Free Professor Onur Hamzaoglu! – Human Rights Activist and Academic - Turkey

0 have signed. Let’s get to 1,000!


Free Professor Onur Hamzaoglu! - Profesör Onur Hamzaoğlu’na Özgürlük! - Libertad para el Profesor Onur Hamzaoglu!

 

Free Professor Onur Hamzaoglu! – Human Rights Activist and Academic - Turkey

Onur Hamzaoglu, a Professor of Epidemiology and the co-spokesperson of the Peoples' Democratic Congress (HDK) was detained on February 9th, 2018 on a warrant issued by Ankara’s Chief Public Prosecutor's Office. The justification for the arrest was a press release issued by the HDK on 26th January, condemning Turkey’s operation in Afrin, Syria and calling for Peace and Democracy.  In Court on February 16th, 2018 Onur was charged and refused bail for allegedly ‘making terrorist propaganda on social media’. Whilst awaiting trial, his elderly mother sadly passed away in the hospital where she was taken soon after hearing of her son’s arrest. Onur remains in prison awaiting his first trial scheduled for 19 July, 2018.

Background

Onur Hamzaoglu is an internationally known academic and a medical doctor who has written extensively on the political economy and sociology of public health. He has also written specifically on the impact of industrial development on health and the environment, poverty and public health and equality in public health.  He is an active member of the Turkish Medical Association (TTB), the editor of TTB’s monthly journal Toplum ve Hekim and has been a member of the Executive Board of the International Association of Health Policy in Europe (IAHPE) since 2011.

This is not the first time Onur Hamzaoglu has faced such allegations and investigation. In 2011, after revealing the findings of his research on the devastating impact of industrial waste and pollution in Diloavasi (an industrial district between Istanbul and Kocaeli) he became the target of industrial companies, local authorities and even Kocaeli University - his own university that initially supported and funded the research. His research found traces of poisonous elements and heavy metals in the breast milk of local mothers’ and in the first faeces of their newly born babies, and an increased mortality rate in cancer related diseases. As a result, soon after revealing the findings, a disciplinary investigation was opened against Onur Hamzaoglu by his university aimed at undermining his work.

Onur Hamzaoglu is also widely known in Turkish society for his commitment to democracy and human rights in Turkey.  He has been active in movements supporting a just, equal and democratic society. He was among the 1128 academics (known as ‘Academics for Peace’) who signed a peace petition entitled ‘We Will Not Be a Party to This Crime’ on January 11, 2016, demanding peace and a peaceful solution to the ongoing conflict in the Kurdish regions of Turkey. For this, Onur Hamzaoglu, like many other academics, was dismissed from his job at the University of Kocaeli on September 1, 2017 under new laws enacted under the State of Emergency. Despite this, Onur carried on his work outside academia. He formed the Kocaeli Solidarity Academy (KODA) to defend the rights of those academics who lost their jobs.  On September 28th, 2016, Onur became the co-spokesperson of the ‘Peoples’ Democratic Congress’ (HDK), a progressive platform of diverse social movements, political parties, organisations and individuals that was founded in 2011.  The aim of HDK was to create a more representative, inclusive, equal politics for the most oppressed, exploited and discriminated sections of society who were marginalised due to their ethnic, religious, gender and sexual orientation.  It is because of the continuous work calling for more democracy, freedom and equal representation for minorities, that the HDK has become the main target of Turkish authorities. 

We are fully aware that Onur Hamzaoglu’s case is not unique.  Increasing numbers of academics, journalists, writers, politicians, lawyers, human rights activists and students have been subjected to false accusations, arbitrary detention, persecution, imprisonment, threats and have lost their jobs for simply demanding a better society with democratic values and freedoms that most people in the world take for granted. An intensified criminalisation process against anyone who dares to challenge and speak out is being carried out across the country. Furthermore, we believe that this increased repression is part of broader pattern of violations against democracy, human rights and freedoms in an increasingly authoritarian Turkey.

