

"Nalan Bayar için adalet istiyoruz" çünkü ailenin cezasız kalmamasını istiyoruz


"Nalan Bayar için adalet istiyoruz" çünkü ailenin cezasız kalmamasını istiyoruz
Kampanya metni
EŞCİNSEL OLDUĞU İÇİN AİLE BASKISI GÖREN NALAN BAYAR YAŞAMINA SON VERDİ
“Bu bir intihar değil, toplumsal bir cinayettir ve faili bellidir”
Eşcinsel olduğu için sistematik olarak aile baskısına ve tehditlere maruz bırakılan ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi Nalan Bayar, yaşamına son verdi. “Bu bir intihar değil, toplumsal bir cinayettir ve faili bellidir”
Cinsel yöneliminden dolayı ailesi ve sosyal çevresi tarafından sistematik baskı ve tehdide maruz bırakılan ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi Nalan Bayar, bu sebepten ötürü üniversite eğitimi için Almanya’ya gitmişti. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu olan Nalan, eşcinsel bir kadın olduğu için maruz bırakıldığı nefret sonucu intihara sürüklenerek, 29 Ağustos 2016 sabahı yaşamına son verdi.
Nalan’ın ardından bir açıklama yayımlayan arkadaşları ve 7 Renk Mersin LGBT, Nalan’ın yaşamına son vermesinin bir intihar değil, toplumsal bir cinayet olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Yine bir cinayet gözümüzün önünde işlendi, çabaladık ama engel olamadık. Cinsel yöneliminden dolayı yaşadığı aile baskısı ve tehditlerinden kurtulmak için Almanya’ya üniversite eğitimi için giden Nalan Bayar arkadaşımız dün sabah hayatına son verdi. Bu bir intihar değil toplumsal bir cinayettir ve faili bellidir. Bu bir suç duyurusudur ama aynı karanlığı üreten devlet mekanizmalarına değil insanlığın vicdanınadır. Nalan da artık bu karanlığın körelttiği vicdandan umudunu kestiği için intihar etti. Umut olamadık, ışık olamadık.
“Ailesi tarafından, ‘okumaya giden ama başaramayıp bunalıma girip intihar eden’ biri olarak yansıtılıp sessiz sedasız gömülecek. Nalan Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi idi. Kendini sokak hayvanlarına adamış bir insandı. Nalan ve cinsel yönelimi bahane edilerek ötekileştirilmenin dayanılmaz ağırlığı altında verdiği mücadele bir çırpıda yitip gidecek. Katilleri katil olduğunun farkında bile olmadan yaşayıp ölecek. Ve biz böyle sessiz kaldıkça, çoğalamadıkça, her gün cinayetler işlenecek.
“Sessiz kalmayıp her türlü toplumsal soruna çözüm arayanları bekleyenler ise cezaevleri, sürgünler, siyasi cinayetler, bunlar da kesmezse bodrumlarda diri diri yakılmalar olmaya devam edecek. Daha ne kadar böyle birikecek ve ok yaydan fırlayacak bilinmez ama bilinen şu ki, içimizde kalan insanlık kırıntıları da dahil olmak üzere her gün ölüyoruz. Duyuralım, ses olalım, Nalan’ın ölümü intihar değil, cinayettir.”
Bu suça sen de ortak olma!
Susmak yerine her duyarlı insan gibi bu kampanyaya katıl!
İmza vererek bu toplumun bir kez daha cinayet işlemesine engel ol!
Nalan Bayar'ın kendi kaleminden Almanya'ya gidişi ve orada kalma sürecini anlattığı satırları ise şöyle:
İkamet olarak İstanbul'danım (1993'te üniversiteyi okumak için Ankara'dan gitmiştim ve sonrasında genelde orada yaşadım). 1970 Eylül doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezunum. 15 yıllık (Türkiye ve yurtdışı) iş tecrübem var. 2011 Üniversite afları sırasında, Boğaziçi öncesi okumuş olduğum ODTÜ Makina Mühendisliği'ndeki kaydım sayesinde; Şubat 2012/Şubat 2013 yılında Almanya'ya öğrenci vizesi ile gelmiştim. Kendi olanaklarımla Leibniz Universitesi'nden şartlı kabul almış ve bir yılda B2 seviyesini tamamlayarak Almanca öğrenmiştim. Daha sonra, vizemin bitmesiyle Türkiye'ye dönmüştüm.
