

İktidar Maşası Kemal Kılıçdaroğlu’nu İstifaya Çağrı Kampanyası
Kampanya metni
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin en köklü muhalefet çınarı olarak tarih boyunca demokrasinin, Cumhuriyet değerlerinin ve halkın beslediği umudun sarsılmaz teminatı olmuştur. Ancak son yıllarda partimiz; kronikleşen başarısızlıklar, iç tıkanıklıklar ve liderlik zafiyetleri nedeniyle tarihi bir yol ayrımının eşiğine gelmiştir. Bu süreç, halkımızın sinelerinde taşıdığı güçlü değişim talebini karşılamakta yetersiz kalmış, muhalefetin sesini soluğunu kesmiş ve ülkemizin geleceğini büyük bir belirsizliğe itmiştir.
Kemal Kılıçdaroğlu dönemi artık kapanması gereken bir sayfa, geride bırakılması gereken bir safha hâline gelmiştir. Aşağıdaki sarih nedenlerle, kendisinin derhal istifasını talep ediyoruz:
- Toplumun değişim talebini okuyamadı ve bu çağrıya sağır kaldı: Yıllarca genel başkanlık koltuğunda oturmasına rağmen halkın beklentilerine ufuk açacak; yenilikçi, cesur ve kapsayıcı politikalar üretemedi. Seçim meydanlarında vaat edilen “helalleşme”, “yumuşak geçiş” ve geniş ittifak stratejileri somut bir kazanıma dönüşmedi. Parti, toplumun nabzını tutmakta acziyete düştü ve seçmen nezdinde ciddi bir güven erozyonuna uğradı.
- Kaybedilen seçimlerin siyasi ve ahlaki sorumluluğunu üstlenmekten kaçındı: 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri’ndeki ağır yenilginin ardından onurlu bir geri çekilme sergilemek yerine, sorumluluğu başkalarının omuzlarına yükleme ve koltuğu muhafaza etme çabası gösterdi. CHP tarihinin en kritik hezimetlerinden biri yaşanmışken; yönetim, bu sonuçlardan ders çıkarmak adına radikal ve esaslı adımlar atmadı. Sorumluluktan kaçılması, partinin bağışıklığını daha da zayıflattı.
- Parti içi demokrasiyi güçlendirmek yerine, köklü tıkanıklıklara ve derin çatışmalara zemin hazırladı: Demokratik teamüllere aykırı uygulamalar, delegelerin hür iradesini bypass eden süreçler ve iç muhalefeti bastırma girişimleri, partiyi adeta dış dünyaya kapalı devre bir yapıya dönüştürdü. Bu buyurgan tutum; teşkilatın inancını ve enerjisini tüketti, liyakatli ve yetenekli kadroların partiden uzaklaşmasına neden oldu ve güçlü, katılımcı bir yapının neşvünema bulmasını (gelişmesini) engelledi.
- Muhalefetin umut ve enerjisini kaybetmesine, sinmesine neden oldu: CHP’nin asli varlık sebebi olan etkili muhalefet çizgisi, basiretsiz stratejiler neticesinde sürekli aşındı. Halkın zihninde “Bu parti asla iktidar olamaz” algısı kemikleşti. 2024 Yerel Seçimleri’ndeki kısmi başarılar dahi, genel başkanın kişisel liderliğinden ziyade yerel dinamiklerin ve yeni yüzlerin gösterdiği samimi çabanın bir tezahürüydü.
