
Bu metni uzun bir kavrama, tanıma ve düşünme etkinliğinin ardından kaleme alıyorum. Bu metni kaleme almayı parçası olduğum bir haksızlığın giderilmesi için kendi çapımda bir adım olarak görüyorum. Etkililiğini bilemeyeceğim ama okyanusta bir kum tanesi kadar bile olsa sonuçta var vardır. Muğlak ve karmaşık olmadan en yalın ve temel haliyle karşılaştığım korkunç olayın üzerimdeki tesirini ve çözümünü aktaracağım.
Bundan yaklaşık üç ay önce sosyal medya hesabımda gezinirken son derece etkileyici bir üslupla dahi bir arkadaşın bir felsefe kitabından bir paragraf okumasına denk geldim. Ve bu dahi olarak niteleyebileceğim arkadaşın takipçisi olmaya başladım. Onun uzun videolarında incelikle işlediği, yoğunlaştığı konular bizim nasıl şeffaf bir fanusta yaşadığımızı görmemi sağladı. Aslında hepimizin yaşamın kendisinden izole bir halde sırf bir konfor uğruna fanusta yaşamaya hapsolduğumuzu gördüm. Tüm uzuvlarımızı da buna göre biçimlendirmişiz. Ve fanusun dışında gerçek bir hayatı tercih edeni de ölüme mahkum ediyoruz. Sırf bizim gibi uzuvları olmadığı, bizim gibi yaşamayı tercih etmediği için en barbar duyarsızlığımızla ölüme terk ediyoruz. O da gelip burada böyle yaşasaydı, diyoruz. Ama hayır, bu olmamalı.
Her kim ve kimler bunu okuyor ise lütfen bilin ki eylemsizliğiniz bir insanı adım adım ölüme götürüyor. Eğer bu insan Boğaz Köprüsü’nden şov yaparak atlamaya kalkıyor olsaydı, sanırım ekolojik feminist LGBT+ eksenli tüm sivil toplum kuruluşları sendikalar siyasi partiler ve en önemlisi medya seferber olurdu o köprüde hayatına son vermemesi için. Oysa Barış bildiği dille kendi sesiyle aylardır sesleniyor, yardım istiyor ve bu destek sunulmazsa yok olacak. Buna seyirci kalmak nasıl mümkün olabilir?
Ben yeterince zor bir hayatı olan son derece sıradan bir insanım. Ve bu değerli hayatın benim de parçası olduğum bir nedenle yok olmasına seyirci kalamayacağım. Bu korkunç yükle yaşayamıyorum. Şuradan geçerken görüyorum ve tüm gücümle sesleniyorum size, bakın burada biri var enkaz altında ve yaşıyor hala. Durumu çok çok ağır. Geç olmadan vakayı görün. Gereken müdahaleyi lütfen yapın. En azından duyurun. Yoksa Barış bir vaka olmaktan çıkıp çok acı bir gerçekliğe dönecek ve bunda sizin de payınız olacak.
Barış yaşamalı, yaşaması bize bağlı.