Mart 2013'te, kız kardeşlerime tüm iyi niyetimle ciddi ilişki yaşadığım kız arkadaşımdan bahsettim, OUT OLDUM ve tam bir linç tehlikesiyle karşılaştım. Ablam Nazan Yardım, Hacettepe'den hali hazır yardımcı doçentlik almış ve de AKP Hükümeti süresince Sağlık Bakanlığı Müsteşar Danışmanı bir doktor olmasına karşılık gerçek bir homofobiktir. Beni eşcinsel olduğum için defalarca ölümle ve hayatımı bitirmekle tehdit etmiştir. Durumumu öğretmen olan diğer kız kardeşime de anlatmıştı, onun ve eşi tarafından da tehdit edildim, dışlandım, sapık ve ruh hastası birisi olduğuma dair hakaretler işittim. Zaman içerisinde kaygı bozukluğu ve psikolojik depresyon yaşadım, intihar düşünceleriyle boğuştum, İstanbul'da psikiyatrist Dr. E.Ş.'ye tedavi oldum. O süreçte, doktor kontrolüyle 2 yıl ilaç tedavisi gördüm. Aile bireyleri benimle görüşmediler, yalnız bırakıldım. Tedavim devam ederken ablamdan eşcinsel olduğumu öğrenen erkek kardeşim Savaş Bayar tarafından Temmuz 2014'te darp edildim. Hacettepe hastanesi acilde tedavi edildim (bu konuda raporum mevcuttur). Ölüm noktasına getirildiğim erkek kardeşim hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmak istedim ancak davacı olduğum takdirde avukat olan kardeşimin avukatlık diplomasının iptal edilebileceği söylendi ve babamın da beni bu nedenle evlatlıktan reddedeceğini söylemesi üzerine şikayetten istemeyerek vazgeçtim. Ancak can emniyetim için elimdeki mevcut maddi birikimlerimi Almanya'ya üniversite aracılığı ile tekrar gelmeye ve gerçek anlamda medeni bir toplum olan Almanya'da yaşamaya karar verdim. 08 Mart 2015'te şartlı kabul aldığım TU Braunschweig Makina Mühendisliği'ne geldim ve 4 ay süre ile akademik Almanca derslerine devam ettim. DSH-2 (C1) sertifikasını aldığımda diğer Alman üniversitelerine başvurdum. 5 üniversiteden kabul aldım. Ders içerikleri açısından daha cazip gelen Nord Rhein Westfalia eyaletindeki, Kleve / Düsseldorf'ta bulunan Rhein Waal University of Applied Science-Makina Mühendisliği'ne kayıt olmaya karar verdim. İki dönemdir burada okumaktayım. Ders ortalamam 2,0. Derslerden büyük keyif alarak okuyorum. Okulu bitirmek en büyük dileğim.
Maddi birikimlerim beni 2016 Aralık sonu, vizemin bitim tarihine kadar taşıyabildi. Sonrasında ödeyecek hiç bir gelire sahip değilim. Yaştan ötürü burs da bulamadım (şimdiye kadar başvurduklarımdan bu şekilde yanıtlar almıştım-30 yaş üzerine burs vermiyorlar)
Bunun yanında kız arkadaşım, Ankara'da kızlarıyla ikamet etmekte. Kendisi ile 2 yıla yakın çok iyi giden bir ilişkimiz var. Beni Mart ayında 1 haftalığına ziyaret etmişti. Ankara'da bir firmada çalışıyor. Yakın bir zamanda kızların aramızdaki ilişkiyi özel maillerimizi okuyup öğrenmeleriyle birlikte onun da Türkiye'deki durumu riske girdi. Büyük kızı kendi öz annesini dövmekle tehdit etmiş ve darp etmiş birisi. Can güvenliği ve ruh sağlığı açısından onun da yanıma gelmesini istiyorum. Türkiye toplumunda, bize şu yaşadığımız ana dek ya gizlenmemiz, eşcinselliğimiz ile ilgili ya sürekli yalan söylememiz ya da eziyet çekmemiz gerektiği öğretildi.
Kız arkadaşım, hayat eşim ile birlikte, artık tehdit ve hakaret görmeyeceğimiz, insanca birlikte yaşayabileceğimiz; LGTBI bireylerini diğer insanlarla eşit kabul eden, demokratik hak ve düzen anlayışında olan Almanya Devleti'ne ikimiz birlikte sığınmak istiyoruz. Türkiye'de hayati tehlikemiz olduğundan orada yaşama şansımız görünmemektedir.
Umarım isteklerimiz gerçekleşir.
