TBMM’de kabul edilen Maarif Kanunu’nu kabul etmiyorum!


TBMM’de kabul edilen Maarif Kanunu’nu kabul etmiyorum!
Kampanya metni
Mevcut hükümet ve devletin eğitimi düzenleme stratejisi, çocuklarımızı ve onların geleceklerini tehdit ediyor.
TBMM'de kabul edilen Maarif Yasası'na muhalefet partilerinin reddi ise acınacak düzeyde zayıf.
Bu durumda bizlere yani halka ise hem hükümeti hem de muhalefeti reddetmek düşüyor.
Konu çocuklarımız.
Hiçbir biçimde hiçbir uzlaşmayı kabul edemeyeceğimiz konu; çocuklarımızdır.
Bir ülke, bir meclis, bir aile, bir tek insan dahi çocuğun en üstün yararından başka bir karar alıp, onu kendi siyasi, toplumsal, ekonomik, duygusal, ati çıkarı için kullanamaz.
Hepimizin birlikte savaşacağı en önemli konuda herkesin hilafsız biraraya gelmesi gereklidir.
Çocuğunu, çocuğu yoksa bir çocuğu gerçekten önemseyen herkes bu kampanyanın asıl savunucusu olmalıdır.
Kanun neden önemli?
Jet hızıyla TBMM’den geçen, aynı hızla Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan, 28 Haziran 2016 da resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanun ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev ve yetkileri Maarif Vakfı’na veriliyor.
Vakıf, yurtiçinde ve dışında okul öncesi eğitimden, üniversite eğitimine kadar eğitim kurumları açmak, yurt, pansiyon ve lojman gibi tesisler kurmak, eğitimci kadrosu yetiştirmek, eğitim programları yapmak dahil, MEB’e ait benzer birçok yetkiye sahip kılınıyor.
Dillendirilen gerekçe, cemaatin MEB’deki yapılaşmasını kırmak.
TBMM’deki Komisyonda CHP’li üyelerin itirazları sonucu “yurtiçi” sözcüğü kaldırıldı ancak sadece yurtdışı ile sınırlı kalınacağına inanılmıyor.
Üstelik vakıf senedi ve vakıf yönetmeliği hazır değil; 3 ay içinde hazırlanacak.
1 ay içinde MEB bütçesinden Maarif Vakfı’na 1 milyon TL aktarılacak.
Vakfın karar organı olan mütevelli heyetinin 12 üyesinden 4’ü Cumhurbaşkanı, 3’ü Bakanlar Kurulu tarafından atanan 7 dimi üyeden oluşuyor.
2 üye MEB, 1 üye Dışişleri Bakanlığı, 1 üye Maliye Bakanlığı ve 1 üye YÖK temsilcisi olarak görevlendiriliyor.
Mütevelli heyet üyeleri 72 yaş bitimine kadar görev yapabiliyor, diplomatik ayrıcalık sahibi de olabiliyorlar.
Bunlar vakıf için açıklamalar.
Peki çocuklarımıza ne oluyor?
4+4+4 Eğitim sistemi tarih oluyor. Yeni düzenlenen eğitim yasası ile birlikte eğitim sistemi tekrar değiştiriliyor.
Henüz resmi bir açıklama gelmemesine rağmen gündemde 3+3+3+4 eğitim sistemi konuşulmaya başlandı. Son yıllarda eğitim sisteminde değişikliğe gidilmesi vatandaşların kafalarında soru işaretleri bırakıyor. Peki 3+3+3+4 eğitim sistemi ne demek?
Zorunlu eğitim yaşı 5 yaşa çekilecek ve zorunlu eğitim süresi 13 yıla çıkartılacak. Yeni uygulanacak olan 3+3+3+4 eğitim sisteminin öğrencilerin hayatlarına hangi yönde etki edeceği merak konusu.
Sistemlerde yapılan değişikliklerden sonra normal şartlarda değişen sistem uzun bir süre kullanılır. Ancak 4+4+4 eğitim sistemine geçeli kısa bir süre olmuşken şimdide yeni eğitim sistemi konuşulmaya başlandı. Yeni sistemin 3+3+3+4 eğitim sistemi olacağı konuşuluyor.
Planlama aşaması devam eden bu yeni sistemde okula başlama yaşı 5’e düşürülecek. Erken çocukluk okulu ile eğitim hayatına başlayacak öğrenciler, 0+1+2 şeklinde 3 yıl, sonra 3 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul ve 4 yıl lise olmak üzere eğitim görecekler. Bu sistemde kademe dizilişi 4+4+4’ten 3+3+3+4 şeklinde değiştirilecektir.
Bu sistemdeki en önemli değişiklik okul öncesi eğitimde olacak. Anasınıflarının yerine bu sistemde eren çocukluk okulu olacak. Mevcut sistemde bulunan anasınıfları kaldırılacak. Bununla ilgili üniversitelerde de düzenlemeler uygulanacak. Üniversitelerin eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan okul öncesi eğitim bölümleri kapatılacak ve yerine Erken Çocukluk Eğitim ve Araştırma Enstitüsü kurulacak. Bu sistemin pilot uygulaması 2017 senesinde uygulanacak. Öte yandan mevcut anasınıfı öğretmenlerine iki seçenek sunulacak. Bu öğretmenler isteklerine göre ister erken çocukluk okulunda eğitimci olmayı, ister ilkokul öğretmeni olmayı tercih edebilecekler. Bu konular için gereken eğitimler de sistem uygulanmadan önce eğitimcilere verilmiş olacak.
