Gökpınar Gölü korunmalıdır, hem de tüm doğallığıyla...

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 10.000.


Sivas’ın Gürün ilçesinde yer alan Gökpınar Gölü’nün doğal sit alanı olarak tescil edilmesi için çalışmalar devam ederken, sanki sit alanı ilan edilmeden alel acele yapılmak istenir gibi ‘Gökpınar Gölü İyileştirme ve Bungalov Evleri Yapım İşi’ ihalesi açılmıştır.

Geçmiş dönemlerde de benzer şekilde plansız ve özensiz müdahalelerle zarar görmüş olan bu doğa harikasının ihtiyacı, yeni yapılar ya da peyzaj düzenlemeleri değil, bilimsel yaklaşım ile ele alınması ve koruma altına alınmasıdır.

15 metre derinlikte olmasına karşın doğal bir akvaryum berraklığında olup tümüyle  dip yapısı görülebilen, yaz kış 11 derecede sabit su sıcaklığı ile çevresinde vaha gibi bir yeşil alan oluşmasını sağlayan, günün her saatinde ışığın farklı kırılmaları ile özellikle fotoğrafçıların ve yaz aylarında her gün yüzlerce ziyaretçinin ilgisini çeken Gökpınar Gölü; bu benzersiz doğal özelliklerinin yanında Gürün için bir kültürel  merkezdir de aynı zamanda. Önemli kutlamaların ve festivallerin göl çevresinde  düzenlenmesi, çarpıcı güzelliği ile odak halinde insanları çevresinde toplayabilmesindendir.

Gökpınar Gölü’nün benzersizliği, az rastlanır coğrafi ve jeolojik yapısından kaynaklanmaktadır. Doğal sit kararı ile korunmaya çalışılan en önemli kısmı ise su kaynakları yani pınarlardır. Son derece hassas yapıdaki pınarların yapılacak bilimsel çalışmalarla göl su yüzeyi ve kıyı alanı ile birlikte koruma altına alınması ve tüm diğer düzenlemelerin buna göre yapılması gerekmektedir. Göl kıyı hattının ve doğal yapısının korunabilmesi için iyi niyetli düzenlemelerin ötesinde, bilimsel hazırlık ve planlı yapım ilkeleri ile hareket edilmelidir.

Oysa, Sivas Valiliği tarafından açılan ihale sonucunda yapılacak işleri tanıtmak amacıyla internet üzerinden paylaşılan videoda,  göl  kıyısı  boyunca  ve  yer  yer  üstüne  doğru  uzanan  yürüyüş  yolları;  göl  kıyısının  kapanmasına, gölgelenmesine ve dolayısıyla yosunlaşmasına sebep olacaktır. Geçmiş dönemlerde yapılan yanlış uygulamalarla zaten önemli bir sorun haline gelmiş olan yosunlaşmanın önüne geçilmesi ve  hatalı  uygulamaların  giderilmesi  gerekirken,  aynı  hataları  tekrar  eden  bu  çevre  düzenlemesi  Gökpınar Gölü’ne geri dönüşü olmayan zararlar verecektir.

Yine  aynı  videoda  görülen  bungalovlar  ise  Gökpınar  Gölü  çanağı  içinde  hiç  yapılmaması  gereken  yapılardır. Sadece gölün hassas doğal dengesine yapacakları kontrolsüz etkiler açısından değil, alandaki mevcut otel yapısı bile kullanılmazken, kıt kaynakların yanlış yönlendirilmesi açısından da bungalovların yapılmaması gerektiğini söyleyebiliriz. Asıl kullanım alanı ve iyileştirilmesi gereken özelliği günübirlik kullanımlar olan Gökpınar Gölü için ek bir konaklama ihtiyacı gözlenmiş ise; komşu köyler Yelken ve Gökpınar’ın  desteklenmesi,  yapı  stoklarının  bu  amaçla  kullanılır  hale  gelmesi,  pansiyonculuğun  özendirilmesi daha çağdaş ve makul bir çözüm olacaktır.

