan geçiyoruz. Ülke olarak da ekonomik dar boğazlardan geçiyor, hem ithalatta hem ihracatta kabus dolu günler yaşıyoruz. Bu bağlamda ülkenin panoromik durumunu değerlendirdiğimizde çok da iç açıcı bir manzara çıkmıyor karşımıza :(
Hepimiz ülkenin ekonomik durumundan şikayet ediyor, her gün ekonomist gibi dolar kuru, altın piyasası takip ediyoruz. Buna karşılık hem hiç bir şeyin elimizden gelmediğinden yakınıyoruz, birbirimizi moral olarak kötü etkiliyoruz hem de ümitsizlik batağına saplanıyoruz. Böyle günlerde savaş günlerinde kitap okuyan, eğitim için projeler düşünen, sanat için kafasını yoran Mustafa Kemal ATATÜRK geliyor aklıma ve diyorum :"yapılabilecek bir şeyler mutlaka olmalı". evet yapılabilecek bir şeyler var. ufak tefek de olsa elimizden ne gelirse. bunun en başında kaynaklarımızı korumamız geliyor.

Şöyle bir hesap yapalım:
Havada bulunan oksijenin %21 oksijenin, %56'sını ağaçlar üretir.
*40 kişinin 1 saatte ürettiği karbondioksiti, 1 yetişkin çam ağacı 1 saatte oksijene dönüştürür.
*1 ha çam ormanı 36,4 ton tozu süzer.
*1 ha çam ormanı yılda 30 ton oksijen üretir. (Ege Orman Vakfı)
Bunun yanı sıra ağaç kökleri torağı tuttuğu için erozyon ve toprak kaymasını önler. ağaçlar aynı zamanda su varlığı için de önemlidir.
Hepimizin kulağına çalınmıştır artık şu cümle: 1 ton kağıt için 17 ağaç kesilmesi gerekir. bu hesaba göre sadece 1 ton kağıt için 17 ağacın kesilmesi durumunda doğada bulunan 17 tane doğal filtreyi yok etmiş oluyoruz! buradan konuyu küresel ısınmaya bağlamak hiç de zor olmasa gerek!
1 ton kağıt üretmek için sadece ağaca mı ihtiyacımız var? Hayır tabi ki harcanacak suya ne demeli: 1 ton kağıt için 4.4 ton su ve 7600 kw elektrik harcanır :( .
tanıtım için bastırılan ve her yerde uçuşan bu kağıtlar içinse bir de boya ve kimyasal tüketimi giriyor işin içine.
bunun yanı sıra itibarınız sadece ayaklar altında değil! Şimdi aşağıdaki resimlere bir bakın:

https://www.suhakki.org/2017/03/dosya-denizlerde-plastik-kirliligi/

Aldığımız ürünler için bolca verdiğiniz poşetler rüzgarla, suyla insanlar yoluyla bir şekilde denizlere ulaşıyor, deniz canlıları için tehdit oluşturuyor, toprağa karışıyor(karışamıyor!), yok olmuyor(en azından biz yaşarken). Resme bir de bu açıdan baktığımızda aslında yapılabilecek çok şey var. Her bir market zincirinde çevreci bakış açısını oturtabilirsek ülkemizin doğal kaynaklarının korunması için önemli bir adım atılmış olur. Nacizane bir kaç öneride bulunabilirim. Mesela marketleriniz için bastıracağınız plastik poşetlerin %20'si( yada daha fazlası maliyet analizi yapılabilir) ve bastıracağınız tüm kampanya broşürleriniz yerine bez alışveriş torbaları yaptırıp(tanıtımlarınızı bu torbalar üzerine yaptırmanız hoş olabilir) 1 kereye mahsus müşterilerinize alışverişlerinde ücretsiz verebilirsiniz. Kasiyerlerinize bu konuda eğitim verip, poşet dağıtımını azaltabilirsiniz. Bu tarz çevreci yaklaşımlar firmalar için önemli bir prestij kaynağıdır. Çevreciliğin bu yönünü kullanabilirsiniz.
Bunun dışında market zincirlerinizde çevreci kampanyalar yapabilirsiniz.(atık yağ toplama kabı bulundurma gibi).finanse edebilecek bütçeniz varsa teşvikli çevre kampanyaları yapabilirsiniz.
Artık tek başımıza değil hep birlikte bir şeyler yapmamız gerekir. Umarım bu yazdıklarım uzay boşluğunda kaybolup gitmez ve memleket için hayırlı bir işe vesile olur.
Bir Kızılderili atasözüyle bitireyim: " Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak."...

avatar of the starter
şadiye okurKampanyayı Başlatan Kişi

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 18 Ağustos 2018 tarihinde başlatıldı