Sokaklardaki Kedi Köpeklerinize Veda Zamanı!

Sayın Yetkili,

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda değişiklikleri içeren bir Kanun Tasarısı, 2014 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve TBMM Çevre Komisyonunda STK'ların ve diğer ilgili kuruluşların katkısı alınmadan emrivaki ve zorlama ile geçirilmiş,  fakat  24. dönemde zamanlama açısından KADÜK olmuştu. 

Şimdi bu aynı Tasarı,  Orman Su İşleri Bakanlığı tarafından tekrar gündeme getirilmiş ve duyurulara göre de Çevre Komisyonuna gönderilmeden Başbakanlığa sunulmuştur. 

Bu tasarı sokak hayvanlarının katliamına sebep olacak maddeler içermektedir. 

Tasarının Meclisten geçirilmesi Ülkemizde hatırı sayılır sayıda hayvan dostu kişilerin protestolarına ve ayaklanmalarına sebep olacaktır.

TALEBİMİZ, bu Tasarının Orman Su İşleri Bakanlığına geri gönderilip, STK’ ların, meslek odalarının ve üniversite temsilcileri katılımı ile yeniden görüşülmesi ve  çözüm odaklı olarak sokağın gerçeklerine, eko dengeye, vicdani ve insani koşullara uygun olarak hazırlanmasıdır.

Tasarıda itirazımız olan maddeler:

1.)   Tasarının 8. MADDESİ , hayvanların üremelerini önleyecek KISIRLAŞTIRMA merkezlerinin, sadece nüfusu 100 binden fazla olan şehirde kurulmasını hükme bağlamıştır. Nüfusu 100 binden az olan 970 belediyede kısırlaştırma merkezi kurulmayacak, kısırlaştırılmadan şehir dışına atılan sahipsiz hayvanların sayısında adeta patlamalar olacak ve katliamlar da başlayacaktır.

Orman Bakanlığınca, bu nüfusu az olan ilçelerden, büyük merkezlerin bakımevlerine kısırlaştırma için hayvan yollanacağı açıklaması yapılmıştır. İlçelerin çoğu ana merkezlere 2-3-4 saat uzaklıkta. Bu kadar mesafe için pahalı olan mazotu hiç bir belediye harcamayacak, araç ve eleman tahsis etmeyecek, ve doğrudan başka ilçelere bırakacak, dağa taşa, ormanlara atacaklar, öldürecekler. 

2.)   Tasarının 10. MADDESİ ise, "Ev hayvanı satış yerlerinde ev hayvanı bulundurulamaz, ancak bu yerlerde hayvan üretim çiftlikleri ve bakımevlerindeki hayvanların satışı yapılabilir." hükmü ile bakımevlerindeki hayvanların petshoplarda satılmasını içermektedir. Sahipsiz hayvanlara deney yasaklandığı için, bu madde ile bu hayvanlar petshoplarca sahipli konuma getirilip, bilimsel kılıf altında işkence olan deneylere yollanacaklardır.

3.)   Tasarının 3. MADDESİ toplanıp kısırlaştırılan hayvanlardan "sahiplendirilemeyenler, okul, hastane, ibadethane, çocuk oyun alanı gibi toplumun yoğun olarak kullandığı yerler hariç alındığı ortama bırakılır" demektedir.

Halbuki şehirlerin her yeri park, okul, cami, hastane doludur ve toplumun yoğun olmadığı bir yer düşünülemez. Ayrıca  hayvanlar sokaklarda hareket halindedir ve yanlışlıkla bir parkın önünden geçmesi hayvanın belediye tarafından alınıp yok edilmesine yol açacaktır. Hayvanları toplayıp şehir dışına ve ormanlara atmakta mahir belediyeler bu maddeyi bir fırsat olarak kullanıp esnafın ve evlerin önünde yıllarca bakılmakta olan hayvanları bile toplayıp yok edeceklerdir. Dolayısıyla bu madde 5199 sayılı kanunun ruhuna aykırıdır.  Çünkü bu kanun, hayvanların toplanıp yok edilmesini değil, kısırlat, aşılat, yaşat esasına göre düzenlenmiştir. Bu ruh ise bize atalarımızdan, dinimizden, kültürümüzden mirastır.

Bilinmelidir ki şehre dağılmış olan kedi ve köpekler, şehir merkezlerinden alınıp kenar mahallelere ve şehir dışlarına atıldığında genelde dar gelirli ve fakir insanların oturduğu bu bölgelerde  hayvan yoğunluğuna sebep olacak ve vatandaş  ve zaten öldürmeye hazır olan belediyeler tarafından zehirleme ve katliamlar başlayacaktır. Oysa şimdi, kedi ve köpekler şehirlerin her yerinde yaşadıkları için, hiç bir yerde yoğunluk söz konusu değildir.

Ayrıca kırsallara, ormanlara atılan hayvanlar yazın susuzluktan kışın da korunaksız olarak soğuk ve kara mahkum olarak acı içinde can verecekler. Ayrıca, yaban hayvanlarında ve yaban hayatında yoğun olan kuduz hastalığının, evcil olan kedi ve köpeklere geçip, hastalığın bir şekilde bir şekilde şehirlere gelmesine sebep olacaktır.

4.) Ev hayvanlarına ise, 24. Dönem TBMM Çevre Komisyonunda konuşulduğu gibi, yasaya tepkiyi önleme açısından yönetmelik değişikliği ile bakılan hayvan sayısına mekan ve sayı sınırlaması getirilmesi hedeflenmektedir. Bu durum, sahipli hayvanların felaketi olacağı gibi, terk edilen hayvanlar nedeni ile sokak hayvanı sayısını da hızla artıracaktır. Hayvanını vermek istemeyen insanlar ile kurumlar arasında ciddi sorunlar yaşanacaktır. Hayvan haklarının yanında insan hakları da ihlal edilmiş olacaktır.

5.) Ayrıca tasarının diğer maddeleri de aynı şekilde vahim yanlışlar ve hayvanlar için tuzak maddeler  içermekte; üretim, satış, yasa dışı ithalat, hayvanat bahçeleri, deney, sirkler vb. gibi hayvanları koruma kanunuyla yasaklanması gereken hususlar da bu tasarıda daha da geliştirilmiş olarak yer almaktadır.

SONUÇ VE TALEP: Bu tasarı Orman Su İşleri Bakanlığında, STK’lar, Meslek Odaları ve Üniversite Temsilcileri katılımı ile tekrar görüşülmeli, çözüm odaklı olarak ve sokağın gerçeklerine, eko dengeye, vicdani ve insani koşullara uygun olarak hazırlanmalıdır.

Durumu bilgilerinize saygılarımızla sunar, bu KATLİAM TASARISINA karşı desteklerinizi bekleriz.

This petition will be delivered to:
  • Cumhurbaşkanlığı
  • başbakanlık
  • Cihan Pektaş
  • Orman Su İşleri Bakanlığı
  • Sebahattin Karakelle
  • Veysel Eroğlu
  • Bayram Özçelik
  • FEVZİ ARSLAN
  • Hasan karal
  • ertuğrul kürkçü
  • Ahmet Kenan Tanrıkulu
  • Çevre komisyonu genel mail


HAYKONFED HAYKONFED started this petition with a single signature, and now has 19,340 supporters. Start a petition today to change something you care about.