

HAYVANLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAHA GÜÇLÜ VE CAYDIRICI BİR HUKUKİ KORUMA İSTİYORUZ
Kampanya metni
Hayvanlara yönelik kasıtlı şiddet, işkence ve öldürme yalnızca hayvan refahını ilgilendiren bir mesele değildir. Yıllardır farklı ülkelerde yürütülen bilimsel araştırmalar, hayvanlara yönelik ciddi ve tekrarlayan şiddet davranışları ile insanlara yönelik şiddet ve diğer antisosyal davranışlar arasında dikkate alınması gereken bir ilişki bulunduğunu göstermektedir.
Burada önemli bir noktayı açıkça belirtmek istiyoruz:
Hayvana şiddet uygulayan her kişinin ileride bir insana zarar vereceğini veya ağır bir suç işleyeceğini iddia etmiyoruz. Bilimsel araştırmalar böyle kesin bir nedensellik ortaya koymamaktadır.
Ancak özellikle kasıtlı, ciddi ve tekrarlayan hayvan şiddetinin bazı şiddet suçlusu gruplarında daha sık görüldüğünü ve daha geniş bir şiddet davranışı örüntüsünün göstergelerinden biri olabileceğini ortaya koyan önemli bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.
BİLİMSEL ÇALIŞMALAR NE GÖSTERİYOR?
2008 yılında Child Abuse & Neglect dergisinde yayımlanan Simons, Wurtele ve Durham çalışmasında 269 hükümlü cinsel suçlu incelenmiştir. Bunların 137’si tecavüz suçundan hüküm giymiş kişilerden oluşmaktadır. Araştırmada tecavüzcü grubunun %68’i geçmişinde hayvanlara eziyet davranışı bildirmiştir.
Bu sonuç, hayvana şiddet uygulayan herkesin ileride cinsel suç işleyeceği anlamına gelmez. Ancak hayvanlara yönelik şiddetin bazı ağır şiddet ve cinsel suç geçmişlerinde dikkat çekici biçimde görülebildiğini göstermektedir.
1985 yılında Human Relations dergisinde yayımlanan Kellert ve Felthous çalışmasında ise 152 saldırgan suçlu, saldırgan olmayan suçlu ve suç işlememiş kişi incelenmiştir. Araştırma, çocukluk dönemindeki hayvanlara yönelik şiddetin saldırgan suçlularda diğer gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur.
ABD’de FBI destekli olarak yürütülen ve Robert K. Ressler, Ann W. Burgess ve John E. Douglas tarafından yayımlanan Sexual Homicide: Patterns and Motives araştırmasında 36 hükümlü cinsel cinayet faili kapsamlı biçimde incelenmiştir. Araştırmada resmî kayıtların yanı sıra faillerle yapılan ayrıntılı görüşmeler kullanılmış ve grubun önemli bir bölümünde hayvanlara yönelik sadistik davranış geçmişlerinin bulunduğu bildirilmiştir.
Bu çalışma özellikle hayvana yönelik sadistik davranışların bazı ağır şiddet faillerinin gelişim geçmişlerinde bulunabildiğini göstermesi bakımından önemlidir.
2013 yılında Glenn D. Walters tarafından yayımlanan bir meta-analizde 14 farklı araştırmanın sonuçları birlikte değerlendirilmiştir. Analiz, şiddet suçlularının geçmişinde hayvanlara yönelik şiddetin, şiddet içermeyen suçları işleyen gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur.
Bununla birlikte aynı araştırma önemli bir bilimsel uyarıda da bulunmaktadır: Hayvanlara yönelik şiddet yalnızca şiddet suçlarıyla ilişkili değildir ve tek başına bir kişinin gelecekte şiddet suçu işleyeceğini göstermez. Bu nedenle hayvana şiddeti kesin bir “gelecekte suç işleme göstergesi” olarak değil, değerlendirilmesi gereken bir risk ve şiddet davranışı olarak görmek daha doğrudur.
2019 yılında Longobardi ve Badenes-Ribera tarafından yayımlanan sistematik derlemede, 1995 ile 2017 yılları arasında yayımlanmış 32 bilimsel çalışma incelenmiştir.
Araştırmacılar hayvana yönelik şiddetin zorbalık, davranış problemleri, çocukluk döneminde istismara maruz kalma, çocuk suçluluğu ve diğer şiddet davranışlarıyla ilişkili olduğunu tespit etmiştir.
