Tarih Öğretmenleri Atama Mücadele Platformu

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


TARİH ÖĞRETMENLERİNİN ATANMA SORUNLARI

Temel bilimler arasında olan Tarih öğretmenliği branşı maalesef günümüz Türkiye’sinde hak ettiği değeri görememektedir. Türk toplumu olarak tarihimizi dizilerden öğrenmeye maruz bırakılmışız; bu durum da yeterli eğitimi alan tarih öğretmenlerine yeterince önem verilmemiştir. 2000’li yıllarda öğretmen olabilmek için KPSS sınavı uygulanmaya başlanmış ve bu sınavla birlikte alınan öğretmen sayılarını incelediğimiz zaman Tarih Öğretmen atamaları tüm yıllarda görmezden gelinmiştir. Yapılan 2016 KPSS sonucunda 35.000 öğretmen ataması yapılmış; fakat Tarih Öğretmenleri genel sıralamada ilk 10.000’e girmesine rağmen maalesef sadece 283 kişinin ataması yapılmıştır. 2016 Eylül atamasında 15.000 öğretmen atamasından Tarih Öğretmenliğine 98 kişilik kontenjan ve 2017 Şubat atamasında ise 20.000 öğretmen atamasında 185 kişilik kontenjan verilmiştir. Bilindiği üzere 2016-2017 öğretmen atamaları mülakat ile olmuştur. Bu konuda özel bir televizyona konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı sayın İsmet Yılmaz aynen şöyle konuşmuştur:“ Tarih öğretmeni olarak 185 öğretmeni alacağız duyurusunu yaptık. Başvuranların üç katını alacağız. Bize başvuranların minimum puanı 80 maksimum puanı 87 Burdan şuna geleceğim öğretmen adaylarıma bunlar Eğitim Fakültesi mezunu Bunlardan 80’nide alsam başarılı, 87’yi almasa da başarılı…’’ Bakanımızın da belirttiği gibi mülakata katılmaya hak kazan son kişi 80.98153 puanla gitmiştir. Mülakata 555 kişi katılmış 185 kişi atanmıştır. Dolaysıyla 80.98153 ve üstü puan almasına rağmen 370 kişi atanamamıştır. Ataması en yüksek puan ile kapatan Tarih Öğretmenliği olmuştur, son 15 yılda Tarih Öğretmenliği bölümüne yapılan atama sayısı 3000-3500 arası bir sayıdır. Bu, tarih branşının emsali olacak birçok bölümün 1 yıllık atama sayısına karşılık gelmektedir.

32.000’in üzerinde mezunu olan ve her yıl ortalama 2000 civarında mezun veren Tarih Bölümüne her yıl KPSS de ayrılan kontenjan 163 kişiden ibarettir. Ayrılan bu kontenjan Tarih Öğretmenlerine yetmemektedir. Tarih Öğretmenlerinin bir diğer mağduriyeti ise, bu bölüme ayrılan ders saatleridir. Ders saatleri, tarihimizi öğretecek kadar sayıda ve nitelikte değildir. Kısaca somutlaştıracak olursak, üzerinde durmamız gereken birkaç durum vardır. Birincisi,
İslam Tarihi dersidir. Bu ders, mevzuatta Tarih Öğretmenlerinin dersidir; Üzerinde durmamız gereken başka ders de Osmanlıca dersidir. Osmanlıca dersi, Tarih Öğretmenleri bu dersi 4 yıl 8 dönem ayrıntılı bir şekilde eğitimini almış olan tek bölüm bizim bölümümüz olan Tarih Öğretmenleridir ve Osmanlıca eğitiminde birçok bölümden daha donanımlı ve daha birikimliyiz. Tarih Öğretmenleri Osmanlıca’nın bütün yazı türlerini okuyabilmekte ve bunları öğrencilerimize öğretebilmekteyiz. Son olarak da Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinin üzerinde durmamız gerekmektedir. Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersi şu an liselerde seçmeli olarak okutulmaktadır. Hemen hemen her okulda bu ders verilmekte ve seçmeli olduğu için öğretmen norm kadrosunda görülmemektedir. Bu da Tarih bölümünün açığına olumsuz yansımaktadır. Biz Tarih Öğretmenleri olarak, Çağdaş Türk ve Dünya Tarih dersinin zorunlu olması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece biz Tarih Öğretmenleri için değil, günümüzde yaşanan olayları iyi bir şekilde analiz edebilmek ve aynı tarihsel hatalara düşmemek için Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi zorunlu olmalıdır. Kısaca ifade etmek gerekiyorsa, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminden sonra, yakın tarihimizi öğrenmemiz gerekmektedir. Halkımıza darbelerin bütün olumsuzluklarını anlatmamız gerekmektedir. Oysa YÖK yaptığı son düzenleme ile tarihi zihinlerden silme çabası içinde olmuştur. Yeni düzenlemeye göre tarih sadece Sosyal Bilimler testinde kendine yer bulmuştur. Bu şu anlama geliyor: İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine yerleşmek isteyen bir öğrenci hiçbir tarih sorusu ile muhatap olmadan bu fakülteye yerleşecektir. Aynı şey diğer fakülteler içinde geçerli. Şimdi bu noktada şu soruları sormak gerekir:
1) Öğrenci tarih temeli olmadan nasıl Uluslar Arası İlişkiler bölümünü okuyabilir?
2) 15 Temmuz’da halkın meydanlarda olmasının sebebi nedir ?
3) Bugün ülkemiz üzerinde oynan oyunların arka planını bilmeden yarınlarımızı nasıl göreceğiz ?
4) Tarihini bilmeyen bir neslin bize faydası nedir ?
Biz tarihini bilen bir neslin binlerce faydasını sıralayabiliriz. Fakat siz tarihini bilmeyen bir neslin bir tane bile faydasını söylemesiniz. Bizce YÖK bu yanlışından vazgeçmeli Tarih dersini de Türkçe ve Matematik gibi zorunlu dersler haline getirmelidir.
NOT: Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer
Bir Afrika atasözü “Aslanlar kendi hikayelerini yazmadıkça, avcıların hikayesini dinlemek zorundayız.”