Action

We strongly believe that Onur Hamzaoglu should be honoured for his ongoing commitment to peace, freedom and democracy, rather than being kept in prison. We believe that he is a prisoner of conscience who researches and campaigns for the democratic and human rights of all the people of Turkey. We call for his immediate release so that he can continue his vital social, intellectual and political work.

--------------------------------------------

Profesör Onur Hamzaoğlu’na Özgürlük! - İnsan Hakları Aktivisti ve Akademisyen- Türkiye

Epidemiyoloji Profesörü ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş-sözcüsü Onur Hamzaoğlu, 9 Şubat 2018’de Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Tutuklama gerekçesi olarak HDK’nin Türkiye’nin Afrin operasyonunu kınadığı ve barış çağrısı yaptığı 26 Ocak 2018 tarihli basın açıklaması gösterildi. Bunun üzerine, 16 Şubat 2018’de çıkarıldığı mahkemece “sosyal medya aracılığı ile halkı kışkırttığı” iddiası ve “terör propagandası yaptığı” gerekçesiyle tutuklandı.  Onur Hamzaoğlu o tarihten beri hukuksuz bir şekilde Sincan cezaevinde tutulmakta ve maalesef bu süre içinde Onur’un annesi oğlunun tutuklandığını duyduktan hemen sonra kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir. Onur hala tutuklu ve 19 Temmuz 2018’de gorulecek olan ilk mahkemesini beklemektedir.

 Arka plan

Onur Hamzaoğlu sağlığın ekonomi politikasi, sağlıkta eşitlik, kanser epidemiyolojisi üzerine yürüttüğü kapsamlı çalışmalar ve aynı zamanda sanayinin insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri, yoksulluk ve halk sağlığı üzerine yazdığı makaleler ile uluslararası alanda tanınan bir akademisyen ve tıp doktorudur. Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) aktif bir üyesi ve yine TTB’nin Toplum ve Hekim Dergisi’nin editörü olan Hamzaoğlu, 2011’den bu yana IAHPE (International Association of Health Policy in Europe) adlı uluslararası kuruluşun yönetim kurulu üyeliğini de yürütmektedir. 

Onur Hamzaoğlu bu tür iddia ve suçlamalarla ilk kez karşı karşıya kalmıyor. 2011 yılında Dilovası’nda (İstanbul ve Kocaeli arasında sanayileşmiş bir bölge) sanayi atıklarının ve kirliliğin insan sağlığı üzerine yıkıcı etkileri üzerine yaptığı araştırma sonuçlarını halkla paylaştığı için yerel yönetimlerin, büyük sanayi şirketlerinin ve hatta başlangıçta projeyi destekleyen ve finansal olarak katkida bulunan kendi çalıştığı Kocaeli Üniversitesi’nin hedefi haline gelmiştir. Onur’un yaptığı bu araştırma, Dilovası’nda yaşayan doğum yapmış kadınların ilk sütünde ve yeni doğan bebeklerin ilk dışkılarında yüksek düzeyde zehirli ağır metallerin varlığını ve Dilovası’nda kanserden ölüm oranının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Toplumsal sorumluluk gereği halkla paylaştığı bu sonuçların hemen sonrasında Onur hakkında, çalıştığı üniversite tarafından idari soruşturma açılmış ve akademisyen kimliği zedelenmeye çalışılmıştır.

Onur Hamzaoğlu aynı zamanda Türkiye’de geniş çevrelerce demokrasi ve insan haklarına bağlılığı ve bu alanda yürüttüğü çalışmalar nedeniyle de tanınmaktadır. Eşit, özgür ve demokratik bir toplum için yapılan çalışmalarda aktif bir şekilde yer almıştır. Barış için Akademisyenler (BAK) olarak bilinen ve “Bu suça ortak olmayacağız” adlı barış bildirisini imzalayan ilk 1128 imzacı akademisyen arasında yer alan Hamzaoğlu, bu bildiri ile Kürt illerindeki devlet şiddetini kınamış ve çözüm olarak barış ve demokrasiye dönmenin ivediliğini savunmuştur. Diğer birçok akademisyen gibi bu bildiriye imza attığı için Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 1 Eylül 2017’de Kocaeli Üniversitesi’ndeki işinden atılmış ve yeni bir hukuki soruşturma ile karşı karşıya kalmıştır.