Derlemenin önemli sonuçlarından biri de çocukluk ve ergenlik dönemindeki tekrarlayan hayvan şiddetinin ilerleyen yetişkinlik döneminde kişilerarası şiddetin anlamlı bir yordayıcısı olarak bulunmasıdır.
Yine 2019 yılında Chan ve Wong tarafından yayımlanan kapsamlı akademik derlemede 87’den fazla araştırma değerlendirilmiştir. Çalışmada çocukluk ve ergenlik döneminde hayvanlara yönelik şiddet davranışı gösteren kişilerde ilerleyen yaşam dönemlerinde insanlara yönelik şiddet riskinin arttığını destekleyen önemli miktarda bilimsel bulgu bulunduğu belirtilmektedir.
Bu araştırmaların tamamı birlikte değerlendirildiğinde bilimsel olarak savunduğumuz nokta şudur:
“Hayvana şiddet uygulayan herkes ileride bir insana zarar verir” demiyoruz.
Ancak hayvanlara yönelik ciddi, kasıtlı ve özellikle tekrarlayan şiddetin önemsiz bir davranış olarak görülmemesi gerektiğini; bazı kişilerde daha geniş bir şiddet ve antisosyal davranış örüntüsünün parçası olabileceğini söylüyoruz.
HAYVANLARLA İNSANLARIN “EŞ TUTULMASI” İLE NEYİ KASTEDİYORUZ?
Bu kampanyanın amacı hayvanlarla insanların hukuki statüsünü tamamen aynı hale getirmek veya hayvana yönelik her fiile insanlara karşı işlenen suçlarla birebir aynı cezayı vermek değildir.
Hayvan türlerinin farklılığı nedeniyle veterinerlik, hayvancılık, gıda üretimi, yaban hayatı, bilimsel çalışmalar, halk sağlığı ve benzeri alanların farklı ve ayrıntılı hukuki düzenlemeler gerektirdiğinin farkındayız.
Kampanyamız özellikle hukuka uygun ve gerekli uygulamalar dışında gerçekleştirilen kasıtlı ağır şiddet davranışlarına odaklanmaktadır.
Bunların başında:
Bir hayvana kasıtlı olarak işkence edilmesi,
Sadistik biçimde ağır yaralanmasına neden olunması,
Hayvana cinsel saldırıda bulunulması,
Hayvanın kasıtlı ve hukuka aykırı şekilde öldürülmesi,
Aynı kişi tarafından tekrarlanan ağır hayvan şiddeti,
Birden fazla hayvana yönelik sistematik şiddet
gelmektedir.
“İnsanlara yönelik şiddetle aynı ciddiyetle ele alınması” talebimizle kastettiğimiz şey aynı hukuki statünün veya her durumda aynı cezanın uygulanması değildir.
Talebimiz, bu tür davranışların “önemsiz bir hayvan olayı” olarak görülmemesi; ciddi bir şiddet davranışı olarak soruşturulması ve ağırlığıyla orantılı, etkili ve caydırıcı yaptırımlarla karşılık bulmasıdır.
NE TALEP EDİYORUZ?
Hayvanlara yönelik kasıtlı ağır şiddet, işkence, cinsel saldırı ve hukuka aykırı öldürme vakalarında daha güçlü ve caydırıcı bir hukuki yaklaşım istiyoruz.
Özellikle:
Ağır, sadistik veya tekrarlayan hayvan şiddeti vakalarının daha ciddi şekilde değerlendirilmesini,
Tekrarlanan veya birden fazla hayvana yönelik şiddetin ağırlaştırıcı unsur olarak dikkate alınmasını,
Hayvanlara karşı ağır şiddet uyguladığı kesinleşen kişilerin yeniden hayvan sahiplenmesinin veya hayvan bakımından sorumlu tutulmasının sınırlandırılmasını,
Ağır ve tekrarlayan vakalarda kişinin şiddet riski açısından gerekli görüldüğünde profesyonel değerlendirmeye yönlendirilebilmesini,
Hayvanlara yönelik şiddetin önlenmesine yönelik koruyucu ve caydırıcı mekanizmaların güçlendirilmesini
talep ediyoruz.
Bu kampanyanın temel amacı yalnızca insanlara yönelik olası şiddetin önlenmesi değildir.
Hayvanlar, insanlara yönelik gelecekteki suçları öngörmek için korunması gereken araçlar değildir. Hayvanlara yönelik kasıtlı acı çektirme, işkence ve öldürme davranışları, hayvanların kendi yaşamları ve refahları açısından başlı başına ciddi bir sorundur.
