Zihinsel yetersizliği olanların üniversitede eğitim görmelerinin önündeki engeller kalksın

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


Zihinsel yetersizliği olan bireylerin üniversitede eğitim görme hakları olduğu Türkiye dahil bütün dünyada genel kabul görmüş durumda. Bunu hayata geçirmeye çalışan bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de uygulamalarda bazı problemler yaşanıyor. Bu kampanyanın amacı zihinsel yetersizliği olan bireylerin üniversiteye girişleri konusunda yaşanan iki temel sıkıntıya dikkat çekmek ve çözüm için öneriler sunmaktır. 

Zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin yüksek öğretim hakları konusundaki yaşadıkları birinci sorun; bu öğrencilerin lise mezuniyetlerinde kendilerine verilen diploma ile ilgili. Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan  öğrenciler “Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri” bünyesinde açılan Özel Eğitim Mesleki Eğitim Okulu’na devam etmekteler. Mezun olduklarında kendilerine lise diploması yerine EK-8 belgesi verilmekte. Bu belgede ise “Bu belge yüksek öğretime devam hakkı tanımaz” ibaresi yer almaktadır. Oysa Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) 2017’de resmi gazete yayınlanan bir yazıyla bu öğrencilere üniversite sınava girme hakkı verdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Özel Eğitim Meslek Eğitim Okulu mezunlarına lise diploması yerine EK-8 belgesi vermesi söz konusu öğrenciler açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığı ortadadır. Bizzat tanık olduğum bir mağduriyetten kısaca söz etmek istiyorum. Tanıdığım hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan bir öğrenci  Özel Eğitim Mesleki Eğitim Okulunu bitirip üniversite sınavına girdi ve  Temel Yeterlilik Testi'nden (TYT) 130 puan alarak  beden eğitimi  bölümünün yetenek sınavına girmeye hak kazandı. Ne yazık ki bu öğrenci, yetenek sınavına giremedi çünkü elinde lise diploması yerine EK-8 mezuniyet belgesi vardı. YÖK, Özel Eğitim Meslek Eğitimi Okulu mezunlarını lise mezunu kabul edip üniversite sınavına girmelerine izin verirken, MEB, kendi okuttuğu ve mezun ettiği öğrencilere verdiği EK 8 mezuniyet belgesiyle üniversite kapısını kapatıyor. Burada iş MEB’e düşüyor. MEB tarafından EK 8 belgesindeki problemli ibare kaldırılarak hafif düzeyde zihinsel  yetersizliği olan öğrencilerin yüksek öğretime devam etme haklarının önündeki en büyük engel kaldırılmalıdır.

Zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin yüksek öğrenime devam edebilmelerinin önündeki ikinci büyük engel ise YÖK'le ilgili. Aslında YÖK zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin üniversitelerin yetenek sınavıyla öğrenci kabul eden bölümlerine devam edebilmeleri için 75850160-199-24304 sayılı, 05.04.2017 tarihli yazıyla bir düzenleme yaptı. Bu düzenlemeye göre zihinsel yetersizliği olan  öğrencilerin Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girip Temel Yeterlilik Testi’nden (TYT) 100 puan almaları üniversitelerin yetenek sınavıyla öğrenci alan bölümlerine baş vurmaları için yeterli oluyor. Kuşkusuz İyi niyetli olan  bu düzenleme ciddi sorunlar barındırıyor. Birincisi, zihinsel yetersizliği olan öğrenciler orta öğretimde hafifletilmiş bir müfredata göre eğitim görüyorlar. Dolayısıyla üniversite sınavında diğer öğrencilere sorulan soruların aynısının sorulması haksızlık. İkinci olarak,  bu öğrencilerin puanı diğer öğrenciler gibi hesaplanıyor ve zihinsel yetersizlik durumları göz önünde bulundurulmuyor. Üçüncü ve en önemli sorun, YKS sınavı gibi entelektüel açıdan son derece zorlayıcı, zihinsel yetersizliği olmayan yüz binlerce öğrencinin bile tek bir net doğru çıkaramadığı bir sınava zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin de girmek zorunda olması doğru değil. Mademki zihinsel yetersizliği olan  öğrencilere üniversitelerin resim, müzik, beden eğitimi gibi bölümlerine girebilmeleri için bazı kolaylıklar sağlanmak isteniyor, bu öğrencilere doğrudan yetenek sınavına girme hakkının verilmesi çok daha uygun olur. YÖK’ten bu yönde bir düzenleme zihinsel yetersizliği olan  öğrencilerin yüksek öğretimde okuyabilmelerinin önündeki en büyük engelin kalkması anlamına gelecektir.

Son olarak söylemek istediğim, zihinsel yetersizlik  üniversitede okuma önünde bir engel oluşturmamalıdır. Bireyin yetenekli olduğu bir alan varsa ve istekli ise üniversitede okuyabilmeli. Nasıl ki ilk, orta ve lisedeki eğitim bu öğrencilerin gereksinimleri doğrultusunda düzenleniyorsa, aynısı yüksek öğretimde de yapılabilir. Özel eğitim alanındaki bilimsel araştırmalar, özel gereksinimli bireylerin eğitimin her kademesinde yer almalarının bu bireylere, eğitmenlere ve diğer öğrencilere çok şey kattığını göstermektedir.

Bir imza vererek siz de bu özel gereksinimli bireylerin yüksek öğretimde yer alabilmelerine destek olarak katkıda bulunun.

Şimdiden Teşekkürler.