

Kadını aşağılayan, cinsel bir obje olarak gösteren, tecavüz, küfür, dayak vb. konuları sıradan hayatın parçası gibi işleyen dizileri-programları yayından kaldırın. Reklam vermeyin. Kadın cinayetlerine ortak olmayın!
Kampanya metni
İmzan çok önemli, çünkü her geçen gün kadına şiddet ve bu şiddetin dozu artıyor.
20 yaşında üniversite öğrencisi, Özgecan'ın vahşice öldürülmesi, toplum tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Günlerdir halk sokaklarda, sosyal medyada tepkisini gösteriyor. Haklı olarak adalet için haykırıyoruz... Faillerinden çok, görevlerini yapmayanlara ve toplumda rol modeli denilebilecek, bu konuda pervasızca konuşarak başka olayların önünü açanlara tepki veriyoruz, farkında mısınız? Peki sizce, Özgecan hayattayken, herkes üzerine düşeni yaptı mı ona daha iyi bir toplum ve gelecek vermek için? Veya Özgecan bu şiddete uğrayan son kadın mı olacak dersiniz bu tepkilerden sonra?
Cumhuriyet Gazetesi'nin 29.12.2014 tarihinde yayınladığı haberde, Prof. Dr. Sencer Ayata başkanlığındaki bir platformun Türkiye'de ki şiddetin son 12 senede % 1400arttığı gerçeğini ortaya koymuş.
Farklı bir araştırma ise, 2013 yılında Türkiye’de televizyon izleme oranları artış gösterdiğini, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait aylık ortalama izleme sürelerine bakıldığında, konvansiyonel kitle iletişim araçlarından olan televizyonlarla izleyici arasındaki bağın giderek güçlendiği görüldüğünü ortaya koymuş. Araştırmaya göre, Türk izleyicisi 2011 yılında ortalama günde 4,42 saat televizyon izlerken bu süre 2012 yılında 4,57 saate, 2013 yılında ise 4,81 saate yükselmiş.
Türkiye için kitap okuma verilerine baktığınızda ise bu oran sadece 5 saat olarak ortaya konuyor. Günde 5 saat değil, 365 günde 5 saat!
Bu sonuçlara bakıldığında, kolaylıkla televizyonun ülkemizin en büyük sorunu olan eğitimsizliğin, cehaletin bir numaralı düşmanı olacağı söylenebilir-Dİ.
Realiteye dönelim, televizyonun kitleler üzerinde ki etkisinin özeti için, TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ'nin 05.09.2014 tarihli uyarısının konu başlıklarını okuyalım.
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ OLARAK UYARIYORUZ
Kadınlara yönelik şiddet ve cinayetleri meşrulaştırmak toplumun ruh sağlığını tehlikeye atmaktadır.
TOPLUMSAL RUH SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDADIR
ŞİDDETİN MEŞRULAŞMASINA VE ARTMASINA ZEMiN SAĞLANMAKTADIR
TOPLUM ŞİDDETE ALIŞTIRILMAKTA, DUYARSIZLAŞTIRILMAKTADIR
TPD OLARAK MEDYAYI SORUMLU VE ETİK YAYINCILIĞA DAVET EDİYORUZ
Buna dur demek, algı yönetiminizin, reyting, para uğruna toplumu yozlaştıran her türlü yayının karşısında olmak için öncelikle RTÜK'ü uyaralım! Sonra da, gerekli finansal kaynağı kesmek için reklam verenlere seslenelim! Kadını birey değil, adeta 2. sınıf bir mal gibi gösteren herkesin karşısında duralım.
Kadının bir birey olarak görülmediği, sadece cinsel dürtüleri tatmin ve üremek için gerekli olduğuna inanılan bir topluma dönüşürken, politikacılar kadar yapımcıların da bu işte parmağı olduğunu unutma.
Bu sebeple, kadını aşağılayan, fiziksel-ruhsal şiddetin konu olarak işlendiği, kadına toplum içinde yeri ile ilgili çağ dışı yorumlar içeren, kısaca KADINA KARŞI NEGATİF AYRIMCILIK içeren her türlü yayını izlemeyin, izletmeyin.
YOZLAŞMIŞ TOPLUM DEĞERLERİNİ HEP BERABER DÜZELTELİM.
ÖZGECAN SON OLSUN.
KADINA ŞİDDETİ VE ŞİDDETİN HER TÜRÜNÜ HEP BERABER DURDURALIM!
