REGL İZNİ HER KADININ HAKKIDIR


REGL İZNİ HER KADININ HAKKIDIR
Kampanya metni
Bu kampanya çalışan kadınların talep ettikleri takdirde 1-2 gün regl izni alabilmesinin ve bu durumun maaşlarına yansımamasının sağlanmasını amaçlamaktadır.
Biz kadınlar hayatımızın her ayı regl oluyoruz. Normalleştirilmesi gereken şey regl olmaktır fakat toplum regl ağrısını normalleştirmiş durumda. Birçok kadın regl dönemindeyken bize çeşitli platformlarda lanse edildiği gibi sancısız, aktif, hareketli ve enerjik olamıyor. Aksine birçoğumuz bu dönemi çok ağrılı ve zorlu bir şekilde geçiriyoruz.
Regl ağrısı zamanla alışmak zorunda olduğumuz ve bu ağrıyı çekerken sanki hiçbir şey hissetmiyormuşuz, canımız acımıyormuş gibi davranmamız gereken bir durum değildir. Regl olmak normaldir ama regl ağrısı normal değildir.
Kadınların yarısından fazlası "dismenora" yani regl sancısı durumundan yakınıyor. Bu duruma ek olarak baş ağrısı, baygınlık, bulantı, kusma gibi durumlar da regl sancısıyla birlikte söz konusu olabiliyor.
Bu kampanya çalışan kadınlara talep ettikleri zaman ayda 1 gün olmak üzere regl izni verilmesi ve bu durumun yapılan iş sözleşmelerinde kadınlara teklif edilen maaşın etkilenmemesini amaçlıyor. Bu kampanyanın başarıya ulaşması sonucu ortaya çıkabilecek durumlardan olumsuz olanlar da var. Ekonomik açıdan erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olmayan kadınların izin günleri sebebiyle daha az işe alınması ve daha az ücretler teklif edilmesi gibi. Bu yüzden kampanyanın amaçlarından biri izin günlerinin maaş durumuna yansımaması.
Kadınların ekonomik olarak sırf regl oldukları için arka planda tutulması ve ayrımcılığa maruz bırakılması bir insan hakları ihlalidir.
Son olarak bu kampanyanın alacağını düşündüğüm ''Ama bu ayrımcılıktır, cinsiyetçiliktir.'' gibi negatif tepkilere şunu söylemek istiyorum;
''Ataerkil toplumun, yüzyıllar boyunca kadınları kısıtlayarak ve kadınların haklarını ellerinden alarak cinsiyet eşitsizliğini normalleştirmesine sessiz kalan insanoğlunun, 21. yüzyılda regl tabusunun kırılmaya başlaması ile kadınlara verilen hakları ve yapılan pozitif ayrımcılığı cinsiyetçilik olarak nitelendirmesi ataerkil sistemin kadınlar üzerinde oluşturduğu önyargıyı ve baskıyı kanıtlar niteliktedir.''
7.320
Kampanya metni
Bu kampanya çalışan kadınların talep ettikleri takdirde 1-2 gün regl izni alabilmesinin ve bu durumun maaşlarına yansımamasının sağlanmasını amaçlamaktadır.
Biz kadınlar hayatımızın her ayı regl oluyoruz. Normalleştirilmesi gereken şey regl olmaktır fakat toplum regl ağrısını normalleştirmiş durumda. Birçok kadın regl dönemindeyken bize çeşitli platformlarda lanse edildiği gibi sancısız, aktif, hareketli ve enerjik olamıyor. Aksine birçoğumuz bu dönemi çok ağrılı ve zorlu bir şekilde geçiriyoruz.
Regl ağrısı zamanla alışmak zorunda olduğumuz ve bu ağrıyı çekerken sanki hiçbir şey hissetmiyormuşuz, canımız acımıyormuş gibi davranmamız gereken bir durum değildir. Regl olmak normaldir ama regl ağrısı normal değildir.
Kadınların yarısından fazlası "dismenora" yani regl sancısı durumundan yakınıyor. Bu duruma ek olarak baş ağrısı, baygınlık, bulantı, kusma gibi durumlar da regl sancısıyla birlikte söz konusu olabiliyor.
Bu kampanya çalışan kadınlara talep ettikleri zaman ayda 1 gün olmak üzere regl izni verilmesi ve bu durumun yapılan iş sözleşmelerinde kadınlara teklif edilen maaşın etkilenmemesini amaçlıyor. Bu kampanyanın başarıya ulaşması sonucu ortaya çıkabilecek durumlardan olumsuz olanlar da var. Ekonomik açıdan erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olmayan kadınların izin günleri sebebiyle daha az işe alınması ve daha az ücretler teklif edilmesi gibi. Bu yüzden kampanyanın amaçlarından biri izin günlerinin maaş durumuna yansımaması.
Kadınların ekonomik olarak sırf regl oldukları için arka planda tutulması ve ayrımcılığa maruz bırakılması bir insan hakları ihlalidir.
Son olarak bu kampanyanın alacağını düşündüğüm ''Ama bu ayrımcılıktır, cinsiyetçiliktir.'' gibi negatif tepkilere şunu söylemek istiyorum;
''Ataerkil toplumun, yüzyıllar boyunca kadınları kısıtlayarak ve kadınların haklarını ellerinden alarak cinsiyet eşitsizliğini normalleştirmesine sessiz kalan insanoğlunun, 21. yüzyılda regl tabusunun kırılmaya başlaması ile kadınlara verilen hakları ve yapılan pozitif ayrımcılığı cinsiyetçilik olarak nitelendirmesi ataerkil sistemin kadınlar üzerinde oluşturduğu önyargıyı ve baskıyı kanıtlar niteliktedir.''
7.320
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 3 Ekim 2022 tarihinde başlatıldı