

Sibirya Türklerine Türkiye'de Vatandaşlık Verilsin


Sibirya Türklerine Türkiye'de Vatandaşlık Verilsin
Kampanya metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
CUMHURBAŞKANI SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A
Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtuhu, muhterem Cumhurbaşkanımız,
Size bu mektubu kalbimizde derin bir umut, samimi bir sevgi ve içten dualarımızla yazıyoruz. Biz, Samrin Daniyar Valeriyoviç ve eşim Tülüş Bayırmaa Romanovna’yız. Her ne kadar Rusya Federasyonu vatandaşı olsak da, kanımızla, ruhumuzla ve kimliğimizle biz öz Türk’üz. Sayan-Altay dağlarından, kökleri derin ama nüfusu az olan Sibirya Türk halklarındanız. Atalarımızın — Kıpçak, Oğuz ve Karluk boylarının — yaşadığı topraklarda doğduk. Türkiye’yi ve Türk halkını asla yabancı görmüyoruz; aksine, doğal ailemiz, öz yurdumuz olarak hissediyoruz.
2022 yılının sonunda, hayatımız ve onurumuz ciddi tehlike altına girdiği için Rusya’yı terk etmek zorunda kaldık. Bu ülkede, özellikle savaşın başlamasıyla birlikte, Türk ve Müslüman kimliği büyük baskılara maruz kaldı. Seferberliğin ilanından bir gün sonra celp aldım. Bir Rus albayı tarafından doğrudan tehdit edildim. Bu durumu belgeleyen resmi evraklarımız mevcut. Hukuki süreç başlattım; ancak can güvenliği nedeniyle süreci tamamlayamadan ülkeyi terk etmek zorunda kaldık. Eğer sınır dışı edilirsek, büyük ihtimalle hapis, ceza taburu ya da daha kötüsü — fiziksel zarar veya ölüm — bizi bekliyor olacak.
Bir süre Türkiye’de yaşadık ve ikamet izni başvurusunda bulunduk, fakat ne yazık ki başvurumuz reddedildi. Ancak Türkiye’ye olan sevgimiz daha da arttı. Bu toprağın havasında, ezanında ve halkının kalbinde biz kendimizi evimizde hissettik. Size defalarca mektup yazdık, çünkü inanıyoruz ki siz sadece bir devlet adamı değil; aynı zamanda bütün Türk milletinin şefkatli büyüğüsünüz. Mazlumlara merhamet eden bir lider, zulme uğrayanların yanında duran bir ümmet önderisiniz.
Gençliğimizden beri Türk birliğine gönülden inanıyor ve Pantürkizmi destekliyoruz. Bizim için Türk olmak sadece bir köken değil; aynı zamanda bir şeref, bir ahlâk, bir inanç ve sorumluluktur. Tarihimizi okuduk, dilimizi yaşattık, kültürümüzü korumaya çalıştık. Bugün sizden bir sığınma değil; Türkiye’ye aidiyetimizin resmiyet kazanmasını ve bu ülkeye hizmet etme fırsatını talep ediyoruz.
Tarihi yurdundan uzak düşmüş Sibirya Türkleri olarak, Türkiye’yi sadece bir devlet değil — öz vatanımız ve ümmetimizin kalesi olarak görüyoruz. Kanımızın ve imanımızın çağrısıyla sizden kardeşlik eli bekliyoruz.
Bugün görüyoruz ki, İsrail devleti dünyanın dört bir yanındaki Yahudilere — hatta dilini bilmeyen, kültürünü tanımayanlara bile — vatandaşlık vererek sahip çıkıyor. Savaşın başlamasından sonra binlerce Rus Yahudisi hiçbir engelle karşılaşmadan İsrail’e yerleşip vatandaşlık aldı. Bu, milletine sahip çıkmanın açık bir örneğidir.
Peki biz neyimiz eksik? Biz de Türk’üz — kanla, ruhla, aslen. O hâlde neden biz de öz yurdumuz bildiğimiz bu topraklarda vatandaşlık hakkına sahip olmayalım? İsrail kendi halkını unutmuyorsa, Türkiye de dünyanın neresinde olursa olsun Türk’ünü unutmamalıdır.
