Kazdağları’nda Uranyum Madenciliği İstemiyoruz!

Kampanya metni

Kazdağları’nın eteklerinde, Ayvacık İlçesi Arıklı Köyü yakınlarında Maden Teknik Arama (MTA) tarafından TORYUM-URANYUM arama sondajları başlatıldı. Kazdağlarının köyleri, ormanı, tarım alanları ve sit alanları toryum-uranyum madeni için tehlikeye atılıyor, bölgede radyasyon riski her geçen gün artıyor! Yöre halkı olarak bizlerin ve sayısız canlının yuvası olan Kazdağlarında toryum-uranyum maden aramasını ve işletilmesini istemiyoruz!

Bir süredir Ayvacık Arıklı köyü yakınlarındaki ormanlık alanda sondaj çalışmalarını yürüten MTA’nın uranyum ve toryum gibi radyoaktif madenler aradığını öğrendik.  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu ya da  sondaj ile ilgili herhangi bir duyuru yer almamaktadır.  En temel haklarımızdan bilgi edinme hakkımız yok sayılmış; bu arama başlamadan önce bilgilendirme ve arama yapılacağı duyurusu yapılmamıştır.

MTA,  arama faaliyetini 3 bin 445 hektar alan için 2017 yılında aldığı 5 yıllık bir arama ruhsatı kapsamında gerçekleştiriyor.   Ruhsat alanı yakınlarında Assos,  Gargara,  Lamponia Antik Kentleri, doğal ve arkeolojik sit alanları var.  Ayvacık İlçesi, Küçükkuyu Beldesi, Arıklı, Nusratlı, Yeşilyurt,  Küçükkuyu, Ahmetçe, Demirciköy, Hüseyinfakı, Kayalar, Sazlı, Kozlu, Büyükhusun, Çaltı, Tartışık, Dibekli, Güzelköy ve Kırca köyleri yerleşim yerleri ve tarım alanları ruhsat alanının çok yakınlarında yer alıyor. Kekik kokulu mis gibi çam ormanları içerisinde sondaj makinaları toprağı delmeye, kimyasal atıklarla dolu atık havuzları inşaa edilmeye başlandı. Gece gündüz hummalı bir çalışma var. 

Uranyum madeninin arandığı ve işletildiği yerlerde çok ciddi radyoaktivitenin arttığı,  havanın, suyun, toprağın uranyum nedeniyle kirletildiği bilimsel bir gerçek. Nitekim daha önce uranyum aranan  Manisa Köprübaşı ve Söke Kisir Köyü hakkındaki radyoaktif kirlilikle ilgili olarak Greenpeace’in  Raporları var. 

Kuzey Ege’nin turizm ve tarım açısından çok değerli olan, zeytinin, zeytinyağının en hasının elde edildiği, yöre halkının ekoturizmden ciddi gelir kazandığı bu bölgede uranyum ve toryum aramak ve bulunursa da işletmek bölgenin değil, tüm kuzey Ege’nin idam fermanı olacaktır. 

Arıklı’da 1970’li ve 1980’li yıllarda uranyum sondajları yapıldığı ve bu sondajların Arıklı ve civarına olumsuz etki yaptığı ve eski sondaj alanlarında hala yüksek radyasyon değerlerinin ölçüldüğü bilinmekte. Bu konuda bilimsel raporlar ve makaleler mevcuttur. Bu bilgiler de  kamuoyu ile paylaşılmamıştır. 

Daha eski sondajların yarattığı radyoaktivite kirliliğini önlemeden ve gerekli tedbirleri almadan yeni sondajlara başlanılması kabul edilemez. 

Uranyum madenciliği dünyadaki en kirli endüstriyel uygulamalardan biridir. Uranyum madenciliğinde gerçekleştirilen işlemler sonucunda açığa çıkan radyoaktif elementler toprak, su ve havaya geçer;  maruz kalanlarda başta kanserlere sebep olmak üzere, özürlü doğumlarına, bebek ölümlerine, kronik akciğer, göz, deri ve üreme organı hastalıklarına sebep olur. Aynı zamanda uranyum madenciliğinin yarattığı bir diğer çevre felaketi ise devasa su kullanımıdır.  İklim krizi sebebiyle her geçen gün daha da değerlenen temiz su kaynaklarını bu kadar hunharca kullanan ve aynı zamanda radyoaktif elementlerle kirleten, gıda güvenliği tehdidini ve gıda krizini artıracak olan bir kaynağın kullanılması planı iklim krizinin sonuçlarını daha da ağırlaştıracaktır. 

Uranyum demek kanser demek, ölüm demek. Uranyum demek savaş demek, hastalık demek.

