Milli Parklar Kanunu iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınsın


Milli Parklar Kanunu iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınsın
Kampanya metni
#MilliParklarKanunuAnayasaMahkemesine
AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine getirilen ve 11 Mart 2026’da kabul edilen Milli Parklar Kanunu, Türkiye’nin milli parklarını, korunan alanlarını, tabiat parklarını ve yaban hayatını “kamu yararı” adı altında 49 ve 99 yıla varan “intifa hakkı” ile yatırım tahsislerine açan tehlikeli hükümler içeriyor.
Bu nedenle kampanyamızla, TBMM'de teknik olarak yasanın iptali için başvuru yapabilecek ana muhalefet partisi CHP'ye çağrı yapıyoruz: İptal istemiyle kanunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınması için hukuki hazırlıklara bir an önce başlanmalı ve Resmi Gazete’de yayımlanması halinde iptali için 60 gün içinde başvuru yapılmalı.
Diğer muhalefet partileri ise, CHP'nin harekete geçmesini sağlama, süreci hızlandırma konusunda destek sunma ve bu süreçte toplumsal muhalefeti meclise taşıma konusunda öncülük etmeli.
Doğa koruma hukukunun temel ilkesi açıktır: Korunan alanlarda kullanım istisna, koruma esastır. Doğayı "kullanım hakkı" ise, yalnızca içinde yaşayan hayvan, bitki ve diğer canlı türlerinindir; devletin ve sermayenin değil.
Ancak yeni düzenleme* bu ilkeyi tersine çevirerek, Türkiye’nin en hassas ekosistemlerini madencilik, turizm, elektrik, su, yol ve petrol – doğalgaz gibi büyük altyapı projeleri için uzun süreli sermaye tahsislerine açan bir zemin oluşturuyor. Bu durum yalnızca yaban hayvanlarını ve yaşam alanlarını değil; iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz bir çağda ormanları, sulak alanları ve kıyıları, yani gezegenin nefesini ve ekolojik dengenin bütününü tehdit ediyor.
Bilimsel veriler, insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitliliğin hızla yok olduğunu gösteriyor. IPBES’in Küresel Biyoçeşitlilik Raporu’na göre yaklaşık 1 milyon tür yok olma riski altında. Bu yok oluşun en büyük nedeni habitat kaybı ve parçalanması. Korunan alanların zayıflatılması bu süreci daha da hızlandıracaktır.
Üstelik bu yasa yalnızca ekolojik değil, etik ve hukuki açıdan da ciddi sorunlar barındırıyor. Yaban hayvanlarının yaşam alanlarını yatırım baskısına açmak, doğayı ve hayvanları ekonomik kaynak olarak gören anlayışı daha da güçlendiriyor.
Bir taraftan “yasal” avcılık ve av turizmi uygulamaları sürerken, diğer taraftan Milli Parklar Kanunu tarafından yasadışı avcılara verilen “ikinci şans” ve belirlenen son derece düşük para cezaları ile “kaçak” avcılığın fiilen teşvik edilmesi, biyoçeşitlilik kaybı karşısında bilimsel gerçeklerle açık bir çelişki oluşturuyor. Avcılık tür ayırt etmeksizin tüm hayvanlar için katliam anlamına gelirken; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (DKMP) politikaları, açtığımız ve kazandığımız çok sayıda davayla da ortaya konduğu üzere, “ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı biçimde” koruma altındaki ve Türkiye’ye endemik türleri dahi av turizmi ihalelerine konu etmeye devam ediyor.
Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı sürecinde, Türkiye’nin uluslararası iklim ve biyoçeşitlilik taahhütleri de bu düzenleme ile ciddi bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Korunan alanların parçalanması ve zayıflatılması yalnızca yaban hayatını değil; toprak sağlığını, bitki çeşitliliğini, su döngülerini ve iklim dengesini de geri dönülmez biçimde etkileyecektir.
