TRAVMATİZE EDEN VE HER TÜRLÜ ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREN SAHNELERE ARTIK SON VERİLSİN!


TRAVMATİZE EDEN VE HER TÜRLÜ ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREN SAHNELERE ARTIK SON VERİLSİN!
Kampanya metni
Şu sıralar televizyonda birden fazla kanalda Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu’na ait kitaplardan uyarlanan ve ‘Gerçek Hayattan Hikayeler’ başlığı altında yayınlanan diziler var. Peki, toplumsal olarak bu kadar zor bir dönemden geçerken, televizyonda kanalı her değiştirdiğimizde karşımıza dram dolu farklı bir travmatik hikayenin çıkması bizi nasıl etkiliyor olabilir? Ya da geçmişte veya şuan bu tür olaylar yaşayan kişiler bu sahneleri izlediğinde nasıl hissediyordur?
“Travma, bir bireyin fiziksel veya duygusal olarak zararlı veya tehdit edici olarak deneyimlediği ve bireyin fiziksel, sosyal, duygusal işlevselliğini veya ruhsal açıdan iyi hissetmesini olumsuz etkileyen bir olay, olaylar silsilesi veya bir dizi koşuldan kaynaklanır.”. Bu tür olayları doğrudan yaşamak travmaya sebep olabildiği gibi, maruz kalmak da travmaya sebep olabilmektedir. Geçmişte yaşadığımız travmalar çok yıkıcı etkilere sahiptir ve kuşaklar arası aktarılabilir. Yani; biz hiç travma yaşamamış olduğumuzu düşünsek de, aslında bedenimizde bir çok farklı travmanın etkisini taşıyor olabiliriz. Özellikle ülkemizde, çoğu kadının bir taciz hikayesi var. Televizyonda yayınlanan bu dizilerle; her türlü şiddete, ataerkil aile yapısına ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz bırakılıyoruz. Bu uyaranlara bu kadar fazla maruz kalmak bizi travmatize edebilir ve ruh sağlığımızı korumamızı zorlaştırabilir. Geçmişte benzer olaylar yaşamış kişiler, bu dizileri izlerken tetiklenebilir ve bu sahneler onlar için dayanılmaz olup kendine zarar vermeye kadar gidebilir. Bu yüzden bence bu tür travmatik hikayelerin bu kadar göz önünde olması, toplumumuzun ruhsal iyilik hali için bir tehdit niteliğindedir.
Bir diğer yandan; kitle iletişim araçları ve sosyal medyada gördüğümüz karakterler, hitap ettikleri toplumda yaşayan bireyler için rol model olabilir. Özellikle televizyon, toplumumuzda oldukça popüler ve ulaşılabilir bir kitle iletişim aracıdır. Toplumumuzda dizilerde izlediği karakterleri rol model alan, onlar gibi davranan, konuşan ve ilişki kuran birçok birey bulunmaktadır. Dizilerde izlediğimiz bu sahneler, bu kişiler için kötü örnek olup, kadına yönelik şiddeti, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, toplumsal cinsiyet rollerini ve ataerkilliği normalize edebilir.
Özetle, daha da geç olmadan, BU DİZİLERDE BULUNAN SAHNELER VE KARAKTERLER KONTROL ALTINA ALINMALIDIR! 2021 yılında televizyonu açtığımızda sevgilisi tarafından zorla kaçırılan ve psikolojik şiddete maruz kalan bir kadın, bekaret kontrolü sahnesi, bir erkeğe dokunduğu için kardeşini okul eşyalarıyla birlikte zorla küvete sokan ve yıkayan bir abla görmek, izleyenlerin ruhsal açıdan iyi hissetmesini olumsuz yönde etkileyebilir! Bu ve benzeri sahneler, RTÜK Yayın İlkeleri Rehberi’nde bulunan; insan onuru ve yaşama hakkı, şiddet, müstehcenlik ve ayrımcılık ilkelerine aykırıdır. Bu sahnelere RTÜK tarafından gerekli idari yaptırım uygulanmalıdır!
SİZ DE TELEVİZYONDA SÜREKLİ MARUZ KALDIĞIMIZ TRAVMATİZE EDEBİLECEK VE HER TÜRLÜ ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREBİLECEK SAHNELERE SON VERİLSİN İSTİYORSANIZ, BU KAMPANYAYI İMZALAYARAK BANA DESTEK OLABİLİRSİNİZ!