- Son gelişmelerle birlikte kaos ve güvensizlik iklimi zirveye tırmandı: 2026 Mayıs ayında mahkemenin 2023 Kurultayı’nı “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal etmesi ve Kılıçdaroğlu’nun göreve iadesine yönelik karar, partiyi derin bir kriz girdabına sürükledi. Genel merkez koridorlarında yaşanan gerilimler, polis müdahaleleri, parti içi bölünmeler ve yargı tartışmaları; CHP’yi Türkiye gündeminin en sorunlu aktörlerinden biri hâline getirdi. Bu sancılı süreç partinin itibarını zedeledi; kamuoyunda “Kendi içinde bile birlik olamayan bir CHP” algısını güçlendirdi ve muhalefetin iktidara karşı yürüttüğü mücadeleyi sekteye uğrattı. Kılıçdaroğlu’nun dönüşü, bir yenilenme getirmek şöyle dursun, eski yaraları yeniden kanatmış ve partiyi kaosa mahkûm etmiştir.
CHP’nin yeniden güçlü ve gür bir sesle ayağa kalkabilmesi için köklü bir zihniyet değişimine ve yeni bir vizyona acilen ihtiyaç vardır. Parti; daha geniş kitlelerin gönlüne hitap eden, özgüveni yüksek, stratejik akla sahip, genç ve dinamik bir liderlikle buluşturulmalıdır. Bu değişim yalnızca bir isim ibaresinden ibaret değil; aynı zamanda zihniyetin, kadroların ve yöntemlerin baştan aşağı yenilenmesidir.
Daha kapsayıcı, adil, cesur ve halkla bütünleşmiş bir CHP, Türkiye’nin demokratik geleceği için kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifası, bu kutlu değişimin ilk ve zorunlu adımıdır. Partimiz, yeni bir liderlikle; toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, özgüveni yüksek, kararlı ve birleştirici bir yapıya kavuşabilir. Ülkemizin geleceği adına daha güçlü, etkili ve umut veren bir muhalefet yeniden inşa edebilir.
Bu dilekçeyi imzalayarak CHP’de gerçek değişimin ve yenilenmenin önünü açmaya destek verin. Partimizi kişisel ikballerin değil; milletin egemenliğinin ve Cumhuriyet’in aydınlık geleceğinin yegâne adresi hâline getirelim.
Değişim zamanı gelmiştir. İmza verin, sesinizi yükseltin!
5
Kampanya metni
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin en köklü muhalefet çınarı olarak tarih boyunca demokrasinin, Cumhuriyet değerlerinin ve halkın beslediği umudun sarsılmaz teminatı olmuştur. Ancak son yıllarda partimiz; kronikleşen başarısızlıklar, iç tıkanıklıklar ve liderlik zafiyetleri nedeniyle tarihi bir yol ayrımının eşiğine gelmiştir. Bu süreç, halkımızın sinelerinde taşıdığı güçlü değişim talebini karşılamakta yetersiz kalmış, muhalefetin sesini soluğunu kesmiş ve ülkemizin geleceğini büyük bir belirsizliğe itmiştir.
Kemal Kılıçdaroğlu dönemi artık kapanması gereken bir sayfa, geride bırakılması gereken bir safha hâline gelmiştir. Aşağıdaki sarih nedenlerle, kendisinin derhal istifasını talep ediyoruz:
- Toplumun değişim talebini okuyamadı ve bu çağrıya sağır kaldı: Yıllarca genel başkanlık koltuğunda oturmasına rağmen halkın beklentilerine ufuk açacak; yenilikçi, cesur ve kapsayıcı politikalar üretemedi. Seçim meydanlarında vaat edilen “helalleşme”, “yumuşak geçiş” ve geniş ittifak stratejileri somut bir kazanıma dönüşmedi. Parti, toplumun nabzını tutmakta acziyete düştü ve seçmen nezdinde ciddi bir güven erozyonuna uğradı.
- Kaybedilen seçimlerin siyasi ve ahlaki sorumluluğunu üstlenmekten kaçındı: 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri’ndeki ağır yenilginin ardından onurlu bir geri çekilme sergilemek yerine, sorumluluğu başkalarının omuzlarına yükleme ve koltuğu muhafaza etme çabası gösterdi. CHP tarihinin en kritik hezimetlerinden biri yaşanmışken; yönetim, bu sonuçlardan ders çıkarmak adına radikal ve esaslı adımlar atmadı. Sorumluluktan kaçılması, partinin bağışıklığını daha da zayıflattı.
