Türk Futboluna Avrupada başarı getirecek yepyeni bir sistem gelsin. @TFF_Org


Türk Futboluna Avrupada başarı getirecek yepyeni bir sistem gelsin. @TFF_Org
Kampanya metni
1 - Yerli B takımları Kurulması ve Kulüplerin Yapısının Düzenlenmesi,
2 - Yerli Genç oynatma teşviği,
3 - Fon sistemi: Alt-amatör liglere ve altyapılara yatırım fonu, milli takım genç yerli fonu, Avrupa kupası başarı fonu, diğer spor dallarına katkı fonu,
4 - Profesyonel ile Amatör Tüm Liglerin Formatsal Sisteminin ve Yayın Gelirinin Geliştirilmesi,
5 - Adil Oyun (Antrenörlük Eğitimi, Hakemlik ve Sahalar), Düzen, Şeffaflık ve Denetim Sistemi Önerileri
Yukarıda özetlediğimiz Türk futbolunun tüm sorunlarını çözecek olan sistem önerilerini ayrıntılarıyla açarak hem daha iyi bir futbol için hem de genel olarak ülkemizde sporun gelişmesi için aşağıdaki metnin uygulanmasını istiyoruz:
1. YERLİ B TAKIMLARI KURULMASI ve KULÜPLERİN YAPISININ DÜZENLENMESİ ÖNERİSİ:
-Süper Ligde üst üste 5 sezon yer alan kulüplere gelecek 2 yıl içerisinde A takımından bağımsız bir B takımı kurma zorunluluğu getirilmelidir.
Zorunlu olarak kurulan B takımları ilk olarak en üst amatör lig seviyesinden (BAL Liginden) başlamalıdır. 19 yaş ve altındayken altyapıya yahut B takımına getirilen belli sayıda yabancı futbolcu hariç takımdaki tüm futbolcular kulübün altyapısından gelen yerli futbolcular olmalıdır.
Gönüllü olarak B takımı kurmak isteyen ya da zorunlu statüde B takımına sahip olup gönüllü olarak (sırasıyla) C, D, E takımını kurmak isteyen Süper lig ve 1. Ligde yer alan kulüpler yerli takımlarını yine aynı kriterlerle en üst seviyeli amatör ligden (BAL liginden) başlayarak kurabilmeliler.
B takımı, A takımının katıldığı diğer kupa organizasyonlarına katılamamalıdır. Ancak farklı gruplarda olmak ve play-off mücadelelerine tek takımlı katılabilmek şartıyla, tüm amatör liglerde, Gelişim Liglerinde ve çok gruplu profesyonel liglerde bir kulübün birden fazla takımıyla bulunabilmesine olanak sağlanmalıdır.
Profesyonel liglerde yer alan kulüplerin sattıkları veya kiraladıkları kendi yerli futbolcularından aldığı paranın en az %5'ini altyapısında harcamalıdır. Bu yüzden profesyonel kulüplerin A, B, .. takımlarının olduğu üstyapı ile u-21, u-19,.. genç takımlarının olduğu altyapı idari yapıları ayrılmalıdır. Başındaki kişilerin farklı olması zorunlu tutulacağı bu iki idari yapının da üstünde kulübün yönetim kurulu/başkanının seçtiği bir futbol direktörü olması zorunlu olmalıdır.
U21 ligleri hem Ümit milli takım için önemli olduğundan hem de kulüplerin kendi B takımlarını güçlendirmek için ülkemizde yetişen yerli sporcuları altyapısına kazandırma yeri olacağından kaldırılmayıp statüsü farketmeksizin A takımında kadroya giremeyen en fazla 7 futbolcunun ve 21 yaş altı olup A, B, ... takımlarından altyapıya geri gönderilen yerli futbolcuların da forma giyebileceği (Süper PAF Lig ve 1. PAF Lig adıyla düzenlenen) rezerv statülü u21 Liglerine dönüştürülmelidir.
Zorunlu olarak B takımı bulunduran kulüplerin Gelişim ve Futbol Altyapı Gelişim Liglerindeki tüm yaş kategorileri için ayrı ayrı takım kurarak katılması ve Kadın A takımı oluşturarak Kadınlar Liginde yer alması zorunlu olmalıdır. Ayrıca Futbol Altyapı Gelişim Liglerine u12 ligi de eklenmelidir.
2. YERLİ GENÇ TEŞVİK SİSTEMİ ÖNERİSİ
Profesyonel liglerde yerli futbolcu ile Türk futbolcu kavramları ayrılarak kulüplerde altyapısından veya B takımından gelen en az 5 yerli bulunmalıdır.
Her futbolcunun girdiği ve çıktığı dakika belli olduğu için bir takımda yer alan 25 yaş altı yerli futbolcuların ligde oynadıkları dakikalar toplanarak her takımın maç başı dakika ortalamaları sezon sonunda hesaplanmalı ve bu sayede yayın gelirlerinde genç yerli oynatan ekipler teşvik almalıdır.
- Profesyonel liglerde takımların transfer dönemleri sonunda TFF'ye bildirdiği kadronun yaş ortalaması 28,7 ve altı olmalıdır. Ancak amatör liglerde hiçbir şekilde yaş kontenjanı, yerli zorunluluğu ve yabancı kısıtlaması olmamalıdır.
Süper lig genç yerli teşvik sisteminde ligde yer alan her takım için yabancı futbolcu ve antrenörlere ödenen maaşların toplam tutarından küçük bir pay alınarak** ve/veya ligde maç başı ortalama 10 dakikanın altında kalan takım bir sonraki lig sezonunda yayın gelirinden alacağı garanti (ayak bastı) ücretten %10 kesinti, 30 dakikanın altında kalan takım %7 kesinti, 90 dakikanın altında kalan takım %4 kesinti, 180 dakikanın altında kalan takım %2 kesinti uygulayarak elde edilen miktarla bir önceki sezon aynı lig içerisinde dakika cinsinden en fazla genç yerli oynatan birinci kulübe %45, ikinci kulübe %30, üçüncü kulübe %15 ve dördüncü kulübe %10 oranında para verilmelidir.
