

Kadın Cinayetlerine Alışmıyoruz, Ayşe'nin Adının Yaşatılmasını İstiyoruz


Kadın Cinayetlerine Alışmıyoruz, Ayşe'nin Adının Yaşatılmasını İstiyoruz
Kampanya metni
ÜZGÜNÜZ. ÖFKELİYİZ. KORKUYORUZ.
Bir sonrakinin arkadaşımız, kızımız, komşumuz olmasından korkuyoruz. Bir sonrakinin kendimiz olmasından korkuyoruz.
Korkuyoruz ama alışmayı reddediyoruz. Sessiz kalmayı reddediyoruz. Normal olanın korkmak, cesur olanın ise korkuya rağmen bir şeyler yapmaya çalışmak olduğunu biliyoruz. İyi insanların cesaretine inanıyoruz.
Ayşe Tokyaz, 22 yaşında genç bir kadındı. Üniversite öğrencisiydi. Üniversite eğitimi için deprem bölgesi Hatay’dan İstanbul’a gelmişti. Ayşe, hepimiz gibi sevilmek istiyordu. Ayşe evlilik vaadiyle kandırılan pek çok genç kadından biriydi. Ayşe bir flört şiddeti mağduruydu, daha önce kendisine defalarca şiddet uygulayan, kendisini alıkoyan erkek arkadaşı, eski polis memuru Cemil Koç tarafından hayattan koparıldı. Ayşe’nin vücudu, katil Cemil Koç tarafından bir valize kondu. Ayşe’nin valiz içindeki cansız bedeni, Kemerburgaz’da yol kenarına atıldı.
Ayşe’nin ikizi Esra, daha önce katil Cemil Koç hakkında şikayette bulunmuş, Ayşe’nin gördüğü şiddeti ve alıkoyulmasını defalarca emniyete bildirmişti. Esra’nın şikayetlerine rağmen Cemil Koç hakkında hiçbir işlem yapılmamış, üstüne Esra’nın şikayetine yönelik ifadesinin Cemil Koç’a sızdırılmış, Cemil Koç, tüm detaylarıyla öğrendiği ifade nedeniyle Esra’yı da tehdit etmişti.
Ayşe’nin valiz içindeki cansız bedeninin 13 Temmuz 2025’te bulunmasının ardından katil Cemil Koç’un 2024 yılında meslekten ihraç edilen bir polis memuru olduğu, hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "tehdit", "hakaret", "kasten yaralama" ve "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak veya kullandırmak" suçlarından kaydı olduğu ve daha da önemlisi, önceki kız arkadaşının, Ejegul Ovezova’nın ölümüyle ilgili halen sanık olarak yargılanmakta olduğu ortaya çıktı. Ejegul Ovezova’nın, Cemil Koç’la birlikte yaşadığı 8. kattaki evinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin başka hiçbir şüpheli olmamasına, maktulün tırnaklarında sanığın DNA’sının bulunmasına ve hazırlanan iddianamede müebbet hapis cezası istenmesine rağmen Cemil Koç’un tutuklanmadığı, adli kontrolle serbest bırakıldığı, adli kontrol tedbiri kapsamında düzenli imza vermesi gerekirken iki yıl boyunca hiç imza vermediği ve karakola gitmediği öğrenildi.
Eğer emniyet görevini yapsaydı, Esra’nın şikayetleri dikkate alınacaktı.
Eğer İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı, Cemil Koç tutuklu yargılanacaktı.
Eğer adli kontrol tedbirleri denetlenseydi, Cemil Koç, adli kontrole uymaması nedeniyle tutuklanacaktı.
Ayşe, yalnızca flört şiddeti kurbanı değildi. Ölümünün ardından ortaya çıkanlarla biliyoruz ki, Ayşe’nin ölümü önlenebilirdi. Eğer yetkili kişiler görevlerini yapsaydı Ayşe bugün hayatta ve aramızda olurdu.
Ayşe’nin ölümü yargıda ve emniyet teşkilatındaki bozulmaları, uygulanmayan ve yanlış devlet politikalarının kadınları korumada ne kadar yetersiz kaldığını bir kez daha ortaya koydu. Diğer bir yandan, erkek arkadaşı Cem Garipoğlu tarafından öldürülerek cesedi valiz içerisinde çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut’un 2009 yılından bu yana toplumumuzun kadın cinayetlerine ne kadar sessiz kaldığını görmemize sebep oldu. Münevver’in ardından günlerce cinayeti konuşan medyamızın, Özgecan’ın ardından anmalar düzenleyen belediyelerimizin, siyasetçilerimizin, ülkemizin Ayşe için tepkisiz kalmasını üzüntüyle görüyoruz.
Biz Ayşe’nin de, Münevver’in de, Özgecan’ın da, adını bilmediğimiz, dile getiremediğimiz diğer tüm kadınların da hayattan koparılmasını kabul edemiyoruz. Bizler kadın cinayetlerine alışmayı, kadınların öldürülmesinin normalleştirilmesini reddediyoruz.
Ayşe’yi yaşatamasak da Ayşe’nin adının yaşatılmasını, Ayşe’nin ve diğer kadınların da unutulmamasını istiyoruz. Bunun için başta Ayşe'nin bulunduğu Kemerburgaz mevkiin bağlı olduğu T.C. Eyüpsultan Belediyesi olmak üzere tüm belediyelere çağrı yapıyoruz, Ayşe'nin adı, parklara, bahçelere, kültür merkezlerine veya sosyal tesislere verilsin, Ayşe'nin adı yaşatılsın.

