YAYA GEÇİDİ CİNAYETLERİ DURSUN, ADALET YERİNİ BULSUN! BERKAY İÇİN ADALET!

Yakın zamanlı imzacılar
recai gülşen ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

Ben Berkay Şengel’in annesiyim. Oğlum, 19 Şubat 2026 tarihinde saat 20:30’da, İstanbul’un en işlek caddelerinden birinde, 20 km hız sınırının bulunduğu bir yaya geçidinde, aşırı hız yapan ve ehliyetsiz bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Mahkemede de ifade ettiğim gibi; diğer araçlar durmuşken sanık durmadı, yavaşlamadı, fren yapmadı ve oğluma çarptı. Çarpmanın şiddetiyle Berkay yaklaşık 22 metre savruldu. Bir insanın bu kadar uzağa savrulması, bedenine çok yüksek bir kuvvetin uygulandığını ve hayati bölgelerin ağır şekilde zarar gördüğünü açıkça göstermektedir. Nitekim oğlumda çoklu kırıklar, beyin kanaması ve ağır travmalar oluştu; bunun sıradan bir çarpma değil, açıkça ölümcül bir darbenin sonucu olduğu ortadadır.

Üstelik fail, çarpmanın ardından oğlumu yerde bırakıp olay yerinden kaçtı. Kaçışını panik ve kendisine zarar verileceği korkusuyla açıklamaya çalıştı. Oysa olay yerinden sadece 850 metre uzaklıkta bir karakol varken oraya gitmek yerine kaçmayı tercih etti ve ancak hastaneden maktulün durumunun kritik olduğunu öğrendikten sonra, yani ortaya çıkan ağır sonucun hukuki karşılığını hesaplayarak ve sorumluluğunu azaltma ihtimalini gözeterek, saatler sonra teslim oldu. Tüm bu gerçekler dosyada açıkça yer almasına rağmen, duruşma sonrasında sanık, tüm itirazlara rağmen tahliye edildi. Tahliyesine gerekçe olarak ise “kaçma şüphesinin bulunmaması” gösterildi. O an, bir an için, ezerek öldürdükleri rahmetli oğlumu “neden öldün?” diye hesap sorabilecek bir imkânları olsa, onu bile suçlamaktan çekinmeyeceklerdi diye düşündüm.

Yaya geçidi nedir? Sadece yerdeki çizgiler midir, yoksa insanların hayatlarını emanet edip, güvenle  karşıdan karşıya geçtiği ve yayanın korunduğu bir emniyet alanı mıdır? Eğer bir sürücü hiçbir şekilde yavaşlamadan bu alana giriyor ve bir insanı 22 metre savuruyorsa, artık orası bir geçit değil, bir ölüm kapanıdır. Bu olay ile yurt dışında araçlarını kalabalıkların üzerine sürerek insanları ezen saldırganların yarattığı sonuç arasında ne fark vardır? Sonuç aynıdır: savunmasız ve kırılgan bir yayanın,  gencecik bir insanın hayatı göz göre göre yok edilmiştir.

Ben bir anne olarak bunu kabul etmiyorum. Çünkü burada bir tercih, bir umursamazlık ve bir insan hayatını yok sayma vardır. Benim oğlum kurallara uyan, hakkını kullanan taraftaydı; ancak ortaya çıkan sonuç onu korumak yerine failin serbest kalmasına yol açtı. Eğer bir insan yaya geçidinde bile güvende değilse, o zaman hiçbirimiz güvende değiliz demektir.

Bu olayın niteliği, sonucu ve failin davranış biçimi birlikte değerlendirildiğinde en azından olası kast kapsamında ele alınması gerekmektedir. Oysa olası kast değerlendirmesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılamaz. Bu dosya, hukuki niteliği gereği Ağır Ceza Mahkemesi’nde olası kast kapsamında yargılanmalıdır.

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki gerçek çok acı: masumlar mezarda, suçlular dışarıda.