Bilimsel literatürde hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında bulunan ilişki ise bu davranışların toplum açısından da neden ciddiye alınması gerektiğini gösteren ek ve önemli bir unsurdur.
Amacımız acı çekebilen canlılara yönelik kasıtlı ve ağır şiddetin normalleştirilmemesi, küçümsenmemesi ve gerektiği şekilde karşılık bulmasıdır.
Hayvanları şiddetten korumak ve daha güçlü, uygulanabilir ve caydırıcı bir hukuki koruma oluşturulmasına destek olmak istiyorsanız kampanyamızı imzalayabilir ve daha fazla kişiye ulaşması için paylaşabilirsiniz.
BİLİMSEL KAYNAKLAR
Simons, D. A., Wurtele, S. K. & Durham, R. L. (2008).
Developmental experiences of child sexual abusers and rapists.
Child Abuse & Neglect, 32(5), 549–560.
DOI: 10.1016/j.chiabu.2007.03.027
PMID: 18511118
Araştırma: 269 hükümlü cinsel suçlu. 137 kişilik tecavüzcü grubunun %68’i geçmişinde hayvanlara eziyet bildirmiştir.
Kellert, S. R. & Felthous, A. R. (1985).
Childhood Cruelty toward Animals among Criminals and Noncriminals.
Human Relations, 38(12), 1113–1129.
DOI: 10.1177/001872678503801202
Araştırma: 152 suçlu ve suç işlememiş kişi. Çocukluk dönemindeki hayvana yönelik şiddetin saldırgan suçlularda diğer gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha sık olduğu bulunmuştur.
Ressler, R. K., Burgess, A. W. & Douglas, J. E. (1988).
Sexual Homicide: Patterns and Motives.
FBI destekli araştırmada 36 hükümlü cinsel cinayet faili kapsamlı görüşmeler ve resmî kayıtlar kullanılarak incelenmiştir. Araştırmacılar faillerin bir bölümünde hayvanlara yönelik sadistik davranış geçmişlerinin bulunduğunu bildirmiştir.
Walters, G. D. (2013).
Testing the specificity postulate of the violence graduation hypothesis: Meta-analyses of the animal cruelty–offending relationship.
Aggression and Violent Behavior, 18(6), 797–802.
DOI: 10.1016/j.avb.2013.10.002
14 çalışmayı kapsayan meta-analizde şiddet suçlularının geçmişinde hayvanlara yönelik şiddetin şiddet içermeyen suçlulara kıyasla anlamlı biçimde daha fazla görüldüğü bulunmuştur. Araştırma aynı zamanda ilişkinin tek başına şiddet suçlarına özgü olmadığını ve doğrudan nedensellik olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtmektedir.
Longobardi, C. & Badenes-Ribera, L. (2019).
The relationship between animal cruelty in children and adolescent and interpersonal violence: A systematic review.
Aggression and Violent Behavior, 46, 201–211.
DOI: 10.1016/j.avb.2018.09.001
32 bilimsel çalışmanın sistematik incelemesidir. Tekrarlayan çocukluk ve ergenlik dönemi hayvan şiddetinin ilerleyen yetişkinlik dönemindeki kişilerarası şiddetin anlamlı bir yordayıcısı olduğu bildirilmiştir.
Chan, H. C. O. & Wong, R. W. Y. (2019).
Childhood and adolescent animal cruelty and subsequent interpersonal violence in adulthood: A review of the literature.
Aggression and Violent Behavior, 48, 83–93.
DOI: 10.1016/j.avb.2019.08.007
87’den fazla araştırmayı inceleyen bu çalışma, çocukluk ve ergenlik döneminde hayvanlara yönelik şiddet ile ilerleyen dönemlerde insanlara yönelik şiddet riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmektedir.
NOT
Bu kampanyada yer verilen bilimsel araştırmalar bir kişinin hayvana şiddet uygulamasının gelecekte kesin olarak insanlara karşı suç işleyeceği anlamına geldiğini iddia etmek amacıyla kullanılmamaktadır.
Araştırmalar, iki davranış arasında istatistiksel ve davranışsal ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Kampanyanın amacı bu bilimsel bulguları doğru sınırları içerisinde aktarmak ve hayvanlara yönelik ağır ve kasıtlı şiddetin gereken ciddiyetle ele alınmasını savunmaktır.