Teşekkürler, Selen Berköz
Kampanya Kapatıldı
Kampanya metni
İmzan çok önemli, çünkü her geçen gün kadına şiddet ve bu şiddetin dozu artıyor.
20 yaşında üniversite öğrencisi, Özgecan'ın vahşice öldürülmesi, toplum tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Günlerdir halk sokaklarda, sosyal medyada tepkisini gösteriyor. Haklı olarak adalet için haykırıyoruz... Faillerinden çok, görevlerini yapmayanlara ve toplumda rol modeli denilebilecek, bu konuda pervasızca konuşarak başka olayların önünü açanlara tepki veriyoruz, farkında mısınız? Peki sizce, Özgecan hayattayken, herkes üzerine düşeni yaptı mı ona daha iyi bir toplum ve gelecek vermek için? Veya Özgecan bu şiddete uğrayan son kadın mı olacak dersiniz bu tepkilerden sonra?
Cumhuriyet Gazetesi'nin 29.12.2014 tarihinde yayınladığı haberde, Prof. Dr. Sencer Ayata başkanlığındaki bir platformun Türkiye'de ki şiddetin son 12 senede % 1400arttığı gerçeğini ortaya koymuş.
Farklı bir araştırma ise, 2013 yılında Türkiye’de televizyon izleme oranları artış gösterdiğini, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait aylık ortalama izleme sürelerine bakıldığında, konvansiyonel kitle iletişim araçlarından olan televizyonlarla izleyici arasındaki bağın giderek güçlendiği görüldüğünü ortaya koymuş. Araştırmaya göre, Türk izleyicisi 2011 yılında ortalama günde 4,42 saat televizyon izlerken bu süre 2012 yılında 4,57 saate, 2013 yılında ise 4,81 saate yükselmiş.
Türkiye için kitap okuma verilerine baktığınızda ise bu oran sadece 5 saat olarak ortaya konuyor. Günde 5 saat değil, 365 günde 5 saat!
Bu sonuçlara bakıldığında, kolaylıkla televizyonun ülkemizin en büyük sorunu olan eğitimsizliğin, cehaletin bir numaralı düşmanı olacağı söylenebilir-Dİ.
Realiteye dönelim, televizyonun kitleler üzerinde ki etkisinin özeti için, TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ'nin 05.09.2014 tarihli uyarısının konu başlıklarını okuyalım.
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ OLARAK UYARIYORUZ
Kadınlara yönelik şiddet ve cinayetleri meşrulaştırmak toplumun ruh sağlığını tehlikeye atmaktadır.
TOPLUMSAL RUH SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDADIR
ŞİDDETİN MEŞRULAŞMASINA VE ARTMASINA ZEMiN SAĞLANMAKTADIR
TOPLUM ŞİDDETE ALIŞTIRILMAKTA, DUYARSIZLAŞTIRILMAKTADIR
TPD OLARAK MEDYAYI SORUMLU VE ETİK YAYINCILIĞA DAVET EDİYORUZ
Buna dur demek, algı yönetiminizin, reyting, para uğruna toplumu yozlaştıran her türlü yayının karşısında olmak için öncelikle RTÜK'ü uyaralım! Sonra da, gerekli finansal kaynağı kesmek için reklam verenlere seslenelim! Kadını birey değil, adeta 2. sınıf bir mal gibi gösteren herkesin karşısında duralım.
Kadının bir birey olarak görülmediği, sadece cinsel dürtüleri tatmin ve üremek için gerekli olduğuna inanılan bir topluma dönüşürken, politikacılar kadar yapımcıların da bu işte parmağı olduğunu unutma.
Bu sebeple, kadını aşağılayan, fiziksel-ruhsal şiddetin konu olarak işlendiği, kadına toplum içinde yeri ile ilgili çağ dışı yorumlar içeren, kısaca KADINA KARŞI NEGATİF AYRIMCILIK içeren her türlü yayını izlemeyin, izletmeyin.
YOZLAŞMIŞ TOPLUM DEĞERLERİNİ HEP BERABER DÜZELTELİM.
ÖZGECAN SON OLSUN.
KADINA ŞİDDETİ VE ŞİDDETİN HER TÜRÜNÜ HEP BERABER DURDURALIM!
Teşekkürler, Selen Berköz
Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 16 Şubat 2015 tarihinde başlatıldı