Petition Closed

5199' UMA DOKUNMA

TALEP ÖZETİ:( Özet altındaki Ana metnin de dikkatle okunması ricamızla)

******* HAYVANLARA KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN TCK'YA GİRMESİ ALDATMACASI İLEKAR AMAÇSIZ STK'LARA DEĞİLTİCARİ İŞLETMELERE DANIŞILARAK HAZIRLANAN5199 SAYILI KANUNDA YAPILMAK İSTENİLEN DEĞİŞİKLİKLERT.C. TARİHİNİN EN BÜYÜK HAYVAN TOPLU KATLİAM TASARISIDIR.

******* SOKAKLARDAKİ EVCİL HAYVANLARINDOĞAL YAŞAM PARKLARINA TOPLANMASI VE BURADAN SAHİPLENDİLECEĞİ ALDATMASIKABUL EDİLEMEZ.

********EVLERDE BESLENEN HAYVANLARA KONULACAK SAYI VE KİLO HADDİ GETİRİLMESİMÜLKÜN TEMELİ OLAN ADALETİNHAYVANLARI KORUMA KANUNU ADI ALTINDA YOK EDİLMESİANAYASA YAKANUNUN ADINA VE AMACINA AYKIRIDIR. KABUL EDİLEMEZ.

******* "TEHLİKELİ IRK / YASAKLI IRK" DİYE BİR TERMİNOLOJİ\ BİLİMSEL LİTERATÜRDE YOKTUR. TESLİM EDİLMESİ VE İMHASININ DAYATIMI HAYVANLARI KORUMA KANUNUNA ve İNSANLIĞA AYKIRIDIR. KABUL EDİLEMEZ.

******* “BİLİMSEL DENEYLERDE VETERİNER HEKİM BULUNMASININ İPTALİ" VE SOKAK HAYVANLARININ DENEYLERDE KULLANILMASINA İZİN VEREN YÖNETMELİĞİN RESMİ GAZETEDE YAYINLANMASI KABUL EDİLEMEZ.

ORTAK İSTEMİMİZ:
TASARININ VE TÜM KANUN TEKLİFLERİNİN -konuya vakıf tüm STK larla masaya oturuluncaya kadar- KÜLLİYEN REDDİ VE GERİ ÇEKİLMESİDİR.
Değişiklik mutlaka gerekli ise;
- SADECE " 3 YILDAN YILDAN BASLAMAK ÜZEREADLİ PARA CEZASI ALTERNATİFSİZ HAPIS CEZASI VE İDARİ PARA CEZALARINN EN AZ 20 MİSLİ ARTIRILMASIi MADDESİNİN EKLENMESİ, 
-Ardından 5199 sayılı kanunun uygulamadan kaynaklanan sorunlarının öncelikle tesbiti,
- Akabinde konuya vakıf tüm STK’ lara eşit ve demokratik davranılarakortak görüşlerin yer alacağıakil ve vicdanlı bir konsept ileacele etmedenAB ve ticari sektörün baskısından arınarak,
- Layığı ile bir kanun oluşturulması,
O vakte kadar 5199"a DOKUNULMAMASI yönündedir.


TBMM Yüce Başkanlığı'na,
TBMM Çevre Komisyonu'na,

İlgi: Hayvan Koruma STK' ları, Veteriner Hekim Odaları, Baro Hayvan Hakları Komisyonları ve Hayvan Korumacıları

19.02.2014 tarihinde alt komisyona gönderilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun bazı maddelerinin değiştirilmesini kapsayan, kamuoyunda ÖLÜM YASASI olarak anılan hükümet tasarısı ve yanısıra komisyondaki diğer kanun tekliflerine karşı; mevcut 5199 sayılı kanunun bütün olumlu yanlarını iptal etmesi, hayvanların yaşam haklarını ve hayvanla iştigal eden tüm kesimlerin hukuki haklarını ihlal etmesi nedeniyle toplumda infial büyümektedir.

Meclis Çevre Komisyonunun 19.02.2014 tarihli toplantısında, kabulü mümkün olmayan bu değişime karşı hoşnutsuzluklar dile getirilmiş, sonucunda 06 Mart 2014 tarihine kadar hayvanla iştigal eden tüm özel ve tüzel kişilerin konuyla ilgili görüşlerinin Çevre Komisyonuna iletilmesi istenmiştir.

