Üstün Yetenekli Çocukların Haklarına Kavuşmasına Bir İmza ile Destek Ver!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 2.500.


Bizler; Rehberlik Araştırma Merkezlerinde Üstün Yetenekli Birey tanısı konulmuş çocuklarımızın velileri olarak; Hükümetimizin bu konudaki desteklerinin arttırılması ve eksikliklerin giderilebilmesi için, bu hususta yetkili mercii olan Milli Eğitim Bakanlığı’mızın desteğini talep etmekteyiz. Çocuklarımızın başarılı ve devletine, milletine faydalı bireyler olabilmeleri için, aşağıda belirttiğimiz konularda gereğini arz ederiz.

Unutulmamalıdır ki; Eğitimde fırsat eşitliği, bireylerin ihtiyaç duydukları eğitime erişmeleri anayasal bir haktır. Özel yetenekli bireylerin kendilerine uygun tüm eğitim fırsatlarından yararlanması da bu hakkın gereğidir.

M.E.B. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı ''Özel Yetenekli Bireylerin Eğitimi Strateji ve Uygulama'' kılavuzunda Özel yetenekli bireylere özel eğitimin niçin gerekli olduğu şöyle açıklanmaktadır: ''Özel yetenekli bireylere yeteneklerini geliştirme ve kendilerini gerçekleştirme imkanı verilmediği taktirde bu kişilerin potansiyel enerjilerini gayrı meşru ve illegal zeminde tüketme riski taşıdıkları, hazır bulunuşluk düzeylerine uygun eğitim fırsatı sunulmaması halinde, çabuk sıkılma, kolay öğrenmenin verdiği rehavete kapılma ve başarısızlığa düşme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıkları görülmektedir.'' Bilgiye olan açlıkları karşılanmadığında, gerekli donanıma sahip olamadıklarında yalnızlaştıkları bilinmektedir. Kendilerini anlayan insan sayısı zaten yetersizdir ve kendi hallerine bırakıldıklarında; kaygı, depresyona yatkınlık, mükemmeliyetçilik, kurgulama yetenekleri gibi var olan özelliklerinin de etkisiyle  suçlu konumunda toplumun karşısına çıkabilmektedirler. Bu nedenle özel yetenekli bireylerin aileleri olarak çocuklarımızın geleceğinden endişe duymaktayız.

İnsanlık için üst seviyede fayda sağlayabilecek yetenekten bir suçlu yaratmak, sadece çocuğun veya ailenin kaybı değil, ülkenin kaybıdır. Bu nedenle Aşağıda belirttiğimiz maddeleri sunmaktayız.

1. Mevcut okul müfredatlarının özel yetenekli çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamadığı, müfredatların çok yönlü ve yaratıcı özellikler taşıması gerektiği, birçok araştırmacı ve eğitimci tarafından kabul edilmektedir. Tek tip sunulan eğitim müfredatı, özel yetenekli çocukların eğitsel programları bilişsel gelişimlerini destekleyecek şekilde zenginleştirilmiş eğitim programları ve zenginleştirilmiş materyaller ile çocukların gelişim düzeylerine uygun eğitim verilmelidir.

Özel Yetenekli çocuklara, okudukları okullarında açılması zorunlu olan Eğitim Destek Odaları, öğretmen eksikliği ve okul idarelerinin bu hususta bilgi sahibi olmamasından  dolayı açılmamaktadır. Ve bu konuda yol gösterici muhattap bulunamamaktadır. Nadiren açılan odalarda ise, bu özel çocukları isteksizliğe sevk eden, akademik bilgi içeren test çalışmaları yapılmaktadır. İlgi ve yatkınlıkları doğrultusunda eğitim almış öğretmen bulunamamaktadır. Dolayısıyla da amacını gerçekleştirememektedir. 

2. İlçe bazlı kurulan Çocuk Üniversiteleri ve Bilim Sanat Merkezleri, aksaklıklarına rağmen bir kesim çocuğun yararlanabildiği kurumlardır. Bu kurumlarda da karşımıza ilçede ikamet etme, sınav geçme gibi yıpratıcı zorunluluklar çıkmaktadır.

 a. Bilsem' in birinci aşamasını aşan çocuklarımız da, Rehberlik Araştırma Merkezi  tarafından üstün Yetenekli Birey tanılı çocuklarımız da, Bilsem’in ikinci aşama sınavı ile ilave zeka testine tabii tutulmaktadır. Bilsem sınavları öncesinde, Rehberlik Araştırma Merkezi tarafından teste tabi tutulup Üstün Yetenek’li raporu almış bireyin, aradan IQ skorunu değiştirmeyecek kadar kısa zaman geçmiş olmasına rağmen,  ilave zeka testine maruz bırakılması, hem çocuk, hem de kurum için ekstra bir yüktür.

b. Ayrıca değerlendirme esnasında kendilerine eşlik eden testörlerin çocuklarla iletişimi de son derece önemli ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Araya ilave insan unsurunun girmesiyle, konuşma hızı, yöresel aksanlı konuşma ve okuma, okunan test sorularının anlaşılmasını zorlaştırdığı bir gerçektir. Teste giren çocuklar okuma ve cevapları işaretleyebilme kabiliyetine sahip çocuklardır. Objektif değerlendirmeyi, tarafsızlığı ve şikayet durumunda kanıt sağlamak adına test odasının kayıt altında olması, testin en az 2 testör (mümkün şartlarda bay ve bayan) tarafından eş zamanlı olarak yapılması gerekmektedir.