53
Kampanya metni
Hayvanlara yönelik kasıtlı şiddet, işkence ve öldürme yalnızca hayvan refahını ilgilendiren bir mesele değildir. Yıllardır farklı ülkelerde yürütülen bilimsel araştırmalar, hayvanlara yönelik ciddi ve tekrarlayan şiddet davranışları ile insanlara yönelik şiddet ve diğer antisosyal davranışlar arasında dikkate alınması gereken bir ilişki bulunduğunu göstermektedir.
Burada önemli bir noktayı açıkça belirtmek istiyoruz:
Hayvana şiddet uygulayan her kişinin ileride bir insana zarar vereceğini veya ağır bir suç işleyeceğini iddia etmiyoruz. Bilimsel araştırmalar böyle kesin bir nedensellik ortaya koymamaktadır.
Ancak özellikle kasıtlı, ciddi ve tekrarlayan hayvan şiddetinin bazı şiddet suçlusu gruplarında daha sık görüldüğünü ve daha geniş bir şiddet davranışı örüntüsünün göstergelerinden biri olabileceğini ortaya koyan önemli bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.
BİLİMSEL ÇALIŞMALAR NE GÖSTERİYOR?
2008 yılında Child Abuse & Neglect dergisinde yayımlanan Simons, Wurtele ve Durham çalışmasında 269 hükümlü cinsel suçlu incelenmiştir. Bunların 137’si tecavüz suçundan hüküm giymiş kişilerden oluşmaktadır. Araştırmada tecavüzcü grubunun %68’i geçmişinde hayvanlara eziyet davranışı bildirmiştir.
Bu sonuç, hayvana şiddet uygulayan herkesin ileride cinsel suç işleyeceği anlamına gelmez. Ancak hayvanlara yönelik şiddetin bazı ağır şiddet ve cinsel suç geçmişlerinde dikkat çekici biçimde görülebildiğini göstermektedir.
1985 yılında Human Relations dergisinde yayımlanan Kellert ve Felthous çalışmasında ise 152 saldırgan suçlu, saldırgan olmayan suçlu ve suç işlememiş kişi incelenmiştir. Araştırma, çocukluk dönemindeki hayvanlara yönelik şiddetin saldırgan suçlularda diğer gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur.
ABD’de FBI destekli olarak yürütülen ve Robert K. Ressler, Ann W. Burgess ve John E. Douglas tarafından yayımlanan Sexual Homicide: Patterns and Motives araştırmasında 36 hükümlü cinsel cinayet faili kapsamlı biçimde incelenmiştir. Araştırmada resmî kayıtların yanı sıra faillerle yapılan ayrıntılı görüşmeler kullanılmış ve grubun önemli bir bölümünde hayvanlara yönelik sadistik davranış geçmişlerinin bulunduğu bildirilmiştir.
Bu çalışma özellikle hayvana yönelik sadistik davranışların bazı ağır şiddet faillerinin gelişim geçmişlerinde bulunabildiğini göstermesi bakımından önemlidir.
2013 yılında Glenn D. Walters tarafından yayımlanan bir meta-analizde 14 farklı araştırmanın sonuçları birlikte değerlendirilmiştir. Analiz, şiddet suçlularının geçmişinde hayvanlara yönelik şiddetin, şiddet içermeyen suçları işleyen gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur.
Bununla birlikte aynı araştırma önemli bir bilimsel uyarıda da bulunmaktadır: Hayvanlara yönelik şiddet yalnızca şiddet suçlarıyla ilişkili değildir ve tek başına bir kişinin gelecekte şiddet suçu işleyeceğini göstermez. Bu nedenle hayvana şiddeti kesin bir “gelecekte suç işleme göstergesi” olarak değil, değerlendirilmesi gereken bir risk ve şiddet davranışı olarak görmek daha doğrudur.
2019 yılında Longobardi ve Badenes-Ribera tarafından yayımlanan sistematik derlemede, 1995 ile 2017 yılları arasında yayımlanmış 32 bilimsel çalışma incelenmiştir.
Araştırmacılar hayvana yönelik şiddetin zorbalık, davranış problemleri, çocukluk döneminde istismara maruz kalma, çocuk suçluluğu ve diğer şiddet davranışlarıyla ilişkili olduğunu tespit etmiştir.