Profesyonel Alt liglerde teşviğin dağıtılışı aynı, toplanışı ise farklı olmalıdır. 1. Lig için sırasıyla 60-120-180-240-300 dakika, 2. lig veya aradaki ligler* için sırasıyla 120-180-240-300-360 dakika, en alt profesyonel lig için sırasıyla 100-150-200-250-300 dakika baz alınıp garanti ücret kesinti yüzdeleri tüm alt ligler için ortak olarak sırasıyla %12-8-6-4-2 şeklinde olabilir. Ayrıca alt ligler için garanti ücret kapsamında hem Süper ligden aldıkları pay hem de kendi yayın gelirleri dahil olmalıdır.
Sistem oturduktan sonra TFF Profesyonel Futbol Komitesi 4 sezonda bir toplanarak bu metinde rakamsal olarak yer alan her türlü yaş ortalaması, dakika sistemi vb. rakamlarla alâkalı kulüplerin de fikrini sorup durum değerlendirmesini yapıp değişiklik kararı alabilir ve 2 yıl sonra uygulanacak olan yeni ortalama dakika yaş sistemini kamuoyuna açıklayabilir. Ayrıca bu komite profesyonel alt liglerde uygulanacak olan yabancı sınırı kuralını belirlemelidir.
Genç yerli teşvik sistemi oturduktan ve Türk futbolunun altyapıları ve tesisleri gelişmeye başladıktan sonra yabancı sınırının olmasının bir önemi yoktur. Ama eğer tüm bu nedenlerden dolayı yabancı sınırı uygulanıyorsa, buradaki rakamlar tüm profesyonel ligler arasında dengeyi sağlayacak şekilde olmalıdır.
3. TÜRK SPORUNU GELİŞTİRECEK FON SİSTEMİ ÖNERİLERİ:
I. Milli takımdaki başarıyı kulüp altyapılarına ödeme fonu önerisi:
- 2 yıllık organizasyon süreçlerindeki A milli takımda resmi maçlarda süre alan 28 yaşına bu süreç içinde girmemiş 27 yaş ve altı yerli futbolcuların resmi milli maçlarda görev aldığı süre sıralaması yapılmalı ve yapılan sıralamaya göre fubolcuları yetiştiren kulüplere milli takım gelirlerinin en az yüzde 50'si aktarılmalıdır.
Listede, son sırada yer almayan, her futbolcu için sıralamada kendisinden bir önce yer alan futbolcunun 1,25 katı kadar pay oluşturacak şekilde fon paylaşımı yapılabilir. Her futbolcu için ayrı ayrı aktarılacak olan bu paylaşımdan %35'i futbolcuyu üst yapıya çıkaran kulübe aktarılmalı, %10 futbolcunun kendisine, geri kalanı ise futbolcu üzerinde geçmişi bulunan amatör veya profesyonel genç takımlara eşit bir şekilde dağıtılmalıdır. Fon dağıtımı yapılan genç takımlara ise paranın en az %15'ini çalışanlarına dağıtma zorunluluğu getirilmelidir.
II. Avrupadaki başarıya göre dağıtılacak olan fon önerisi:
- Yabancı statüde oynayan futbolculara ve görev alan yabancı teknik direktörlere ödenen maaşların toplam miktarının yüzde 10'u kadarı kulüplerden alınıp bir fonda biriktirilerek, her sezonun sonunda Avrupa Kupalarındaki alınan puanlarla yapılan sıralamaya göre fonun yüzde 50'si dağıtılmalıdır. Böylece kulüplerimiz Avrupada başarılı olma amacıyla birbiriyle rekabete girecek ve sadece şampiyonluk değil Avrupa vizesi almak da önemli hale gelecektir.
Avrupa ligi ön elemeleri ile şampiyonlar ligi ön elemeleri 0.5 kat, konferans ligi grupları 1 kat, Avrupa Ligi grupları (ile İsviçre sistemli Şampiyonlar ligi grupları) 1.5 kat, Şampiyonlar ligi grupları (mevcut formatıyla) 2 kat, Avrupa Konferans Ligi üst turlar 2.5 kat, Avrupa ligi üst turları 3 kat, Şampiyonlar ligi üst turları 3.5 kat olarak hesaplanarak galibiyete 2 puan, beraberliğe 1 puan olmak üzere her takımın topladığı puanlara oranla fon dağıtımı yapılmalıdır.
Avrupa başarı Fonunun geri kalan yüzde 10'u doğrudan TFF'ye, yüzde 15'i amatör gelişim (Bölgesel ve Futbol Altyapı Gelişim) ligleri ile amatör kadın liglerine, yüzde 25'i ise %50 Süper lig, %25 1. Lig, %25 diğer alt profesyonel ligler olmak üzere genç yerli teşvik sistemine aktarılarak oyuncu yetiştirmede ek bir kaynak sağlanmalıdır.
** Genç yerli teşvik sistemine aktarılacak olan miktar az bulunursa buradaki payla birlikte dakika teşvik sisteminde Süper lig için bu metinde yazılmış olan kesinti yüzdeleri de uygulanabilir ya da ülke futbolu geliştikten sonra fonda yer alan doğrudan ve dolaylı TFF payları azaltılıp fondaki diğer pay olan genç yerli teşvik payı artırılabilerek kulüplerin garanti yayın gelirini kısmasından ötürü Süper lig için dakika sistemindeki kesinti yüzdeleri tamamen devreden çıkarılabilir.
III. Amatör Branşları geliştirecek olan fon önerisi:
- Kulüpler, yurt içinde oynayan herhangi bir yabancı statülü futbolcuyu kadrosuna katmak için ödediği toplam bedelin yüzde 12 kadarını, yurt dışında oynayan herhangi bir futbolcuyu kadrosuna katmak için ise ödediği toplam bedelin yüzde 17 kadarını TFF'ye aktarmalıdır.