3. Potansiyel enerjilerini daha etkin açığa çıkarmaları, mutlu bireyler olmaları adına takviye kurs, atölye gibi etkinliklere yönlendirmelidirler. Fakat bu etkinliklerin sayıları çocuklarımızın ilgi alanlarına göre artmakta ve yüklü bir maliyet oluşturmaktadır. Bu sebeple Sürekliliğin sağlanması adına Belediyelere bağlı Spor Komplekslerine sıra beklemeden kayıt yaptırılabilmesi, çocuğun mutlu ve verimli olmasını sağlayacaktır.

4. Çocuklarımızın eğitim sürecinde, onları anlayacak, onlara eğitim planı hazırlayabilecek ve çocuklarımıza rehberlik edecek Üstün Zekalılar Öğretmenleri olmalıdır. Bu öğretmenlerin önceliği çocuklarımız olmalı. Biz veliler olarak üzülerek gözlemlemekteyiz ki; çocuklarımıza özel yetenekli birey tanısı konulmakta fakat, ilerleyen süreçlerdeki aksaklıkların-eksikliklerin giderilmesi hususunda devletimiz herhangi bir çözüm üretmemektedir. Destek eğitim odalarında görevlendirilen öğretmenlerin yetersizliği de bu eksikliklerin en önemlilerinden bir tanesidir. Formatörlük kavramı adı altında görev yapan üstün zekalılar öğretmenlerinin dışındaki branş öğretmenlerinin aldıkları hizmet içi eğitimin niteliğini tartışmamız gerektiğini düşünmekteyiz. Bizler, görevlendirme yolu ile gönderilen farklı branş öğretmenlerini değil alanında 4 yıl boyunca üstün zekalılar ile ilgili eğitim alan üstün zekalılar öğretmenlerin olması gerektiğini düşünmekteyiz.

 a. Geleneksel okulun amacı, herkese aynı eğitimi vermek ve belirli bir zaman dilimi içinde belirlenmiş olan standardı karşılayacak kazanımlara sahip olmaktır. Fakat o yıl geliştirilecek becerileri önceden kazanmış olan veya çok hızlı öğrenen üstün yetenekli öğrenciler için farklılaştırılmış öğretim imkânları sunulmazsa, bu bireylerin eğitsel gereksinimleri gerçek anlamda karşılanmamış olur. Oysa üstün yetenekli çocuklar, kendi potansiyellerini geliştiren farklı eğitsel programlarla desteklenmeye ihtiyaç duyarlar.

5. Çocuklarımızın ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine bir takım imkanlar (materyal, sosyal aktivite vb.) sunabilmemiz adına çocuklarımıza devlet bursu ya da eğitim giderleri adı altında bir bütçenin kendi hesaplarına yatırılması gerektiğini talep ediyoruz. Nitekim çocuklarımızın bilgiye aç olma ve onların sürekli yeni bir şeyler öğrenme isteği materyal, kitap temini ve sosyal aktivite ihtiyaçlarını karşılayamamaktayız. Bu da çocuklarımızın göz göre göre yok olmalarına neden olmaktadır. Malumunuz devletimiz bu anlamda zihin, görme ve işitme engelli çocuklarımıza  destek vermektedir.

Her okulda veya her rehberlik araştırma merkezinde üstün yetenekliler öğretmeni ve rehber öğretmen bulunmasını, Bilim ve Sanat Merkezlerinin öğrenci kabul şartlarının yeniden düzenlenmesini, kabul edilme sınıf düzeyini geçmiş fakat zorunlu temel eğitimini tamamlamamış özel yetenekli öğrenciler için yaş ve sınıf düzeyi göz önünde bulundurularak ayrı sınıf açılmasını, öğrencinin ulaşım zorluğu ve merkezlerin kapasite üstü mevcudu ile eğitim veriminin düştüğü gözlendiği için bu merkezlerin her il ve ilçede bulunmasını ve şartlarının iyileştirilmesini arz ediyoruz.

Özel yetenekli bireylerin eğitilmesi ve topluma hizmet edecek seviyeye getirilmesi bir zorunluluktur.

                                                                                                                                   

 



Bugün Üstün Zekalı Çocukların Aileleri imzanı bekliyor!

Üstün Zekalı Çocukların Aileleri Dayanışma Grubu bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «T.C Cumhurbaşkanlığı: Üstün Yetenekli Çocukların Haklarına Kavuşmasına Bir İmza ile Destek Ver! Özel yetenekli bireylerin eğitilmesi ve topluma hizmet edecek seviyeye getirilmesi bir zorunluluktur.». Üstün Zekalı Çocukların Aileleri ve imza atan diğer 2.167 kişiye katıl.