Derlemenin önemli sonuçlarından biri de çocukluk ve ergenlik dönemindeki tekrarlayan hayvan şiddetinin ilerleyen yetişkinlik döneminde kişilerarası şiddetin anlamlı bir yordayıcısı olarak bulunmasıdır.
Yine 2019 yılında Chan ve Wong tarafından yayımlanan kapsamlı akademik derlemede 87’den fazla araştırma değerlendirilmiştir. Çalışmada çocukluk ve ergenlik döneminde hayvanlara yönelik şiddet davranışı gösteren kişilerde ilerleyen yaşam dönemlerinde insanlara yönelik şiddet riskinin arttığını destekleyen önemli miktarda bilimsel bulgu bulunduğu belirtilmektedir.
Bu araştırmaların tamamı birlikte değerlendirildiğinde bilimsel olarak savunduğumuz nokta şudur:
“Hayvana şiddet uygulayan herkes ileride bir insana zarar verir” demiyoruz.
Ancak hayvanlara yönelik ciddi, kasıtlı ve özellikle tekrarlayan şiddetin önemsiz bir davranış olarak görülmemesi gerektiğini; bazı kişilerde daha geniş bir şiddet ve antisosyal davranış örüntüsünün parçası olabileceğini söylüyoruz.
HAYVANLARLA İNSANLARIN “EŞ TUTULMASI” İLE NEYİ KASTEDİYORUZ?
Bu kampanyanın amacı hayvanlarla insanların hukuki statüsünü tamamen aynı hale getirmek veya hayvana yönelik her fiile insanlara karşı işlenen suçlarla birebir aynı cezayı vermek değildir.
Hayvan türlerinin farklılığı nedeniyle veterinerlik, hayvancılık, gıda üretimi, yaban hayatı, bilimsel çalışmalar, halk sağlığı ve benzeri alanların farklı ve ayrıntılı hukuki düzenlemeler gerektirdiğinin farkındayız.
Kampanyamız özellikle hukuka uygun ve gerekli uygulamalar dışında gerçekleştirilen kasıtlı ağır şiddet davranışlarına odaklanmaktadır.
Bunların başında:
Bir hayvana kasıtlı olarak işkence edilmesi,
Sadistik biçimde ağır yaralanmasına neden olunması,
Hayvana cinsel saldırıda bulunulması,
Hayvanın kasıtlı ve hukuka aykırı şekilde öldürülmesi,
Aynı kişi tarafından tekrarlanan ağır hayvan şiddeti,
Birden fazla hayvana yönelik sistematik şiddet
gelmektedir.
“İnsanlara yönelik şiddetle aynı ciddiyetle ele alınması” talebimizle kastettiğimiz şey aynı hukuki statünün veya her durumda aynı cezanın uygulanması değildir.
Talebimiz, bu tür davranışların “önemsiz bir hayvan olayı” olarak görülmemesi; ciddi bir şiddet davranışı olarak soruşturulması ve ağırlığıyla orantılı, etkili ve caydırıcı yaptırımlarla karşılık bulmasıdır.
NE TALEP EDİYORUZ?
Hayvanlara yönelik kasıtlı ağır şiddet, işkence, cinsel saldırı ve hukuka aykırı öldürme vakalarında daha güçlü ve caydırıcı bir hukuki yaklaşım istiyoruz.
Özellikle:
Ağır, sadistik veya tekrarlayan hayvan şiddeti vakalarının daha ciddi şekilde değerlendirilmesini,
Tekrarlanan veya birden fazla hayvana yönelik şiddetin ağırlaştırıcı unsur olarak dikkate alınmasını,
Hayvanlara karşı ağır şiddet uyguladığı kesinleşen kişilerin yeniden hayvan sahiplenmesinin veya hayvan bakımından sorumlu tutulmasının sınırlandırılmasını,
Ağır ve tekrarlayan vakalarda kişinin şiddet riski açısından gerekli görüldüğünde profesyonel değerlendirmeye yönlendirilebilmesini,
Hayvanlara yönelik şiddetin önlenmesine yönelik koruyucu ve caydırıcı mekanizmaların güçlendirilmesini
talep ediyoruz.
Bu kampanyanın temel amacı yalnızca insanlara yönelik olası şiddetin önlenmesi değildir.
Hayvanlar, insanlara yönelik gelecekteki suçları öngörmek için korunması gereken araçlar değildir. Hayvanlara yönelik kasıtlı acı çektirme, işkence ve öldürme davranışları, hayvanların kendi yaşamları ve refahları açısından başlı başına ciddi bir sorundur.