BU NOKTADA ORTAK GÖRÜŞÜMÜZ:

5199 SAYILI KANUNDA YAPILMAK İSTENİLEN DEĞİŞİKLİKLERİN; T.C. TARİHİNİN EN BÜYÜK HAYVAN TOPLU KATLİAM TASARISI OLMASI NEDENİYLE, HEM TÜM TASARILARIN HEM DE KANUN TEKLİFLERİNİN KÜLLİYEN REDDİ YÖNÜNDEDİR.

Şöyle ki; 1- Gerek tasarı, gerekse kanun teklifleri, Sayın Bakanın “STK “larla birlikte hazırladık” iddiasının tam aksine, Hayvanların tek hakkı olan YAŞAM HAKKI' nı kendisine amaç edinmiş hiç bir tecrübeli STK' nın görüşüne başvurulmadan hazırlanmıştır. Toplantılara konunun uzmanı olan, kamunun yararına çalışan asırlık dernekler dahi davet edilmemiş, hazırlıkların her aşaması gizli saklı, anti demokratik şekilde yürütülmüştür. Bu amacın samimiyetine büyük bir leke ve gölgedir. Şu anda, “Ben bu yasayı hazırlayanlardanım” diyen, kabulü mümkünsüz maddeleri sahiplenen bir tek kişi dahi bulunmamaktadır. Savunulacak tek bir yanı olmayan ÖLÜM YASASI' nı Sayın Orman ve Su İşleri Bakanlığından başka savunan da yoktur.

Bu kanun değişikliği; sadece bir kaç yıl önce faaliyete geçmiş ve iştigali iktisadi işletme olan, ülkemizdeki hayvan koruma mensuplarını temsil etmeyen bir STK' nın eski başkanı olan şahısın, yanısıra kar amacı güden bazı tüzel kişilerin görüş ve istemlerine itibar edilerek hazırlanmıştır. Hayvanları ve samimi koruyucuları değil, sektörün ticari ve iktisadi arzularını koruyan, anti demokratik şekilde hazırlanan, hayvanları toplu katliamla yok etmeye aday böylesi bir dayatımın adı; Hayvanları Koruma Kanunu olamaz.

Demokratik ülke kanununların esas amacı: TOPLUMUN DÜZENİNİ KORUMAK, TOPLUMA VİCDANİ TATMİN İLE, TOPLUMA HUZUR VE MUTLULUK VERMEKTİR. ANAYASA`YA AYKIRI HİÇBİR DAYATIM KANUNLARDA YER ALAMAZ.

Oysa bu kanun değişikliği; toplumun vicdani, ahlaki, dini değerlerinin, “Ben” merkezli taleplerle alt üst edilerek, milyonlarıca insanı isyana sürüklemeye, vicdani yük altına sokmaya, huzuru bozmaya , toplumsal huzur ve mutluluğu yerle bir etmeye adaydır. Hele ki, hiç bir bilimsel ve istatistik veri tabanı oluşturmadan, ülke insanının halen balkondan kaldırıma çöp poşeti atma alışkanlığını göz ardı ederek, doğadaki bazı canlı türlerinin popülasyonuna yapılacak toplu müdahalelerin; halkı yıllardır görülmeyen kuduz hastalığından ziyade, epidemik hastalıklara, metropolleri haşere istilasına mahkum edeceği tartışılmaz gerçektir. Çöp sorununu çözmek yerine kedi ve köpeği yok etmeyi planlayan zihniyet halkı veba ve koleraya teslim edecektir.

Dahası; değiştirilmek istenilen maddeler; Anayasa'ya aykırıdır. İnsanların en kutsal sığınağı olan hanelerine tecavüzü planlayan bir kanun; hukuk devleti olan medeni ülkelerde, monarşi ile yönetilen ülkelerde ve hatta 3. dünya ülkelerinde dahi siyasi skandala, toplumsal infiale neden olur. Bir cocuğun; bağlandığı, sorumluğunu üstlendiği , sevdiği , suçu günahı olmayan bir hayvanı devlet elinden alıp ölüme mahkum ettiği anda, yarın adalete, hukuğa, devlete karşı kin ve nefret içerisinde büyüyecek bir neslin oluşumuna ve sonuçlarını da tüm toplumun sırtına yüklemiş olur. Hiçbir devlet, sonuçları böylesine ağır bir müeyyideyi milletine yaşatma hakkına sahip değildir.

