Sakarya’da suçsuz tutuklu askerler serbest bırakılsın

Kampanya Kapatıldı

Sakarya’da suçsuz tutuklu askerler serbest bırakılsın

Bu kampanya 703 destekçiye ulaştı


ADALET İSTİYORUZ! BİZ KİMİZ? Ülkemiz 15 Temmuz 2016 tarihinde, geçmişinde eşi benzeri görülmemiş bir terör saldırısıyla karşılaştı. 240 vatandaşımızın şehit olduğu, 1535 vatandaşımızın yaralandığı bu terör saldırısının faili ise, devleti ele geçirmek için sinsice adım adım ilerleyen kanlı Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’dür. Bizler, o acı 15 Temmuz gecesinde; yurdumuzun pek çok yerinde tatbikat, reaksiyon ölçümü, terör saldırısı gibi farklı sebepler ileri sürülerek kandırılan ve “karşı çıkanı vururuz” tehditlerine rağmen emirlere uymadığı halde bugün tutuklu bulunan, TSK’dan ihraç edilen, aşağılanan ve hain ilan edilen onurlu, vatansever askerlerin aileleriyiz. DARBECİ TERÖRİSTLERE KARŞI GÖĞSÜNÜ SİPER EDEN MİLLETİMİZLE GURUR DUYUYORUZ Türk milleti, kanlı FETÖ terör örgütünün vahşet dolu, insanlık dışı katliamlara imza attığı o gece, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın meydanlara çağıran sesiyle, tüm dünyanın gıpta ettiği bir destan daha yazdı. Milletimiz; kendisine doğrulan namlulara, kendisini ezmek için yola çıkmış tanklara, gökyüzünden ölüm yağdıran uçaklara ve iradesini yok etmek için harekete geçmiş asker üniformalı teröristlere karşı dimdik durarak, çıplak elleriyle hakkı müdafaa etti. Darbecilerin kurşunlarına karşı sırayla şehadete yürüyenlerin, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Çanakkale savaşlarında kaleme aldığı şu satırları hatırlatmaması mümkün mü? “Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiçbirisi, kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur'an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise Kelime-i Şehadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyor.” EŞLERİMİZLE, BABALARIMIZLA, OĞULLARIMIZLA, KARDEŞLERİMİZLE GURUR DUYUYORUZ O kanlı gecede ülkemizin dört bir yanında Fethullahçı Terör Örgütü üyeleri, kendilerinden olmayan vatansever askerleri, yani eşlerimizi, babalarımızı, yani oğullarımızı, kardeşlerimizi tatbikat, reaksiyon ölçümü, terör saldırısına karşı güvenlik önlemi gibi bahanelerle -Türk askerinin üstünün emrini sorgulamadan kendini görevine adayan karakterini suiistimal ederek- kamu kurumlarına, çeşitli önemli noktalara sevk ettiler. Onlar ise kandırıldıklarını, oyuna getirildiklerini, bir planın parçası olarak halkın üzerine sürülmek istendiklerini anladıklarında, o ana dek komutanları olarak bildikleri kişilerin aslında insanlıktan nasibini almamış caniler olduklarını görerek, kendilerine emirlere uyulmazsa “gereğinin anında yapılacağı” yani vurulacakları açıkça söylendiği halde asla halka silahlarını doğrultmadılar ve emniyet güçlerine sığındılar. Onlar, tüm tehditlere rağmen darbecilerin emirlerine riayet etmeyerek bu hain hamlenin başarısızlığa uğramasında çok önemli bir yere sahip oldular. Bizler, yüzümüzü yere eğmeyen, kendi canlarını tehlikeye atarak halka, polise ve kendileri gibi olan askerlere karşı silah sıkmayan, darbecilerin emellerine alet olmayan eşlerimizle, babalarımızla, oğullarımızla, kardeşlerimizle gurur duyuyoruz. ADALET İSTİYORUZ Tüm bu apaçık gerçeklere rağmen, yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnamelerle mahkumiyet kararı aranmaksızın denilerek onurlu vatansever askerler hainlerle aynı potaya konulup ihraç edildiler. Yıllarca bu ülkenin dağlarında, bin türlü mahrumiyet içinde terörle mücadele edenlere, bir gecede FETÖCÜ vatan haini denildi. İçimizden öğretmen, hemşire, veteriner, memur olan çok sayıda kadın, sadece ve sadece bu onurlu askerlerin eşleri oldukları için açığa alındılar. Sayısız aile paramparça edildi. Tamamımız ekonomik olarak bir yıkım yaşadık. Bir kısmımız neredeyse açlığa mahkum edildi. 15 gün içerisinde yaşadığımız lojmanları terk etmemiz istendi. Nereye gideceğimizi, nasıl gideceğimizi düşündüler mi bu kararı alanlar? Cezaevlerine tıkılan namuslu askerler, hayatımızı bir gecede karartan kanlı örgütün mensuplarıymış gibi iç çamaşırlarıyla gecelerce beton zeminde yatırıldılar. Evlerimiz taşlandı, günlerce sokağa çıkamadık. Sokakta, markette, okulda, iş yerinde tahkir edildik. Ama utanacak olan bizler değiliz. Utanması gerekenler, bize ve dün kahramanken bugün hain ilan edilen, oysa sür denilen tankı sürmeyen, sık denilen silahı sıkmayan vatanseverlere bu yaşadığımız cehennemi reva görenlerdir. Sizin kurunun yanındaki yaş dediğiniz bizler, haber bültenlerindeki rakamlardan, istatistiki bilgilerden fazlasıyız. Bizler birer sayı değiliz. Bizler insanız, Türk milletinin, 15 Temmuz gecesi bu ülkeyi ayakta tutanların bir parçasıyız. Bugünün Ergenekon, Balyoz mağdurları olmak istemiyoruz! Sesimizi, çığlığımızı duyun istiyoruz! Çocuklarımız çocukluklarını kaybettikten sonra değil, Eşlerimiz, babalarımız, oğullarımız, kardeşlerimiz bağırlara basılacakken cezaevlerinde tükendikten sonra değil, Aileler paramparça edilip, yoksulluğa mahkum edildikten sonra değil, Anneler, babalar son demlerinde oğullarına hasret bu dünyadan göçtükten sonra değil, HEMEN ŞİMDİ ADALET İSTİYORUZ! 15 TEMMUZ MAĞDUR ASKER AİLELERİ PLATFORMU


Bugün Hulya imzanı bekliyor!

Hulya Ugur bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Sakarya’da suçsuz tutuklu askerler serbest bırakılsın». Hulya ve imza atan diğer 702 kişiye katıl.