Bu nedenle Milli Parklar Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne iptal istemiyle bir an önce taşınmalıdır.
Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır ve devlete bu hakkı koruma yükümlülüğü verir. Bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi ve iptali için harekete geçmek, yalnızca bugünün değil, insan - hayvan ayırt etmeksizin gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından da kritik önemde.
Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının doğrudan Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açma yetkisi bulunmadığı için, bu çağrıyı yapmak zorunda kalıyoruz.
Yasaların iptali için başvuru yetkisi olan ana muhalefet partisi CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin bu düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıması gerekiyor. #MilliParklarKanunuAnayasaMahkemesine
Bir kanunun iptali için başvuru süresi ise çok kısa: Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yalnızca 60 gün. Bu nedenle zaman kritik.
Bu süreçte;
- CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin Milli Parklar Kanunu’nu Anayasa Mahkemesi’ne iptal istemiyle götürmesini,
- Türkiye çapındaki baroların çevre, kent ve ekoloji komisyonlarının,
- Çevre hukuku alanında çalışan hukukçuların ve akademisyenlerin,
- Ekoloji, doğa koruma ve hayvan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK)
birlikte hareket ederek kanunun iptali için hukuki hazırlıkları hızla başlatmalarını talep ediyoruz.
Türkiye’nin milli parkları, korunan alanları ve yaban hayatı bugünün değil, gelecek kuşakların ortak mirasıdır.
Milli Parklar Kanunu Anayasa Mahkemesi’ne taşınmalı, doğa koruma hukukunun temel ilkeleri ve insan ile birlikte tüm canlıların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı savunulmalıdır.
İmzalarınız ve paylaşımlarınızla bu çağrıyı birlikte büyütelim!
#MilliParklarKanunuAnayasaMahkemesine
Türkiye Vegan Derneği (TVD)
16.03.2026
*
Milli Parklar Kanunu hakkında daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.
Aynı zamanda; henüz oylama aşamasındayken, TMMOB'dan İstanbul Barosu'na, Türkiye Ormancılar Derneği'nden Kırsal Çevre Araştırmaları Derneği'ne kadar, uzman meslek örgütleri ve diğer STK'ların yaptığı, teklifin geri çekilmesi yönündeki çağrılarını bulabilirsiniz.
Milli Parklar Kanunu kabul edildi | TBMM Haber sitesi
Teklifin ilk 5 maddesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi | Bianet
Milli Parklar kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda | TBMM Haber sitesi
Milli Parklar kanun teklifi bilgileri ve metni | TBMM yasama sayfası
Milli Parklar Kanunu doğa ve hayvan hakları açısından ciddi bir gerileme | TVD Haber sitesi
Milli Parklar kanun teklifi geri çekilmeli, iptal edilmelidir | TVD Haber sitesi
Av katliamına karşı açtığımız davalar 2020-2023 | TVD Haber sitesi
#MilliParklarKanunTeklifiGeriÇekilsin Instagram ve X çağrıları
#MilliParklarYatırımaAçılamaz Instagram ve X çağrıları
Çıplak Adam Orkidesi (Orchis italica). Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı; 256 kuş, 28 memeli, 42 sürüngen, 45 balık türüne ve çok sayıda deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Bir yarımada Deniz, Orman ve Delta Sulak alan ekosistemlerini barındırıyor. Fotoğraf: EKODOSD
Yedigöller Milli Parkı. 100'den fazla kuş türünün, sayısız memeli hayvanın ve yaklaşık 240 bitki türünün yuvası olan millî parkta, endemik türlerinden biri olan ve sadece bu bölgede yetişen Yedigöller lalesi (Tulipa yedigolleri) de yetişiyor. Fotoğraf: Türkiye Ormancılar Derneği
Soğuksu Milli Parkı'nda yavrusuyla birlikte görüntülenen bir kara akbaba. Fotoğraf: Türkiye Ormancılar Derneği

4.454
Kampanya metni
#MilliParklarKanunuAnayasaMahkemesine
AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine getirilen ve 11 Mart 2026’da kabul edilen Milli Parklar Kanunu, Türkiye’nin milli parklarını, korunan alanlarını, tabiat parklarını ve yaban hayatını “kamu yararı” adı altında 49 ve 99 yıla varan “intifa hakkı” ile yatırım tahsislerine açan tehlikeli hükümler içeriyor.
