Patibase Geliştirdik! Şimdi Görüşünüzle Şekillendirin🐾


Patibase Geliştirdik! Şimdi Görüşünüzle Şekillendirin🐾
Kampanya metni
Bu Sadece Benim Değil, Milyonların Hikayesi
17 yaşına giren köpeğimle geçirdiğim yıllar boyunca öğrendiğim en önemli şey, sevginin dilinin sessizlikte gizli olduğuydu. O, bana sadakati, sabrı, sevgiyi, koşulsuz bağlılığı ve birlikte yaşamanın sorumluluğunu öğretti. Bu proje, onun için bir veda değil, hayatımı güzelleştiren dostuma teşekkürdür.
Ancak zamanla fark ettim ki bu sadece benim hikayem değil.
Türkiye’nin dört bir yanındaki sokak hayvanları, açlık ve şiddetin yanı sıra sessizce yaklaşan bir sonla mücadele ediyor. 2024 yazında çıkan yasa, onların kaderini “uyutma” adı altında sistematik bir kıyıma dönüştürdü. Barınaklar artık sığınak değil, çoğu zaman geri dönüşü olmayan yerler haline geldi.
Toplumun %85’i bu yasa değişikliğine karşı çıktı. İnsanlar meydanlara çıktı, yaşam nöbetleri tuttu. Çünkü biz, mahalle kültüründe hayvanlarla birlikte büyüdük. Bir tas suyu kapısının önüne koyan toplum, bugün hayvanların öldürülmesini sessizce izlemeye zorlanıyor.
Bu platform sadece bir kampanya değil; vicdanını, çocukluğunda beslediği sokak kedisini, apartman önünde bekleyen köpeği unutmayan herkesin ortak çığlığıdır.
Hayvanları korumak bir ayrıcalık değil, bir sorumluluktur. Bugün bu sorumluluğun hakkını vermek için bir aradayız; etkili, şeffaf, dijital ve sürdürülebilir çözümler üretmek için. Sağlık hizmetlerinden barınak yönetimine, bakım süreçlerinden sahiplendirme sistemlerine kadar, hayvanların bir "vatandaş" gibi hak ettiği yaşamı savunmak için buradayız.
Sessiz kalırsak onlar sonsuza dek susturulacak. Bu dilekçeyi imzala, bu hikâyeyi paylaş. Çünkü bu sadece bir hayvanın değil, vicdanımızın da kurtuluş mücadelesidir.
Yetişkinlerin yanı sıra özellikle çocuklarda son derece travmatik etkiler yaratan işkence ve katliam görüntüleri, ruh sağlığı uzmanlarının da belirttiği gibi, toplumsal huzura ve barışa telafisi mümkün olmayan zararlar verir; dezavantajlı bireylere yönelik şiddeti artırır ve sıradanlaştırır. Yasa yürürlüğe girdikten sonra hayvan hakkı savunucularına ve hayvanseverlere yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların artması, hayvanların bakımını üstlenen birçok insanın mağdur olması tesadüf değildir. Ayrıca, hayvanlara yönelik işkence ve katliamların cezasızlıkla ödüllendirilmesi, örneğin yavru köpeği tırmıkla öldüren kişinin kısa süreli tutuklanıp tahliye edilmesi, toplumdaki çatışmayı derinleştirmektedir.
Başkasının hayvanına kısa süreli ev sahipliği yapmak—yani geçici bakım (fosterlık)—hayvanların daha iyi koşullarda yaşamasını sağlarken, ev sahiplerine duygusal tatmin ve sorumluluk bilinci kazandırır; barınaklarda yer açılmasına, toplumsal dayanışmanın güçlenmesine ve sahiplendirme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sunar.
Biz, bu vizyonda digital bir çözüm sunmak adına; ilk prototipimizi tamamladık ve ihtiyaçlara yönelik gerçekçi çözümler geliştirmeye başladık. Ancak sizin geri bildirimleriniz, bu platformun daha kapsayıcı ve faydalı hale gelmesi için çok değerli.