68
Kampanya metni
ÜZGÜNÜZ. ÖFKELİYİZ. KORKUYORUZ.
Bir sonrakinin arkadaşımız, kızımız, komşumuz olmasından korkuyoruz. Bir sonrakinin kendimiz olmasından korkuyoruz.
Korkuyoruz ama alışmayı reddediyoruz. Sessiz kalmayı reddediyoruz. Normal olanın korkmak, cesur olanın ise korkuya rağmen bir şeyler yapmaya çalışmak olduğunu biliyoruz. İyi insanların cesaretine inanıyoruz.
Ayşe Tokyaz, 22 yaşında genç bir kadındı. Üniversite öğrencisiydi. Üniversite eğitimi için deprem bölgesi Hatay’dan İstanbul’a gelmişti. Ayşe, hepimiz gibi sevilmek istiyordu. Ayşe evlilik vaadiyle kandırılan pek çok genç kadından biriydi. Ayşe bir flört şiddeti mağduruydu, daha önce kendisine defalarca şiddet uygulayan, kendisini alıkoyan erkek arkadaşı, eski polis memuru Cemil Koç tarafından hayattan koparıldı. Ayşe’nin vücudu, katil Cemil Koç tarafından bir valize kondu. Ayşe’nin valiz içindeki cansız bedeni, Kemerburgaz’da yol kenarına atıldı.
Ayşe’nin ikizi Esra, daha önce katil Cemil Koç hakkında şikayette bulunmuş, Ayşe’nin gördüğü şiddeti ve alıkoyulmasını defalarca emniyete bildirmişti. Esra’nın şikayetlerine rağmen Cemil Koç hakkında hiçbir işlem yapılmamış, üstüne Esra’nın şikayetine yönelik ifadesinin Cemil Koç’a sızdırılmış, Cemil Koç, tüm detaylarıyla öğrendiği ifade nedeniyle Esra’yı da tehdit etmişti.
Ayşe’nin valiz içindeki cansız bedeninin 13 Temmuz 2025’te bulunmasının ardından katil Cemil Koç’un 2024 yılında meslekten ihraç edilen bir polis memuru olduğu, hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "tehdit", "hakaret", "kasten yaralama" ve "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak veya kullandırmak" suçlarından kaydı olduğu ve daha da önemlisi, önceki kız arkadaşının, Ejegul Ovezova’nın ölümüyle ilgili halen sanık olarak yargılanmakta olduğu ortaya çıktı. Ejegul Ovezova’nın, Cemil Koç’la birlikte yaşadığı 8. kattaki evinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin başka hiçbir şüpheli olmamasına, maktulün tırnaklarında sanığın DNA’sının bulunmasına ve hazırlanan iddianamede müebbet hapis cezası istenmesine rağmen Cemil Koç’un tutuklanmadığı, adli kontrolle serbest bırakıldığı, adli kontrol tedbiri kapsamında düzenli imza vermesi gerekirken iki yıl boyunca hiç imza vermediği ve karakola gitmediği öğrenildi.
Eğer emniyet görevini yapsaydı, Esra’nın şikayetleri dikkate alınacaktı.
Eğer İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı, Cemil Koç tutuklu yargılanacaktı.
Eğer adli kontrol tedbirleri denetlenseydi, Cemil Koç, adli kontrole uymaması nedeniyle tutuklanacaktı.
Ayşe, yalnızca flört şiddeti kurbanı değildi. Ölümünün ardından ortaya çıkanlarla biliyoruz ki, Ayşe’nin ölümü önlenebilirdi. Eğer yetkili kişiler görevlerini yapsaydı Ayşe bugün hayatta ve aramızda olurdu.
Ayşe’nin ölümü yargıda ve emniyet teşkilatındaki bozulmaları, uygulanmayan ve yanlış devlet politikalarının kadınları korumada ne kadar yetersiz kaldığını bir kez daha ortaya koydu. Diğer bir yandan, erkek arkadaşı Cem Garipoğlu tarafından öldürülerek cesedi valiz içerisinde çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut’un 2009 yılından bu yana toplumumuzun kadın cinayetlerine ne kadar sessiz kaldığını görmemize sebep oldu. Münevver’in ardından günlerce cinayeti konuşan medyamızın, Özgecan’ın ardından anmalar düzenleyen belediyelerimizin, siyasetçilerimizin, ülkemizin Ayşe için tepkisiz kalmasını üzüntüyle görüyoruz.
Biz Ayşe’nin de, Münevver’in de, Özgecan’ın da, adını bilmediğimiz, dile getiremediğimiz diğer tüm kadınların da hayattan koparılmasını kabul edemiyoruz. Bizler kadın cinayetlerine alışmayı, kadınların öldürülmesinin normalleştirilmesini reddediyoruz.
Ayşe’yi yaşatamasak da Ayşe’nin adının yaşatılmasını, Ayşe’nin ve diğer kadınların da unutulmamasını istiyoruz. Bunun için başta Ayşe'nin bulunduğu Kemerburgaz mevkiin bağlı olduğu T.C. Eyüpsultan Belediyesi olmak üzere tüm belediyelere çağrı yapıyoruz, Ayşe'nin adı, parklara, bahçelere, kültür merkezlerine veya sosyal tesislere verilsin, Ayşe'nin adı yaşatılsın.

68
Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 22 Temmuz 2025 tarihinde başlatıldı