

Resmi Gazete'de, tam da termik santraline kömür almak için yok edilmek istenen Akbelen Ormanı'nda bilirkişi keşfinin olduğu gün yani 1 Mart’ta yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle zeytinlikler kömür talanına açıldı.
Bu Yönetmelik değişikliği, Zeytinliklerin 3 kilometre yakınında zeytin işleme tesisi dışında toz çıkaran hiçbir tesise izin vermediği için birçok maden ve enerji projesinin iptalini sağlayan Zeytin Yasası’nı işlevsiz kıldı.
Zeytinliklerin maden, enerji ve sanayi yatırımlarına açılmasına yönelik yıllardır sürdürülen girişimlerin son ve en yıkıcı adımı olarak görülen bu düzenleme Türkiye’nin Net Sıfır hedefine kesinlikle uyumlu değildir.
İthal kömürle çalışan santrallerin dövize bağlı fiyat artışıyla birlikte tıpkı kereste hammaddesinde olduğu gibi yerli kömüre yönelmeleri, enerji üretiminde yerli kömüre olan talebi de artırdı. TEİAŞ verilerine göre, geçtiğimiz yıl (2021) üretilen yaklaşık 331 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 32,71’lik kısmı doğalgaz çevrim santrallerinden, yüzde 31,43’ü ise kömürlü termik santrallarından sağlandı. Enerji üretimindeki yerli kömürün payı da aynı şekilde artış gösterirken, fosil yakıtla (petrol, kömür ve doğalgaz) çalışan santrallerin payı yüzde 64’ün üzerine çıkmış oldu. 2020 yılında bu oran yüzde 58 düzeyindeydi. Türkiye’nin en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan zeytinde büyük verim kayıplarına neden olacağı öngörülen düzenleme ile tarımın enerjiye kurban edilmesini kabul etmiyor, sizlerden #Kömürsüz2030 için desteğinizi istiyoruz.
Türkiye, zeytinliklerini kömür talanına açmak yerine; karbonsuz bir gelecek için acilen en geç 2030’de Kömürden Çıkış Eylem Planı açıklamalıdır!
Siz de kampanyamızı sosyal medya hesaplarınızdan yaygınlaştırabilirsiniz.