OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNİN SORUNLARI

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


 OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİ GENEL SORUNLARI
1.Maaş karşılığı girilmesi gereken ders saati sorunu
Branş öğretmenlerinde haftalık 15 ders saati maaş karşılığı ders varken okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümlerinde bu 18 saattir. Mesleki ve teknik eğitim veren öğretmenlerin 20 saattir. Ancak en azından mesleki ve teknik eğitim veren bu öğretmenlerin çoğunlukla ek ders saatlerinin fazla olmasından ve aldıkları özel tazminattan faydalanabilmektedirler. Oysa yıpratıcı bir iş olmasına, mola, teneffüs gibi hiçbir dinlenme imkanının olmamasına karşın okul öncesi öğretmelerine verilen hiçbir tazminat ya da ilave ek ders yoktur.
2.Teneffüs, mola sorunu: Okul öncesi öğretmenleri diğer hiçbir branşta rastlanmayan bir sorunu her gün yaşamaktadır. 5 saat kesintisiz bir şekilde hiçbir dinlenme anı olmadan, kendi zaruri ihtiyaçlarını bile görebilecekleri bir süre olmadan ders yapmaktadırlar. Tuvalet ihtiyacı ya da herhangi bir idari iş için bile dışarı çıksa sınıftaki her türlü kaza ve sorun için mesul tutulacak bir öğretmen kendi ihtiyaçlarını nasıl bir ruh hali içerisinde görecektir ya da görebilecek midir?
3. Ders saati süresi sorunu: İlkokul, ortaokul, lise gibi bütün eğitim kademelerinde 40 dakikalık ders süresi ve 10 dakikalık teneffüs süreleri vardır. Ancak okul öncesi eğitimde bir ders saati 50 dakikadır. Herhangi bir teneffüs ya da mola zamanı ise yoktur. Çocukların dikkat ve ilgi süreleri yaş seviyeleri küçüldükçe azalır. Oysa burada eğitim bilimlerinin tam tersi bir iş yapılmıştır. Okul öncesi eğitimde ders saati süresi daha kısa olmalıyken daha uzun tutulmuştur.
4.Nöbet ücretiyle ilgili sorunlar: Okula erken bırakılan veya okuldan geç alınan çocukların başında yine bu öğretmenler beklemektedir. Kendi sınıfları veya birden fazla sınıf olan kurumlarda sınıf bölgelerinden yine bu öğretmenler sorumludur. O halde okul öncesi öğretmenleri de nöbet ücretini en az diğer öğretmenler kadar hak etmektedir.Diğer branş öğretmenleri hala duruma alışamamış bu duruma karşı olumsuz tutum sergilemeye başlamışlardır.