Tarih Öğretmenlerinin mağduriyeti nasıl giderilir?
1) Tarih Bölümlerinin ivedilikle sayısı azaltılmalı ve uzun vadede Tarih bölümleri ile ilgili planlamalar yapılmalıdır.
2) Öğrencilerimizin tarihini daha iyi öğrenebilmeleri için Tarih dersi sayısı artırılmalıdır.
3) İslam Tarihi dersi için yapılan yanlıştan dönülmeli, Bu ders Hakka uygun olarak Tarih Öğretmenlerine iade edilmelidir.
4) Osmanlıca dersi sosyal bilimler öğrencilerine zorunlu olmalı ve bu ders hakka uygun olarak hem de alan yeterliliğinden dolayı Tarih Öğretmenlerine verilmelidir.
5) Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersi seçmeli statüsünden zorunlu dersler arasına koyulmalıdır. Zira bu ders hem LYS hem de KPSS de soru olarak karşımıza çıkmaktadır
� Bunlara ek olarak da maalesef emekliliği gelmiş, kendine göre nedenleri olan Milli Eğitim bünyesinde çok sayıda Tarih Öğretmeni vardır. Bu hocalarımız emekliliğe ayrılması için teşvik edilmelidir.


Neden Tarih Öğretmeni Ataması Yapılmalıdır?

Tarih dersi kendine has metodu olan birtakım incelikleri ve teknikleri olan çok özel bir derstir. Tarih dersi, ehli olmayan ellerde ücretli öğretmenlere verilerek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Tarih sadece bir milletin siyasi, sosyal ve kültürel geçmişi değil, aynı zamanda bir milletin siyasi, sosyal ve kültürel geleceğidir. Mustafa Kemal, “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” demiştir. Peyami Sefa, ” Tarihinin sürekliliğini kaybeden bir millet, her şeyini kaybetmeye mahkumdur. Hafızası parça parça kopmuş bir akıl hastası gibi geçmişiyle, hatıralarıyla ve benliğini terkip eden bütün varlık unsurlarıyla ilgisi kesilmiştir.” Cicero ise, “, geçen zamanların şahididir, onun gerçeklerini aydınlatır, anıları meydana çıkarır, günlük yaşamımıza yol gösterir ve eski zamanlardan bilinmeyen olayları anlatır.” Bu hususta birçok düşünür tarihin önemi ile ilgili düşüncelerini dile getirmiştir. Biz birkaç tane ile sınırlı tutuyoruz.

Tarih derslerinin faydaları:
1) Geçmişi öğrenerek, geleceğe güvenle bakmamızı sağlar
2) Düşünme ve yorumlama olgusunu güçlendirir
3) Tarih öğrenerek geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurulur. Uygarlığın insanlığın ortak malı olduğu anlaşılır.
4) Kültür ve medeni hayatın gelişimini hızlandırır
5) Toplumda, milli birlik beraberlik duygusunun gelişimini hızlandırır.

Bu kısacık yazımızda onlarca makale, deneme ve kitaba sığmayacak olan tarih öğretiminin gerekliliği üzerinde durmaya çalıştık. Bizler tarih öğretmenleri olarak tarih ders sayısının arttırılması ve buna binaen tarih öğretmenlerine ciddi bir kontenjan ayrılmasının vatanımıza ve milletimize faydalı olacağı düşüncesindeyiz. Bu hususta tarih ders sayısının artması ve tarih öğretmenlerininin atamasının yapılması için
Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.



Bugün Tarih Öğretmenleri Atama Mücadele imzanı bekliyor!

Tarih Öğretmenleri Atama Mücadele Platformu bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Tarih Öğretmenleri Atama Mücadele Platformu». Tarih Öğretmenleri Atama Mücadele ve imza atan diğer 496 kişiye katıl.