

End Violations of Human and Animal Rights in Turkey
The Issue
As a concerned citizen of Turkey, I am witnessing the erosion of our freedoms and constitutionally protected rights at an alarming rate. The recent communication ban on Instagram in Turkey represents an attack on our freedom of thought, contravening the very principles laid down in our constitution. This heavy-handed approach by the state is not only unconstitutional but also constitutes a crime. Such measures exacerbate the growing fear among Turkish citizens to express and stand up for their rights.
Moreover, alarming disregard for animal rights is manifested in the state's cruel policy of euthanizing stray animals. Left to die helplessly, these sentient beings are victims of clear violations to the general declaration of animal rights. Beyond campaign speeches and election promises, animals deserve a life of basic dignity and respect common to all living creatures.
The infringement on human freedoms and the disregard for animal rights are two faces of the same coin. They reflect a dangerous tendency towards increasing authoritarianism and an alarming disregard for life and liberty. We urge the Turkish authorities to cease these practices immediately, respect human rights and institute animal protection laws in line with international standards.It is imperative that the leader of the Republic of Turkey be held accountable for these injustices and that measures be taken to ensure the protection of human and animal rights.
The time for action is now. Strengthened by the unity of our voice, let us reclaim the essence of our constitution and values that make us Turkish. Stand with us. Sign this petition. Let our collective voices be the harbinger of change.
Endişeli bir Türkiye vatandaşı olarak özgürlüklerimizin ve anayasal olarak korunan haklarımızın endişe verici bir hızla erozyona uğradığına şahit oluyorum. Türkiye'de son dönemde Instagram'a uygulanan iletişim yasağı, anayasamızda yer alan ilkelere aykırı olarak düşünce özgürlüğümüze yönelik bir saldırıdır. Devletin bu sert yaklaşımı sadece anayasaya aykırı değil, aynı zamanda suç teşkil ediyor. Bu tür önlemler, Türk vatandaşları arasında haklarını ifade etme ve savunma konusunda büyüyen korkuyu daha da artırıyor.
Dahası, hayvan haklarının endişe verici bir şekilde göz ardı edilmesi, devletin başıboş hayvanlara ötenazi yapma yönündeki acımasız politikasında da açıkça görülüyor. Çaresizce ölüme terk edilen bu duyarlı varlıklar, genel hayvan hakları beyannamesine yönelik açık ihlallerin kurbanlarıdır. Kampanya konuşmaları ve seçim vaatlerinin ötesinde hayvanlar, tüm canlılar için ortak olan temel onur ve saygıya dayalı bir yaşamı hak ediyor.
İnsan özgürlüklerinin ihlali ve hayvan haklarının göz ardı edilmesi aynı madalyonun iki yüzüdür. Artan otoriterliğe yönelik tehlikeli bir eğilimi ve yaşam ve özgürlüğe yönelik endişe verici bir umursamazlığı yansıtıyorlar. Türk yetkililerini bu uygulamalara derhal son vermeye, insan haklarına saygılı olmaya ve uluslararası standartlara uygun hayvanları koruma kanunları çıkarmaya çağırıyoruz. insan ve hayvan haklarının korunması.
Artık harekete geçme zamanıdır. Sesimizin birliğinden güçlenerek anayasamızın özüne ve bizi Türk yapan değerlerimize sahip çıkalım. Bizimle kalın. Bu dilekçeyi imzalayın. Kolektif seslerimiz değişimin habercisi olsun
139
The Issue
As a concerned citizen of Turkey, I am witnessing the erosion of our freedoms and constitutionally protected rights at an alarming rate. The recent communication ban on Instagram in Turkey represents an attack on our freedom of thought, contravening the very principles laid down in our constitution. This heavy-handed approach by the state is not only unconstitutional but also constitutes a crime. Such measures exacerbate the growing fear among Turkish citizens to express and stand up for their rights.
Moreover, alarming disregard for animal rights is manifested in the state's cruel policy of euthanizing stray animals. Left to die helplessly, these sentient beings are victims of clear violations to the general declaration of animal rights. Beyond campaign speeches and election promises, animals deserve a life of basic dignity and respect common to all living creatures.
The infringement on human freedoms and the disregard for animal rights are two faces of the same coin. They reflect a dangerous tendency towards increasing authoritarianism and an alarming disregard for life and liberty. We urge the Turkish authorities to cease these practices immediately, respect human rights and institute animal protection laws in line with international standards.It is imperative that the leader of the Republic of Turkey be held accountable for these injustices and that measures be taken to ensure the protection of human and animal rights.
The time for action is now. Strengthened by the unity of our voice, let us reclaim the essence of our constitution and values that make us Turkish. Stand with us. Sign this petition. Let our collective voices be the harbinger of change.
Endişeli bir Türkiye vatandaşı olarak özgürlüklerimizin ve anayasal olarak korunan haklarımızın endişe verici bir hızla erozyona uğradığına şahit oluyorum. Türkiye'de son dönemde Instagram'a uygulanan iletişim yasağı, anayasamızda yer alan ilkelere aykırı olarak düşünce özgürlüğümüze yönelik bir saldırıdır. Devletin bu sert yaklaşımı sadece anayasaya aykırı değil, aynı zamanda suç teşkil ediyor. Bu tür önlemler, Türk vatandaşları arasında haklarını ifade etme ve savunma konusunda büyüyen korkuyu daha da artırıyor.
Dahası, hayvan haklarının endişe verici bir şekilde göz ardı edilmesi, devletin başıboş hayvanlara ötenazi yapma yönündeki acımasız politikasında da açıkça görülüyor. Çaresizce ölüme terk edilen bu duyarlı varlıklar, genel hayvan hakları beyannamesine yönelik açık ihlallerin kurbanlarıdır. Kampanya konuşmaları ve seçim vaatlerinin ötesinde hayvanlar, tüm canlılar için ortak olan temel onur ve saygıya dayalı bir yaşamı hak ediyor.
İnsan özgürlüklerinin ihlali ve hayvan haklarının göz ardı edilmesi aynı madalyonun iki yüzüdür. Artan otoriterliğe yönelik tehlikeli bir eğilimi ve yaşam ve özgürlüğe yönelik endişe verici bir umursamazlığı yansıtıyorlar. Türk yetkililerini bu uygulamalara derhal son vermeye, insan haklarına saygılı olmaya ve uluslararası standartlara uygun hayvanları koruma kanunları çıkarmaya çağırıyoruz. insan ve hayvan haklarının korunması.
Artık harekete geçme zamanıdır. Sesimizin birliğinden güçlenerek anayasamızın özüne ve bizi Türk yapan değerlerimize sahip çıkalım. Bizimle kalın. Bu dilekçeyi imzalayın. Kolektif seslerimiz değişimin habercisi olsun
The Decision Makers
Petition Updates
Share this petition
Petition created on August 8, 2024