Prof. Dr. Necip Camuşcu (TOBB ETÜ rektörü) : Konukevi müdiresi hakkındaki şikayetleri dikkate alıp, gerekeni yapınız


Prof. Dr. Necip Camuşcu (TOBB ETÜ rektörü) : Konukevi müdiresi hakkındaki şikayetleri dikkate alıp, gerekeni yapınız
Kampanya metni
TOBB ETÜ Konukevinde Değişim!
3 yıldır müdire hakkında yönetime çok sayıda şikayet gidiyor ancak hiçbir şey değişmiyor. Müdirenin tavrı, hukuka aykırı davranışları ve sürekli özel yaşamın gizliliğini ihlal etmesi konukevini çekilmez bir hale getirmektedir. Haklarımız ve kişiliğimiz ihlal edilmeden özgür bireyler olarak okulumuzun konukevinden faydalanabilmek için sesimizi duyurmak amacıyla bu imza kampanyasını başlattım. Eğer siz de destek olursanız konukevindeki bu kötü koşullardan kurtulabiliriz.
İşte şikayetlerin bazıları:
Bir kız öğrenci hakkında: “Ben onun tangasının rengini biliyorum.”
Bir öğrenciye hitaben: “Sen benim muhatabım değilsin”
Kendisine bir konu hakkında şikâyetini bildirmek isteyen öğrenciye: “Sen işine bak, bu senin işin değil.”
Odalarda arama yaparken yerde halı olmasına rağmen ayakkabıları ile odaya girmesine tepki gösteren bir öğrenciye: “Eğer her odada ayakkabımı çıkarsam arama üç gün sürerdi.”
Odası güneş almadığı ve üşüdüğü gerekçesiyle kendisine şikâyette bulunan öğrenciye: “Ne yapayım yurdu ters mi çevireyim?”. Aslında klimaları sıcak çalıştırsa veya kız öğrencinin odasını değiştirse sorunu çözebilirdi, ancak çözmedi.
Bir kız öğrencinin dolabındaki tüm eşyaları yere atıp “Şimdi bunları katla” dedi.
Projeksiyon odasının açılmasını talep eden bir öğrenciye: “Projeksiyon odasını açayım da birbirinizi yiyin değil mi?”. Yurttaki imkânlardan her yararlanmak istediğimizde sanki orada ahlaksızca bir şey yapacakmışız gibi tepki almamız çok çirkindir.
Yine bir kız ve bir erkek öğrenciye hitaben: “Siz ne zaman evleneceksiniz, nişanlanmayı da mı düşünmüyorsunuz?”. Kızın ailesine de benzer bir konuşma yapılmıştır. Hatta aileye; “Kızınızın sevgilisi olduğunu biliyor musunuz?” diye sormuş ailenin bunu anlayışla karşılaması üzerine “Çocukları olursa adını Semiha koyarsınız o zaman” demiştir.
Müdire hanım odalarda bulundurulmasını sakıncalı gördüğü eşyaları hiçbir tutanak tutmadan ve kayıt altına almadan toplamaktadır. Bunlardan bazıları yönergede yasaklanmamış eşyalardır. Örneğin bir erkek öğrencinin lambası alınmıştır ve gerekçe bazı öğrencilerin ışığın renginden rahatsız olmasıdır. Tutanak tutulmadan alınan bu lambanın bulundurulması yönergeye aykırılık teşkil etmez.
Yönergede odada bulundurulması yasaklanmış eşyaları bile tutanak tutmadan alması yasal değildir. Su ısıtıcıları buna bir örnektir. Su ısıtıcısı bulundurmak Taahhütnamede yasaklanmış Yönerge’de ise açıkça yasaklanmamıştır. Yönergeye göre yangına sebebiyet verebilecek nitelikte olan eşyaların kullanımı yasaktır. Su ısıtıcısı eğer bu kategoriye sokulacaksa elektrik devreleri de komple kapatılmalıdır. Çünkü elektrik devrelerinin yangın çıkarma olasılığı su ısıtıcısının yangın çıkarma olasılığından yüksektir.