2- Kanun değişikliği tasarısı (ve tekliflerin), tek şekere bulanmış kısmı: “Hayvana kötü muamele edene, cinsel istismarda kullanana, işkence edene, öldürene çok büyük ceza geliyor. 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacak” kısmıdır ki; Bu: TAMAMEN ALDATMACADIR!

Çünkü her hukukçu bilir ki; 2 yıla kadar olan hapis cezaları (veya adli para cezaları) Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması zırhına sarılıdır. Bu da suçu sabit bulunmuş olan sanığa hüküm dahi verilmeyeceği, adli siciline işlenmeyeceği anlamına gelir. (Sanığın suçunun her türlü şüphenin ötesinde ispatı zorluğunun aşıldığı, akli dengesinin yerinde olduğu, suçun tekrarını işlemesi söz konusu olan hallerde ise: Adli para cezası, erteleme vesair haklarla, sanık yine hiç ceza almayacaktır.)

Eğer ki bu zehir zemberek ÖLÜM KANUNU' nun cezalarla ilgili kısmı, “3 yıl ila .... yıl arası hapis cezası” olsa idi ve “ veya adli para cezası” ibaresi yer almasa idi, idari para cezaları da en az 20 misli artırılmış olsa idi, belki o zaman bir derecede şekere bulanmış olurdu. Bu durumda da TCK 'da nasıl değişiklik yapılacak? Ne zaman yapılacak? Kim yapacak?” paradoksu karşımıza çıkacaktı.

3- Tasarının amacının AB dayatışı ile uyum olduğu aşikârdır. Sokaklardaki her türlü hayvanın toplanacağı, bu hayvanların “Doğal Yaşam Parkı” denilen, gözden ırak, insanların ulaşamayacakları “Hayal Cennet Bahçelerinde” SAHİPLENDİRİLİNCEYE KADAR muhafaza edileceği yazılmaktadır.

Sayıları milyonları bulan, CANLI olmalarından başka hiç bir cazibesi olmayan hayvanların sahiplenilmesi, ülke coğrafyası, halkın sosyo-ekonomik durumu, kültür ve eğitimi göz önüne alındığında, böyle bir vaadin olabilirliği eşyanın tabiatına aykırıdır. Yasal/ gayri yasal bir şekilde, fahiş fiyatlara satın alınan hayvanlar dahi terk edilirken, hiç kimsenin kilometrelerce uzaktaki doğal alana gitmeyeceği/ gidemeyeceği, buradaki hayvanların gözden uzak, yerel yönetimlerin hayvandan anlamayan personelince eziyetin en büyüğüne maruz kalıp, kısa sürede de imha edileceği gerçeğini hiç kimse şekere bulayamaz.

Hali hazırdaki belediye barınaklarındaki; insanlık ayıbı olan eziyetler malum iken, belediye çalışanlarının %90'ının hayvandan haz etmediği ortada iken, bu işkencehanelerden hayvanlar sahiplenilmez iken, hangi mantık sahibi “Doğal Parklar Hayal Cenneti” masalına inanabilir? Mantıksız vaat ve dayatım kanunlarda yer alamaz.

Velev ki, buradaki hayvanların haline insaf eden birkaç kişi, insani duygularını devreye sokup hayvan sahiplendiler diyelim. Bu defa Kat Mülkiyeti Kanunu devreye girecektir. Apartmanlarda, sitelerde, lojmanlarda hayvan beslemenin önü kapalıyken, “Doğal Yaşam Parkı” denilen toplama kamplarında bu hayvanların öldürüleceği ve ölüsünün dirisinden çok daha fazla ekonomiye kar getireceği gizlenen gerçektir. (Öldürülen hayvanların hayvan yemi, gübre olarak değerlendirilmesi, bio enerji elde edilmesi gibi. Öldürülmeden önce de, kanunda yer almayan;yurt dışı ithalat, kayıt-dışı üretim sektörlerinin ve aşı, kısırlaştırma, çip, gps uygulaması ile de özel sektörün halkın vergileri ile ihya edilmesi gibi)