TFF bu fonun yüzde 35 gibi belli bir kısmını eğitim ve altyapılar için üstlenip geri kalan payı ise Gençlik ve Spor Bakanlığı'na fon olarak aktarmalı ve spordan elde edilen diğer vergilerle birlikte bu spor fonu, ilk olarak ilgili pilot devlet okullarından başlanılarak başta futbol olmak üzere yaz olimpiyatlarında yer alan tüm spor dallarıyla ilişkin tesislerin yapımı ve antrenörlerin yetiştirilmesi için kullanılmalıdır. Bu yüzden TFF'nin aldığı pay da dahil olmak üzere fonun kullanılması için TFF, Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli olimpiyat Komitesi Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bünyesinde bir araya gelerek işbirliği yapmalıdır. Bu işbirliğiyle birlikte TFF amatör gelişim liglerine katılım sağlayacak okul futbol takımlarının kurulmasının önünü açmalıdır.
IV. Var olan Alt ligler fonunun büyütülmesi önerisi:
Türk futbolunun alt seviyesinin Avrupaya kıyasla kötü oluşundan ve üst seviyesinde de az sayıda büyük takım oluşu gerçeğinden yayın havuzunun en önemli konusu Süper lig Anadolu takımlarının alacağı garanti ücret meselesi değil Alt liglerin tamamının ve başta gelişim ligleriyle kadın futbol ligleri olmak üzere TFF'ye bağlı diğer organizasyonların alacağı paradır. Bu yüzden Türk futbolu kalkınıncaya kadar TFF Süper Lig yayın havuzundaki Alt ligler Payını en az yüzde 21'e çıkarmalıdır.
Türk futbolunda altyapılar gelişene kadar Profesyonel alt liglerde altyapıya veya genç takıma sahip olan kulüpler dağıtılan bu paranın en az yüzde 7'sini doğrudan altyapı idaresine aktarması zorunlu olmalıdır.
---- yerel kupalarla ilgili düzenleme önerileri bu özet metninde atlanmıştır...
4. PROFESYONEL-AMATÖR TÜM LİGLERİN FORMATSAL SİSTEMİNİN VE YAYIN GELİRİNİN GELİŞTİRİLMESİ
Süper lig, alt ligler ve kupa müsabakaları özet yayın paketi Almanya'daki gibi çok parçalı olup mümkün olduğunca yayın havuzu genişletilmelidir.
Profesyonel liglerde ligler arası dengenin daha iyi ve daha kolay sağlanabilmesi için küme yükselme sistemi olarak Fransa ve İskoçya'daki play-off sistemi uygulanmalıdır. Yani, Play-off mücadelelerinde son 4'e kalan takımların 3'ü alt ligden üst lige çıkmak için play-off oynamaya hak kazanan takımlardan, geriye kalan takım ise üst ligden alt lige düşmeye aday takımdan oluşmalıdır.
Süper ligde yer alacak takım sayısı hakkında 3 model üzerinde durulmalıdır. İlk ve bilinen model 18 takımdan oluşan Sadece Süper lig modeli, ikinci model ise 14 takımlı Süper Lig + 4'er takımdan oluşan 3 gruplu (düşme grubunun 6 takımlı olduğu) Süper Final modelidir, üçüncü ve son model ise 12 takımlı Süper Lig + 6'şar takımdan oluşan 2 gruplu Süper Final modelidir.
Burada biz ülkemiz için en doğru modelin üçüncü model olduğunu düşünüyoruz. Yani 12 takımlı süper lig üstüne de 6'şar takımdan oluşan 2 gruplu süper final modeli. Eğer bu modelde maç sayısı eksik bulunuyor ve daha fazla maç arzu ediliyorsa sezon başına da hazırlık lig kupası organizasyonu konulabilir.
* Profesyonel alt liglerin pazarlamasının grup sistemi bünyesinde çok takımlı olduğu için iyi yapılamıyor ve süper ligden yarı bağımsız bir parasal denge sağlanamıyorsa, Süper ligden sonra yer alacak olan İngiltere'ye benzer tek gruplu 18'er takımlı 3'lü alt lig modeli (1. Lig, 2. LigA, 2. LigB) getirilmelidir. Bu durumda mevcut 3. Lig 3'lü alt ligin de altında yer alarak bünyesinde bulunan takımlarıyla birlikte en alt seviyeli (5. Lig seviyesi) profesyonel çok gruplu bir lig olarak sürdürülmelidir. Ancak hiçbir profesyonel lig geçici ve istisnai durumlar hariç tek sayıda takım ile oynanmamalıdır.
Süper ligde statlarda sahayı çevreleyen led reklam panoları başta olmak üzere reklam alanları ise maç zamanı hem Süper Ligin genel sponsorlarını hem de her kulübün kendi özel sponsorlarını gösterecek ortak bir düzene getirilerek yayın havuzu gelirleri ve organizasyonun marka değeri artırılmalıdır. TFF ligin genel sponsorlarından alacağı bu paranın ise en az yüzde 15'ini kendine ayırıp antrenörlük ile hakemlik eğitimini geliştirmeye ve altyapısını yeni kuracak kulüplere saha yapımı için teşvik vermeye harcamalıdır.
TFF'ye bağlı her kulübün herhangi bir platformdan en az bir tane kendi kanalını kurması, kanal bilgilerini TFF'nin sitesindeki kulübün sayfasında paylaşması ve kendi takımının/takımlarının ev sahibi olarak oynayacağı herhangi bir TFF organizasyonundaki resmi maçın yayıncısı yoksa (canlı olup olmaması ve maçın tamamı olup olmaması farketmeksizin) kendi kanalında (maç bittikten sonraki en geç 3 gün içerisinde) maç görüntüsünü yayınlaması zorunlu tutulmalıdır.
5. ADİL OYUN (Antrenörlük Eğitimi, Hakemlik ve Sahalar), DÜZEN, ŞEFFAFLIK VE DENETİM ÖNERİLERİ
- Profesyonel liglerde futbolcudan alınması gereken vergiyi kulüplerin üstlenmesinin önüne geçecek bir vergi sistemi getirilmelidir. Böylece hem kulüplerin üzerindeki maaşsal vergi yükü kalkacak, hem de para yüzünden Türkiye'yi tercih eden yabancı futbolcular büyük oranda azalacaktır.