Ayrıca odalarda arama yaparken eşyaların yerlerini de değiştirebilmektedir. Çekmecenin veya dolabın içindeki bir şeyi alıp dışarı çıkarmaktadır ve bunlar genelde öğrencilerin özel eşyaları olmaktadır.(örn: kirli dolabı olarak kullanılan dolaptan kirli iç çamaşırını çıkarıp odanın ortasına koymak gibi…)
Bir kız öğrencinin odasında doğum kontrol hapı bulmuş ve yanına çağırıp şöyle demiş: “Cinselliğini odana yansıtamazsın”. Ayrıca yine odasında doğum kontrol hapı bulduğu başka bir öğrencinin ailesini arayıp bunu onlara söylemiş.
Başka birçok konuda da öğrencilerin aileleri aranmaktadır. Örneğin geç kalan birçok öğrencinin ailesine telefon edilmiştir. Ergin bireylerin ailelerine telefon açılması özel yaşamın gizliliği kuralıyla bağdaşmaz.
Kat temizliği hakkındaki şikâyetler: Genellikle şikâyet eden öğrenciye yalancı muamelesi yapıp azarlıyor ve sorun çözülmüyor.
Sular yurtta sık sık soğuk akıyor ve çözüm bulunamıyor. Bu konuyla alakalı olarak kendisi: “Benim evimde de soğuk akıyor, hava soğuk” diyip öğrencileri geçiştiriyor.
Bu dönem sular her gece soğuk akmaktadır.
Tatillerdeki genel temizliklerde öğrencilerin eşyaları kayboluyor ve buna hiçbir çözüm bulunmuyor.
Odasında bavulu kırılan öğrenci kendisine şikâyette bulunduğunda önce kızın oda arkadaşını suçlamış sonra da konuyla ilgilenmeden kızı başından savmıştır.
Bunun gibi birçok problemle müdüre hanım ilgilenmediği için öğrenciler rektörlüğe mail atmak zorunda kalmaktadır.
Ayrıca odalara bırakılan tuvalet kâğıdı miktarı da yetersizdir.
Öğrenci Konukevi Taahhütnamesi ile Öğrenci Konukevi Yönergesi birbiriyle çelişmektedir.
Müdire, Taahhütnamenin Yönerge’ye uygun olmasını zorunlu görmemektedir. Taahhütnameyi Yönerge’ye aykırı olsa da uygulamaktadır.
Kendisine bu konuda bir şikâyet gittiğinde üç farklı tutum sergilemektedir:
1) "Sen işine bak, bu senin işin değil.’’
2) “ Ben matematik okudum, hukuktan anlamam. Hukuk müşavirliği hazırlayıp yolluyor, ben de uyguluyorum.”
3)“Kaç yıllık idareciyim, işimi senden mi öğreneceğim?”
Bu durumun en somut örneği Taahhütnamenin 9. Maddesidir. Buna göre 01.00’dan sonra gelen öğrenciler yurda alınmayacaklardır. Öğrenciyi sokakta bırakarak cezalandırmayı öngören bu düzenleme Yönerge’ye aykırıdır.
Ayrıca kızlar yurdunda müdire hanım kuralları çok sıkı yorumlamakta ve uygulamaktadır. Ancak erkekler yurdundan sorumlu müdür kuralları çok daha öğrenci lehine yorumlayarak uygulamaktadır. Bu konuda da yurtta cinsiyet ayrımcılığı mevcuttur ve bu üniversitemize hiç yakışmamaktadır.
Saat23.00’den sonra öğrencilerin bahçede oturması yasaklanmıştır. Bahçenin etrafı telle çevrilmiş olduğu halde bu yasağın uygulanması gerekli değildir. Ayrıca geceleri bahçenin ışıklandırılmaması da ciddi bir sorundur.
Ortak hasar bedeli adı altında hiçbir hasar vermemiş olan birçok öğrenciden ceza niteliğinde para toplanmaktadır. Sorumlu bulunamıyor diye suçsuz öğrenciye ceza vermek adil değildir.