- Parti içi demokrasiyi güçlendirmek yerine, köklü tıkanıklıklara ve derin çatışmalara zemin hazırladı: Demokratik teamüllere aykırı uygulamalar, delegelerin hür iradesini bypass eden süreçler ve iç muhalefeti bastırma girişimleri, partiyi adeta dış dünyaya kapalı devre bir yapıya dönüştürdü. Bu buyurgan tutum; teşkilatın inancını ve enerjisini tüketti, liyakatli ve yetenekli kadroların partiden uzaklaşmasına neden oldu ve güçlü, katılımcı bir yapının neşvünema bulmasını (gelişmesini) engelledi.
- Muhalefetin umut ve enerjisini kaybetmesine, sinmesine neden oldu: CHP’nin asli varlık sebebi olan etkili muhalefet çizgisi, basiretsiz stratejiler neticesinde sürekli aşındı. Halkın zihninde “Bu parti asla iktidar olamaz” algısı kemikleşti. 2024 Yerel Seçimleri’ndeki kısmi başarılar dahi, genel başkanın kişisel liderliğinden ziyade yerel dinamiklerin ve yeni yüzlerin gösterdiği samimi çabanın bir tezahürüydü.
- Son gelişmelerle birlikte kaos ve güvensizlik iklimi zirveye tırmandı: 2026 Mayıs ayında mahkemenin 2023 Kurultayı’nı “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal etmesi ve Kılıçdaroğlu’nun göreve iadesine yönelik karar, partiyi derin bir kriz girdabına sürükledi. Genel merkez koridorlarında yaşanan gerilimler, polis müdahaleleri, parti içi bölünmeler ve yargı tartışmaları; CHP’yi Türkiye gündeminin en sorunlu aktörlerinden biri hâline getirdi. Bu sancılı süreç partinin itibarını zedeledi; kamuoyunda “Kendi içinde bile birlik olamayan bir CHP” algısını güçlendirdi ve muhalefetin iktidara karşı yürüttüğü mücadeleyi sekteye uğrattı. Kılıçdaroğlu’nun dönüşü, bir yenilenme getirmek şöyle dursun, eski yaraları yeniden kanatmış ve partiyi kaosa mahkûm etmiştir.
CHP’nin yeniden güçlü ve gür bir sesle ayağa kalkabilmesi için köklü bir zihniyet değişimine ve yeni bir vizyona acilen ihtiyaç vardır. Parti; daha geniş kitlelerin gönlüne hitap eden, özgüveni yüksek, stratejik akla sahip, genç ve dinamik bir liderlikle buluşturulmalıdır. Bu değişim yalnızca bir isim ibaresinden ibaret değil; aynı zamanda zihniyetin, kadroların ve yöntemlerin baştan aşağı yenilenmesidir.
Daha kapsayıcı, adil, cesur ve halkla bütünleşmiş bir CHP, Türkiye’nin demokratik geleceği için kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifası, bu kutlu değişimin ilk ve zorunlu adımıdır. Partimiz, yeni bir liderlikle; toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, özgüveni yüksek, kararlı ve birleştirici bir yapıya kavuşabilir. Ülkemizin geleceği adına daha güçlü, etkili ve umut veren bir muhalefet yeniden inşa edebilir.
Bu dilekçeyi imzalayarak CHP’de gerçek değişimin ve yenilenmenin önünü açmaya destek verin. Partimizi kişisel ikballerin değil; milletin egemenliğinin ve Cumhuriyet’in aydınlık geleceğinin yegâne adresi hâline getirelim.
Değişim zamanı gelmiştir. İmza verin, sesinizi yükseltin!
Karar Vericiler
İmzacılar Ne Diyor?
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 9 Temmuz 2026 tarihinde başlatıldı