- Passolig gibi yıllık aboneliğin getirtildiği maliyet bakımından zorlayıcı olan ve futbola yeni seyirciler ile sponsorların katılmasını kısıtlayan bir sistemi kaldırarak yerine sadece Türk sporunun kazandığı ve statlara senede bir iki kere gelen günübirlik taraftarın önünün açılıp rahatça maç izleyebildiği daha da güvenli bir sistem getirilmelidir.
- TFF öz kaynaklarıyla kendini geliştirmeli, hem teknik ekiplere hem de genç milli takımlarda yer alan futbolcuların Türk ekolü oluşturacak şekilde eğitilmesine katkı sunmalıdır. Bunun için TFF ilk başta yurtdışında çeşitli ülkelerden getirdiği uzmanların da yardımıyla teknik direktörlük kurslarını geliştirmeli ve altyapı ile üst yapı hocalarına ayrı ayrı düzenli seminerler verebilmelidir. Bir sonraki aşama olarak TFF pilot futbol akademileri kurabilir veya başta milli eğitim bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklar ile bir araya gelip spor okullarında ilgili öğretmenlere kurs vererek TFF'nin okullarda müfredat ve sahadan sorumlu temsilcileri olabilir. Ayrıca ülkemizin başkentinde Milli takımın taraftarıyla kendine ait stadı ve tesisleri olması için TFF çalışma yürütmelidir.
- Kulüpler her türlü harcamayı TFF üzerinden kamuoyuna bildirmeli ve TFF tüm bu hesapları kontrol etmelidir. Kulüplerin hesaplarında oluşacak herhangi bir uyuşmazlıktan kulüp başkanları başta olmak üzere yöneticilerin sorumlu olacağı yasal bir düzen getirilmesi gerekmektedir.
- TFF, kulüpleri hem saha içinde hem de saha dışında her konuyu kapsayarak denetleyen ve yargılayan şeffaf ve adil bir sistem kurmalıdır. Özellikle statların zemini ve fiziki altyapısı (drenajı) konusunda TFF yetersiz olup yönetmeliğini ve zemin testlerini geliştirerek yapacağı düzenli saha kontrolleriyle mevzuatı geçemeyen profesyonel kulüplere bulunduğu lig seviyesine oranla kademeli olarak yükselen para cezaları uygulamalıdır. Cezalardan elde edilen paralarla ve yurtdışından getirilen uzmanlarla TFF çok kapsamlı bir saha ekibi kurmalı ve Futbol Sahaları Uzmanlığı kursu açıp lisans vererek profesyonel liglerde görev yapan her kulüpte bu lisansı almış en az bir çim uzmanının görev almasını zorunlu tutmalıdır. Hâlâ işin içinden çıkılamıyorsa mevzuata uymayan kulüplerin yayın gelirinde kesinti uygulayıp geçici süreyle sahalarını kapatarak saha zeminiyle bizzat TFF Saha ekibinin ilgilenmesi gibi radikal kararlar alınmalıdır.
- MHK, PFDK ve Tahkim Kurulu daha adil düzen ve yeni bir sisteme kavuşmalı ve liyakat-ehliyet-faaliyete önem verilmelidir. Süper lig için bu kurullar, ligde yer alan takımların söz sahibi olduğu TFF'nin özerk yapıları haline gelmelidir. Eğer adalet sağlanamıyor ise; sporda geçerli olan herhangi bir kuralın dışına çıkılmasından veya halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk edecek her türlü tutum ve davranıştan (spor medyası ve TFF dahil) spor camiasındaki tüm bireylerin sorumlu tutulduğu Üst Tahkim Kurulu veya daha genel kapsamlı Spor Mahkemeleri'nin kurulması için çalışma düzenlenmelidir.
- Sahada adil oyun dışı her türlü çirkin tavır ve haksız davranışın önüne geçebilmek ve futbolcuların iyi niyetini artırmak için resmi müsabakalara yeni bir hakem getirilmelidir (ya da VAR sistemi olan müsabakalarda VAR'ın yetkileri artırılmalıdır). İstisnasız bütün Süper lig, 1.lig ve kupa müsabakalarında geçerli olmak üzere görevli "Pozisyon Analiz Hakemleri" (PAR) adil oyuna aykırılıktan şüphelendiği her ânın ve pozisyonun görüntüsünü maç oynanırken işaretlemeli ve maç sonrası işaretlediği tüm anları analiz ederek ayrıntılı bir rapor hazırlayıp PFDK'ya sunmalıdır. PFDK ise bu rapordan ve diğer raporlardan yola çıkarak; çeşitli sebeplerden ötürü adil oyunu bozarak art niyetli davranan futbolculara ve teknik ekiplere derecesine göre uyarı yahut 1 ila 10 maç arası sahalardan men cezası verebilmesi gibi cezai yaptırımlarına yeni standartlar getirmelidir. Aynı zamanda oynanan bu maçların değerlendirmesini MHK da yapıp görevlendirilen her hakemin dinlendirilecekse kaç hafta dinlendirileceğini kamuoyuna düzenli ve şeffaf bir şekilde açıklamalıdır.
- Süper Lig ve 1. Ligdeki maçlarda Uefa A lisansı olmayan kişilerin kulübede teknik görev yapması (yani maça çıkması) yasaklanmalıdır.
- Resmi 10 maç ve daha fazla A milli takım kadrosunda yer alan her futbolcu ve teknik direktörün seçimlerde oy verebilmesi başta olmak üzere TFF Başkanlık Seçim sistemi yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca Süper Ligde 250 maç ve üzeri teknik direktörlük görevini icraa eden kişiler TFF Yönetim Kurulu dahili üyesi, 100 maç ve üzeri teknik direktörlük görevini icraa edenler ise TFF Milli Takımlardan sorumlu birimde daimi görevi olmalıdır.
(5 başlık halinde sunulan kampanya metni buradan özetlenerek alıntılanmıştır. Dilerseniz bağlantıya tıklayarak kampanya mektubunun 6 maddelik eksiksiz halini okuyabilirsiniz.)

