Sesimizi Duyan Var mı?

Yakın zamanlı imzacılar
Abdurrahman Kurt ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni


Deprem Bölgesinde Taş Ocağı Olmaz! İnsan Hayatını Hiçe Sayan Bu Faaliyetler Durdurulsun!
6 Şubat’ta yaşadığımız büyük depremin ardından binlerce insanımızı kaybettik.
Evler yıkıldı, şehirler sessizliğe gömüldü. O sessizliği sadece çocukların ağlaması, enkazdan çıkan hayatlar, geride kalanların gözyaşları bozdu.

Ama şimdi…
Yeniden ayağa kalkmaya çalışan bu şehirde, bu dağlarda…
Dinamitler patlatılıyor.

Evet, yanlış duymadınız.
Deprem bölgesinde taş ocağı faaliyeti yürütülüyor.
Evlerin dibinde, okul penceresinin hemen ötesinde, hastane koridorlarının gölgesinde dağlar delinip patlatılıyor.

Çocuklar yeniden korkuyla uyanıyor.
Yaşlılar her titreşimde “yine mi deprem?” diyerek dua ediyor.
Yeni yapılan evlerin duvarları çatlıyor, ciğerlerimizi toz kaplıyor, toprağımız ve umudumuz kirletiliyor.

Bu sadece bir çevre sorunu değil,
bu bir insani kriz.

Hiçbir yetkili “dur” demedi.
Hiçbir denetim yapılmadı.
Hiçbir vicdan rahatsız olmadı.

Biz rahatsızız!
Bu taş ocakları artık durmalı.
Canı yanan insanlar ikinci kez yakılmamalı.

Siz de bu çağrıya destek verin.
Bir imza atın, bir paylaşım yapın, bir kişiye anlatın.

📢 Çünkü biz susarsak, o dağ susmayacak. Patlayacak. Patlatılmaya devam edecek! 

Taş Ocaklarının İnsan ve Doğaya Olumsuz Etkileri;

  1. Psikolojik Etkiler:
    Travma ve PTSD’nin (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) tetiklenmesi:
    Depremde hayatta kalan bireyler hâlâ sarsıntı, yıkım ve kayıp korkusuyla yaşarken; taş ocağının patlatmaları depremi anımsatır, travmayı tetikler. Patlama sesleri, toz bulutları ve titreşimler insanların korku ve kaygılarını yeniden gün yüzüne çıkarır.
    Uyku bozuklukları, anksiyete, panik atak:
    Sürekli patlama ve gürültü, özellikle çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere birçok bireyde uyku bozukluklarına, sürekli endişe haline ve panik ataklara neden olabilir.
    Toplumsal güven duygusunun zedelenmesi:
    Yeniden inşa edilen hayata güven inşa edilirken, bu tür tehditler insanların devlete ve kurumlara olan güvenini sarsar.
     
    2. Fiziksel Sağlık Etkileri:
    Toz solunumu sonucu solunum yolu hastalıkları (astım, KOAH, bronşit) artar.
    Patlamalar yapıların dayanıklılığını olumsuz etkiler: Zaten zayıflamış veya yeni onarılmış yapılar için titreşim tehlikelidir. Mikro çatlaklar oluşabilir.
    Zehirli minerallerin havaya karışması: Bazı taş ocaklarında çıkan toz, silika gibi kansere neden olabilecek mineraller içerir.
     
    3. Sosyal ve Ekonomik Etkiler:
    Göçü hızlandırır: İnsanlar zaten kırılgan olan bu bölgeleri terk etmeye zorlanabilir.
    Tarım ve hayvancılığa darbe: Toprak ve hava kirliliği, gıda güvenliği sorunlarına neden olur.
    Yatırımlar ve yeniden yapılanma engellenir: Kimse patlamaların ortasında bir gelecek kurmak istemez.

👉 İmzanı at, sesimiz ol!

 

avatar of the starter
teknoloji menajeriKampanyayı Başlatan Kişi

74

Yakın zamanlı imzacılar
Abdurrahman Kurt ve 19 kişi daha yakın zamanda imzaladı.

