Başarı

İş Güvenliği Uzmanları Haksız Yere TUTUKLANIYOR!!

Bu kampanya 5.910 destekçi ile değişim yarattı!


İş Güvenliği Uzmanları olarak emsal olacak kaygısı ile bugün şok bir haberle güne başladık.Google’a “Bodrum vinç tutuklama Anadolu Ajansı” yazınca çıkan haberde,“Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında, vinç operatörü Ü.T, iş güvenliği uzmanı L.T tutuklandı.”yazmaktadır.

Mahmut Cihan'dan ALINTI

İlgili Makama
İş Güvenliği Uzmanları olarak emsal olacak kaygısı ile bugün şok bir haberle güne başladık. İnternet üzerinden arama motoruna “Bodrum vinç tutuklama Anadolu Ajansı” yazınca çıkan haberde,“Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında, vinç operatörü Ü.T, iş güvenliği uzmanı L.T tutuklandı.” yazmaktadır. Ülkemizde pek az mesleki unvanın görev yetki ve sorumlulukları Kanun ve Yönetmelikle tanımlanmıştır. İş Güvenliği Uzmanı kurmay yetkiyle çalışır. 6331 sayılı kanun özel kanundur, özel kanun varken genel kanun işletilemez (normlar hiyerarşisi). İlgili AB direktifi ve gerekçesi ile 6331 sayılı kanunun gerekçeleriyle metni incelendiğinde, kaynak olan AB mevzuatı ve gelişmiş ülkelerin uygulamaları değerlendirildiğinde iş güvenliği uzmanının çalışması kendi yönetmeliğindeki görev, yetki ve yükümlülükleri (sorumlulukları) temelindedir. Yine ilgili yönetmeliğe göre yükümlülüklerine dayanarak görev kusuru olabilir. Bu durumda sadece idari yaptırıma tabidir;
1. Görev kusurundan dolayı işverene sorumludur (4857 ve 6331)
2. Bildirim yapmamasından dolayı İSGGM tarafından belgesi askıya alınabilir (6331)
3. Teftiş esnasında kusuru tespit edilirse yine İSGGM tarafından belgesi askıya alınabilir (6331)
4. Kamu davasında kusuru tespit edilirse (görev kusuru, TCK 5237) yine belgesi askıya alınabilir veya iptal edilir (6331 ve 6098)
Yönetmeliği temelinde çalışan iş güvenliği uzmanının cezai sorumluluğu ve mali sorumluluğu yoktur. Eğer fonksiyonel yetki de verilmişse (iş organizasyonda tanımlı bir pozisyonu varsa ve görev tanımı tevdi edilmişse), kazanın kök nedenlerinden biri görev tanımındaki bir yetkiyle ilişkilendirilebiliyorsa (yetki kullanılsaydı kaza engellenebilir veya etkisi azaltılabilir ise) ceza hukukuyla ilişkilendirilebilir ve illiyet bağı kurulabilir. Bu da çok istisna bir durum olmadıkça taksir kusuru olabilir. Bunun dışında cezai ve mali sorumluluk atfedilemez. Bilirkişi raporlarına baktığımızda genelde bir akış, dayanaklarıyla, yeterli detaya sahip, açıklayıcı bir metin ve gerçekçi, net bir tespit, değerlendirme görülememektedir.
Bilirkişiler, UYAP’tan atanmadığı için çoğu adliyede sahadan yeterli bilgisi olmayan bilirkişiler tarafından raporlar düzenlemektedir. Raporlarındaki “eğitim vermemiş, risk analizi yapmamış, sahayı denetlememiş, riskleri gidermemiş” gibi 6331’de açıkça işverene ait sorumluluklar, iş güvenliği uzmanına yakıştırılıp asli kusurlu olarak yıllarca yargılanmaktadır. Süreç “bilirkişi yargısı” kavramını aşıp artık “alışkanlık yargısına” dönüşebilmektedir. Bazı bilirkişilerde “iş güvenliği uzmanına her dosyada kusur yazmazsak bir daha dosya alamayız” endişesi mevcuttur. Örnek vermek gerekirse bir bilirkişi raporunda eğitimin etkinliği sağlanamadığından ve İş sağlığı ve Güvenliği Kültürü oluşturulmadığından İş Güvenliği Uzmanı (tali) sorumludur, denmiş. İş güvenliği uzmanı eğitimi düzenleme sorumluluğu yoktur, sadece iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini vermeye yetkilidir. Etkinliğini sağlamak gibi bir sorumluluğu da yoktur. Sonuç olarak bu temel dayanaklarla uygulama yapılmayınca kendi içinde hukuksuz yargılama, hapis ve para cezaları verilmektedir.
Bugün Bodrum’daki kazada iş güvenliği uzmanının hangi kanuni dayanakla tutuklanma talebinin yapıldığının ve bu talebin neden kabul edildiğinin incelenmesini önemle arz ediyorum.
Saygılarımla



Bugün Ömer imzanı bekliyor!

Ömer Budak bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «T​.​C ADALET BAKANLIĞI: İş Güvenliği Uzmanları Haksız Yere TUTUKLANIYOR!!». Ömer ve imza atan diğer 5.909 kişiye katıl.