Kampanya metni
Şu sıralar televizyonda birden fazla kanalda Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu’na ait kitaplardan uyarlanan ve ‘Gerçek Hayattan Hikayeler’ başlığı altında yayınlanan diziler var. Peki, toplumsal olarak bu kadar zor bir dönemden geçerken, televizyonda kanalı her değiştirdiğimizde karşımıza dram dolu farklı bir travmatik hikayenin çıkması bizi nasıl etkiliyor olabilir? Ya da geçmişte veya şuan bu tür olaylar yaşayan kişiler bu sahneleri izlediğinde nasıl hissediyordur?
“Travma, bir bireyin fiziksel veya duygusal olarak zararlı veya tehdit edici olarak deneyimlediği ve bireyin fiziksel, sosyal, duygusal işlevselliğini veya ruhsal açıdan iyi hissetmesini olumsuz etkileyen bir olay, olaylar silsilesi veya bir dizi koşuldan kaynaklanır.”. Bu tür olayları doğrudan yaşamak travmaya sebep olabildiği gibi, maruz kalmak da travmaya sebep olabilmektedir. Geçmişte yaşadığımız travmalar çok yıkıcı etkilere sahiptir ve kuşaklar arası aktarılabilir. Yani; biz hiç travma yaşamamış olduğumuzu düşünsek de, aslında bedenimizde bir çok farklı travmanın etkisini taşıyor olabiliriz. Özellikle ülkemizde, çoğu kadının bir taciz hikayesi var. Televizyonda yayınlanan bu dizilerle; her türlü şiddete, ataerkil aile yapısına ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz bırakılıyoruz. Bu uyaranlara bu kadar fazla maruz kalmak bizi travmatize edebilir ve ruh sağlığımızı korumamızı zorlaştırabilir. Geçmişte benzer olaylar yaşamış kişiler, bu dizileri izlerken tetiklenebilir ve bu sahneler onlar için dayanılmaz olup kendine zarar vermeye kadar gidebilir. Bu yüzden bence bu tür travmatik hikayelerin bu kadar göz önünde olması, toplumumuzun ruhsal iyilik hali için bir tehdit niteliğindedir.
Bir diğer yandan; kitle iletişim araçları ve sosyal medyada gördüğümüz karakterler, hitap ettikleri toplumda yaşayan bireyler için rol model olabilir. Özellikle televizyon, toplumumuzda oldukça popüler ve ulaşılabilir bir kitle iletişim aracıdır. Toplumumuzda dizilerde izlediği karakterleri rol model alan, onlar gibi davranan, konuşan ve ilişki kuran birçok birey bulunmaktadır. Dizilerde izlediğimiz bu sahneler, bu kişiler için kötü örnek olup, kadına yönelik şiddeti, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, toplumsal cinsiyet rollerini ve ataerkilliği normalize edebilir.
Özetle, daha da geç olmadan, BU DİZİLERDE BULUNAN SAHNELER VE KARAKTERLER KONTROL ALTINA ALINMALIDIR! 2021 yılında televizyonu açtığımızda sevgilisi tarafından zorla kaçırılan ve psikolojik şiddete maruz kalan bir kadın, bekaret kontrolü sahnesi, bir erkeğe dokunduğu için kardeşini okul eşyalarıyla birlikte zorla küvete sokan ve yıkayan bir abla görmek, izleyenlerin ruhsal açıdan iyi hissetmesini olumsuz yönde etkileyebilir! Bu ve benzeri sahneler, RTÜK Yayın İlkeleri Rehberi’nde bulunan; insan onuru ve yaşama hakkı, şiddet, müstehcenlik ve ayrımcılık ilkelerine aykırıdır. Bu sahnelere RTÜK tarafından gerekli idari yaptırım uygulanmalıdır!
SİZ DE TELEVİZYONDA SÜREKLİ MARUZ KALDIĞIMIZ TRAVMATİZE EDEBİLECEK VE HER TÜRLÜ ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREBİLECEK SAHNELERE SON VERİLSİN İSTİYORSANIZ, BU KAMPANYAYI İMZALAYARAK BANA DESTEK OLABİLİRSİNİZ!

Doğrulanmış başarı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 23 Nisan 2021 tarihinde başlatıldı