Kampanya metni
Mevcut hükümet ve devletin eğitimi düzenleme stratejisi, çocuklarımızı ve onların geleceklerini tehdit ediyor.
TBMM'de kabul edilen Maarif Yasası'na muhalefet partilerinin reddi ise acınacak düzeyde zayıf.
Bu durumda bizlere yani halka ise hem hükümeti hem de muhalefeti reddetmek düşüyor.
Konu çocuklarımız.
Hiçbir biçimde hiçbir uzlaşmayı kabul edemeyeceğimiz konu; çocuklarımızdır.
Bir ülke, bir meclis, bir aile, bir tek insan dahi çocuğun en üstün yararından başka bir karar alıp, onu kendi siyasi, toplumsal, ekonomik, duygusal, ati çıkarı için kullanamaz.
Hepimizin birlikte savaşacağı en önemli konuda herkesin hilafsız biraraya gelmesi gereklidir.
Çocuğunu, çocuğu yoksa bir çocuğu gerçekten önemseyen herkes bu kampanyanın asıl savunucusu olmalıdır.
Kanun neden önemli?
Jet hızıyla TBMM’den geçen, aynı hızla Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan, 28 Haziran 2016 da resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanun ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev ve yetkileri Maarif Vakfı’na veriliyor.
Vakıf, yurtiçinde ve dışında okul öncesi eğitimden, üniversite eğitimine kadar eğitim kurumları açmak, yurt, pansiyon ve lojman gibi tesisler kurmak, eğitimci kadrosu yetiştirmek, eğitim programları yapmak dahil, MEB’e ait benzer birçok yetkiye sahip kılınıyor.
Dillendirilen gerekçe, cemaatin MEB’deki yapılaşmasını kırmak.
TBMM’deki Komisyonda CHP’li üyelerin itirazları sonucu “yurtiçi” sözcüğü kaldırıldı ancak sadece yurtdışı ile sınırlı kalınacağına inanılmıyor.
Üstelik vakıf senedi ve vakıf yönetmeliği hazır değil; 3 ay içinde hazırlanacak.
1 ay içinde MEB bütçesinden Maarif Vakfı’na 1 milyon TL aktarılacak.
Vakfın karar organı olan mütevelli heyetinin 12 üyesinden 4’ü Cumhurbaşkanı, 3’ü Bakanlar Kurulu tarafından atanan 7 dimi üyeden oluşuyor.
2 üye MEB, 1 üye Dışişleri Bakanlığı, 1 üye Maliye Bakanlığı ve 1 üye YÖK temsilcisi olarak görevlendiriliyor.
Mütevelli heyet üyeleri 72 yaş bitimine kadar görev yapabiliyor, diplomatik ayrıcalık sahibi de olabiliyorlar.
Bunlar vakıf için açıklamalar.
Peki çocuklarımıza ne oluyor?
4+4+4 Eğitim sistemi tarih oluyor. Yeni düzenlenen eğitim yasası ile birlikte eğitim sistemi tekrar değiştiriliyor.
Henüz resmi bir açıklama gelmemesine rağmen gündemde 3+3+3+4 eğitim sistemi konuşulmaya başlandı. Son yıllarda eğitim sisteminde değişikliğe gidilmesi vatandaşların kafalarında soru işaretleri bırakıyor. Peki 3+3+3+4 eğitim sistemi ne demek?
Zorunlu eğitim yaşı 5 yaşa çekilecek ve zorunlu eğitim süresi 13 yıla çıkartılacak. Yeni uygulanacak olan 3+3+3+4 eğitim sisteminin öğrencilerin hayatlarına hangi yönde etki edeceği merak konusu.
Sistemlerde yapılan değişikliklerden sonra normal şartlarda değişen sistem uzun bir süre kullanılır. Ancak 4+4+4 eğitim sistemine geçeli kısa bir süre olmuşken şimdide yeni eğitim sistemi konuşulmaya başlandı. Yeni sistemin 3+3+3+4 eğitim sistemi olacağı konuşuluyor.
Planlama aşaması devam eden bu yeni sistemde okula başlama yaşı 5’e düşürülecek. Erken çocukluk okulu ile eğitim hayatına başlayacak öğrenciler, 0+1+2 şeklinde 3 yıl, sonra 3 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul ve 4 yıl lise olmak üzere eğitim görecekler. Bu sistemde kademe dizilişi 4+4+4’ten 3+3+3+4 şeklinde değiştirilecektir.
Bu sistemdeki en önemli değişiklik okul öncesi eğitimde olacak. Anasınıflarının yerine bu sistemde eren çocukluk okulu olacak. Mevcut sistemde bulunan anasınıfları kaldırılacak. Bununla ilgili üniversitelerde de düzenlemeler uygulanacak. Üniversitelerin eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan okul öncesi eğitim bölümleri kapatılacak ve yerine Erken Çocukluk Eğitim ve Araştırma Enstitüsü kurulacak. Bu sistemin pilot uygulaması 2017 senesinde uygulanacak. Öte yandan mevcut anasınıfı öğretmenlerine iki seçenek sunulacak. Bu öğretmenler isteklerine göre ister erken çocukluk okulunda eğitimci olmayı, ister ilkokul öğretmeni olmayı tercih edebilecekler. Bu konular için gereken eğitimler de sistem uygulanmadan önce eğitimcilere verilmiş olacak.
Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 18 Haziran 2016 tarihinde başlatıldı