Bu sebeplerle Gökpınar Gölü çevresine bungalov evler yapmak ve göl çevre düzenlemesini iyileştirmek üzere açılmış olan ihalenin iptal edilmesini ve bölgenin  küçük  gölü ve kıyı alanlarını da içine alacak  şekilde sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmasını ve 1/100.000’lik planda da yer alan ‘Özel Planlama Alanı’ çalışmasının acilen başlatılmasını talep ediyoruz.

Gökpınar  Gölü  ile  ilgili  daha  ayrıntılı  bilgi  edinmek  ve  fotoğrafları  incelemek  için  sosyal medyadan bize ulaşınız:

Facebook: @gokpinarkorunmali

Twitter: @gokpinargolu

----

1.   Gökpınar’ı doğallığı içinde korumak tüm insanlığa karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Gökpınar gölü tek bir bölgeden kaynayan su miktarı, günün her saatinde değişen yeşil, mavi ve grinin yarattığı görsel tablo ile, her mevsim aynı 11 derece olan soğuk suyu ile, 15 mt.’yi bulan derinliğine rağmen her daim berrak görüntüsüyle, etrafında oluşan mikro kliması, içindeki balık ve canlı türleriyle, etrafındaki ağaç ve bitki türleriyle kısacası, flora ve faunasıyla, eşsiz bir doğa harikasıdır. Bu özellikleriyle sadece Gürün ya da çevresi için değil, ülkemiz ve dünyamız için de korunması zorunlu bir değerdir.

2.   Gökpınar’ın doğal sit olarak onaylanması birinci öncelik olmalıdır.
Benzersiz özellikleriyle Gökpınar doğal sit olarak derhal korumaya alınmalıdır. Bu konuda geç kalınmakla birlikte, çalışmaların başlatılmış olması çok değerlidir. Yapılması gereken, bu sürecin hızlandırılması ve Gökpınar’ın 1. Derece Doğal Sit olarak korunması yönünde kriterler belirlenmesidir. Gökpınar için gündeme getirilecek her türlü değişiklik önerisi, doğal sit alanı kararının alınmasını beklemelidir. Halihazırda doğal sit alanı ilan edilmesi düşünülen bir bölgede, bu karar alınmadan önce oluşturulacak geri dönülmez hasarın sorumluluğunu kimse üstlenemez. Sit alanı çalışmaları sürerken Gökpınar’ın, kendi hemşerilerinden kaçırılırcasına yapılaşmaya açılması, kamuoyuna açıklanamaz bir hareket olacaktır.

3.   Gökpınar çanağında günübirlik tesisler dışında hiçbir kullanıma yer verilmemelidir.
Gökpınar ana göl alanı ve çevresi son derece dar bir çanaktan oluşmaktadır. Günübirlik ziyaretler için gelenlerin bile yer bulamadıkları bölge, kuzeyde zaten yanlış bir şekilde göle çok yakın inşa edilen regülatörle tıkanmış ve sınırlandırılmıştır. Doğu sahilinin de bungalovlarla işgal edilmesi kabul edilebilir değildir. Üstelik, bungalov kavramının azmanlaştırılıp standart büyüklüğün dörde, beşe katlanarak, 70 m2'lik bungalovlardan söz edilebilmesi, Gökpınar için gereken duyarlılığın gösterilmediği yönündeki endişemizi derinleştirmektedir. Bu müdahale ve zaman içerisindeki etkileriyle Gökpınar için yıkım olacağı açıktır. Mevcut yapıdaki motel yıllarca atıl dururken, herhangi bir konaklama talebi yokken, bungalov yatırımı sadece kamu kaynaklarının israfı anlamına gelecektir. Kaldı ki, bir konaklama ihtiyacı varsa, komşu köyler Yelken ve Gökpınar’ın desteklenmesi, yapı stoklarının kullanılması, pansiyonculuğun özendirilmesi daha çağdaş ve makul bir çözüm olacaktır.

