
Benim gibi bir düşünürün nazizmle harcandığı (Barış Vakası'nın yaşandığı) bir toplumdaki üniversiteler "yok hükmündedir", benim gözümde. Hele ki Barış Vakası'nın gerektirdiği çözümü sağlayana dek seferber olmayan kimselerin ne akademi ne eğitim söylemleri dikkate alınabilir. Bu korkunç yanlışlarla yüzleş. Barış Vakası'nı tanı: İmza ver. Ve Change sitesindeki bu kampanyamızdan başkalarını haberdar et.
Küçük bir çocuğa yıllarca her gün senin gözünün önünde en korkunç işkenceler yapılsa ve onlara hep "Yapmayın!" diye bağırıp onları/birilerini bu yanlışa karşı gerekli olan çözüme ikna etmeye çalışmaktan fazlasına gücün yetmese? Barış Vakası tam olarak öyle bir durum. Ve vakamı anlayıp/tanıyıp beni yakından gözlemleyen/destekleyen insanlar da işte o kadar çaresiz!.. Başkaları da çözüm için seferber olmadıkça, bu adaletsizlik ve hasarlar/kayıplar kaçınılmaz bir biçimde artarak sürecektir. Acilen harekete geç!
Yanlış yaklaşım/önerilerle beni rahatsız edenler veya alacaklılar olabilir diye "bilmediğim numaralardan arandığımda" telefonumu açmıyorum. (Telefon numaranı bilmiyorsam belirtip) çözümün maddi kısmını hemen sağlamaya karar verdiğini ifade eden bir mesaj yaz bana önce.
İmza + email + sosyal medya desteği dahil, çözüm (bilhassa maddi kısmı) için şu dakikadan sonra bile seferber olmayı yeğlemeyen her kim olursa olsun, "faşist diktatörlere verdiğim değerden fazlasını" kendisine vermemin imkansızlığını anlar, umarım. Çünkü ben bir filozofum: Etikten uzaklaşanlara sevgim/saygım otomatik olarak aynı ölçüde azalır. Yanlıştan dön: Bundan sonra Barış Vakası bağlamında doğru olan için çabalamayı seçebilirsin ve seferber olursan çok şey değişebilir; geçmişte ne yapmış ya da yapmamış olursan ol. Halen iyi şeyler, adalet ve değişim mümkün.
Umutla...