Bu nedenle kampanyamızla, TBMM'de teknik olarak yasanın iptali için başvuru yapabilecek ana muhalefet partisi CHP'ye çağrı yapıyoruz: İptal istemiyle kanunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınması için hukuki hazırlıklara bir an önce başlanmalı ve Resmi Gazete’de yayımlanması halinde iptali için 60 gün içinde başvuru yapılmalı.
Diğer muhalefet partileri ise, CHP'nin harekete geçmesini sağlama, süreci hızlandırma konusunda destek sunma ve bu süreçte toplumsal muhalefeti meclise taşıma konusunda öncülük etmeli.
Doğa koruma hukukunun temel ilkesi açıktır: Korunan alanlarda kullanım istisna, koruma esastır. Doğayı "kullanım hakkı" ise, yalnızca içinde yaşayan hayvan, bitki ve diğer canlı türlerinindir; devletin ve sermayenin değil.
Ancak yeni düzenleme* bu ilkeyi tersine çevirerek, Türkiye’nin en hassas ekosistemlerini madencilik, turizm, elektrik, su, yol ve petrol – doğalgaz gibi büyük altyapı projeleri için uzun süreli sermaye tahsislerine açan bir zemin oluşturuyor. Bu durum yalnızca yaban hayvanlarını ve yaşam alanlarını değil; iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz bir çağda ormanları, sulak alanları ve kıyıları, yani gezegenin nefesini ve ekolojik dengenin bütününü tehdit ediyor.
Bilimsel veriler, insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitliliğin hızla yok olduğunu gösteriyor. IPBES’in Küresel Biyoçeşitlilik Raporu’na göre yaklaşık 1 milyon tür yok olma riski altında. Bu yok oluşun en büyük nedeni habitat kaybı ve parçalanması. Korunan alanların zayıflatılması bu süreci daha da hızlandıracaktır.
Üstelik bu yasa yalnızca ekolojik değil, etik ve hukuki açıdan da ciddi sorunlar barındırıyor. Yaban hayvanlarının yaşam alanlarını yatırım baskısına açmak, doğayı ve hayvanları ekonomik kaynak olarak gören anlayışı daha da güçlendiriyor.
Bir taraftan “yasal” avcılık ve av turizmi uygulamaları sürerken, diğer taraftan Milli Parklar Kanunu tarafından yasadışı avcılara verilen “ikinci şans” ve belirlenen son derece düşük para cezaları ile “kaçak” avcılığın fiilen teşvik edilmesi, biyoçeşitlilik kaybı karşısında bilimsel gerçeklerle açık bir çelişki oluşturuyor. Avcılık tür ayırt etmeksizin tüm hayvanlar için katliam anlamına gelirken; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (DKMP) politikaları, açtığımız ve kazandığımız çok sayıda davayla da ortaya konduğu üzere, “ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı biçimde” koruma altındaki ve Türkiye’ye endemik türleri dahi av turizmi ihalelerine konu etmeye devam ediyor.
Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı sürecinde, Türkiye’nin uluslararası iklim ve biyoçeşitlilik taahhütleri de bu düzenleme ile ciddi bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Korunan alanların parçalanması ve zayıflatılması yalnızca yaban hayatını değil; toprak sağlığını, bitki çeşitliliğini, su döngülerini ve iklim dengesini de geri dönülmez biçimde etkileyecektir.
Bu nedenle Milli Parklar Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne iptal istemiyle bir an önce taşınmalıdır.
Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır ve devlete bu hakkı koruma yükümlülüğü verir. Bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi ve iptali için harekete geçmek, yalnızca bugünün değil, insan - hayvan ayırt etmeksizin gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından da kritik önemde.
Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının doğrudan Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açma yetkisi bulunmadığı için, bu çağrıyı yapmak zorunda kalıyoruz.
Yasaların iptali için başvuru yetkisi olan ana muhalefet partisi CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin bu düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıması gerekiyor. #MilliParklarKanunuAnayasaMahkemesine
Bir kanunun iptali için başvuru süresi ise çok kısa: Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yalnızca 60 gün. Bu nedenle zaman kritik.
Bu süreçte;
- CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin Milli Parklar Kanunu’nu Anayasa Mahkemesi’ne iptal istemiyle götürmesini,
- Türkiye çapındaki baroların çevre, kent ve ekoloji komisyonlarının,
- Çevre hukuku alanında çalışan hukukçuların ve akademisyenlerin,
- Ekoloji, doğa koruma ve hayvan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK)
birlikte hareket ederek kanunun iptali için hukuki hazırlıkları hızla başlatmalarını talep ediyoruz.
Türkiye’nin milli parkları, korunan alanları ve yaban hayatı bugünün değil, gelecek kuşakların ortak mirasıdır.
Milli Parklar Kanunu Anayasa Mahkemesi’ne taşınmalı, doğa koruma hukukunun temel ilkeleri ve insan ile birlikte tüm canlıların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı savunulmalıdır.
İmzalarınız ve paylaşımlarınızla bu çağrıyı birlikte büyütelim!
#MilliParklarKanunuAnayasaMahkemesine
Türkiye Vegan Derneği (TVD)
16.03.2026
*
Milli Parklar Kanunu hakkında daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.
Aynı zamanda; henüz oylama aşamasındayken, TMMOB'dan İstanbul Barosu'na, Türkiye Ormancılar Derneği'nden Kırsal Çevre Araştırmaları Derneği'ne kadar, uzman meslek örgütleri ve diğer STK'ların yaptığı, teklifin geri çekilmesi yönündeki çağrılarını bulabilirsiniz.
Milli Parklar Kanunu kabul edildi | TBMM Haber sitesi
Teklifin ilk 5 maddesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi | Bianet
Milli Parklar kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda | TBMM Haber sitesi
Milli Parklar kanun teklifi bilgileri ve metni | TBMM yasama sayfası
Milli Parklar Kanunu doğa ve hayvan hakları açısından ciddi bir gerileme | TVD Haber sitesi
Milli Parklar kanun teklifi geri çekilmeli, iptal edilmelidir | TVD Haber sitesi
Av katliamına karşı açtığımız davalar 2020-2023 | TVD Haber sitesi
#MilliParklarKanunTeklifiGeriÇekilsin Instagram ve X çağrıları
#MilliParklarYatırımaAçılamaz Instagram ve X çağrıları
Çıplak Adam Orkidesi (Orchis italica). Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı; 256 kuş, 28 memeli, 42 sürüngen, 45 balık türüne ve çok sayıda deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Bir yarımada Deniz, Orman ve Delta Sulak alan ekosistemlerini barındırıyor. Fotoğraf: EKODOSD
Yedigöller Milli Parkı. 100'den fazla kuş türünün, sayısız memeli hayvanın ve yaklaşık 240 bitki türünün yuvası olan millî parkta, endemik türlerinden biri olan ve sadece bu bölgede yetişen Yedigöller lalesi (Tulipa yedigolleri) de yetişiyor. Fotoğraf: Türkiye Ormancılar Derneği
Soğuksu Milli Parkı'nda yavrusuyla birlikte görüntülenen bir kara akbaba. Fotoğraf: Türkiye Ormancılar Derneği

4.454
Karar Vericiler

İmzacılar Ne Diyor?
Kampanya güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 15 Mart 2026 tarihinde başlatıldı