867
Kampanya metni
1 - Yerli B takımları Kurulması ve Kulüplerin Yapısının Düzenlenmesi,
2 - Yerli Genç oynatma teşviği,
3 - Fon sistemi: Alt-amatör liglere ve altyapılara yatırım fonu, milli takım genç yerli fonu, Avrupa kupası başarı fonu, diğer spor dallarına katkı fonu,
4 - Profesyonel ile Amatör Tüm Liglerin Formatsal Sisteminin ve Yayın Gelirinin Geliştirilmesi,
5 - Adil Oyun (Antrenörlük Eğitimi, Hakemlik ve Sahalar), Düzen, Şeffaflık ve Denetim Sistemi Önerileri
Yukarıda özetlediğimiz Türk futbolunun tüm sorunlarını çözecek olan sistem önerilerini ayrıntılarıyla açarak hem daha iyi bir futbol için hem de genel olarak ülkemizde sporun gelişmesi için aşağıdaki metnin uygulanmasını istiyoruz:
1. YERLİ B TAKIMLARI KURULMASI ve KULÜPLERİN YAPISININ DÜZENLENMESİ ÖNERİSİ:
-Süper Ligde üst üste 5 sezon yer alan kulüplere gelecek 2 yıl içerisinde A takımından bağımsız bir B takımı kurma zorunluluğu getirilmelidir.
Zorunlu olarak kurulan B takımları ilk olarak en üst amatör lig seviyesinden (BAL Liginden) başlamalıdır. 19 yaş ve altındayken altyapıya yahut B takımına getirilen belli sayıda yabancı futbolcu hariç takımdaki tüm futbolcular kulübün altyapısından gelen yerli futbolcular olmalıdır.
Gönüllü olarak B takımı kurmak isteyen ya da zorunlu statüde B takımına sahip olup gönüllü olarak (sırasıyla) C, D, E takımını kurmak isteyen Süper lig ve 1. Ligde yer alan kulüpler yerli takımlarını yine aynı kriterlerle en üst seviyeli amatör ligden (BAL liginden) başlayarak kurabilmeliler.
B takımı, A takımının katıldığı diğer kupa organizasyonlarına katılamamalıdır. Ancak farklı gruplarda olmak ve play-off mücadelelerine tek takımlı katılabilmek şartıyla, tüm amatör liglerde, Gelişim Liglerinde ve çok gruplu profesyonel liglerde bir kulübün birden fazla takımıyla bulunabilmesine olanak sağlanmalıdır.
Profesyonel liglerde yer alan kulüplerin sattıkları veya kiraladıkları kendi yerli futbolcularından aldığı paranın en az %5'ini altyapısında harcamalıdır. Bu yüzden profesyonel kulüplerin A, B, .. takımlarının olduğu üstyapı ile u-21, u-19,.. genç takımlarının olduğu altyapı idari yapıları ayrılmalıdır. Başındaki kişilerin farklı olması zorunlu tutulacağı bu iki idari yapının da üstünde kulübün yönetim kurulu/başkanının seçtiği bir futbol direktörü olması zorunlu olmalıdır.
U21 ligleri hem Ümit milli takım için önemli olduğundan hem de kulüplerin kendi B takımlarını güçlendirmek için ülkemizde yetişen yerli sporcuları altyapısına kazandırma yeri olacağından kaldırılmayıp statüsü farketmeksizin A takımında kadroya giremeyen en fazla 7 futbolcunun ve 21 yaş altı olup A, B, ... takımlarından altyapıya geri gönderilen yerli futbolcuların da forma giyebileceği (Süper PAF Lig ve 1. PAF Lig adıyla düzenlenen) rezerv statülü u21 Liglerine dönüştürülmelidir.
Zorunlu olarak B takımı bulunduran kulüplerin Gelişim ve Futbol Altyapı Gelişim Liglerindeki tüm yaş kategorileri için ayrı ayrı takım kurarak katılması ve Kadın A takımı oluşturarak Kadınlar Liginde yer alması zorunlu olmalıdır. Ayrıca Futbol Altyapı Gelişim Liglerine u12 ligi de eklenmelidir.
2. YERLİ GENÇ TEŞVİK SİSTEMİ ÖNERİSİ
Profesyonel liglerde yerli futbolcu ile Türk futbolcu kavramları ayrılarak kulüplerde altyapısından veya B takımından gelen en az 5 yerli bulunmalıdır.
Her futbolcunun girdiği ve çıktığı dakika belli olduğu için bir takımda yer alan 25 yaş altı yerli futbolcuların ligde oynadıkları dakikalar toplanarak her takımın maç başı dakika ortalamaları sezon sonunda hesaplanmalı ve bu sayede yayın gelirlerinde genç yerli oynatan ekipler teşvik almalıdır.
- Profesyonel liglerde takımların transfer dönemleri sonunda TFF'ye bildirdiği kadronun yaş ortalaması 28,7 ve altı olmalıdır. Ancak amatör liglerde hiçbir şekilde yaş kontenjanı, yerli zorunluluğu ve yabancı kısıtlaması olmamalıdır.
Süper lig genç yerli teşvik sisteminde ligde yer alan her takım için yabancı futbolcu ve antrenörlere ödenen maaşların toplam tutarından küçük bir pay alınarak** ve/veya ligde maç başı ortalama 10 dakikanın altında kalan takım bir sonraki lig sezonunda yayın gelirinden alacağı garanti (ayak bastı) ücretten %10 kesinti, 30 dakikanın altında kalan takım %7 kesinti, 90 dakikanın altında kalan takım %4 kesinti, 180 dakikanın altında kalan takım %2 kesinti uygulayarak elde edilen miktarla bir önceki sezon aynı lig içerisinde dakika cinsinden en fazla genç yerli oynatan birinci kulübe %45, ikinci kulübe %30, üçüncü kulübe %15 ve dördüncü kulübe %10 oranında para verilmelidir.