Bunun dışında odalarda da hasar giderilebilir olduğu halde sırf ceza vermek amaçlı öğrencilerden para toplanmaktadır
Ayrıca odaların dizaynı masalara ışığın ulaşmasını engellemektedir. Bu sebeple öğrenciler eşyaların yerini değiştirmektedir ancak eşyaların yerini değiştirenlerden de hasar bedeli toplanmaktadır. Yurtta kalanların öğrenci oldukları ve ders çalışmaları için ışığa ihtiyaçları olduğu düşünüldüğünde bu uygulamanın saçmalığı ortaya çıkmaktadır.
Dağınık bulduğu odaları kilitlemektedir ve şöyle bir ifade kullanmaktadır : “Canım istediğinde odanızı kilitlerim”
Bir öğrencinin çoraplarını bardakların içine sokmuş.
Temizlik görevlisi öğrencinin ödevini yırtmış ve kitaplarını çöpe atmış. Ancak müdire şikâyet üzerine öğrenciyi azarlamış.
Ayrıca gözlemlerimize göre temizlik görevlilerinin başörtüsüyle çalışmasına izin verilmiyor. Dışarıda başörtüsüyle gördüğümüz birçok görevli çalışma saatlerinde başörtüsünü takamıyor. Bu konu ciddi bir insan hakkı ihlalidir ve bununla kesin olarak ilgilenilmelidir.
Kız yurdunda katlara erkek görevli çıkarken hiçbir bilgilendirme yapılmamaktadır. Bu çok rahatsız edici bir durumdur. Ayrıca erkek teknisyenler odaya girerken bile yeterince dikkat edilmemektedir. Katlar ve odalar bizim özel alanlarımızdır ve bize haber verilmeden buralara erkek görevlilerin gelmesi hoş değildir.
Kısa süreliğine de olsa şehir dışına çıkan öğrencilerin yerine onların rızası olmaksızın başkaları alınmaktadır. Yani bir öğrencinin yatağı o kısa süreliğine orada değil diye kiralanmaktadır ve bu etik hatta hijyenik değildir. Nevresim takımı bile değiştirilmemektedir. Müdirenin bu tarz şikâyetlere tepkisi ise şöyledir: “Orası senin yatağın değil sen yokken parayı ödeyen kişi kalabilir”. Para için öğrenciye bu kötü hissi yaşatmak üniversitemize yakışmamaktadır.
Bunun dışında da bize sürekli burasının bizim evimiz olmadığı vurgulamaktadır. Özellikle burslu öğrenciler için yurt sanki bir lütufmuş gibi davranılmaktadır. Biz burada yaşıyoruz ve bunu da haksız bir şekilde yapmıyoruz. Ya parasını ödüyoruz ya da başarımız sebebiyle bu hak bize veriliyor. Bunun böylece sürekli bizi aşağılayacak şekilde önümüze sunulması TOBB açısından bir utanç kaynağı olmalıdır.
Ders çalışma alanlarının yeterli olmadığı yıllardır dillendirilmekte ancak hiçbir çözüm üretilmemektedir.
Sosyal alan yetersizdir ve 13. Katlar boş durduğu halde ders çalışma alanı veya sosyal alan olarak kullanıma açılmamaktadır.
Yıllardır öğrenciler mescit talep ediyor ancak bu istekleri reddediliyor. Müdirenin bu konuyla alakalı tepkilerinden biri ise şudur: “Mescidi ne yapacaksınız, ayin mi yapacaksınız?”
Bir masa tenisinin masası bile yıllardır tamir edilemiyor.
Sultan’ın yemekleri kötü ve pahalı.
Otopark kullanıma açılmalıdır. Var olan imkânı öğrenciden saklamak TOBB ailesine yakışmamaktadır.
Çamaşırhane ücretsiz olmalıdır. Ya da en azından fiyatta indirim yapılmalıdır. 5 TL çok yüksek bir fiyattır.
Yurt içine mini market açılmalıdır. Yakınlardaki marketler 21.00 sularında kapanmaktadır ve alışveriş yapabileceğimiz hiçbir yer kalmamaktadır.
Çarşaflar ayda bir değiştirilmektedir. Bu kadar az değiştirilmesi hijyenik değildir.
Bunlar şikayetlerin çok küçük bir kısmıdır. Müdire öğrencilerin talep ve şikayetlerini dikkate almak bir yana dursun; çoğu zaman şikayette bulunan öğrenciye hakarete varan ifadeler kullanmaktadır. Bunu değiştirmek için imzana ihtiyacımız var!

