NURİYE GÜLMEN'E VERİLEN 10 YILLIK CEZA BOZULSUN! NURİYE GÜLMEN TAHLİYE EDİLSİN!


NURİYE GÜLMEN'E VERİLEN 10 YILLIK CEZA BOZULSUN! NURİYE GÜLMEN TAHLİYE EDİLSİN!
Kampanya metni
OHAL karanlığını yırtıp atan direnişiyle hepimizin umudu, gururu, kızı, öğretmeni, arkadaşı olmuştur Nuriye Gülmen.
9 Kasım 2016’da Ankara İnsan Hakları Anıtı önünde “Açığa Alındım. İşimi İstiyorum” yazılı döviziyle direnişe başladığında tanıdınız O’nu. Direniş alanından defalarca kez gözaltına alındı. Her gözaltından sonra yeniden yeniden direniş alanına koştu. Direniş büyüdü, her geçen gün daha fazla
sahiplenildi, alandaki direnişçilerin sayısı arttı. 11 Mart 2017’de, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Semih Öğretmen’le birlikte açlık grevine başladı.
Talepleri öyle haklı, AKP’nin OHAL’ine karşı direniş öyle güçlüydü ki; tüm dünyada duyuldu sesleri. Çıktıkları alanda, her gün yüzlerce kişiyle birliktelerdi, Yüksel Caddesi bir direniş mevzisiydi artık. Tüm dünyada teşhir olan AKP, halkın direnişte kenetlenen yumruklarından, Yüksel Direnişi’nin yarattığı umut ve direnme ruhundan korktu. Bu nedenle “terör”
demagojileri eşliğinde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı 23 Mayıs’ta tutukladı. Nuriye ve Semih hapishanede açlık grevini sürdürürken, Yüksel
Caddesi’nde de yeni direnişçiler çıkıyordu alana. Hapishane ile dışarısı birleşmişti. Ülkenin ve Avrupa’nın dört bir yanında Nuriye ve Semih’in
özgürlüğü için eylemler yapılıyordu. Nuriye, 1 Aralık’ta tahliye edildi ve 26 Ocak tarihine kadar açlık grevi direnişini dışarıda sürdürdü. Bu ülkede bir akademisyen işi, ekmeği ve onuru için 324 gün açlık grevi yaptı!
Açlık grevinin devam ettiği 324 günlük süre boyunca, İHRAÇ İÇERİKLİ TEK BİR KHK çıkarılamamış, tek bir kamu emekçisi ihraç edilememişti.
Nuriye Gülmen yalnızca kendisi için direnmedi. Nerede bir adaletsizlik görse oraya koştu, evlatları katledilen annelerle mahkeme salonlarında, hak arayanlarla direniş alanlarındaydı.
AKP’nin emrindeki polisler, savcılar, hâkimler el birliğiyle Yüksel Direnişi’ni mahkûm etmek, direnmeyi suç haline getirmek için bir kez daha saldırdılar Nuriye Gülmen’e.
12 Ağustos 2020 tarihinde bir kez daha tutukladılar Nuriye Gülmen’i. Tutuklanmasına gerekçe olacak hiçbir hukuki dayanak, delil yoktu. Bu yüzden SAHTE delil yarattılar. Nuriye Gülmen tutuklandıktan iki ay sonra İdil Kültür Merkezi’nde bir SD kart bulduklarını ve bu SD kartta adının geçtiğini iddia ettiler. Bu SD kartın;
1)İmaj raporu tarihi, delil sayılan SD kartın bulunmasından 1 gün öncedir. Yani daha materyal bulunmadan raporu hazırlanmıştır.
İMAJ RAPORU SAHTEDİR.
2)SD kartın HASH değeri yoktur. Yani incelenmeden önce kopyası alınmamıştır. DELİL SAHTEDİR. ASLINDA BÖYLE BİR DİJİTAL
MATERYAL YOKTUR. İşte bu olmayan “delil” ile Nuriye Gülmen’e 28. Ağır
Ceza Mahkemesi tarafından 10 yıl hapis cezası verildi. Ceza, İstinaf Mahkemesi’nde onaylanarak Yargıtay’a gönderildi.
Yargıtay’da cezayı onarsa, Nuriye Gülmen ömrünün 10 yılını dört duvar arasında geçirecek.
BÖYLE BİR ADALETSİZLİĞİ KABULLENECEK MİYİZ?
SORALIM KENDİMİZE 10 YIL HAPİS CEZASI VERİLMESİNİ GEREKTİRECEK NE YAPTI NURİYE GÜLMEN?
Adaletsizliklere karşı direnmeliyiz; çünkü kazanmanın tek yolu direnmektir. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyenler, sıranın kendisine gelmesini bekliyor demektir. Asla beklemeyeceğiz, başımızı kurbanlık koyun gibi faşizme uzatmayacağız!
Biz halkız! Birleştiğimizde, bir araya geldiğimizde, karşımızda hiçbir gücün duramayacağını Haziran Ayaklanması’nda, Yüksel Caddesi’nde gördük, yaşadık. Şimdi daha gür sesle haykırmaya, daha çok bir araya gelmeye ihtiyacımız var. Nuriye Gülmen’in taş duvarlar arasından haykırdığı haklılığını, dışarıya taşıma sorumluluğumuz var!