Kampanya metni


Deprem Bölgesinde Taş Ocağı Olmaz! İnsan Hayatını Hiçe Sayan Bu Faaliyetler Durdurulsun!
6 Şubat’ta yaşadığımız büyük depremin ardından binlerce insanımızı kaybettik.
Evler yıkıldı, şehirler sessizliğe gömüldü. O sessizliği sadece çocukların ağlaması, enkazdan çıkan hayatlar, geride kalanların gözyaşları bozdu.

Ama şimdi…
Yeniden ayağa kalkmaya çalışan bu şehirde, bu dağlarda…
Dinamitler patlatılıyor.

Evet, yanlış duymadınız.
Deprem bölgesinde taş ocağı faaliyeti yürütülüyor.
Evlerin dibinde, okul penceresinin hemen ötesinde, hastane koridorlarının gölgesinde dağlar delinip patlatılıyor.

Çocuklar yeniden korkuyla uyanıyor.
Yaşlılar her titreşimde “yine mi deprem?” diyerek dua ediyor.
Yeni yapılan evlerin duvarları çatlıyor, ciğerlerimizi toz kaplıyor, toprağımız ve umudumuz kirletiliyor.

Bu sadece bir çevre sorunu değil,
bu bir insani kriz.

Hiçbir yetkili “dur” demedi.
Hiçbir denetim yapılmadı.
Hiçbir vicdan rahatsız olmadı.

Biz rahatsızız!
Bu taş ocakları artık durmalı.
Canı yanan insanlar ikinci kez yakılmamalı.

Siz de bu çağrıya destek verin.
Bir imza atın, bir paylaşım yapın, bir kişiye anlatın.

📢 Çünkü biz susarsak, o dağ susmayacak. Patlayacak. Patlatılmaya devam edecek! 

Taş Ocaklarının İnsan ve Doğaya Olumsuz Etkileri;

  1. Psikolojik Etkiler:
    Travma ve PTSD’nin (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) tetiklenmesi:
    Depremde hayatta kalan bireyler hâlâ sarsıntı, yıkım ve kayıp korkusuyla yaşarken; taş ocağının patlatmaları depremi anımsatır, travmayı tetikler. Patlama sesleri, toz bulutları ve titreşimler insanların korku ve kaygılarını yeniden gün yüzüne çıkarır.
    Uyku bozuklukları, anksiyete, panik atak:
    Sürekli patlama ve gürültü, özellikle çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere birçok bireyde uyku bozukluklarına, sürekli endişe haline ve panik ataklara neden olabilir.
    Toplumsal güven duygusunun zedelenmesi:
    Yeniden inşa edilen hayata güven inşa edilirken, bu tür tehditler insanların devlete ve kurumlara olan güvenini sarsar.
     
    2. Fiziksel Sağlık Etkileri:
    Toz solunumu sonucu solunum yolu hastalıkları (astım, KOAH, bronşit) artar.
    Patlamalar yapıların dayanıklılığını olumsuz etkiler: Zaten zayıflamış veya yeni onarılmış yapılar için titreşim tehlikelidir. Mikro çatlaklar oluşabilir.
    Zehirli minerallerin havaya karışması: Bazı taş ocaklarında çıkan toz, silika gibi kansere neden olabilecek mineraller içerir.
     
    3. Sosyal ve Ekonomik Etkiler:
    Göçü hızlandırır: İnsanlar zaten kırılgan olan bu bölgeleri terk etmeye zorlanabilir.
    Tarım ve hayvancılığa darbe: Toprak ve hava kirliliği, gıda güvenliği sorunlarına neden olur.
    Yatırımlar ve yeniden yapılanma engellenir: Kimse patlamaların ortasında bir gelecek kurmak istemez.

👉 İmzanı at, sesimiz ol!

 

avatar of the starter
teknoloji menajeriKampanyayı Başlatan Kişi

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 8 Nisan 2025 tarihinde başlatıldı