Kampanya metni
TOBB ETÜ Konukevinde Değişim!
3 yıldır müdire hakkında yönetime çok sayıda şikayet gidiyor ancak hiçbir şey değişmiyor. Müdirenin tavrı, hukuka aykırı davranışları ve sürekli özel yaşamın gizliliğini ihlal etmesi konukevini çekilmez bir hale getirmektedir. Haklarımız ve kişiliğimiz ihlal edilmeden özgür bireyler olarak okulumuzun konukevinden faydalanabilmek için sesimizi duyurmak amacıyla bu imza kampanyasını başlattım. Eğer siz de destek olursanız konukevindeki bu kötü koşullardan kurtulabiliriz.
İşte şikayetlerin bazıları:
Bir kız öğrenci hakkında: “Ben onun tangasının rengini biliyorum.”
Bir öğrenciye hitaben: “Sen benim muhatabım değilsin”
Kendisine bir konu hakkında şikâyetini bildirmek isteyen öğrenciye: “Sen işine bak, bu senin işin değil.”
Odalarda arama yaparken yerde halı olmasına rağmen ayakkabıları ile odaya girmesine tepki gösteren bir öğrenciye: “Eğer her odada ayakkabımı çıkarsam arama üç gün sürerdi.”
Odası güneş almadığı ve üşüdüğü gerekçesiyle kendisine şikâyette bulunan öğrenciye: “Ne yapayım yurdu ters mi çevireyim?”. Aslında klimaları sıcak çalıştırsa veya kız öğrencinin odasını değiştirse sorunu çözebilirdi, ancak çözmedi.
Bir kız öğrencinin dolabındaki tüm eşyaları yere atıp “Şimdi bunları katla” dedi.
Projeksiyon odasının açılmasını talep eden bir öğrenciye: “Projeksiyon odasını açayım da birbirinizi yiyin değil mi?”. Yurttaki imkânlardan her yararlanmak istediğimizde sanki orada ahlaksızca bir şey yapacakmışız gibi tepki almamız çok çirkindir.
Yine bir kız ve bir erkek öğrenciye hitaben: “Siz ne zaman evleneceksiniz, nişanlanmayı da mı düşünmüyorsunuz?”. Kızın ailesine de benzer bir konuşma yapılmıştır. Hatta aileye; “Kızınızın sevgilisi olduğunu biliyor musunuz?” diye sormuş ailenin bunu anlayışla karşılaması üzerine “Çocukları olursa adını Semiha koyarsınız o zaman” demiştir.
Müdire hanım odalarda bulundurulmasını sakıncalı gördüğü eşyaları hiçbir tutanak tutmadan ve kayıt altına almadan toplamaktadır. Bunlardan bazıları yönergede yasaklanmamış eşyalardır. Örneğin bir erkek öğrencinin lambası alınmıştır ve gerekçe bazı öğrencilerin ışığın renginden rahatsız olmasıdır. Tutanak tutulmadan alınan bu lambanın bulundurulması yönergeye aykırılık teşkil etmez.
Yönergede odada bulundurulması yasaklanmış eşyaları bile tutanak tutmadan alması yasal değildir. Su ısıtıcıları buna bir örnektir. Su ısıtıcısı bulundurmak Taahhütnamede yasaklanmış Yönerge’de ise açıkça yasaklanmamıştır. Yönergeye göre yangına sebebiyet verebilecek nitelikte olan eşyaların kullanımı yasaktır. Su ısıtıcısı eğer bu kategoriye sokulacaksa elektrik devreleri de komple kapatılmalıdır. Çünkü elektrik devrelerinin yangın çıkarma olasılığı su ısıtıcısının yangın çıkarma olasılığından yüksektir.
