
Geçen hafta Yedikule Bostanları yine çok hareketliydi.
İlk haber 21 Eylül Cuma günü Fatih Belediyesi yetkilileri tarafından Yedikule'nin sokaklarına asılan afişlerle bir otopark yapılacağı müjdesiyle geldi. Aynı gün, İstanbul ili Fatih ilçesi Hacı Evhaddin Mahallesi, 2454 ada 23 ve 35 parseldeki İsmail Paşa Bostanı'na komşu evlere, otoparkın buraya, yani 2013 yılında üzerindeki ürünlerin toplanmasına fırsat bırakılmadan moloz dökülen tarihi sur içi bostanının üzerine yapılacağı bilgisi ulaştı.
İstanbul'un Tarihi Karasurları'nın hemen arkasına, tarihi bir bostanın arazisine otopark! Akıllara ziyan.
Arkadaşlarımız derhal hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni, hem de bölgenin bir UNESCO koruma alanı olması sebebiyle Alan Yönetim Başkanlığı'nı aradılar. Her iki kurumun da ilgili kişileri böyle bir inşaattan haberdar olmadıklarını, soruşturacaklarını belirttiler. Mülkün kimin yetki ve sorumluluğunda olduğundan, otopark projesinin onayının alınıp alınmadığına pek çok soru içeren bir dilekçe hazırlandı ve gerek Yedikuleliler ve gerekse de Arkeologlar Derneği tarafından ilgili merciilere yollandı.
Soruşturmamız sırasında aradığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu da böyle bir projeden haberdar olmadıklarını söyleyince, dilekçelerimize cevap beklemeden sorgumuzu Fatih Belediyesi'ne de yönelttik. Fatih Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nden telefonla bilgi aldığımız yetkililer, 1000 metrekarelik bir alana, "geçici" olmak kaydıyla bir otopark yapılacağı ve bu otopark projesinin onaylı olduğunu belirttiler.
Bu süre içerisinde Yedikuleliler alanı hiç yalnız bırakmadılar, hatta İsmail Paşa Bostanı'nın artık moloz altında kalmış olmasına aldırmaksızın, Fatih Belediyesi'nin dökmekte olduğu asfalt kırıklarına itirazlarını dile getirmekle kalmadılar, bostan arazisini ana yola bağlayan girişe asfalt dökmek üzere zabıta ve polisle birlikte gelen Fatih Belediyesi araçlarını alana sokmamak için direndiler. Bu çok önemli bir andı zira sivil toplumun hareket alanı çok daralmış durumda. Her ne kadar İstanbul hepimizin, Yedikule Bostanları da herkese emanet kültürel bir miras ise de; Yedikule halkının sahip çıkmadığı bir alana, bölge dışından gelen aktivistlerin sahip çıkma imkanı iki yıl öncesiyle kıyaslanmayacak kadar güç, bugün. Ama Yedikuleliler, bostanlarını terk etmediler. İtirazlarını dile getirmekle yetinmediler, bizzat sahada, nöbetteydiler.
Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, haftalık toplantısı öncesi alanda tesbit yaptı, yapılan çalışmayı gördü, izinsiz olduğuna hükmetti ve hemen ardından bu inşaatın durdurulması için İstanbul Büyükşehir ve Fatih Belediyelari ilgili merciilerine birer yazı yazdı.
Perşembe günü, artık otopark tehdidi kalkmış ve Yedikuleliler nöbeti bırakmışlardı ancak bizlerin içi hiç rahat değil. Unutmadık zira:
- 2013'de bir sabah ansızın moloz döküldü bu bostana.
- 2016 yılında Fatih Belediyesi'nin yol çalışmalarında kullanılan araç ve malzemelerin depolanacağı bir şantiye inşaatı, yine ansızın başladı.
- 2018'deyse bir otoparkla sınandı kararlılığımız.
Bir sonrası ne zaman bilmek mümkün değilse de, yeni bir sefer olacak, yine bir deneme yaşanacak bu alanda. Biliyoruz artık.
Her üç seferde de bizler, sizler ve en çok da Yedikuleliler'in ilgisi, takibi ve kararlılığı sayesinde bu alana birşey inşa olamadı. Bu en büyük mutluluğumuz. Ancak artık burası bir bostan da değil. Üzerine yığılan molozla beraber önce bostancısını kaybetti İsmail Paşa Bostanı. Üzerine her yığılan çakıl taşı, kum ve asfalt kırığı ile beraber biraz daha kayboluyor üretken toprak ve gömülüyor tarihin karanlığına. Bununla birlikte Yedikuleliler biliyorlar, bırakmak doğru değil bu işin ucunu: İsmail Paşa Bostanı'nın hemen arkasında yer alan Yedikule Konakları da böyle adım adım bostan olmaktan özel, kapısı ve duvarları ile kapalı, mahalleden soyutlanmış bir siteye dönüşmüştü.
Tehlike gerçek bir tehlike. Süreç endişemizi doğrular nitelikte. Yedikule Bostanları'nda gerçekleşecek her çalışmanın, bu ülkenin en değerli yatırımı olan yetişmiş arkeologları, tarihçileri, mimarları, sosyologları, ziraat uzmanları ile el ele projelendirilmesi, bu projenin de gerekli kurum ve kurullardan geçmesiyle ancak inşa olması hususunda ısrarcı olmak zorundayız. Burayı ancak bu şekilde yaşatabilir, bu şekilde anlık müdehalelerin yıkıcı, yok edici etkisinden koruyabiliriz.
Lütfen kampanyamızın ve bu Ekim 2018 özeti diyeceğimiz bilgi notunun yayılmasına omuz verin. Tarihi İsmail Paşa Bostanı'nı, sera bitkilerinin renklendirdiği, süs havuzlu bir rekreasyon alanı olmaktan birlikte kurtardık; şantiye alanı olmasını birlikte engelledik; otopark olmasına Yedikulelilerle omuz omuza izin vermedik... bir sonraki sefer ne çıkacak karşımıza bilinmez ama birlikte yine başarabiliriz.
Yedikule Bostanları bizlerle var olur, bizden öteye, yarına kalır.