4.   Gökpınar’a yapılacak her şey büyük bir duyarlılıkla ele alınmak, irdelenmek ve kamuoyunda varılacak mutabakata dayalı olarak uygulanmak zorundadır.
Gökpınar ve çevresinin son derece hassas bir doğal dengesi vardır. Yeterince irdelenmeden, tartışılmadan yapılan iyi niyetli müdahaleler, doğal kara ilişkisini tahrip etmiş, Gökpınar’ın en hassas kısımlarını neredeyse bir havuz replikasına çevirmiştir. Başka tür müdahaleler de Güney yönündeki suların, pınarların kaybedilmesi gibi son derece büyük bir bedele mal olmuştur. Görüldüğü gibi bugüne kadar yapılanlar Gökpınar’dan birçok şeyi eksiltmiştir. Bu nedenle Gökpınar’da her ne yapılacaksa mutlaka iyi etüt edilmeli, herkes tarafından irdelenmeli, herkesin eleştirisi alınmalı ve tam bir yerel mutabakatla hayata geçirilmelidir. Gökpınar tüm Gürünlüler için siyaset üstüdür. Bu nedenle konu herhangi bir siyasi inatlaşmanın konusu yapılmadan olgunlukla değerlendirilmelidir. Gürün bu olgunluğa sahiptir. Daha ayrıntılı çalışmalar gerekecek olursa, bilindiği gibi Gürün eğitim seviyesi çok yüksek bir yerleşmedir. Her konuda alanında yetkin uzmana rahatça ulaşılabilir ve hemen hepsi, her zaman gönüllü katkı vermeye hazırdır. Bu azımsanacak bir potansiyel/kaynak değildir ve iyi kullanılmalıdır.

5.   Binlerce yılda oluşmuş kıyı hattına bu kadar kolay müdahale edilmemeli, kıyı kanunu ihlal edilmemelidir.
Bir kıyı hattı su ve toprağın karşılıklı ilişkisi içerisinde onlarca, yüzlerce, binlerce yılda oluşur ve kendi özgün yapısını oluşturur, bu bazen kumluk, bazen çakıllık, bazen kayalık, bazen ağaçlık, bazen çiçekler ya da bambaşka bir şeydir. Bu binlerce yıllık oluşuma her duyarsız davranış, asla onarılamayacak tahribatlara neden olacaktır. Bu nedenle bütün kıyılar özel bir kanunla korumaya alınmıştır. Gökpınar’ın kıyı kenar çizgisinden itibaren 50 mt.’ye hiçbir yapı konamayacağı gibi, ikinci 50 mt.’ye ise sadece ancak günübirlik tesisler konabilir. Çevre ve kendi doğal değerlerine duyarlılık ise bu mesafelerden ötesine duyarlı olmayı zorunlu kılar. Aksi durum büyük bir kusur ve yasa dışı işlem olacaktır. Kıyı kanununa uyulsa dahi, Gökpınar çanağında bungalov inşasının doğru olmayacağını yukarıda anlatmaya çalıştık. Ancak videodan edinilen izlenim, kayı kanunun da ihlal edildiği yönündedir. Ayrıca videodan çok uzun bir kıyı hattının tam da sıfır noktasında, yer yer konsol şeklinde yer yer de suya sarkacak şekilde ahşap yürüme yollarıyla ve oturma yerleriyle örtüldüğü görülmektedir. Bu çok büyük riskler yaratan bir uygulamadır. Gökpınar’ın yoğun kullanılan bölgelerinde sıkça gözlenen büyük sorunu olan yosunlaşma sorununu daha da arttıracaktır. Göl yüzeyini ve kıyısını örtecek bu tür yapılar, doğal kıyı yapısını yok etmenin yanısıra yarattığı güneşsiz su alanlarıyla, ek yosunlaşma ve sivrisinek merkezi üretmektedir. Bu hatanın ülkemizde çok fazla örneği bulunmaktadır ne yazık ki. Üzülerek belirtmek zorundayız ki, önerilen çözümler daha önce yapılan ve bedeli Gökpınar için çok ağır olan hataları katmerlendirme potansiyeli taşımaktadır. Mevcut olan motel hiç kullanılmazken, eğer bir konaklama ihtiyacı varsa öncelikle bu moteli aktive etmek doğruyken, eldeki kaynağın neden Gökpınar’ı tahrip etmesi kaçınılmaz olan bungalovlara harcandığını anlamak güçtür. Gökpınar’ın kaynakların yönlendirilmesi açısından önceliği hiçbir şekilde bungalov inşası olamaz. Kaynaklar, Gökpınar’ın günübirlik kullanımlarının iyileştirilmesine, daha önemlisi Gökpınar’ın doğal yapısının korunmasına, aşırı yosunlaşma nedenlerinin ortadan kaldırılmasına, zaman için de kaybettiklerinin geri kazanılmasına yönlendirilmesi doğru olacaktır.