4- Yukarıdaki ketlerin tamamını azimle aşabilen, maddi manevi imkanlarını zorlayarak bir kaç hayvanı himayesine alan hayvan korumacı ise; değiştirilmek istenilen 5199'a takılacak, Anayasal hakkına tecavüz edilerek evine kadar girilip, himayesindeki hayvana el konularak, -inkar edilse de- ölüme gönderilecek, husumete dayalı “Gammazlık müessesi” geliştirilecektir. Komşu komşuya düşman edilecek, toplumsal huzur, devlet eliyle bozulacaktır. Bunun kabulü ise mümkün değildir.

MÜLKÜN TEMELİ OLAN ADALETİN, HAYVANLARI KORUMA KANUNU ADI ALTINDA YOK EDİLMESİ; ANAYASA YA, KANUNUN ADINA VE AMACINA AYKIRIDIR.

5- “Tehlikeli Irk” diye bir terminoloji dünya bilimsel dilinde yoktur. Hangi ölçütlere göre saptandığı belirsiz, bilimsel verisiz, suç vukuatı, istatistiği olmayan, kendi seçimi ile bu ırka mensup olmayan bir canlının idam fermanı; zorla bu canlı türünü dövüştürenin aklanması dünyada örneği olmayan büyük hatadır, altından kalkılamayacak vebaldir.

Hele ki, sırf ırkından ötürü hayvanların sahiplerince TESLİM EDİLMESİ VE İMHASININ DAYATIMI; HAYVANLARI KORUMA KANUNUNA ve İNSANİ VİCDANA AYKIRIDIR.

* A.B.D Atlanta Yüksek Mahkemesinin; Dövüştürülürken el konulan, sonrasında rehabilite edilmiş Pitbullar ve onlardan elde edilen yavrularda, 9 ay sonunda hiç bir saldırganlık özelliği kalmadığının tespit kararı mevcuttur.

6- Değiştirilmek istenilen yasa tasarısında hayvanın lehine hiçbir madde yoktur. Mevcut 5199 sayılı kanundaki iyi olan her madde yok edilmek istenmektedir. Bunlardan bir tanesi de; “Bilimsel deneylerde veteriner hekim bulunması zorunluluğunun kaldırılması” dır. Bu demektir ki, bir elektrik mühendisi, bir kimyager, bir fizik öğrencisi, bir biyoloji öğretmeni, hayvanın anatomik yapısını, acı eşiğini, duygusal, sosyal hiçbir halini bilmeden, bilim adına her türlü eziyet ve işkenceyi yapabilecektir. (Hali hazırda çoluk çoğun gözünün önünde yapışkan bant üzerinde kendi bacağını yiyerek kurtulmaya çalışan farelerin “haşere” kategorisinde olması ve bırakınız üzerinde deney yapılmasını, halk eliyle işkencenin normal kabul edilmesi gibi) 19.02.2014 tarihli toplantıda, dört gün önce Bakanlığın; sokak hayvanları üzerinde deney yapılmasını mümkün kılan yönetmeliğin yürürlüğe girdiğinden katılımcılara bahsetmemesi, amacın samimiyetsizliğinin, kapalı kapılar ardına yapılan anlaşmalarla, ülke hayvanlarımızın AB'ği fonlarıyla nemalanan taşoranlara yem edileceği şüphesi beyinlerimize çakılmıştır.

     SONUÇ: Mevcut 5199 sayılı kanun iskeleti manasında iyi bir kanundur. Ancak; uygulama, yaptırım ve denetimlerdeki savsaklıklar nedeni ile aksaklık zuhur etmektedir. Bakanlık yerel yönetimlerin kanuna uymasını sağlarsa; hayvan dövüşlerine, merdiven altı üreticilerine mevzuatı uygular, denetimini toleranssız yaparsa ve sadece cezaları CAYDIRICI şekilde artırır ise, geriye kalan her türlü mevcut sorun, hızla bilinçlenen ve çoğalan hayvan korumacılarca çözülür.