Ben oğlumu geri getiremeyeceğimi biliyorum. Ama Berkay için ve hâlâ hayatta olan yayalar için, adalet için mücadele etmeye devam edeceğim.

avatar of the starter
Barbaros SongurKampanyayı Başlatan Kişi

1.381

Yakın zamanlı imzacılar
recai gülşen ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni

Ben Berkay Şengel’in annesiyim. Oğlum, 19 Şubat 2026 tarihinde saat 20:30’da, İstanbul’un en işlek caddelerinden birinde, 20 km hız sınırının bulunduğu bir yaya geçidinde, aşırı hız yapan ve ehliyetsiz bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Mahkemede de ifade ettiğim gibi; diğer araçlar durmuşken sanık durmadı, yavaşlamadı, fren yapmadı ve oğluma çarptı. Çarpmanın şiddetiyle Berkay yaklaşık 22 metre savruldu. Bir insanın bu kadar uzağa savrulması, bedenine çok yüksek bir kuvvetin uygulandığını ve hayati bölgelerin ağır şekilde zarar gördüğünü açıkça göstermektedir. Nitekim oğlumda çoklu kırıklar, beyin kanaması ve ağır travmalar oluştu; bunun sıradan bir çarpma değil, açıkça ölümcül bir darbenin sonucu olduğu ortadadır.

Üstelik fail, çarpmanın ardından oğlumu yerde bırakıp olay yerinden kaçtı. Kaçışını panik ve kendisine zarar verileceği korkusuyla açıklamaya çalıştı. Oysa olay yerinden sadece 850 metre uzaklıkta bir karakol varken oraya gitmek yerine kaçmayı tercih etti ve ancak hastaneden maktulün durumunun kritik olduğunu öğrendikten sonra, yani ortaya çıkan ağır sonucun hukuki karşılığını hesaplayarak ve sorumluluğunu azaltma ihtimalini gözeterek, saatler sonra teslim oldu. Tüm bu gerçekler dosyada açıkça yer almasına rağmen, duruşma sonrasında sanık, tüm itirazlara rağmen tahliye edildi. Tahliyesine gerekçe olarak ise “kaçma şüphesinin bulunmaması” gösterildi. O an, bir an için, ezerek öldürdükleri rahmetli oğlumu “neden öldün?” diye hesap sorabilecek bir imkânları olsa, onu bile suçlamaktan çekinmeyeceklerdi diye düşündüm.

Yaya geçidi nedir? Sadece yerdeki çizgiler midir, yoksa insanların hayatlarını emanet edip, güvenle  karşıdan karşıya geçtiği ve yayanın korunduğu bir emniyet alanı mıdır? Eğer bir sürücü hiçbir şekilde yavaşlamadan bu alana giriyor ve bir insanı 22 metre savuruyorsa, artık orası bir geçit değil, bir ölüm kapanıdır. Bu olay ile yurt dışında araçlarını kalabalıkların üzerine sürerek insanları ezen saldırganların yarattığı sonuç arasında ne fark vardır? Sonuç aynıdır: savunmasız ve kırılgan bir yayanın,  gencecik bir insanın hayatı göz göre göre yok edilmiştir.

Ben bir anne olarak bunu kabul etmiyorum. Çünkü burada bir tercih, bir umursamazlık ve bir insan hayatını yok sayma vardır. Benim oğlum kurallara uyan, hakkını kullanan taraftaydı; ancak ortaya çıkan sonuç onu korumak yerine failin serbest kalmasına yol açtı. Eğer bir insan yaya geçidinde bile güvende değilse, o zaman hiçbirimiz güvende değiliz demektir.

Bu olayın niteliği, sonucu ve failin davranış biçimi birlikte değerlendirildiğinde en azından olası kast kapsamında ele alınması gerekmektedir. Oysa olası kast değerlendirmesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılamaz. Bu dosya, hukuki niteliği gereği Ağır Ceza Mahkemesi’nde olası kast kapsamında yargılanmalıdır.

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki gerçek çok acı: masumlar mezarda, suçlular dışarıda.

Ben oğlumu geri getiremeyeceğimi biliyorum. Ama Berkay için ve hâlâ hayatta olan yayalar için, adalet için mücadele etmeye devam edeceğim.

avatar of the starter
Barbaros SongurKampanyayı Başlatan Kişi
Bugün 1.175 kişi imzaladı

1.381


Karar Vericiler

T.C. Adalet Bakanlığı  Türkiye Barolar Birliği  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı
T.C. Adalet Bakanlığı Türkiye Barolar Birliği İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı

İmzacılar Ne Diyor?

Kampanya güncellemeleri