Profesyonel Alt liglerde teşviğin dağıtılışı aynı, toplanışı ise farklı olmalıdır. 1. Lig için sırasıyla 60-120-180-240-300 dakika, 2. lig veya aradaki ligler* için sırasıyla 120-180-240-300-360 dakika, en alt profesyonel lig için sırasıyla 100-150-200-250-300 dakika baz alınıp garanti ücret kesinti yüzdeleri tüm alt ligler için ortak olarak sırasıyla %12-8-6-4-2 şeklinde olabilir. Ayrıca alt ligler için garanti ücret kapsamında hem Süper ligden aldıkları pay hem de kendi yayın gelirleri dahil olmalıdır.
Sistem oturduktan sonra TFF Profesyonel Futbol Komitesi 4 sezonda bir toplanarak bu metinde rakamsal olarak yer alan her türlü yaş ortalaması, dakika sistemi vb. rakamlarla alâkalı kulüplerin de fikrini sorup durum değerlendirmesini yapıp değişiklik kararı alabilir ve 2 yıl sonra uygulanacak olan yeni ortalama dakika yaş sistemini kamuoyuna açıklayabilir. Ayrıca bu komite profesyonel alt liglerde uygulanacak olan yabancı sınırı kuralını belirlemelidir.
Genç yerli teşvik sistemi oturduktan ve Türk futbolunun altyapıları ve tesisleri gelişmeye başladıktan sonra yabancı sınırının olmasının bir önemi yoktur. Ama eğer tüm bu nedenlerden dolayı yabancı sınırı uygulanıyorsa, buradaki rakamlar tüm profesyonel ligler arasında dengeyi sağlayacak şekilde olmalıdır.
3. TÜRK SPORUNU GELİŞTİRECEK FON SİSTEMİ ÖNERİLERİ:
I. Milli takımdaki başarıyı kulüp altyapılarına ödeme fonu önerisi:
- 2 yıllık organizasyon süreçlerindeki A milli takımda resmi maçlarda süre alan 28 yaşına bu süreç içinde girmemiş 27 yaş ve altı yerli futbolcuların resmi milli maçlarda görev aldığı süre sıralaması yapılmalı ve yapılan sıralamaya göre fubolcuları yetiştiren kulüplere milli takım gelirlerinin en az yüzde 50'si aktarılmalıdır.
Listede, son sırada yer almayan, her futbolcu için sıralamada kendisinden bir önce yer alan futbolcunun 1,25 katı kadar pay oluşturacak şekilde fon paylaşımı yapılabilir. Her futbolcu için ayrı ayrı aktarılacak olan bu paylaşımdan %35'i futbolcuyu üst yapıya çıkaran kulübe aktarılmalı, %10 futbolcunun kendisine, geri kalanı ise futbolcu üzerinde geçmişi bulunan amatör veya profesyonel genç takımlara eşit bir şekilde dağıtılmalıdır. Fon dağıtımı yapılan genç takımlara ise paranın en az %15'ini çalışanlarına dağıtma zorunluluğu getirilmelidir.
II. Avrupadaki başarıya göre dağıtılacak olan fon önerisi:
- Yabancı statüde oynayan futbolculara ve görev alan yabancı teknik direktörlere ödenen maaşların toplam miktarının yüzde 10'u kadarı kulüplerden alınıp bir fonda biriktirilerek, her sezonun sonunda Avrupa Kupalarındaki alınan puanlarla yapılan sıralamaya göre fonun yüzde 50'si dağıtılmalıdır. Böylece kulüplerimiz Avrupada başarılı olma amacıyla birbiriyle rekabete girecek ve sadece şampiyonluk değil Avrupa vizesi almak da önemli hale gelecektir.
Avrupa ligi ön elemeleri ile şampiyonlar ligi ön elemeleri 0.5 kat, konferans ligi grupları 1 kat, Avrupa Ligi grupları (ile İsviçre sistemli Şampiyonlar ligi grupları) 1.5 kat, Şampiyonlar ligi grupları (mevcut formatıyla) 2 kat, Avrupa Konferans Ligi üst turlar 2.5 kat, Avrupa ligi üst turları 3 kat, Şampiyonlar ligi üst turları 3.5 kat olarak hesaplanarak galibiyete 2 puan, beraberliğe 1 puan olmak üzere her takımın topladığı puanlara oranla fon dağıtımı yapılmalıdır.
Avrupa başarı Fonunun geri kalan yüzde 10'u doğrudan TFF'ye, yüzde 15'i amatör gelişim (Bölgesel ve Futbol Altyapı Gelişim) ligleri ile amatör kadın liglerine, yüzde 25'i ise %50 Süper lig, %25 1. Lig, %25 diğer alt profesyonel ligler olmak üzere genç yerli teşvik sistemine aktarılarak oyuncu yetiştirmede ek bir kaynak sağlanmalıdır.
** Genç yerli teşvik sistemine aktarılacak olan miktar az bulunursa buradaki payla birlikte dakika teşvik sisteminde Süper lig için bu metinde yazılmış olan kesinti yüzdeleri de uygulanabilir ya da ülke futbolu geliştikten sonra fonda yer alan doğrudan ve dolaylı TFF payları azaltılıp fondaki diğer pay olan genç yerli teşvik payı artırılabilerek kulüplerin garanti yayın gelirini kısmasından ötürü Süper lig için dakika sistemindeki kesinti yüzdeleri tamamen devreden çıkarılabilir.
III. Amatör Branşları geliştirecek olan fon önerisi:
- Kulüpler, yurt içinde oynayan herhangi bir yabancı statülü futbolcuyu kadrosuna katmak için ödediği toplam bedelin yüzde 12 kadarını, yurt dışında oynayan herhangi bir futbolcuyu kadrosuna katmak için ise ödediği toplam bedelin yüzde 17 kadarını TFF'ye aktarmalıdır.