Kati ve kesin olarak bilinmelidir ki;

Değiştirilmek ve eklenilmek istenilen maddeler; binlerce üyesini ve sayıları beş milyonu aşan bağımsiz aktif hayvan korumacının amacını temsil eden, misyonunda samimiyetini ispatlamış, ticari amaç gütmeyen STK'lar tarafından kabul edilmemektedir. Hazırlık safhasındaki talep sahibi haricinde, bu değişimi ima edilen STK dahi benimsememektedir.

HAYVANLARIN VE 5199 SAYILI MEVCUT KANUNUN KALMASINI İSTEYEN, ÇOĞUNLUĞUN ORTAK KARARI:

a) 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunundaki değişiklikleri kapsayan maddelerin külliyen REDDİ , hem tasarının hem de tüm kanun tekliflerinin GERİ ÇEKİLMESİ,

b) Değişiklik mutlaka gerekli ise; 5199 sayılı kanunun uygulamadan kaynaklanan sorunlarının öncelikle tesbiti, akabinde konuya vakıf tüm STK’ lara eşit ve demokratik davranılarak, ortak görüşlerin yer alacağı, akil ve vicdanlı bir konsept ile, acele etmeden, AB ve ticari sektörün baskısından arınarak, layığı ile bir kanun oluşturulması yönündedir.

Talebimizin kabulünü, halkın kayıtsız şartsız egemenliğinin savunma organı yüce T.B.M.M' ne saygıyla arz ederiz.

 

Deklarasyon Koordinatörü

Gamze Erkök Neer
Mimar/Para Legal- Attn. at Law 

ORTAK GÖRÜŞÜN İMZA SAHİBİ STK'lar (20.02.2014- 22.02.2014 tarihi itibarı ile)

1- THKD Türkiye Hayvanları Koruma Derneği ve Şubeleri (Kamu Yararına Çalışan Dernek) YK Bşk. Sn. Birgül Rona /İSTANBUL

2- HAYKOD Hayvanları Koruma Derneği (Kamu Yarına Çalışan Dernek) YK Bşk. Sn. Hayriye Erkök /ANKARA
3- American Staffordshire Terrier Irk Derneği YK Asbşk. Sn. İlker Örkmez /İZMİR

4- ASKOD Aliağa Sokak Hayvanlarını Koruyanlar Derneği YK Bşk. Sn. Hülya Alpgiray /İZMİR

5- Aydın Hayvan Dostları Derneği YK Bşk. Sn. Fırat Sert /AYDIN

6- Balıkesir Doğayı, Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği YK Bşk. Sn. Belkis Biçer/ BALIKESİR

7- BGD Barınak Gönüllüleri Derneği YK Bşk. Sn. İnci Kutay/İSTANBUL

8- Bodrum Hayvan Hakları Derneği YK Bşk.Sn. Füsun Uslu /MUĞLA

9- Büyükçekmece Sokak Hayvanlarını Koruma ve Sevenler Derneği YK Bşk. Sn. Aynur Üstükarcı /İSTANBUL

10- Çeşme Doğa ve Hayvanseveler ve Koruyanlar Derneği YK Bşk. Sn. Semra Çetinsoy /İZMİR

11- Çivril hayvanlari ve Doğayı Koruma Derneği YK Bşk. Sn. Mine Orhan/ DENİZLİ

12- DİHAYKO Dikili Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği YK Bşk. Sn.Nihan Altıncı/ İZMİR

13- Dogo Argentino Irk Derneği YK AsBşk. Sn. Refik Tolgay Camgöz

14- Doğal Yaşam Aktivistleri Derneği YK Bşk. Sn. Gülay Varhan /ADANA 

15- EHKD Eskişehir Hayvanları Koruma Derneği YK Bşk.Sn. Duygu Kurt/ E.ŞEHİR 

16- HAKDEM Manisa Hayvanları Koruma Derneği YK Bşk. Sn. Reyhan Elbirliler/ MANİSA 

17- HAYDOY Hayvanları Doğal Ortamda Yaşatma Derneği YK Bşk. Sn. Serhan Baturay/ İSTANBUL