Değerli yardımların için şimdiden teşekkürler
Saygılarımla
Nalan BAYAR
Kaynak:
http://t24.com.tr/haber/escinsel-oldugu-icin-baski-goren-kadin-yasamina-son-verdi,357622
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=22166
Hashtag:
#NalanBayar

Kampanya metni
EŞCİNSEL OLDUĞU İÇİN AİLE BASKISI GÖREN NALAN BAYAR YAŞAMINA SON VERDİ
“Bu bir intihar değil, toplumsal bir cinayettir ve faili bellidir”
Eşcinsel olduğu için sistematik olarak aile baskısına ve tehditlere maruz bırakılan ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi Nalan Bayar, yaşamına son verdi. “Bu bir intihar değil, toplumsal bir cinayettir ve faili bellidir”
Cinsel yöneliminden dolayı ailesi ve sosyal çevresi tarafından sistematik baskı ve tehdide maruz bırakılan ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi Nalan Bayar, bu sebepten ötürü üniversite eğitimi için Almanya’ya gitmişti. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu olan Nalan, eşcinsel bir kadın olduğu için maruz bırakıldığı nefret sonucu intihara sürüklenerek, 29 Ağustos 2016 sabahı yaşamına son verdi.
Nalan’ın ardından bir açıklama yayımlayan arkadaşları ve 7 Renk Mersin LGBT, Nalan’ın yaşamına son vermesinin bir intihar değil, toplumsal bir cinayet olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Yine bir cinayet gözümüzün önünde işlendi, çabaladık ama engel olamadık. Cinsel yöneliminden dolayı yaşadığı aile baskısı ve tehditlerinden kurtulmak için Almanya’ya üniversite eğitimi için giden Nalan Bayar arkadaşımız dün sabah hayatına son verdi. Bu bir intihar değil toplumsal bir cinayettir ve faili bellidir. Bu bir suç duyurusudur ama aynı karanlığı üreten devlet mekanizmalarına değil insanlığın vicdanınadır. Nalan da artık bu karanlığın körelttiği vicdandan umudunu kestiği için intihar etti. Umut olamadık, ışık olamadık.
“Ailesi tarafından, ‘okumaya giden ama başaramayıp bunalıma girip intihar eden’ biri olarak yansıtılıp sessiz sedasız gömülecek. Nalan Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi idi. Kendini sokak hayvanlarına adamış bir insandı. Nalan ve cinsel yönelimi bahane edilerek ötekileştirilmenin dayanılmaz ağırlığı altında verdiği mücadele bir çırpıda yitip gidecek. Katilleri katil olduğunun farkında bile olmadan yaşayıp ölecek. Ve biz böyle sessiz kaldıkça, çoğalamadıkça, her gün cinayetler işlenecek.
“Sessiz kalmayıp her türlü toplumsal soruna çözüm arayanları bekleyenler ise cezaevleri, sürgünler, siyasi cinayetler, bunlar da kesmezse bodrumlarda diri diri yakılmalar olmaya devam edecek. Daha ne kadar böyle birikecek ve ok yaydan fırlayacak bilinmez ama bilinen şu ki, içimizde kalan insanlık kırıntıları da dahil olmak üzere her gün ölüyoruz. Duyuralım, ses olalım, Nalan’ın ölümü intihar değil, cinayettir.”
Bu suça sen de ortak olma!
Susmak yerine her duyarlı insan gibi bu kampanyaya katıl!
İmza vererek bu toplumun bir kez daha cinayet işlemesine engel ol!
Nalan Bayar'ın kendi kaleminden Almanya'ya gidişi ve orada kalma sürecini anlattığı satırları ise şöyle:
İkamet olarak İstanbul'danım (1993'te üniversiteyi okumak için Ankara'dan gitmiştim ve sonrasında genelde orada yaşadım). 1970 Eylül doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezunum. 15 yıllık (Türkiye ve yurtdışı) iş tecrübem var. 2011 Üniversite afları sırasında, Boğaziçi öncesi okumuş olduğum ODTÜ Makina Mühendisliği'ndeki kaydım sayesinde; Şubat 2012/Şubat 2013 yılında Almanya'ya öğrenci vizesi ile gelmiştim. Kendi olanaklarımla Leibniz Universitesi'nden şartlı kabul almış ve bir yılda B2 seviyesini tamamlayarak Almanca öğrenmiştim. Daha sonra, vizemin bitmesiyle Türkiye'ye dönmüştüm.