TFF bu fonun yüzde 35 gibi belli bir kısmını eğitim ve altyapılar için üstlenip geri kalan payı ise Gençlik ve Spor Bakanlığı'na fon olarak aktarmalı ve spordan elde edilen diğer vergilerle birlikte bu spor fonu, ilk olarak ilgili pilot devlet okullarından başlanılarak başta futbol olmak üzere yaz olimpiyatlarında yer alan tüm spor dallarıyla ilişkin tesislerin yapımı ve antrenörlerin yetiştirilmesi için kullanılmalıdır. Bu yüzden TFF'nin aldığı pay da dahil olmak üzere fonun kullanılması için TFF, Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli olimpiyat Komitesi Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bünyesinde bir araya gelerek işbirliği yapmalıdır. Bu işbirliğiyle birlikte TFF amatör gelişim liglerine katılım sağlayacak okul futbol takımlarının kurulmasının önünü açmalıdır.
IV. Var olan Alt ligler fonunun büyütülmesi önerisi:
Türk futbolunun alt seviyesinin Avrupaya kıyasla kötü oluşundan ve üst seviyesinde de az sayıda büyük takım oluşu gerçeğinden yayın havuzunun en önemli konusu Süper lig Anadolu takımlarının alacağı garanti ücret meselesi değil Alt liglerin tamamının ve başta gelişim ligleriyle kadın futbol ligleri olmak üzere TFF'ye bağlı diğer organizasyonların alacağı paradır. Bu yüzden Türk futbolu kalkınıncaya kadar TFF Süper Lig yayın havuzundaki Alt ligler Payını en az yüzde 21'e çıkarmalıdır.
Türk futbolunda altyapılar gelişene kadar Profesyonel alt liglerde altyapıya veya genç takıma sahip olan kulüpler dağıtılan bu paranın en az yüzde 7'sini doğrudan altyapı idaresine aktarması zorunlu olmalıdır.
---- yerel kupalarla ilgili düzenleme önerileri bu özet metninde atlanmıştır...
4. PROFESYONEL-AMATÖR TÜM LİGLERİN FORMATSAL SİSTEMİNİN VE YAYIN GELİRİNİN GELİŞTİRİLMESİ
Süper lig, alt ligler ve kupa müsabakaları özet yayın paketi Almanya'daki gibi çok parçalı olup mümkün olduğunca yayın havuzu genişletilmelidir.
Profesyonel liglerde ligler arası dengenin daha iyi ve daha kolay sağlanabilmesi için küme yükselme sistemi olarak Fransa ve İskoçya'daki play-off sistemi uygulanmalıdır. Yani, Play-off mücadelelerinde son 4'e kalan takımların 3'ü alt ligden üst lige çıkmak için play-off oynamaya hak kazanan takımlardan, geriye kalan takım ise üst ligden alt lige düşmeye aday takımdan oluşmalıdır.
Süper ligde yer alacak takım sayısı hakkında 3 model üzerinde durulmalıdır. İlk ve bilinen model 18 takımdan oluşan Sadece Süper lig modeli, ikinci model ise 14 takımlı Süper Lig + 4'er takımdan oluşan 3 gruplu (düşme grubunun 6 takımlı olduğu) Süper Final modelidir, üçüncü ve son model ise 12 takımlı Süper Lig + 6'şar takımdan oluşan 2 gruplu Süper Final modelidir.
Burada biz ülkemiz için en doğru modelin üçüncü model olduğunu düşünüyoruz. Yani 12 takımlı süper lig üstüne de 6'şar takımdan oluşan 2 gruplu süper final modeli. Eğer bu modelde maç sayısı eksik bulunuyor ve daha fazla maç arzu ediliyorsa sezon başına da hazırlık lig kupası organizasyonu konulabilir.
* Profesyonel alt liglerin pazarlamasının grup sistemi bünyesinde çok takımlı olduğu için iyi yapılamıyor ve süper ligden yarı bağımsız bir parasal denge sağlanamıyorsa, Süper ligden sonra yer alacak olan İngiltere'ye benzer tek gruplu 18'er takımlı 3'lü alt lig modeli (1. Lig, 2. LigA, 2. LigB) getirilmelidir. Bu durumda mevcut 3. Lig 3'lü alt ligin de altında yer alarak bünyesinde bulunan takımlarıyla birlikte en alt seviyeli (5. Lig seviyesi) profesyonel çok gruplu bir lig olarak sürdürülmelidir. Ancak hiçbir profesyonel lig geçici ve istisnai durumlar hariç tek sayıda takım ile oynanmamalıdır.
Süper ligde statlarda sahayı çevreleyen led reklam panoları başta olmak üzere reklam alanları ise maç zamanı hem Süper Ligin genel sponsorlarını hem de her kulübün kendi özel sponsorlarını gösterecek ortak bir düzene getirilerek yayın havuzu gelirleri ve organizasyonun marka değeri artırılmalıdır. TFF ligin genel sponsorlarından alacağı bu paranın ise en az yüzde 15'ini kendine ayırıp antrenörlük ile hakemlik eğitimini geliştirmeye ve altyapısını yeni kuracak kulüplere saha yapımı için teşvik vermeye harcamalıdır.
TFF'ye bağlı her kulübün herhangi bir platformdan en az bir tane kendi kanalını kurması, kanal bilgilerini TFF'nin sitesindeki kulübün sayfasında paylaşması ve kendi takımının/takımlarının ev sahibi olarak oynayacağı herhangi bir TFF organizasyonundaki resmi maçın yayıncısı yoksa (canlı olup olmaması ve maçın tamamı olup olmaması farketmeksizin) kendi kanalında (maç bittikten sonraki en geç 3 gün içerisinde) maç görüntüsünü yayınlaması zorunlu tutulmalıdır.
5. ADİL OYUN (Antrenörlük Eğitimi, Hakemlik ve Sahalar), DÜZEN, ŞEFFAFLIK VE DENETİM ÖNERİLERİ
- Profesyonel liglerde futbolcudan alınması gereken vergiyi kulüplerin üstlenmesinin önüne geçecek bir vergi sistemi getirilmelidir. Böylece hem kulüplerin üzerindeki maaşsal vergi yükü kalkacak, hem de para yüzünden Türkiye'yi tercih eden yabancı futbolcular büyük oranda azalacaktır.