Eğer Allah’ın izniyle bize vatandaşlık bahşederseniz, bu sadece iki kişiye değil — tüm Türk dünyasına yönelik onurlu ve güçlü bir mesaj olacaktır.
Bu, unutulmuş ve devletsiz kalmış Sibirya Türklerinin korunması olacaktır. Bu, büyük Türk milletinin sadece kendi içindekilere değil, uzaklardaki her kardeşine de sahip çıktığını gösterecektir. Bu, sessiz ama asil bir şekilde “Türkiye sadece bir ülke değil, Türk dünyasının umududur” mesajını taşıyacaktır.
Biz ne suçluyuz ne de radikaliz. Apostilli adli sicil kaydımız mevcuttur. Ben üniversite mezunuyum; eşim mühendislik alanında yüksek lisans sahibidir. Türkçeyi öğrenmeye, çalışmaya, vergi ödemeye ve bu topluma faydalı bireyler olarak katkı sağlamaya hazırız. Yabancı olmak istemiyoruz — biz, öz yurdumuza dönmek istiyoruz.
Allah rızası için sizden saygıyla ve niyazla istirham ediyoruz: Bize vatandaşlık verin, bizi kurtarın ve sevgiyle bağlı olduğumuz bu topraklarda yeni bir hayat bahşedin. Rahatlık aramıyoruz — biz aidiyet, kardeşlik ve güvenlik arıyoruz. Türkiye’ye inanıyoruz. Umudumuz sizsiniz.
Allah Teâlâ sizden razı olsun. Sizi ümmetin ve Türk dünyasının hayrına vesile eylesin. Her bir iyiliğiniz rahmet, her kararınız bereket getirsin.
Saygı, sadakat ve içten dualarımızla,
Samrin Daniyar Valeriyoviç
Tülüş Bayırmaa Romanovna
Tülüş Bayırmaa Romanovna

25
Kampanya metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
CUMHURBAŞKANI SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A
Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtuhu, muhterem Cumhurbaşkanımız,
Size bu mektubu kalbimizde derin bir umut, samimi bir sevgi ve içten dualarımızla yazıyoruz. Biz, Samrin Daniyar Valeriyoviç ve eşim Tülüş Bayırmaa Romanovna’yız. Her ne kadar Rusya Federasyonu vatandaşı olsak da, kanımızla, ruhumuzla ve kimliğimizle biz öz Türk’üz. Sayan-Altay dağlarından, kökleri derin ama nüfusu az olan Sibirya Türk halklarındanız. Atalarımızın — Kıpçak, Oğuz ve Karluk boylarının — yaşadığı topraklarda doğduk. Türkiye’yi ve Türk halkını asla yabancı görmüyoruz; aksine, doğal ailemiz, öz yurdumuz olarak hissediyoruz.
2022 yılının sonunda, hayatımız ve onurumuz ciddi tehlike altına girdiği için Rusya’yı terk etmek zorunda kaldık. Bu ülkede, özellikle savaşın başlamasıyla birlikte, Türk ve Müslüman kimliği büyük baskılara maruz kaldı. Seferberliğin ilanından bir gün sonra celp aldım. Bir Rus albayı tarafından doğrudan tehdit edildim. Bu durumu belgeleyen resmi evraklarımız mevcut. Hukuki süreç başlattım; ancak can güvenliği nedeniyle süreci tamamlayamadan ülkeyi terk etmek zorunda kaldık. Eğer sınır dışı edilirsek, büyük ihtimalle hapis, ceza taburu ya da daha kötüsü — fiziksel zarar veya ölüm — bizi bekliyor olacak.