Bütün bunlara rağmen Onur Hamzaoğlu, çalışmalarına akademi dışında yılmadan devam etmiş, kendisi gibi işten atılan Kocaeli Üniversitesi akademisyenleriyle bilimsel ve akademik çalışmalara devam edebilmek için Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA)'nin daha sonra Kocaeli Dayanışma ve Araştırma Derneği’nin kurucuları arasındadır.  28 Eylül 2016’da daha kapsayıcı, eşit ve temsil gücü daha yüksek bir politika oluşturmak amacıyla farklı toplumsal hareketlerin, siyasi partilerin, örgütlerin ve bireylerin 2011’de oluşturduğu ilerici bir platform olan Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) Eş-sözcüsü seçildi. Demokratik, özgür bir toplum ve farklı etnik, dini, cinsiyet kimlikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle toplumun en ezilen, sömürülen ve ayrımcılığa uğramış kesimlerinin eşit temsil edilmesine yönelik ısrarlı çalışmaları HDK’yi Türkiye’deki yetkilerinin hedefi haline getirdi.

Onur Hamzaoğlu'nun davasının şahsına münhasır olmadığını biliyoruz.  Sadece daha demokratik, daha özgür ve yaşanılası bir toplum talep ettikleri için sayısı her gün artan yüzlerce akademisyen, gazeteci, yazar, politikacı, avukat, insan hakları savunucusu ve öğrenci benzer haksız suçlamalara, keyfi gözaltı ve baskılara maruz kalmakta, haksız yere cezaevinde tutulmakta ve işlerini kaybetmektedirler.  Biliyoruz ki bu yoğun suçlama ve karalama kampanyası, baskı ve şiddet yönetimine karşı çıkma cesareti gösteren herkese ülke genelinde uygulanmaktadır. Dahası, bu yoğun baskı ve suçlama politikasının her gün giderek daha otoriter bir ülke haline gelen Türkiye’deki demokrasi, insan hakları ve özgürlük alanlarındaki ihlallerin bir parçası olduğunu düşünüyoruz.

Talebimiz

Bizler, Onur Hamzaoğlu’nun her türlü baskı ve şiddete rağmen sürdürdüğü demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinde ısrarı ve buna bağlılığı nedeniyle değil cezaevine konulmasını onurlandırılması gerektiğine inanıyoruz. O daha demokratik ve eşit bir Türkiye için çalışmalar ve araştırmalar yapan, haksız yere tutukluluğu devam eden bir vicdan mahkumudur. Bu nedenle bizler, Onur Hamzaoğlu’nun inandığı ve birinci derecede önem verdiği akademik, bilimsel, entelektüel ve politik çalışmalarına bir an önce dönmesi için derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

--------------------------------------------

Libertad para el Profesor Onur Hamzaoglu! - Activista de Derechos Humanos y Académico - Turquía

Onur Hamzaoglu, profesor de Epidemiología y vocero del Congreso Democrático de los Pueblos (HDK) fue detenido el 9 de Febrero de 2018 con una orden emitida por la Fiscalía General de Ankara. La justificación del arresto fue un comunicado de prensa emitido por el HDK el 26 de enero, condenando la arremetida militar de Turquía en Afrin, Siria y llamando a la paz y la democracia. En una audiencia, el 16 de Febrero de 2018, Onur fue acusado y enviado a la cárcel mientras espera su juicio, acusado de 'hacer propaganda terrorista en las redes sociales'. Mientras esperaba el juicio, su anciana madre falleció tristemente en el hospital donde la llevaron poco después de enterarse del arresto de su hijo. Hoy en día, Onur permanece en prisión esperando juicio.

