
Merhaba güzel insanlar,
Ulu Çınarlar başındaki nöbetimiz devam ediyor. Umut ediyoruz, gülüyoruz, şarkı söylüyoruz, yoruluyoruz ve dinleniyoruz çınarların altında.
Sizlere ihtiyacımız var. Başında olduğundan daha çok, bir sonuç almayı beklediğimiz şu günlerde daha sıkı sarmalanmaya, kararlı ve birlikte durmaya ihtiyacımız var.
Kampanyamızı duyuralım, paylaşalım ve gündemde tutalım elbirliğiyle.
Çınar nöbetimiz devam ederken CİMER başvurularımız cevaplanmaya başladı. Gelen cevaplardan damıtabildiğimiz: Yol insan güvenliği için çok önemlidir. Ağaçlar da önemlidir ama bazılarını feda etmek gerekebilir yol için. Bakıyoruz, en az zararı vererek başka ne yapılabilir...
Oysa biz 'en az zarar'la işi kotarmayı değil, yüzde yüz koruma talep ediyoruz.
Olaylar karar aşamasına geldi ve bizler çınarları korumaktaki karalılığımızı bizim adımıza karar verecek mercilere hatırlatmalıyız.
Ulupınar kaynağının gözünden yol geçirilirse veya 'en az zarar' amaç edinilip viyadük, beton dökümü gerektiren herhangi bir seçenek tercih edilirse, hatta herhangi bir şekilde su kaynağına dokunan bir yere kepçe değip yaşları 150-800 arasında değişen çınar ağaçlarının derin ve geniş köklerine zarar verilirse bölge heyelan tehlikesi altında kalacak.
Oradaki su ve her ağaç birbirine bağlılar: Birbirlerini hayatta ve ayakta tutuyorlar.
Hepsi birlikte korunmalılar.
Sesimizi duyuralım onlara, asıl güvenlik ve sağlık doğadan gelir. Yollar eğilmeli, kıvrılmalı, yol olduğunu bilmeli doğa karşısında.
Bir yolu vardır. O yolu bulalım.
Sevgilerimizle,
Ulupınar'ın Ulu Çınarları