Ulusal Onur İçin Eşitlik: Vize uygulayan NATO ülkelerine askeri destek sınırlandırılsın

The Issue

NATO’nun en güçlü 2. ordusuna sahip Türkiye'ye vize bile vermeyen ülkeler için askeri sınır konulsun.

Türkiye, NATO’nun en güçlü ikinci ordusuna sahiptir ve İttifak’ın 5. maddesi gereği, üye ülkelerin savunulması için askerî destek sağlamakla yükümlüdür. Ancak bu ülkelerin büyük bir kısmı, Türk vatandaşlarına vize dahi vermemektedir. Vize almak bir yana, vize randevusu almak bile Türk vatandaşları için son derece zahmetli ve aşağılayıcı bir sürece dönüşmüş durumdadır. Birçok ülke, Türkiye'deki temsilcilikleri üzerinden doğrudan başvuru kabul etmemekte, vatandaşlarımızı VFS Global gibi aracı şirketlere yönlendirmektedir. Bu şirketler ise çoğu zaman ilgisiz, kaba ve saygısız bir tutum sergilemekte; Türk vatandaşlarına sistematik şekilde ikinci sınıf muamelede bulunmaktadır. Özellikle VFS Global gibi Hindistan merkezli firmalar üzerinden yürütülen bu süreçte, temel insanî saygı ve diplomatik nezaket kurallarına dahi riayet edilmemektedir. Türkiye'nin onurlu vatandaşları, sadece seyahat etmek istedikleri için muhatap alınmamakta, aksine küçük düşürücü uygulamalarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum, hem devletimizin saygınlığına hem de vatandaşlarımızın onuruna açık bir saldırıdır.

Barış zamanında yanımızda olmayanlarla savaş zamanında yan yana olmak kabul edilemez.

Bu tek taraflı ilişki, hem ulusal onurumuza hem de adil uluslararası iş birliği anlayışına aykırıdır. Türkiye'nin, vize kısıtlamalarıyla karşı karşıya olduğu ülkelere askerî destek vermesi artık sorgulanmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, kendisine vize uygulayan ülkelere sembolik olarak en fazla 5 asker gönderebilmelidir. Bu sınırın aşılması ancak referandum ile mümkün olmalıdır. Bu kural yasa ile açıkça tanımlanmalı ve istisnasız uygulanmalıdır.

Bu adım, hem Türk vatandaşlarının haklarını koruyacak hem de müttefik ülkelere açık bir mesaj verecektir:
"Eşit haklar yoksa, sınırsız destek de yoktur."

Ayrıca bu politika, vize uygulamalarında adalet sağlanması için etkili bir diplomatik baskı aracı olacaktır. Türkiye, hem güçlü hem de onurlu bir duruş sergilemeli; hak ettiği karşılığı görmediği ittifak ilişkilerinde sınırlarını çizmelidir.

Bu dilekçeyi imzalayarak, Türkiye’nin dış politikada daha adil, dengeli ve vatandaşını önceleyen bir tutum geliştirmesine destek verin.

1

The Issue

NATO’nun en güçlü 2. ordusuna sahip Türkiye'ye vize bile vermeyen ülkeler için askeri sınır konulsun.

Türkiye, NATO’nun en güçlü ikinci ordusuna sahiptir ve İttifak’ın 5. maddesi gereği, üye ülkelerin savunulması için askerî destek sağlamakla yükümlüdür. Ancak bu ülkelerin büyük bir kısmı, Türk vatandaşlarına vize dahi vermemektedir. Vize almak bir yana, vize randevusu almak bile Türk vatandaşları için son derece zahmetli ve aşağılayıcı bir sürece dönüşmüş durumdadır. Birçok ülke, Türkiye'deki temsilcilikleri üzerinden doğrudan başvuru kabul etmemekte, vatandaşlarımızı VFS Global gibi aracı şirketlere yönlendirmektedir. Bu şirketler ise çoğu zaman ilgisiz, kaba ve saygısız bir tutum sergilemekte; Türk vatandaşlarına sistematik şekilde ikinci sınıf muamelede bulunmaktadır. Özellikle VFS Global gibi Hindistan merkezli firmalar üzerinden yürütülen bu süreçte, temel insanî saygı ve diplomatik nezaket kurallarına dahi riayet edilmemektedir. Türkiye'nin onurlu vatandaşları, sadece seyahat etmek istedikleri için muhatap alınmamakta, aksine küçük düşürücü uygulamalarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum, hem devletimizin saygınlığına hem de vatandaşlarımızın onuruna açık bir saldırıdır.

Barış zamanında yanımızda olmayanlarla savaş zamanında yan yana olmak kabul edilemez.

Bu tek taraflı ilişki, hem ulusal onurumuza hem de adil uluslararası iş birliği anlayışına aykırıdır. Türkiye'nin, vize kısıtlamalarıyla karşı karşıya olduğu ülkelere askerî destek vermesi artık sorgulanmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, kendisine vize uygulayan ülkelere sembolik olarak en fazla 5 asker gönderebilmelidir. Bu sınırın aşılması ancak referandum ile mümkün olmalıdır. Bu kural yasa ile açıkça tanımlanmalı ve istisnasız uygulanmalıdır.

Bu adım, hem Türk vatandaşlarının haklarını koruyacak hem de müttefik ülkelere açık bir mesaj verecektir:
"Eşit haklar yoksa, sınırsız destek de yoktur."

Ayrıca bu politika, vize uygulamalarında adalet sağlanması için etkili bir diplomatik baskı aracı olacaktır. Türkiye, hem güçlü hem de onurlu bir duruş sergilemeli; hak ettiği karşılığı görmediği ittifak ilişkilerinde sınırlarını çizmelidir.

Bu dilekçeyi imzalayarak, Türkiye’nin dış politikada daha adil, dengeli ve vatandaşını önceleyen bir tutum geliştirmesine destek verin.

The Decision Makers

TCMM
TCMM
Türkiye Cumhuriyeti Millet Meclisi

Petition Updates