Toplanma alanları artırılsın. Adil, yeşil ve ulaşılabilir olsun!

Kampanya metni

Afet ve acil durumlar sonrasında güvenli bir şekilde ortak bulunacağımız tek yer belirlenmiş toplanma alanlarıdır. Toplanma alanları, ülke genelinde yerin nüfusu göz önünde bulundurularak artırılmalı ve bu alanlar herkesin ulaşımında adil bir şekilde belirlenip temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde kurgulanmalıdır. Rastgele, kontrol edilmeden seçilen boş alanlar, köşeler, bina araları; alana ulaşmaya çalışan canlıların hayatlarını tehlikeye atabilir, o yüzden bu alanlar denetimli bir şekilde belirlenmelidir.

AFAD'a göre toplanma olanları şöyle belirlenmeli:

"Afet ve acil durum toplanma alanı tespit kriterlerini, bölgedeki nüfus yoğunluğu, alanın ulaşılma ve tahliye edilme kolaylığı, alanın mümkün olduğunca engellilerin ve yaşlıların ulaşımına uygun olması, ikincil tehlikelerden uzaklığı, mümkün olduğunca engebesiz düz arazilerde yer alması, konut alanlarına yakın ancak yapısal ve yapısal olmayan unsurlardan etkilenmiyor olması, elektrik, su, tuvalet gibi temel ihtiyaçlar ve benzeri unsurların karşılanabileceği yapılara yakın olması oluşturuyor."

Ancak şehirlerde ne yazık ki bu kriterlere uyan toplanma alanları yok denecek kadar az. Sadece dip dibe binalardan oluşan dar sokaklar, bazı şehirlerde tüm ilçe boyunca bile yayılabiliyor. Örneğin İstanbul'da Bağcılar, İzmir'de İnönü Caddesine bağlanan tüm hatlar… Şehirlerin, insan onuruna yaraşır bir yaşam sunabilmesi için afet toplanma alanı olarak da kullanılabilecek yeşil alanlar sunması gerekiyor. Bu, sağlıklı bir çevreye erişim ve iklim afetlerinden korunmak için oldukça elzem.

Bu sebeple, mevcut kentsel yeşil alanlar ve yeşil koridorlar artırılıp bu alanlar tercih edilmeli, başka birçok afete yol açan iklim krizine karşı karbon yutak alanı işlevi gördüğü için yeşil alanların önemi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle bir deprem ve afet ülkesi olarak yaşadığımız evlerin güvenliğinden şüphe duyarken afet sonrası güvende olacağımızı bildiğimiz toplanma alanları istemek her canlının hakkıdır.

Bunun için yaşadığımız çevrede bilinçlenmeli ve eğer canlı yaşamını desteklemeyen toplanma alanı belirlenmiş ya da hiç belirlenmemişse talepte bulunmalıyız. Güvende olmak ve yaşamak hepimizin hakkı.

avatar of the starter
MIRAY DINDARKampanyayı Başlatan Kişi

2.307

Kampanya metni

Afet ve acil durumlar sonrasında güvenli bir şekilde ortak bulunacağımız tek yer belirlenmiş toplanma alanlarıdır. Toplanma alanları, ülke genelinde yerin nüfusu göz önünde bulundurularak artırılmalı ve bu alanlar herkesin ulaşımında adil bir şekilde belirlenip temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde kurgulanmalıdır. Rastgele, kontrol edilmeden seçilen boş alanlar, köşeler, bina araları; alana ulaşmaya çalışan canlıların hayatlarını tehlikeye atabilir, o yüzden bu alanlar denetimli bir şekilde belirlenmelidir.

AFAD'a göre toplanma olanları şöyle belirlenmeli:

"Afet ve acil durum toplanma alanı tespit kriterlerini, bölgedeki nüfus yoğunluğu, alanın ulaşılma ve tahliye edilme kolaylığı, alanın mümkün olduğunca engellilerin ve yaşlıların ulaşımına uygun olması, ikincil tehlikelerden uzaklığı, mümkün olduğunca engebesiz düz arazilerde yer alması, konut alanlarına yakın ancak yapısal ve yapısal olmayan unsurlardan etkilenmiyor olması, elektrik, su, tuvalet gibi temel ihtiyaçlar ve benzeri unsurların karşılanabileceği yapılara yakın olması oluşturuyor."

Ancak şehirlerde ne yazık ki bu kriterlere uyan toplanma alanları yok denecek kadar az. Sadece dip dibe binalardan oluşan dar sokaklar, bazı şehirlerde tüm ilçe boyunca bile yayılabiliyor. Örneğin İstanbul'da Bağcılar, İzmir'de İnönü Caddesine bağlanan tüm hatlar… Şehirlerin, insan onuruna yaraşır bir yaşam sunabilmesi için afet toplanma alanı olarak da kullanılabilecek yeşil alanlar sunması gerekiyor. Bu, sağlıklı bir çevreye erişim ve iklim afetlerinden korunmak için oldukça elzem.

Bu sebeple, mevcut kentsel yeşil alanlar ve yeşil koridorlar artırılıp bu alanlar tercih edilmeli, başka birçok afete yol açan iklim krizine karşı karbon yutak alanı işlevi gördüğü için yeşil alanların önemi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle bir deprem ve afet ülkesi olarak yaşadığımız evlerin güvenliğinden şüphe duyarken afet sonrası güvende olacağımızı bildiğimiz toplanma alanları istemek her canlının hakkıdır.

Bunun için yaşadığımız çevrede bilinçlenmeli ve eğer canlı yaşamını desteklemeyen toplanma alanı belirlenmiş ya da hiç belirlenmemişse talepte bulunmalıyız. Güvende olmak ve yaşamak hepimizin hakkı.

avatar of the starter
MIRAY DINDARKampanyayı Başlatan Kişi
Hemen destekle

2.307


Karar Vericiler

Tunc soyer
Izmir buyuksehir belediye baskani
MANSUR YAVAŞ
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
Yunus Sezer
Yunus Sezer
Tahir BÜYÜKAKIN
Tahir BÜYÜKAKIN
Yer Seçimi ve Mekansal Planlama Daire Başkanlığı
Yer Seçimi ve Mekansal Planlama Daire Başkanlığı
Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği başkanlığı
Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 15 Şubat 2023 tarihinde başlatıldı