5.Sınıftaki çocuk sayısı ve yardımcı personel sorunu:
Eski yönetmelikte “bir okul öncesi sınıfında en fazla 20 öğrenci olması esastır” yazıyordu. Şimdi ise bu durum yeni yönetmelikle idarenin takdirinde. 25-30 öğrenciyle bir öğretmenin tek başına ne kadar verimli olması beklenebilir. Yardımcı personel, yardımcı abla ise zaten yok. Bazen kaynaştırma öğrencileri geliyor sınıfa, esasında çok doğru bir uygulama ancak 20’den fazla öğrenci ve ayrıca kaynaştırma öğrencisiyle tek bir öğretmenin nasıl başarılı bir eğitim etkinliği yapabileceğini düşünmek gerekir. Öğretmen başına öğrenci sayısını gün geçtikçe düşürmek gerekir. Ancak bizdeki uygulama yine tam tersine. İş-kur typ programı sayesinde gelen çalışanlar göreve çok geç başlamaktadır. Bu çalışanlar mutlaka en geç eylül ayı sonu görevlerine başlamalıdır.
6.Yardımcı kaynak sorunu: 
Okul öncesi eğitim çocuğun okulla ilk tanıştığı, ilgi ve becerilerini geliştirme imkanı bulduğu yerdir. Muhakkak ki taş, çamur, yaprak gibi pek çok doğal nesne materyal olarak kullanılabilmektedir. Ancak çocuğun kitapla tanışması, kitabı keşfetmesi, onu yazarak, çizerek değiştirmesi yinede çok farklı ve özel bir olaydır. Ancak okul öncesi eğitimde kullanılabilecek bakanlık destekli hiçbir kaynak yoktur(Sadece pamuk şekerim adlı çok kısa iki kitap dağıtılmıştır) Özel yayın evlerinin hazırladığı kaynaklar ise ya çok pahalı ya da yetersizdir. Ayrıca yardımcı kaynak alımının velilere mali bir külfet getirdiği ve bundan hoşnut olmadıkları gerçektir. 
7.İlkokulların vb eğitim kurumlarının yetersizliği:
Okul öncesi eğitim konusunda ilkokulların ve diğer eğitim kurumlarının yetersizliği aşikardır. Okul müdürleri okul öncesi eğitimle ilgili bilgi sahibi değildir. Sadece bir ya da birkaç sınıf olduğundan okul yönetimi okul öncesi eğitimi ikinci plana atmaktadır. Pek çok yönetici okul öncesi eğitimi ve öğretmenlerini önemsememektedir. Gerekli çalışmaların yapılmaması, donanım eksikliği, personel eksikliği, aidatların başka alanlara harcanması ilkokul ve diğer eğitim kurumlarındaki başlıca sorunlardan bazılarıdır.

8.Erkek Okul Öncesi Öğretmenlerine medya da yer verilerek toplumun yadırgama sorunu engellenmeli,Gerekirse kamu spotu yayınlanmalıdır. "İlk adım olarak"Sınıfların ismi Okul Öncesi eğitim sınıfı olarak  değiştirilmelidir.

9. Destekleme ve yetiştirme kursları ile ilgili taleplerimiz;

Ülkemizde 2 yıllık veya 4 yıllık öğretmenlik haricindeki herhangi bir fakülte mezunu devlet okullarında ücretli öğretmenlik görevi yapan birisi destekleme ve yetiştirme  kurslarında  ek ders ücreti karşılığında  görev alabiliyorken, Ortaöğretimini yabancı dil ağırlıklı eğitim veren Anadolu Öğretmen liselerinde Fen bilimleri alanından tamamlamış  bakanlığınıza bağlı devlet okullarında Okul Öncesi Öğretmeni veya Sınıf Öğretmeni olarak çalışan arkadaşlarımıza destekleme ve yetiştirme kursu görevi ilgili DYK yönergesine göre  görev verilememektedir. Oysaki bu arkadaşlarımızın  6.7.8 sınıflar düzeyinde temel dersler (Türkçe,Matematik,Fen,İngilizce) açısından bilgileri taze ve en azından takviye kursunda görev almaya yeterlidir.Ücretli öğretmenlerden daha faydalı olacakları bir gerçektir.Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans mezunlarından; Orta öğretimini (fen bilimleri+yabancı dili(3+1) ) tamamlamış olan arkadaşlarımızın  bu kurslarda görev yapmasının ilgili MEB/DYK yönerge değişikliğiyle önü açılmalıdır.

Biz Okul Öncesi Öğretmenleri olarak; bu sorunların ilgili Meb yönetmeliği değiştirilerek giderileceğine ve sahada uygulanabileceğine inanıyoruz.

Gereğini arz ederiz.    

Ülkesini seven Okul öncesi Eğitim Topluluğu



Bugün OKUL ÖNCESİ EĞİTİM TOPLULUĞU imzanı bekliyor!

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM TOPLULUĞU bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNE KULAK VERİN.». OKUL ÖNCESİ EĞİTİM TOPLULUĞU ve imza atan diğer 1.392 kişiye katıl.