Bir süre Türkiye’de yaşadık ve ikamet izni başvurusunda bulunduk, fakat ne yazık ki başvurumuz reddedildi. Ancak Türkiye’ye olan sevgimiz daha da arttı. Bu toprağın havasında, ezanında ve halkının kalbinde biz kendimizi evimizde hissettik. Size defalarca mektup yazdık, çünkü inanıyoruz ki siz sadece bir devlet adamı değil; aynı zamanda bütün Türk milletinin şefkatli büyüğüsünüz. Mazlumlara merhamet eden bir lider, zulme uğrayanların yanında duran bir ümmet önderisiniz.
Gençliğimizden beri Türk birliğine gönülden inanıyor ve Pantürkizmi destekliyoruz. Bizim için Türk olmak sadece bir köken değil; aynı zamanda bir şeref, bir ahlâk, bir inanç ve sorumluluktur. Tarihimizi okuduk, dilimizi yaşattık, kültürümüzü korumaya çalıştık. Bugün sizden bir sığınma değil; Türkiye’ye aidiyetimizin resmiyet kazanmasını ve bu ülkeye hizmet etme fırsatını talep ediyoruz.
Tarihi yurdundan uzak düşmüş Sibirya Türkleri olarak, Türkiye’yi sadece bir devlet değil — öz vatanımız ve ümmetimizin kalesi olarak görüyoruz. Kanımızın ve imanımızın çağrısıyla sizden kardeşlik eli bekliyoruz.
Bugün görüyoruz ki, İsrail devleti dünyanın dört bir yanındaki Yahudilere — hatta dilini bilmeyen, kültürünü tanımayanlara bile — vatandaşlık vererek sahip çıkıyor. Savaşın başlamasından sonra binlerce Rus Yahudisi hiçbir engelle karşılaşmadan İsrail’e yerleşip vatandaşlık aldı. Bu, milletine sahip çıkmanın açık bir örneğidir.
Peki biz neyimiz eksik? Biz de Türk’üz — kanla, ruhla, aslen. O hâlde neden biz de öz yurdumuz bildiğimiz bu topraklarda vatandaşlık hakkına sahip olmayalım? İsrail kendi halkını unutmuyorsa, Türkiye de dünyanın neresinde olursa olsun Türk’ünü unutmamalıdır.
Eğer Allah’ın izniyle bize vatandaşlık bahşederseniz, bu sadece iki kişiye değil — tüm Türk dünyasına yönelik onurlu ve güçlü bir mesaj olacaktır.
Bu, unutulmuş ve devletsiz kalmış Sibirya Türklerinin korunması olacaktır. Bu, büyük Türk milletinin sadece kendi içindekilere değil, uzaklardaki her kardeşine de sahip çıktığını gösterecektir. Bu, sessiz ama asil bir şekilde “Türkiye sadece bir ülke değil, Türk dünyasının umududur” mesajını taşıyacaktır.
Biz ne suçluyuz ne de radikaliz. Apostilli adli sicil kaydımız mevcuttur. Ben üniversite mezunuyum; eşim mühendislik alanında yüksek lisans sahibidir. Türkçeyi öğrenmeye, çalışmaya, vergi ödemeye ve bu topluma faydalı bireyler olarak katkı sağlamaya hazırız. Yabancı olmak istemiyoruz — biz, öz yurdumuza dönmek istiyoruz.
Allah rızası için sizden saygıyla ve niyazla istirham ediyoruz: Bize vatandaşlık verin, bizi kurtarın ve sevgiyle bağlı olduğumuz bu topraklarda yeni bir hayat bahşedin. Rahatlık aramıyoruz — biz aidiyet, kardeşlik ve güvenlik arıyoruz. Türkiye’ye inanıyoruz. Umudumuz sizsiniz.
Allah Teâlâ sizden razı olsun. Sizi ümmetin ve Türk dünyasının hayrına vesile eylesin. Her bir iyiliğiniz rahmet, her kararınız bereket getirsin.
Saygı, sadakat ve içten dualarımızla,
Samrin Daniyar Valeriyoviç
Tülüş Bayırmaa Romanovna
Tülüş Bayırmaa Romanovna

25
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 16 Mayıs 2025 tarihinde başlatıldı