Mart 2013'te, kız kardeşlerime tüm iyi niyetimle ciddi ilişki yaşadığım kız arkadaşımdan bahsettim, OUT OLDUM ve tam bir linç tehlikesiyle karşılaştım. Ablam Nazan Yardım, Hacettepe'den hali hazır yardımcı doçentlik almış ve de AKP Hükümeti süresince Sağlık Bakanlığı Müsteşar Danışmanı bir doktor olmasına karşılık gerçek bir homofobiktir. Beni eşcinsel olduğum için defalarca ölümle ve hayatımı bitirmekle tehdit etmiştir. Durumumu öğretmen olan diğer kız kardeşime de anlatmıştı, onun ve eşi tarafından da tehdit edildim, dışlandım, sapık ve ruh hastası birisi olduğuma dair hakaretler işittim. Zaman içerisinde kaygı bozukluğu ve psikolojik depresyon yaşadım, intihar düşünceleriyle boğuştum, İstanbul'da psikiyatrist Dr. E.Ş.'ye tedavi oldum. O süreçte, doktor kontrolüyle 2 yıl ilaç tedavisi gördüm. Aile bireyleri benimle görüşmediler, yalnız bırakıldım. Tedavim devam ederken ablamdan eşcinsel olduğumu öğrenen erkek kardeşim Savaş Bayar tarafından Temmuz 2014'te darp edildim. Hacettepe hastanesi acilde tedavi edildim (bu konuda raporum mevcuttur). Ölüm noktasına getirildiğim erkek kardeşim hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmak istedim ancak davacı olduğum takdirde avukat olan kardeşimin avukatlık diplomasının iptal edilebileceği söylendi ve babamın da beni bu nedenle evlatlıktan reddedeceğini söylemesi üzerine şikayetten istemeyerek vazgeçtim. Ancak can emniyetim için elimdeki mevcut maddi birikimlerimi Almanya'ya üniversite aracılığı ile tekrar gelmeye ve gerçek anlamda medeni bir toplum olan Almanya'da yaşamaya karar verdim. 08 Mart 2015'te şartlı kabul aldığım TU Braunschweig Makina Mühendisliği'ne geldim ve 4 ay süre ile akademik Almanca derslerine devam ettim. DSH-2 (C1) sertifikasını aldığımda diğer Alman üniversitelerine başvurdum. 5 üniversiteden kabul aldım. Ders içerikleri açısından daha cazip gelen Nord Rhein Westfalia eyaletindeki, Kleve / Düsseldorf'ta bulunan Rhein Waal University of Applied Science-Makina Mühendisliği'ne kayıt olmaya karar verdim. İki dönemdir burada okumaktayım. Ders ortalamam 2,0. Derslerden büyük keyif alarak okuyorum. Okulu bitirmek en büyük dileğim.
Maddi birikimlerim beni 2016 Aralık sonu, vizemin bitim tarihine kadar taşıyabildi. Sonrasında ödeyecek hiç bir gelire sahip değilim. Yaştan ötürü burs da bulamadım (şimdiye kadar başvurduklarımdan bu şekilde yanıtlar almıştım-30 yaş üzerine burs vermiyorlar)
Bunun yanında kız arkadaşım, Ankara'da kızlarıyla ikamet etmekte. Kendisi ile 2 yıla yakın çok iyi giden bir ilişkimiz var. Beni Mart ayında 1 haftalığına ziyaret etmişti. Ankara'da bir firmada çalışıyor. Yakın bir zamanda kızların aramızdaki ilişkiyi özel maillerimizi okuyup öğrenmeleriyle birlikte onun da Türkiye'deki durumu riske girdi. Büyük kızı kendi öz annesini dövmekle tehdit etmiş ve darp etmiş birisi. Can güvenliği ve ruh sağlığı açısından onun da yanıma gelmesini istiyorum. Türkiye toplumunda, bize şu yaşadığımız ana dek ya gizlenmemiz, eşcinselliğimiz ile ilgili ya sürekli yalan söylememiz ya da eziyet çekmemiz gerektiği öğretildi.
Kız arkadaşım, hayat eşim ile birlikte, artık tehdit ve hakaret görmeyeceğimiz, insanca birlikte yaşayabileceğimiz; LGTBI bireylerini diğer insanlarla eşit kabul eden, demokratik hak ve düzen anlayışında olan Almanya Devleti'ne ikimiz birlikte sığınmak istiyoruz. Türkiye'de hayati tehlikemiz olduğundan orada yaşama şansımız görünmemektedir.
Umarım isteklerimiz gerçekleşir.
Değerli yardımların için şimdiden teşekkürler
Saygılarımla
Nalan BAYAR
Kaynak:
http://t24.com.tr/haber/escinsel-oldugu-icin-baski-goren-kadin-yasamina-son-verdi,357622
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=22166
Hashtag:
#NalanBayar

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 31 Ağustos 2016 tarihinde başlatıldı