Barkın için Adalet için Vale Terörüne Dur De! Bir İmza da Sen At!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 7.500.


*english below 

Valelerin insanların hayatını hiçe sayarak bilinçsizce araç kullanmasına hepimiz şahit olmaktayız. Araçlarımızı emanet ettiğimiz bu insanlar, sorumluluklarını bilmeli ve trafik kurallarına uygun şekilde araçları kullanmakla yükümlüdür. Peki Türkiye'de bir vale tamamen suçsuz hayatının baharında bir gencin ölümüne göz göre göre sebebiyet veriyor ve daha sonra mahkeme tarafından o kişi tahliye ediliyorsa ne yapmalı?

9 Haziran 2016 akşamı, kuzenim Barkın Bozkurt, Ankara'da bir kafenin valelerinin otopark olarak kullandığı ilkokul bahçesinin önünde arkadaşını beklemekteydi. Farları açık arabayla ilkokul bahçesinden vale U.D.'nin çok ani bir şekilde kalkış yaparak önce kuzenimin arkadaşına sonra dönüş ihlali yaparak üzerinde tamamen beyaz polar bir hırka bulunan kuzenim Barkın Bozkurt'a çarpıp onu arabanın altında kalması suretiyle ezmiştir. Arkadaşı ise ufak sıyrıklar ile kazayı atlatmıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen hastanede 11 gün boyunca beyin kanaması ve kafa travması nedeniyle yoğun bakımda verdiği ölüm kalım savaşını, 20 Haziran 2016'da ne yazık ki kaybetmiştir. Olay gününe ait trafik kazası bilirkişi raporu sanığın tam kusurlu olduğunu belirtmiştir. Ayrıca olay okul bahçesindeki kamera kayıtlarından çok net bir şekilde görülmektedir.

Olayın 13 Mayıs haberi için bknz https://vimeo.com/217458726

Olayın ilk haberi için bknz http://www.hurriyet.com.tr/carpan-vale-serbest-kaldi-40123556

Olayın 29 Haziran'daki haber videosu için bknz https://vimeo.com/216292755

Olayın ekşisözlük yazısı için bknz              https://eksisozluk.com/ankarada-vale-teroru--5363992?focusto=68061608

Kaza sonrası dava sürecimiz başladı ve ilk olarak Asliye Ceza Mahkemesi'nde taksirli adam öldürme suçundan davanın görülmesine karar verildi. Sanık olan valenin, kuzenimin vefat etmesinden sonra bile tutuksuz olarak yargılanmasına karar verildi. Sanık U.D.'nin tek savunması, Ramazan ayında akşam saatinde oluşan rehavetten dolayı görmedim, bir anda oldu şeklindeydi. Tarafsızca düşünelim; farları yanan ve tarafsız bilirkişi raporlarınca da olay mahallinin aydınlık olmasına kanaat getirilen bir kazada sanığın yapmış olduğu bu basit savunmanın ne derece bir inanılırlığı olabilir?  Ayrıca sanık kazanın Ramazan ayında iftar sonrası vücutta oluşan rehavetten kaynaklı olduğunu ileri sürmüştür. Yolda giderken eş kaza arabanıza bir taş sıçradığında bile kimimiz olay anında durur arabamızı kontrol ederiz çünkü sesten irkiliriz. Oysa bu kişi kazayı vücudu iri yapılı iki insana çarpma şeklinde değil de sanki bir güvercine çarpmış şeklinde yorumlamaktadır. İki celsesi yapılan Asliye Ceza Mahkemesi neticesinde sanığın suçu olası kast ile işlemiş olmasının muhtemel olmasından davanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etmesine ve sanığın tutuklanmasına karar verildi.

Bundan sonraki süreç Ağır Ceza Mahkemesi'ndeydi. İki celsesi yapılan davanın ilk duruşmasında karşı tarafında beyanı ile Adli Tıp'tan bir trafik raporu alınmasına dairdi. İkinci celsesi ise 3 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen davada Adli Tıp Kurumu'ndan alınan sanık vale U.D.'nin tam kusurlu, müteveffanın ise hiçbir kusurunun olmadığı raporda belirtilmesine karşın sanık U.D.'nin mahkeme tarafınca suçu taksirle işlediğinden 6 yıl ve iyi hal durumu neticesinden 5 yıldan tutukluluğu istendi. Fakat savcı, mahkeme kararında son çıkan infaz kanunlarında yapılan lehe değişikliklikler gereği sanık U.D.'nin tahliyesine karar verdi.

Tüm deliller, tanık ifadeleri, mahkeme kararları ve tarafsız raporlar neticesinde sanığın 1.derece tam kusurlu olduğu ve müteveffa Barkın Bozkurt’un kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Vale U.D’nin Asliye Ceza Mahkemesi tarafınca bildirilen karar neticesinde sanığın taksir ile değil olası kast hareketi ile birisinin ölümüne sebebiyet verdiği düşünülmesine ve olası kast suçundan yargılanmasının gereğini bildirmesine rağmen sanık Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile tahliye edilmiştir.

Biricik ve tek çocuklarını böyle vahim bir kaza sonucu kaybetmiş olan anne ve babayı bir de bu mahkeme kararı sonrası düşünün. Oğullarının hiçbir şekilde geri gelmeyeceğini bilen annenin Türk Adaleti'nden son isteği, başka ailelerin yüreğinin yanmaması ve bu davanın bir emsal niteliği taşıması için sanığın tutukluk halinin devam etmesiydi.

Dünya üzerinde bir insanın hayatına bu şekilde kıymanın ve bunun cezasız kalmasının hiçbir izahı yoktur. Bu davanın Yargıtay'dan sonra devam edecek hukuki sürecinin de peşinde olacağız. Eğer siz de valelerin bu tür kazalara sebebiyet vermesine karşı caydırıcı önlemler alınmasını ve bu davanın benzer kazaları engellemek için bir emsal dava niteliği taşımasını istiyorsanız lütfen imzalayın!

 *Sign the petition and say "Stop the Valet Terrorism!"
Barkın Bozkurt, who was just waiting for his friends in front of a school garden used as a carpark, was murdered by a careless valet in June, 2016. The valet was driving so fast that, he first hit Barkın's friend, and then Barkın himself. Fortunately, the friend wasn't seriously injured. But Barkın spent 11 days at intensive care unit and then he died as a result of severe brain damage.
The security camera records and specialist reports express that the valet violated traffic rules and he is hundred percent guilty.
Unfortunately, at the end of the court trials, the valet was set free by the judge because he said when the incident happened, it was the month of Ramadan and he wasn't feeling well and he couldn't see Barkın well.
Right now, the valet is outside, free, enjoying his life but Barkın passed away forever... And his family only wanted the valet to be punished -be in prison- for the crime he committed because he has taken their only child from them...
Do something for justice today and sign the petition for Barkın please!



Bugün Mertcan imzanı bekliyor!

Mertcan Inal bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Barkın için Adalet için Vale Terörüne Dur De! Bir İmza da Sen At! #ValeTerörüneDurDe». Mertcan ve imza atan diğer 5.735 kişiye katıl.