Yöre halkı olarak bizim  geçim kaynağımız zeytinlerimiz, hayvanlarımız, orman ürünlerimiz  ve turizm faaliyetimiz. Bu  gelir kaynakları yüzyıllar boyunca bölgeye yeter.  Uranyuma ihtiyacı yok.

Yöre halkı olarak çok endişeliyiz. Uranyum madeninin aranması ve rezerv bulunursa işletilmesini istemiyoruz. 

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne resmi yazı yazarak ÇED süreci hakkında bilgi istenildi. Henüz yanıt alınamadı. 

Ayvacık Kaymakamlığı’na talepler  iletildi ve Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı’na Çevre Etki Değerlendirme Raporu ve herhangi bir ÇED kararı olmayan arama sondajlarına izin verenler ve MTA hakkında soruşturma açılması talebiyle suç duyurusunda bulunuldu. Henüz sonuç alınamadı.  

İlgili tüm kurumları acilen göreve çağırıyoruz.

Taleplerimiz:

1. Arkeolojik sit alanı olan Arıklı Köyü’nde başlayan toryum-uranyum arama sondajı acilen sonlandırılsın,

2. Arıklı ve civar köylerde ev içlerinde, sokaklarda, sularda, çeşmelerde, tarım alanlarında, meralarda, ormanlık alanlarda radyasyon ve diğer ağır metal ölçümleri yapılsın ve sonuçlar ve alınması gereken önlemler yöre halkı ile paylaşılsın,

3. Arıklı ve civar köylerde kanser vb. sağlık taraması ve bölgedeki ölüm nedenleri hakkında bilimsel araştırmalar yapılsın,

4. Eski sondaj alanlarında bağımsız uzmanlarca radyoaktivite ölçümleri yapılsın. Sonuç yöre halkı ile paylaşılsın. Eski arama ve sondaj alanları tehlike yaratmayacak şekilde acilen rehabilite edilsin. 

Sen de kampanyamızı imzalayarak ve paylaşarak sesimizin duyulmasına destek olabilirsin. 

avatar of the starter
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma DerneğiKampanyayı Başlatan KişiDerneğimiz 2012 yılında kuruldu. Merkezi Altınoluk'ta. 450 üyesi var. Doğayı ve yaşamı savunuyor. Kazdağları ve çevresindeki tüm doğa talan ve yıkım projelerine karşı mücadele ediyor.

39.565

Kampanya metni

Kazdağları’nın eteklerinde, Ayvacık İlçesi Arıklı Köyü yakınlarında Maden Teknik Arama (MTA) tarafından TORYUM-URANYUM arama sondajları başlatıldı. Kazdağlarının köyleri, ormanı, tarım alanları ve sit alanları toryum-uranyum madeni için tehlikeye atılıyor, bölgede radyasyon riski her geçen gün artıyor! Yöre halkı olarak bizlerin ve sayısız canlının yuvası olan Kazdağlarında toryum-uranyum maden aramasını ve işletilmesini istemiyoruz!

Bir süredir Ayvacık Arıklı köyü yakınlarındaki ormanlık alanda sondaj çalışmalarını yürüten MTA’nın uranyum ve toryum gibi radyoaktif madenler aradığını öğrendik.  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu ya da  sondaj ile ilgili herhangi bir duyuru yer almamaktadır.  En temel haklarımızdan bilgi edinme hakkımız yok sayılmış; bu arama başlamadan önce bilgilendirme ve arama yapılacağı duyurusu yapılmamıştır.

MTA,  arama faaliyetini 3 bin 445 hektar alan için 2017 yılında aldığı 5 yıllık bir arama ruhsatı kapsamında gerçekleştiriyor.   Ruhsat alanı yakınlarında Assos,  Gargara,  Lamponia Antik Kentleri, doğal ve arkeolojik sit alanları var.  Ayvacık İlçesi, Küçükkuyu Beldesi, Arıklı, Nusratlı, Yeşilyurt,  Küçükkuyu, Ahmetçe, Demirciköy, Hüseyinfakı, Kayalar, Sazlı, Kozlu, Büyükhusun, Çaltı, Tartışık, Dibekli, Güzelköy ve Kırca köyleri yerleşim yerleri ve tarım alanları ruhsat alanının çok yakınlarında yer alıyor. Kekik kokulu mis gibi çam ormanları içerisinde sondaj makinaları toprağı delmeye, kimyasal atıklarla dolu atık havuzları inşaa edilmeye başlandı. Gece gündüz hummalı bir çalışma var. 

Uranyum madeninin arandığı ve işletildiği yerlerde çok ciddi radyoaktivitenin arttığı,  havanın, suyun, toprağın uranyum nedeniyle kirletildiği bilimsel bir gerçek. Nitekim daha önce uranyum aranan  Manisa Köprübaşı ve Söke Kisir Köyü hakkındaki radyoaktif kirlilikle ilgili olarak Greenpeace’in  Raporları var. 