6.   Gökpınar gölü ve göl suyu havzasını kapsayan “Özel Planlama Alanı” acilen planlanmalıdır.
Gökpınar gölü ve buradan başlayıp Tohma’ya kadar uzanan 7 km. uzunluğundaki havzası 2012 yalında onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “Özel Planlama Alanı” olarak tariflenmiştir. Aslında yapılması gereken, bu havzanın doğal sit çalışmasıyla birlikte bir bütün olarak ele alınması ve bir bütünlük içerisinde alt ölçek planlarının hazırlanmasıdır. Bu denli hassas bir bölgenin, imar planları üretilmeden ve onaylanmadan direk projelendirmeye, hatta uygulamaya geçilmiş olması işin tekniğine, usullere ve yasal süreçlere uygun değildir. Kaynaklar öncelikle bu çalışmalara yönlendirilmelidir.

7.   Çevresel sorunları giderek artan Gökpınar gölü ve havzasında ayrıntılı bir Çevresel Etki Değerlendirmesi(ÇED) yapılmadan atılacak her adım çevresel sorunları derinleştirecektir.
Gökpınar’a bugüne dek yapılan müdahalelerin olumsuz sonuçları bilinmesine rağmen yeni proje hazırlanırken de, ihale edilirken de bir ÇED çalışması yapılmamıştır. Halbuki bu kadar önemli müdahaleler yapılırken, bunların Gökpınar gölünün doğallığını bozup bozmayacağı, oluşacak katı ve sıvı atıkların göl ve akarsuyu nasıl etkileyeceği, flora ve faunanın zarar görmemesi için neler yapılacağı ve bütün bunların yöre halkının görüşüne ve tartışmasına sunulması çağdaş karar alma süreçlerinin ve/veya hukuksal süreçlerinin gerekleri, daha ötesi zorunluluklarıdır.

8.   Sonuç olarak;
Tüm yukarıdaki hususlar gözetilerek ihalenin onaylanmamasını, onaylandıysa inşaat faaliyetlerine başlanmamasını talep ediyoruz. Gökpınar’ın asıl ve acil ihtiyacı yapılaşmaya açılması değil; hiç zaman geçirilmeden jeomorfolojik ve hidrojeolojik tespitlerin yapılarak, Gökpınar ve çevresinin doğal sit alanı ilan edilmesi sürecinin hızlandırılması, imar planlama süreçlerinin tamamlanması, ÇED raporlarının üretilmesi, Gökpınar ve havzasının geleceğinin ve önerilerinin tartışılacağı bilimsel toplantılar organize edilmesi ve bütün bu sürece Gürünlülerin aktif katılımını ve sahiplenmesini sağlanmaktır. Bütün bu gerekliliklere göre konunun yapıcı bir şekilde ele alınacağını umuyor, bu vesileyle Gürün Kent Konseyinin oluşturulmasının büyük ve olumlu bir dinamik, partner yaratacağını vurgulamak istiyoruz.