Molozlar ve Diğer Atıklar Çevre ve Sağlık Felaketine Sebep Olmasın

Kampanya metni

Kahramanmaraş merkezli iki depremin ardından uzmanlar 100-230 milyon ton inşaat atığı oluşacağını tahmin ediyor. Ve bu atıklar doğru bir şekilde bertaraf edilmezse halk sağlığı, çevre ve ekosisteme çok ciddi bir tehdit oluşturuyor.  Ayrıca bir tehlike var ki o da asbest! Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin yayınladığı rapora göre, alınan 8 numunenin 4 adedinde asbest tespit edildi!

Eğer ki kanserojen bir madde olan asbest içeren molozlar doğru bir şekilde ayrıştırılmazsa toprağa ve yer altı sularına karışacak. Tarlalardaki ve seralardaki meyve sebzeler bu asbestli suyla sulanacak, bu asbestli toprakta büyüyecek, insanlar o suyla o toprakta yetişen meyve sebzeyi tüketecekler.

Bunun yanı sıra evsel atıklar, atık sular ve tıbbi atıkların yarattığı tehditler de var.

Bu sebeple başta Naci Görür olmak üzere deprem ve çevre uzmanları, deprem bölgesinden çıkan atıkların çevre ve insan sağlığına, ekolojik dengeye zarar vermeden bertaraf edilmesi gerektiğini vurguluyor. 

⚠️ ÖNEMLİ UYARI: Bu molozların ve diğer atıkların vadi tabanlarına, doğal sulak alanlara, nehir ve dere yataklarına, denizlere, ormanlara, tarım alanlarına, meralara ve kuş cenneti gibi alanlara dökülmemesi gerekiyor. Fakat ne yazık ki sulak alanlara, zeytinliklere, tarım alanlarına ve yaşam alanlarına yakın yerlere moloz döküldüğüne dair haberler geliyor!

Bu sebeple afet yönetimi, atık yönetimini de içermeli! Deprem bölgesi ve deprem riski olan diğer iller için acilen afet atıkları yönetim planı yapılmalı.

Yaşanan büyük afetin ardından bir de ikincil afet olmaması için, kampanyayı imzala ve paylaş.

Taleplerimiz:

  • Deprem bölgesindeki enkazların kaynağında ayrıştırılmasını, kaldırılmasını, ortaya çıkacak atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesini ve/veya geri dönüştürülmesini
  • Asbest konusuna yönelik acil bir şekilde önlem alınmasını
  • Depremden etkilenen 11 ilde ve deprem riski olan tüm diğer illerde belediyelerin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, akademisyenlerin, uzmanların, STK’ların birlikte çalışarak AFET ATIKLARI YÖNETİMİ oluşturmasını ve bu plan doğrultusunda hemen harekete geçilmesini
  • Sıfır Atık politikalarının, deprem sonrası afet atık yönetimi planlarında da uygulanmasını
  • Deprem bölgesinde, çadır kentlerde atık yönetimine dair eğitimlerin verilmesini
  • Bu yüksek miktardaki atıkların taşınması ve bertarafı da iklim krizini tetikleyen sera gazı emisyonların artmasına sebep olabilir, bu durumun da göz önünde bulundurulmasını talep ediyoruz.

 İMZACILAR:

 

31.020

Kampanya metni

Kahramanmaraş merkezli iki depremin ardından uzmanlar 100-230 milyon ton inşaat atığı oluşacağını tahmin ediyor. Ve bu atıklar doğru bir şekilde bertaraf edilmezse halk sağlığı, çevre ve ekosisteme çok ciddi bir tehdit oluşturuyor.  Ayrıca bir tehlike var ki o da asbest! Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin yayınladığı rapora göre, alınan 8 numunenin 4 adedinde asbest tespit edildi!

Eğer ki kanserojen bir madde olan asbest içeren molozlar doğru bir şekilde ayrıştırılmazsa toprağa ve yer altı sularına karışacak. Tarlalardaki ve seralardaki meyve sebzeler bu asbestli suyla sulanacak, bu asbestli toprakta büyüyecek, insanlar o suyla o toprakta yetişen meyve sebzeyi tüketecekler.

Bunun yanı sıra evsel atıklar, atık sular ve tıbbi atıkların yarattığı tehditler de var.

Bu sebeple başta Naci Görür olmak üzere deprem ve çevre uzmanları, deprem bölgesinden çıkan atıkların çevre ve insan sağlığına, ekolojik dengeye zarar vermeden bertaraf edilmesi gerektiğini vurguluyor. 