Bilimsel literatürde hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında bulunan ilişki ise bu davranışların toplum açısından da neden ciddiye alınması gerektiğini gösteren ek ve önemli bir unsurdur.
Amacımız acı çekebilen canlılara yönelik kasıtlı ve ağır şiddetin normalleştirilmemesi, küçümsenmemesi ve gerektiği şekilde karşılık bulmasıdır.
Hayvanları şiddetten korumak ve daha güçlü, uygulanabilir ve caydırıcı bir hukuki koruma oluşturulmasına destek olmak istiyorsanız kampanyamızı imzalayabilir ve daha fazla kişiye ulaşması için paylaşabilirsiniz.
BİLİMSEL KAYNAKLAR
Simons, D. A., Wurtele, S. K. & Durham, R. L. (2008).
Developmental experiences of child sexual abusers and rapists.
Child Abuse & Neglect, 32(5), 549–560.
DOI: 10.1016/j.chiabu.2007.03.027
PMID: 18511118
Araştırma: 269 hükümlü cinsel suçlu. 137 kişilik tecavüzcü grubunun %68’i geçmişinde hayvanlara eziyet bildirmiştir.
Kellert, S. R. & Felthous, A. R. (1985).
Childhood Cruelty toward Animals among Criminals and Noncriminals.
Human Relations, 38(12), 1113–1129.
DOI: 10.1177/001872678503801202
Araştırma: 152 suçlu ve suç işlememiş kişi. Çocukluk dönemindeki hayvana yönelik şiddetin saldırgan suçlularda diğer gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha sık olduğu bulunmuştur.
Ressler, R. K., Burgess, A. W. & Douglas, J. E. (1988).
Sexual Homicide: Patterns and Motives.
FBI destekli araştırmada 36 hükümlü cinsel cinayet faili kapsamlı görüşmeler ve resmî kayıtlar kullanılarak incelenmiştir. Araştırmacılar faillerin bir bölümünde hayvanlara yönelik sadistik davranış geçmişlerinin bulunduğunu bildirmiştir.
Walters, G. D. (2013).
Testing the specificity postulate of the violence graduation hypothesis: Meta-analyses of the animal cruelty–offending relationship.
Aggression and Violent Behavior, 18(6), 797–802.
DOI: 10.1016/j.avb.2013.10.002
14 çalışmayı kapsayan meta-analizde şiddet suçlularının geçmişinde hayvanlara yönelik şiddetin şiddet içermeyen suçlulara kıyasla anlamlı biçimde daha fazla görüldüğü bulunmuştur. Araştırma aynı zamanda ilişkinin tek başına şiddet suçlarına özgü olmadığını ve doğrudan nedensellik olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtmektedir.
Longobardi, C. & Badenes-Ribera, L. (2019).
The relationship between animal cruelty in children and adolescent and interpersonal violence: A systematic review.
Aggression and Violent Behavior, 46, 201–211.
DOI: 10.1016/j.avb.2018.09.001
32 bilimsel çalışmanın sistematik incelemesidir. Tekrarlayan çocukluk ve ergenlik dönemi hayvan şiddetinin ilerleyen yetişkinlik dönemindeki kişilerarası şiddetin anlamlı bir yordayıcısı olduğu bildirilmiştir.
Chan, H. C. O. & Wong, R. W. Y. (2019).
Childhood and adolescent animal cruelty and subsequent interpersonal violence in adulthood: A review of the literature.
Aggression and Violent Behavior, 48, 83–93.
DOI: 10.1016/j.avb.2019.08.007
87’den fazla araştırmayı inceleyen bu çalışma, çocukluk ve ergenlik döneminde hayvanlara yönelik şiddet ile ilerleyen dönemlerde insanlara yönelik şiddet riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmektedir.
NOT
Bu kampanyada yer verilen bilimsel araştırmalar bir kişinin hayvana şiddet uygulamasının gelecekte kesin olarak insanlara karşı suç işleyeceği anlamına geldiğini iddia etmek amacıyla kullanılmamaktadır.
Araştırmalar, iki davranış arasında istatistiksel ve davranışsal ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Kampanyanın amacı bu bilimsel bulguları doğru sınırları içerisinde aktarmak ve hayvanlara yönelik ağır ve kasıtlı şiddetin gereken ciddiyetle ele alınmasını savunmaktır.
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 3 Eylül 2026 tarihinde başlatıldı