18- HAYSAV Hayvan Hakları Savunucuları Derneği YK Bşk. Sn.Nezahat Uyanık/ İZMİR

19- HAYSEV Hayvan Severler Derneği YK Bşk. Sn. Defne Esra Yazıcıoğlu/ ANKARA

20- KOHAYDER Kocaeli Doğa ve Hayvan Dostları Derneği YK Bşk. Sn. Gonca Çelik Ketenağ/ KOCAELİ

21- Meliha Yılmaz Doğal Hayatı Koruma, Geliştirme, Sağlık, Eğitim ve Kültür Vakfı YK Bşk. Sn. Mine Eren/ ANKARA

22- NUGEDER Nuh’un Gemisi Sokak Hayvanlarını Koruma ve Barındırma Derneği YK Bşk. Sn. Deren Düzgün/ BURSA

23- Sokak Hayvanları Derneği YK Bşk. Sn. Hakan Eren/ ADANA

24- Son Şans Özürlü Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği YK Bşk.Sn. Aysun Eroğlu/ ANKARA

25- ŞAHAYDOST Şarköy Hayvan Dostları Derneği YK Bşk. Sn. Filiz Işık/ TEKİRDAĞ

26- YHS Yaşam Hakkına Saygı Derneği YK Bşk. Sn. Özgün Öztürk 

27- Yedikule Hayvan Dostları Derneği YK Bşk. Sn. Fatma Özen Erdoğan/ İSTANBUL 

28- SESİZ Sessizliğin Sesi Platformu YK Bşk. Sn. Nuray Şakar/ANKARA

29- Animal Protection Group Arbeitsgruppe für Tierrechte e.V. NGO Chairman of te Board Sn.Marco Pannicke ve Sn. Adile Pannicke/ ALMANYA 

30- TIERSCHUTZ OHNE GRENZEN e.V. Bochum YK Bşk. Sn. Gisela Urban

 

 

This petition was delivered to:
  • BAŞBAKAN
    SN RECEP TAYİP ERDOĞAN
  • SN. NURETTİN TAŞ
  • SN. MUSTAFA AKINCIOĞLU
  • SN. SABRİ KİRİŞ
  • SN. CİHANGİR ALTUN
  • SN. ÖZCAN YAMAN
  • SN. E. MERT
  • ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI 9. BÖLGE
  • SN. E. KARAAĞAÇ
  • SN. SELAHATTİN DEMİRTAŞ
  • SN. A. ARMUTLU
  • SN. MUSTAFA ELDEMİR
  • SN. A. ÖZYANIK
  • SN. MUZAFFER ÇAKAR
  • SN. AHMET İYİMAYA
  • SN. KEMAL KILIÇdAROĞLU
  • ANHAYKO
  • SN. EROL KAYA
  • SN. K. SUNAMAK
  • EVCİL
  • SESİZ
  • ORMAN VE SU İŞLERİ BK.
  • SN. GÜLTAN KISANAK
  • SN. DEVLET BAHÇELİ
  • SN. LÜTFÜ TÜRKKAN
  • SN. AYDIN ŞENGÜL
  • SN. SELAHATTİN KARAKELLE
  • SN. OSMAN KAHVECİ
  • SN. MELDA ONUR
  • SN. EMİN ÇINAR
  • SN.EROL DORA
  • Orman ve Su İşleri Bakanı
    Sn.Veysel Eroğlu
  • Çevre Komisyonu Alt Komisyon Başkanı
    Sn.Selçuk Özdağ
  • HAYKOD
  • SN. MEHMET METİNER
  • SN. EŞREF TAŞ
  • SN. GÜLAY DALYAN
  • SN. MEHMET HİLAL KAPLAN
  • SN. DURDU ÖZBOLAT
  • SN. M. SERDAR SOYDAN
  • SN. SENA KALELİ
  • SN. GÜLŞEN ORHAN
  • SN. ABDURRAHİM AKDAĞ
  • SN. ZEKİ AYGÜN
  • SN. İLYAS ŞEKER
  • SN. FEYZULLAH KIYILIK
  • TBMM Başkanı
    Sn.Cemil Çiçek


Gamze Erkök started this petition with a single signature, and now has 66,470 supporters. Start a petition today to change something you care about.