Ayrıca odalarda arama yaparken eşyaların yerlerini de değiştirebilmektedir. Çekmecenin veya dolabın içindeki bir şeyi alıp dışarı çıkarmaktadır ve bunlar genelde öğrencilerin özel eşyaları olmaktadır.(örn: kirli dolabı olarak kullanılan dolaptan kirli iç çamaşırını çıkarıp odanın ortasına koymak gibi…)
Bir kız öğrencinin odasında doğum kontrol hapı bulmuş ve yanına çağırıp şöyle demiş: “Cinselliğini odana yansıtamazsın”. Ayrıca yine odasında doğum kontrol hapı bulduğu başka bir öğrencinin ailesini arayıp bunu onlara söylemiş.
Başka birçok konuda da öğrencilerin aileleri aranmaktadır. Örneğin geç kalan birçok öğrencinin ailesine telefon edilmiştir. Ergin bireylerin ailelerine telefon açılması özel yaşamın gizliliği kuralıyla bağdaşmaz.
Kat temizliği hakkındaki şikâyetler: Genellikle şikâyet eden öğrenciye yalancı muamelesi yapıp azarlıyor ve sorun çözülmüyor.
Sular yurtta sık sık soğuk akıyor ve çözüm bulunamıyor. Bu konuyla alakalı olarak kendisi: “Benim evimde de soğuk akıyor, hava soğuk” diyip öğrencileri geçiştiriyor.
Bu dönem sular her gece soğuk akmaktadır.
Tatillerdeki genel temizliklerde öğrencilerin eşyaları kayboluyor ve buna hiçbir çözüm bulunmuyor.
Odasında bavulu kırılan öğrenci kendisine şikâyette bulunduğunda önce kızın oda arkadaşını suçlamış sonra da konuyla ilgilenmeden kızı başından savmıştır.
Bunun gibi birçok problemle müdüre hanım ilgilenmediği için öğrenciler rektörlüğe mail atmak zorunda kalmaktadır.
Ayrıca odalara bırakılan tuvalet kâğıdı miktarı da yetersizdir.
Öğrenci Konukevi Taahhütnamesi ile Öğrenci Konukevi Yönergesi birbiriyle çelişmektedir.
Müdire, Taahhütnamenin Yönerge’ye uygun olmasını zorunlu görmemektedir. Taahhütnameyi Yönerge’ye aykırı olsa da uygulamaktadır.
Kendisine bu konuda bir şikâyet gittiğinde üç farklı tutum sergilemektedir:
1) "Sen işine bak, bu senin işin değil.’’
2) “ Ben matematik okudum, hukuktan anlamam. Hukuk müşavirliği hazırlayıp yolluyor, ben de uyguluyorum.”
3)“Kaç yıllık idareciyim, işimi senden mi öğreneceğim?”
Bu durumun en somut örneği Taahhütnamenin 9. Maddesidir. Buna göre 01.00’dan sonra gelen öğrenciler yurda alınmayacaklardır. Öğrenciyi sokakta bırakarak cezalandırmayı öngören bu düzenleme Yönerge’ye aykırıdır.
Ayrıca kızlar yurdunda müdire hanım kuralları çok sıkı yorumlamakta ve uygulamaktadır. Ancak erkekler yurdundan sorumlu müdür kuralları çok daha öğrenci lehine yorumlayarak uygulamaktadır. Bu konuda da yurtta cinsiyet ayrımcılığı mevcuttur ve bu üniversitemize hiç yakışmamaktadır.
Saat23.00’den sonra öğrencilerin bahçede oturması yasaklanmıştır. Bahçenin etrafı telle çevrilmiş olduğu halde bu yasağın uygulanması gerekli değildir. Ayrıca geceleri bahçenin ışıklandırılmaması da ciddi bir sorundur.
Ortak hasar bedeli adı altında hiçbir hasar vermemiş olan birçok öğrenciden ceza niteliğinde para toplanmaktadır. Sorumlu bulunamıyor diye suçsuz öğrenciye ceza vermek adil değildir.
Bunun dışında odalarda da hasar giderilebilir olduğu halde sırf ceza vermek amaçlı öğrencilerden para toplanmaktadır
Ayrıca odaların dizaynı masalara ışığın ulaşmasını engellemektedir. Bu sebeple öğrenciler eşyaların yerini değiştirmektedir ancak eşyaların yerini değiştirenlerden de hasar bedeli toplanmaktadır. Yurtta kalanların öğrenci oldukları ve ders çalışmaları için ışığa ihtiyaçları olduğu düşünüldüğünde bu uygulamanın saçmalığı ortaya çıkmaktadır.