Contexto

Onur Hamzaoglu es un académico y médico reconocido internacionalmente que ha escrito extensamente sobre economía política y sociología de la salud pública, y también ha escrito específicamente sobre temas como el impacto del desarrollo industrial en la salud y el medio ambiente, y la pobreza y la igualdad en la salud pública. Es miembro activo de la Asociación Médica de Turquía (TTB) y ha sido miembro de la Junta Ejecutiva de la Asociación Internacional de Políticas de Salud en Europa (IAHPE) desde 2011.

Esta no es la primera vez que Onur Hamzaoglu enfrenta acusaciones e investigaciones. En 2011, después de revelar los resultados de su investigación sobre el impacto devastador de los desechos industriales y la contaminación en Diloavasi (un distrito industrial entre Estambul y Kocaeli) se convirtió en el objetivo de las empresas industriales, autoridades locales e incluso la Universidad Kocaeli, su propia universidad que inicialmente apoyó y financió la investigación. Su investigación encontró rastros de elementos venenosos y metales pesados ​​en la leche materna de las madres locales y en las primeras heces de sus bebés recién nacidos, y una mayor tasa de mortalidad en las enfermedades relacionadas con el cáncer. Como resultado, poco después de revelar los hallazgos, una investigación disciplinaria fue abierta contra Onur Hamzaoglu por su universidad.

Onur Hamzaoglu también es ampliamente conocido en la sociedad turca por su compromiso con la democracia y los derechos humanos en Turquía. Ha estado activo en movimientos que apoyan una sociedad justa, igualitaria y democrática. Fue uno de los 1128 académicos (conocidos como 'Académicos por la Paz') que firmaron una declaración por la paz titulada 'No haremos parte de este crimen' el 11 de Enero de 2016, exigiendo paz y una solución pacífica al conflicto en curso en las regiones kurdas de Turquía. Para esto, Onur Hamzaoglu, como muchos otros académicos, fue despedido de su trabajo en la Universidad de Kocaeli el 1 de septiembre de 2017 bajo nuevas leyes promulgadas bajo el estado de emergencia. A pesar de esto, Onur continuó su trabajo fuera de la academia. Formó la Academia de Solidaridad Kocaeli para defender los derechos de los académicos despedidos. El 28 de Septiembre de 2016, Onur se convirtió en el vocero del "Congreso Democrático de los Pueblos" (HDK), una plataforma de diversos movimientos sociales y personas que trabajan por la democracia, la libertad y la representación equitativa de las minorías.

Somos plenamente conscientes de que el caso de Onur Hamzaoglu no es único. Un número creciente de académicos, periodistas, escritores, políticos, abogados, activistas de derechos humanos y estudiantes han sido acusados ​​falsamente, detenidos arbitrariamente, perseguidos, encarcelados, amenazados y han perdido sus empleos simplemente por exigir una sociedad mejor con valores democráticos y libertades que la mayoría de la gente en el mundo da por sentado. Se está llevando a cabo un proceso intenso de criminalización contra cualquiera que se atreva a desafiar y hablar. Además, creemos que este aumento de la represión es parte de un patrón más amplio de violaciones contra la democracia, los derechos humanos y las libertades en una Turquía cada vez más autoritaria.

Acción

Creemos firmemente que Onur Hamzaoglu debe ser honrado por su compromiso continuo con la paz, la libertad y la democracia, en lugar de permanecer en prisión. Creemos que es un preso de conciencia que investiga y lucha por los derechos democráticos y humanos de todo el pueblo de Turquía. Hacemos un llamado por su liberación inmediata para que pueda regresar a su vital trabajo social, intelectual y político.

 



Today: Free Onur Hamzaoglu is counting on you

Free Onur Hamzaoglu needs your help with “President of the Republic of Turkey: H.E. Recep Tayyip Erdoğan / Free Professor Onur Hamzaoglu! – Human Rights Activist and Academic - Turkey”. Join Free Onur Hamzaoglu and 960 supporters today.