NURİYE GÜLMEN’E SAHTE DELİLLE VERİLEN 10 YILLIK CEZA BOZULSUN!
NURİYE GÜLMEN’E ÖZGÜRLÜK!
83
Kampanya metni
OHAL karanlığını yırtıp atan direnişiyle hepimizin umudu, gururu, kızı, öğretmeni, arkadaşı olmuştur Nuriye Gülmen.
9 Kasım 2016’da Ankara İnsan Hakları Anıtı önünde “Açığa Alındım. İşimi İstiyorum” yazılı döviziyle direnişe başladığında tanıdınız O’nu. Direniş alanından defalarca kez gözaltına alındı. Her gözaltından sonra yeniden yeniden direniş alanına koştu. Direniş büyüdü, her geçen gün daha fazla
sahiplenildi, alandaki direnişçilerin sayısı arttı. 11 Mart 2017’de, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Semih Öğretmen’le birlikte açlık grevine başladı.
Talepleri öyle haklı, AKP’nin OHAL’ine karşı direniş öyle güçlüydü ki; tüm dünyada duyuldu sesleri. Çıktıkları alanda, her gün yüzlerce kişiyle birliktelerdi, Yüksel Caddesi bir direniş mevzisiydi artık. Tüm dünyada teşhir olan AKP, halkın direnişte kenetlenen yumruklarından, Yüksel Direnişi’nin yarattığı umut ve direnme ruhundan korktu. Bu nedenle “terör”
demagojileri eşliğinde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı 23 Mayıs’ta tutukladı. Nuriye ve Semih hapishanede açlık grevini sürdürürken, Yüksel
Caddesi’nde de yeni direnişçiler çıkıyordu alana. Hapishane ile dışarısı birleşmişti. Ülkenin ve Avrupa’nın dört bir yanında Nuriye ve Semih’in
özgürlüğü için eylemler yapılıyordu. Nuriye, 1 Aralık’ta tahliye edildi ve 26 Ocak tarihine kadar açlık grevi direnişini dışarıda sürdürdü. Bu ülkede bir akademisyen işi, ekmeği ve onuru için 324 gün açlık grevi yaptı!
Açlık grevinin devam ettiği 324 günlük süre boyunca, İHRAÇ İÇERİKLİ TEK BİR KHK çıkarılamamış, tek bir kamu emekçisi ihraç edilememişti.
Nuriye Gülmen yalnızca kendisi için direnmedi. Nerede bir adaletsizlik görse oraya koştu, evlatları katledilen annelerle mahkeme salonlarında, hak arayanlarla direniş alanlarındaydı.
AKP’nin emrindeki polisler, savcılar, hâkimler el birliğiyle Yüksel Direnişi’ni mahkûm etmek, direnmeyi suç haline getirmek için bir kez daha saldırdılar Nuriye Gülmen’e.
12 Ağustos 2020 tarihinde bir kez daha tutukladılar Nuriye Gülmen’i. Tutuklanmasına gerekçe olacak hiçbir hukuki dayanak, delil yoktu. Bu yüzden SAHTE delil yarattılar. Nuriye Gülmen tutuklandıktan iki ay sonra İdil Kültür Merkezi’nde bir SD kart bulduklarını ve bu SD kartta adının geçtiğini iddia ettiler. Bu SD kartın;
1)İmaj raporu tarihi, delil sayılan SD kartın bulunmasından 1 gün öncedir. Yani daha materyal bulunmadan raporu hazırlanmıştır.
İMAJ RAPORU SAHTEDİR.
2)SD kartın HASH değeri yoktur. Yani incelenmeden önce kopyası alınmamıştır. DELİL SAHTEDİR. ASLINDA BÖYLE BİR DİJİTAL
MATERYAL YOKTUR. İşte bu olmayan “delil” ile Nuriye Gülmen’e 28. Ağır
Ceza Mahkemesi tarafından 10 yıl hapis cezası verildi. Ceza, İstinaf Mahkemesi’nde onaylanarak Yargıtay’a gönderildi.
Yargıtay’da cezayı onarsa, Nuriye Gülmen ömrünün 10 yılını dört duvar arasında geçirecek.
BÖYLE BİR ADALETSİZLİĞİ KABULLENECEK MİYİZ?
SORALIM KENDİMİZE 10 YIL HAPİS CEZASI VERİLMESİNİ GEREKTİRECEK NE YAPTI NURİYE GÜLMEN?
Adaletsizliklere karşı direnmeliyiz; çünkü kazanmanın tek yolu direnmektir. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyenler, sıranın kendisine gelmesini bekliyor demektir. Asla beklemeyeceğiz, başımızı kurbanlık koyun gibi faşizme uzatmayacağız!
Biz halkız! Birleştiğimizde, bir araya geldiğimizde, karşımızda hiçbir gücün duramayacağını Haziran Ayaklanması’nda, Yüksel Caddesi’nde gördük, yaşadık. Şimdi daha gür sesle haykırmaya, daha çok bir araya gelmeye ihtiyacımız var. Nuriye Gülmen’in taş duvarlar arasından haykırdığı haklılığını, dışarıya taşıma sorumluluğumuz var!
NURİYE GÜLMEN’E SAHTE DELİLLE VERİLEN 10 YILLIK CEZA BOZULSUN!
NURİYE GÜLMEN’E ÖZGÜRLÜK!
83
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 1 Ağustos 2024 tarihinde başlatıldı