Lütfen bu konuyu önemseyin ve dilekçeyi imzalayın. Anketimize katılarak da görüşlerinizi paylaşabilirsiniz:
3
Kampanya metni
Bu Sadece Benim Değil, Milyonların Hikayesi
17 yaşına giren köpeğimle geçirdiğim yıllar boyunca öğrendiğim en önemli şey, sevginin dilinin sessizlikte gizli olduğuydu. O, bana sadakati, sabrı, sevgiyi, koşulsuz bağlılığı ve birlikte yaşamanın sorumluluğunu öğretti. Bu proje, onun için bir veda değil, hayatımı güzelleştiren dostuma teşekkürdür.
Ancak zamanla fark ettim ki bu sadece benim hikayem değil.
Türkiye’nin dört bir yanındaki sokak hayvanları, açlık ve şiddetin yanı sıra sessizce yaklaşan bir sonla mücadele ediyor. 2024 yazında çıkan yasa, onların kaderini “uyutma” adı altında sistematik bir kıyıma dönüştürdü. Barınaklar artık sığınak değil, çoğu zaman geri dönüşü olmayan yerler haline geldi.
Toplumun %85’i bu yasa değişikliğine karşı çıktı. İnsanlar meydanlara çıktı, yaşam nöbetleri tuttu. Çünkü biz, mahalle kültüründe hayvanlarla birlikte büyüdük. Bir tas suyu kapısının önüne koyan toplum, bugün hayvanların öldürülmesini sessizce izlemeye zorlanıyor.
Bu platform sadece bir kampanya değil; vicdanını, çocukluğunda beslediği sokak kedisini, apartman önünde bekleyen köpeği unutmayan herkesin ortak çığlığıdır.
Hayvanları korumak bir ayrıcalık değil, bir sorumluluktur. Bugün bu sorumluluğun hakkını vermek için bir aradayız; etkili, şeffaf, dijital ve sürdürülebilir çözümler üretmek için. Sağlık hizmetlerinden barınak yönetimine, bakım süreçlerinden sahiplendirme sistemlerine kadar, hayvanların bir "vatandaş" gibi hak ettiği yaşamı savunmak için buradayız.
Sessiz kalırsak onlar sonsuza dek susturulacak. Bu dilekçeyi imzala, bu hikâyeyi paylaş. Çünkü bu sadece bir hayvanın değil, vicdanımızın da kurtuluş mücadelesidir.
Yetişkinlerin yanı sıra özellikle çocuklarda son derece travmatik etkiler yaratan işkence ve katliam görüntüleri, ruh sağlığı uzmanlarının da belirttiği gibi, toplumsal huzura ve barışa telafisi mümkün olmayan zararlar verir; dezavantajlı bireylere yönelik şiddeti artırır ve sıradanlaştırır. Yasa yürürlüğe girdikten sonra hayvan hakkı savunucularına ve hayvanseverlere yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların artması, hayvanların bakımını üstlenen birçok insanın mağdur olması tesadüf değildir. Ayrıca, hayvanlara yönelik işkence ve katliamların cezasızlıkla ödüllendirilmesi, örneğin yavru köpeği tırmıkla öldüren kişinin kısa süreli tutuklanıp tahliye edilmesi, toplumdaki çatışmayı derinleştirmektedir.
Başkasının hayvanına kısa süreli ev sahipliği yapmak—yani geçici bakım (fosterlık)—hayvanların daha iyi koşullarda yaşamasını sağlarken, ev sahiplerine duygusal tatmin ve sorumluluk bilinci kazandırır; barınaklarda yer açılmasına, toplumsal dayanışmanın güçlenmesine ve sahiplendirme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sunar.
Biz, bu vizyonda digital bir çözüm sunmak adına; ilk prototipimizi tamamladık ve ihtiyaçlara yönelik gerçekçi çözümler geliştirmeye başladık. Ancak sizin geri bildirimleriniz, bu platformun daha kapsayıcı ve faydalı hale gelmesi için çok değerli.
Lütfen bu konuyu önemseyin ve dilekçeyi imzalayın. Anketimize katılarak da görüşlerinizi paylaşabilirsiniz:
3
Karar Vericiler
Kampanya 15 Mayıs 2025 tarihinde başlatıldı