Kuzey Ege’nin turizm ve tarım açısından çok değerli olan, zeytinin, zeytinyağının en hasının elde edildiği, yöre halkının ekoturizmden ciddi gelir kazandığı bu bölgede uranyum ve toryum aramak ve bulunursa da işletmek bölgenin değil, tüm kuzey Ege’nin idam fermanı olacaktır. 

Arıklı’da 1970’li ve 1980’li yıllarda uranyum sondajları yapıldığı ve bu sondajların Arıklı ve civarına olumsuz etki yaptığı ve eski sondaj alanlarında hala yüksek radyasyon değerlerinin ölçüldüğü bilinmekte. Bu konuda bilimsel raporlar ve makaleler mevcuttur. Bu bilgiler de  kamuoyu ile paylaşılmamıştır. 

Daha eski sondajların yarattığı radyoaktivite kirliliğini önlemeden ve gerekli tedbirleri almadan yeni sondajlara başlanılması kabul edilemez. 

Uranyum madenciliği dünyadaki en kirli endüstriyel uygulamalardan biridir. Uranyum madenciliğinde gerçekleştirilen işlemler sonucunda açığa çıkan radyoaktif elementler toprak, su ve havaya geçer;  maruz kalanlarda başta kanserlere sebep olmak üzere, özürlü doğumlarına, bebek ölümlerine, kronik akciğer, göz, deri ve üreme organı hastalıklarına sebep olur. Aynı zamanda uranyum madenciliğinin yarattığı bir diğer çevre felaketi ise devasa su kullanımıdır.  İklim krizi sebebiyle her geçen gün daha da değerlenen temiz su kaynaklarını bu kadar hunharca kullanan ve aynı zamanda radyoaktif elementlerle kirleten, gıda güvenliği tehdidini ve gıda krizini artıracak olan bir kaynağın kullanılması planı iklim krizinin sonuçlarını daha da ağırlaştıracaktır. 

Uranyum demek kanser demek, ölüm demek. Uranyum demek savaş demek, hastalık demek.

Yöre halkı olarak bizim  geçim kaynağımız zeytinlerimiz, hayvanlarımız, orman ürünlerimiz  ve turizm faaliyetimiz. Bu  gelir kaynakları yüzyıllar boyunca bölgeye yeter.  Uranyuma ihtiyacı yok.

Yöre halkı olarak çok endişeliyiz. Uranyum madeninin aranması ve rezerv bulunursa işletilmesini istemiyoruz. 

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne resmi yazı yazarak ÇED süreci hakkında bilgi istenildi. Henüz yanıt alınamadı. 

Ayvacık Kaymakamlığı’na talepler  iletildi ve Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı’na Çevre Etki Değerlendirme Raporu ve herhangi bir ÇED kararı olmayan arama sondajlarına izin verenler ve MTA hakkında soruşturma açılması talebiyle suç duyurusunda bulunuldu. Henüz sonuç alınamadı.  

İlgili tüm kurumları acilen göreve çağırıyoruz.

Taleplerimiz:

1. Arkeolojik sit alanı olan Arıklı Köyü’nde başlayan toryum-uranyum arama sondajı acilen sonlandırılsın,

2. Arıklı ve civar köylerde ev içlerinde, sokaklarda, sularda, çeşmelerde, tarım alanlarında, meralarda, ormanlık alanlarda radyasyon ve diğer ağır metal ölçümleri yapılsın ve sonuçlar ve alınması gereken önlemler yöre halkı ile paylaşılsın,

3. Arıklı ve civar köylerde kanser vb. sağlık taraması ve bölgedeki ölüm nedenleri hakkında bilimsel araştırmalar yapılsın,

4. Eski sondaj alanlarında bağımsız uzmanlarca radyoaktivite ölçümleri yapılsın. Sonuç yöre halkı ile paylaşılsın. Eski arama ve sondaj alanları tehlike yaratmayacak şekilde acilen rehabilite edilsin. 

Sen de kampanyamızı imzalayarak ve paylaşarak sesimizin duyulmasına destek olabilirsin. 

avatar of the starter
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma DerneğiKampanyayı Başlatan KişiDerneğimiz 2012 yılında kuruldu. Merkezi Altınoluk'ta. 450 üyesi var. Doğayı ve yaşamı savunuyor. Kazdağları ve çevresindeki tüm doğa talan ve yıkım projelerine karşı mücadele ediyor.

Karar Vericiler

TÜRKİYE ENERJİ, NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU
TÜRKİYE ENERJİ, NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU

Kampanya güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 25 Temmuz 2022 tarihinde başlatıldı