Dağınık bulduğu odaları kilitlemektedir ve şöyle bir ifade kullanmaktadır : “Canım istediğinde odanızı kilitlerim”
Bir öğrencinin çoraplarını bardakların içine sokmuş.
Temizlik görevlisi öğrencinin ödevini yırtmış ve kitaplarını çöpe atmış. Ancak müdire şikâyet üzerine öğrenciyi azarlamış.
Ayrıca gözlemlerimize göre temizlik görevlilerinin başörtüsüyle çalışmasına izin verilmiyor. Dışarıda başörtüsüyle gördüğümüz birçok görevli çalışma saatlerinde başörtüsünü takamıyor. Bu konu ciddi bir insan hakkı ihlalidir ve bununla kesin olarak ilgilenilmelidir.
Kız yurdunda katlara erkek görevli çıkarken hiçbir bilgilendirme yapılmamaktadır. Bu çok rahatsız edici bir durumdur. Ayrıca erkek teknisyenler odaya girerken bile yeterince dikkat edilmemektedir. Katlar ve odalar bizim özel alanlarımızdır ve bize haber verilmeden buralara erkek görevlilerin gelmesi hoş değildir.
Kısa süreliğine de olsa şehir dışına çıkan öğrencilerin yerine onların rızası olmaksızın başkaları alınmaktadır. Yani bir öğrencinin yatağı o kısa süreliğine orada değil diye kiralanmaktadır ve bu etik hatta hijyenik değildir. Nevresim takımı bile değiştirilmemektedir. Müdirenin bu tarz şikâyetlere tepkisi ise şöyledir: “Orası senin yatağın değil sen yokken parayı ödeyen kişi kalabilir”. Para için öğrenciye bu kötü hissi yaşatmak üniversitemize yakışmamaktadır.
Bunun dışında da bize sürekli burasının bizim evimiz olmadığı vurgulamaktadır. Özellikle burslu öğrenciler için yurt sanki bir lütufmuş gibi davranılmaktadır. Biz burada yaşıyoruz ve bunu da haksız bir şekilde yapmıyoruz. Ya parasını ödüyoruz ya da başarımız sebebiyle bu hak bize veriliyor. Bunun böylece sürekli bizi aşağılayacak şekilde önümüze sunulması TOBB açısından bir utanç kaynağı olmalıdır.
Ders çalışma alanlarının yeterli olmadığı yıllardır dillendirilmekte ancak hiçbir çözüm üretilmemektedir.
Sosyal alan yetersizdir ve 13. Katlar boş durduğu halde ders çalışma alanı veya sosyal alan olarak kullanıma açılmamaktadır.
Yıllardır öğrenciler mescit talep ediyor ancak bu istekleri reddediliyor. Müdirenin bu konuyla alakalı tepkilerinden biri ise şudur: “Mescidi ne yapacaksınız, ayin mi yapacaksınız?”
Bir masa tenisinin masası bile yıllardır tamir edilemiyor.
Sultan’ın yemekleri kötü ve pahalı.
Otopark kullanıma açılmalıdır. Var olan imkânı öğrenciden saklamak TOBB ailesine yakışmamaktadır.
Çamaşırhane ücretsiz olmalıdır. Ya da en azından fiyatta indirim yapılmalıdır. 5 TL çok yüksek bir fiyattır.
Yurt içine mini market açılmalıdır. Yakınlardaki marketler 21.00 sularında kapanmaktadır ve alışveriş yapabileceğimiz hiçbir yer kalmamaktadır.
Çarşaflar ayda bir değiştirilmektedir. Bu kadar az değiştirilmesi hijyenik değildir.
Bunlar şikayetlerin çok küçük bir kısmıdır. Müdire öğrencilerin talep ve şikayetlerini dikkate almak bir yana dursun; çoğu zaman şikayette bulunan öğrenciye hakarete varan ifadeler kullanmaktadır. Bunu değiştirmek için imzana ihtiyacımız var!

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Kampanya 19 Kasım 2013 tarihinde başlatıldı