- Passolig gibi yıllık aboneliğin getirtildiği maliyet bakımından zorlayıcı olan ve futbola yeni seyirciler ile sponsorların katılmasını kısıtlayan bir sistemi kaldırarak yerine sadece Türk sporunun kazandığı ve statlara senede bir iki kere gelen günübirlik taraftarın önünün açılıp rahatça maç izleyebildiği daha da güvenli bir sistem getirilmelidir.
- TFF öz kaynaklarıyla kendini geliştirmeli, hem teknik ekiplere hem de genç milli takımlarda yer alan futbolcuların Türk ekolü oluşturacak şekilde eğitilmesine katkı sunmalıdır. Bunun için TFF ilk başta yurtdışında çeşitli ülkelerden getirdiği uzmanların da yardımıyla teknik direktörlük kurslarını geliştirmeli ve altyapı ile üst yapı hocalarına ayrı ayrı düzenli seminerler verebilmelidir. Bir sonraki aşama olarak TFF pilot futbol akademileri kurabilir veya başta milli eğitim bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklar ile bir araya gelip spor okullarında ilgili öğretmenlere kurs vererek TFF'nin okullarda müfredat ve sahadan sorumlu temsilcileri olabilir. Ayrıca ülkemizin başkentinde Milli takımın taraftarıyla kendine ait stadı ve tesisleri olması için TFF çalışma yürütmelidir.
- Kulüpler her türlü harcamayı TFF üzerinden kamuoyuna bildirmeli ve TFF tüm bu hesapları kontrol etmelidir. Kulüplerin hesaplarında oluşacak herhangi bir uyuşmazlıktan kulüp başkanları başta olmak üzere yöneticilerin sorumlu olacağı yasal bir düzen getirilmesi gerekmektedir.
- TFF, kulüpleri hem saha içinde hem de saha dışında her konuyu kapsayarak denetleyen ve yargılayan şeffaf ve adil bir sistem kurmalıdır. Özellikle statların zemini ve fiziki altyapısı (drenajı) konusunda TFF yetersiz olup yönetmeliğini ve zemin testlerini geliştirerek yapacağı düzenli saha kontrolleriyle mevzuatı geçemeyen profesyonel kulüplere bulunduğu lig seviyesine oranla kademeli olarak yükselen para cezaları uygulamalıdır. Cezalardan elde edilen paralarla ve yurtdışından getirilen uzmanlarla TFF çok kapsamlı bir saha ekibi kurmalı ve Futbol Sahaları Uzmanlığı kursu açıp lisans vererek profesyonel liglerde görev yapan her kulüpte bu lisansı almış en az bir çim uzmanının görev almasını zorunlu tutmalıdır. Hâlâ işin içinden çıkılamıyorsa mevzuata uymayan kulüplerin yayın gelirinde kesinti uygulayıp geçici süreyle sahalarını kapatarak saha zeminiyle bizzat TFF Saha ekibinin ilgilenmesi gibi radikal kararlar alınmalıdır.
- MHK, PFDK ve Tahkim Kurulu daha adil düzen ve yeni bir sisteme kavuşmalı ve liyakat-ehliyet-faaliyete önem verilmelidir. Süper lig için bu kurullar, ligde yer alan takımların söz sahibi olduğu TFF'nin özerk yapıları haline gelmelidir. Eğer adalet sağlanamıyor ise; sporda geçerli olan herhangi bir kuralın dışına çıkılmasından veya halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk edecek her türlü tutum ve davranıştan (spor medyası ve TFF dahil) spor camiasındaki tüm bireylerin sorumlu tutulduğu Üst Tahkim Kurulu veya daha genel kapsamlı Spor Mahkemeleri'nin kurulması için çalışma düzenlenmelidir.
- Sahada adil oyun dışı her türlü çirkin tavır ve haksız davranışın önüne geçebilmek ve futbolcuların iyi niyetini artırmak için resmi müsabakalara yeni bir hakem getirilmelidir (ya da VAR sistemi olan müsabakalarda VAR'ın yetkileri artırılmalıdır). İstisnasız bütün Süper lig, 1.lig ve kupa müsabakalarında geçerli olmak üzere görevli "Pozisyon Analiz Hakemleri" (PAR) adil oyuna aykırılıktan şüphelendiği her ânın ve pozisyonun görüntüsünü maç oynanırken işaretlemeli ve maç sonrası işaretlediği tüm anları analiz ederek ayrıntılı bir rapor hazırlayıp PFDK'ya sunmalıdır. PFDK ise bu rapordan ve diğer raporlardan yola çıkarak; çeşitli sebeplerden ötürü adil oyunu bozarak art niyetli davranan futbolculara ve teknik ekiplere derecesine göre uyarı yahut 1 ila 10 maç arası sahalardan men cezası verebilmesi gibi cezai yaptırımlarına yeni standartlar getirmelidir. Aynı zamanda oynanan bu maçların değerlendirmesini MHK da yapıp görevlendirilen her hakemin dinlendirilecekse kaç hafta dinlendirileceğini kamuoyuna düzenli ve şeffaf bir şekilde açıklamalıdır.
- Süper Lig ve 1. Ligdeki maçlarda Uefa A lisansı olmayan kişilerin kulübede teknik görev yapması (yani maça çıkması) yasaklanmalıdır.
- Resmi 10 maç ve daha fazla A milli takım kadrosunda yer alan her futbolcu ve teknik direktörün seçimlerde oy verebilmesi başta olmak üzere TFF Başkanlık Seçim sistemi yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca Süper Ligde 250 maç ve üzeri teknik direktörlük görevini icraa eden kişiler TFF Yönetim Kurulu dahili üyesi, 100 maç ve üzeri teknik direktörlük görevini icraa edenler ise TFF Milli Takımlardan sorumlu birimde daimi görevi olmalıdır.
(5 başlık halinde sunulan kampanya metni buradan özetlenerek alıntılanmıştır. Dilerseniz bağlantıya tıklayarak kampanya mektubunun 6 maddelik eksiksiz halini okuyabilirsiniz.)

867
Karar Vericiler
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 28 Eylül 2020 tarihinde başlatıldı