⚠️ ÖNEMLİ UYARI: Bu molozların ve diğer atıkların vadi tabanlarına, doğal sulak alanlara, nehir ve dere yataklarına, denizlere, ormanlara, tarım alanlarına, meralara ve kuş cenneti gibi alanlara dökülmemesi gerekiyor. Fakat ne yazık ki sulak alanlara, zeytinliklere, tarım alanlarına ve yaşam alanlarına yakın yerlere moloz döküldüğüne dair haberler geliyor!

Bu sebeple afet yönetimi, atık yönetimini de içermeli! Deprem bölgesi ve deprem riski olan diğer iller için acilen afet atıkları yönetim planı yapılmalı.

Yaşanan büyük afetin ardından bir de ikincil afet olmaması için, kampanyayı imzala ve paylaş.

Taleplerimiz:

  • Deprem bölgesindeki enkazların kaynağında ayrıştırılmasını, kaldırılmasını, ortaya çıkacak atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesini ve/veya geri dönüştürülmesini
  • Asbest konusuna yönelik acil bir şekilde önlem alınmasını
  • Depremden etkilenen 11 ilde ve deprem riski olan tüm diğer illerde belediyelerin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, akademisyenlerin, uzmanların, STK’ların birlikte çalışarak AFET ATIKLARI YÖNETİMİ oluşturmasını ve bu plan doğrultusunda hemen harekete geçilmesini
  • Sıfır Atık politikalarının, deprem sonrası afet atık yönetimi planlarında da uygulanmasını
  • Deprem bölgesinde, çadır kentlerde atık yönetimine dair eğitimlerin verilmesini
  • Bu yüksek miktardaki atıkların taşınması ve bertarafı da iklim krizini tetikleyen sera gazı emisyonların artmasına sebep olabilir, bu durumun da göz önünde bulundurulmasını talep ediyoruz.

 İMZACILAR:

 

Karar Vericiler

Nermin Yıldırım Kara
CHP 28. Dönem Milletvekili
Yanıtlandı
Hatay’da, valiliğin 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre, yaklaşık 12 bin bina tamamen yıkıldı. Bu sayıya aldığı hasarlar nedeniyle, ayakta kalsa bile yıkılması gerekenleri eklediğimizde, ortaya, 70 binden fazla binanın kullanılamaz hale geldiği bir tablo ortaya çıktı. Bu binaların enkaza dönüşmesi, yapım sürecinde kullanılan asbestin serbest kalması anlamına geliyordu. Bizler, Hatay’da, insan sağlığına mutlak biçimde zararlı bu maddeye 9 aydır maruz kalıyoruz. Normal şartlar altında, Hatay’da enkaz kaldırma ve yıkım süreçlerinin kontrollü, mevzuata uygun biçimde sürdürülmesi gerekiyor. Ancak bizler görüyoruz ki hafriyat kamyonları molozları saçarak taşıma yapıyor, yıkım sırasında enkazlara su püskürtülmüyor. Yıkım süreci genel olarak hiçbir önlem alınmadan yürüyor. Geçtiğimiz günlerde bir vinç operatörü kontrolsüz yıkım esnasında yaşamını yitirmişti. Koruyucu bir önlem olarak maske, neredeyse hiçbir yerde kullanılmıyor. Her yerde üstü açık kamyonların, vinçlerin çıkardığı bir toz bulutu var. Kentin üstü sürekli bir toz tabakasıyla kaplı. Konteyner kentlerin dibinde enkaz ayrıştırması yapılıyor; insanlar, bir taş atımı mesafeden çıkan tozla boğuluyor. Çevre Mühendisleri Odası, Hatay’da 45 numune topladı, 16’sında asbest tespit etti. Araştırma için bölgeye iki gün için gelen araçlarının üstünden bile asbest çıktı. Hatay’da asbestin yol açacağı sağlık sorunlarını tam olarak kestirmek mümkün değil. Kanserden KOAH’a kadar pek çok hastalıkla karşı karşıya kalacağız. Hatay’da nesillerin yok olacağına dair uyarıda bulunma ihtiyacı duyuyoruz. Depremden sağ çıkan yurttaşlarımız, gerekli önlemler alınmazsa toz bulutu altında kalarak, her gün zehir soluyarak sağlıklarını kaybedecek.
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 20 Şubat 2023 tarihinde başlatıldı