

Sesli Kitaplara Herkes Erişebilsin!
Kampanya metni
"Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder." Mustafa Kemal Atatürk
Bu söz bir çok şeyi açıklıyordur diye düşünüyorum. "Kitap" denilen şey yazıdan oluşuyorsa ve "yazı" da sese dönüşebilen bir şey ise, günümüzün toplumunun en büyük sıkıntısı olan eğitim kavramına da bu bağlamda kesinlikle hatırı sayılır bir pozitif yönde dinamizm katacağı kanısındayım. Halkımız okumuyor. Okumuyorsa dinlesin! Şu an âmâ (görme engelli) insanlarımızın yararlandığı bu imkân, isteyen herkese sunulmalı. En basitinden kendimden yola çıkarak bu kampanyayı başlatma kararı aldım. "Bilgi"ye karşı inanılmaz büyük bir açlığım var, yeni bilgi diye tabiri caizse ölüyorum, fakat okuma eylemi ile bir türlü haşır neşir olamıyorum. Yanımda gezdiriyorum ama -biliyorum ki açıp okusam uçacağım- bir türlü "o an" gelmiyor, hep bir erteleme, bir kaçış. Bıktım bu durumdan. Okuma eylemi işkence geliyor. Niye kıvırayım? Ayıpsa ayıp. Ne yapayım? Günümüzde onca televizyon, telefon, sosyal medya vs. dururken, kitap okuma eyleminde bir sıkıntı var benim yanımdan.
Hem, buna dair bir radyo girişiminde bile bulunulabilir, İstanbul'un "sefer" uzunluğundaki trafik saatleri kelimenin tam mânâsıyla entellektüel bir hal alabilir.
Maksat bilgi değil mi? İnanın bana sorarsanız kitap "bilme" oranında %70 gibi bir artış bekliyorum ben. "Nutuk" kitabımız sesli olsa fena mı olur?
Kitabın kalınlığından korkma diye bir kavram da var, püf! Gitti bitti...
Ve de psikolojik bir dehliz yapar isem eğer, okumayan insanlarda bu karşıt eyleme neden olan unsur olarak insanların "bozmak istemedikleri kütüphaneleri" var. Ve de, dinlemek eylemi, okuma eylemine göre daha az dirence maruz kalacaktır.
Hakikaten, dersi derste anlamak, daha kolaydır. Bunun en büyük unsurlarından bir tanesi ise "ses ve vurgu"dur. Psikolojiye dair kitaplar okuyorum, MUAZZAM KARMAŞIK cümlelere rastlıyorum ve öğrendiğim bilginin verdiği keyif, cümleyi anlamaya ayırdığım eforun karşısında gölgede kalıyor. Ama neticede cümleler "konuşma simgeselleri"dirler; yani konuşmadırlar. Yazı sonradır "konuşma"dan. Haliye niye okumayla çile çekiyoruz? Yazan zaten "konuşarak yazmamış mı?"
Haliyle vurgulamalarına özen gösterilmiş bir kitabı dinlemek hem hızlı, hem daha keyifli ve hem de daha efektif bir yöntemdir, *maksatın bilgi olduğu* kayıtta.

Kampanya Kapatıldı
Kampanya metni
"Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder." Mustafa Kemal Atatürk
Bu söz bir çok şeyi açıklıyordur diye düşünüyorum. "Kitap" denilen şey yazıdan oluşuyorsa ve "yazı" da sese dönüşebilen bir şey ise, günümüzün toplumunun en büyük sıkıntısı olan eğitim kavramına da bu bağlamda kesinlikle hatırı sayılır bir pozitif yönde dinamizm katacağı kanısındayım. Halkımız okumuyor. Okumuyorsa dinlesin! Şu an âmâ (görme engelli) insanlarımızın yararlandığı bu imkân, isteyen herkese sunulmalı. En basitinden kendimden yola çıkarak bu kampanyayı başlatma kararı aldım. "Bilgi"ye karşı inanılmaz büyük bir açlığım var, yeni bilgi diye tabiri caizse ölüyorum, fakat okuma eylemi ile bir türlü haşır neşir olamıyorum. Yanımda gezdiriyorum ama -biliyorum ki açıp okusam uçacağım- bir türlü "o an" gelmiyor, hep bir erteleme, bir kaçış. Bıktım bu durumdan. Okuma eylemi işkence geliyor. Niye kıvırayım? Ayıpsa ayıp. Ne yapayım? Günümüzde onca televizyon, telefon, sosyal medya vs. dururken, kitap okuma eyleminde bir sıkıntı var benim yanımdan.
Hem, buna dair bir radyo girişiminde bile bulunulabilir, İstanbul'un "sefer" uzunluğundaki trafik saatleri kelimenin tam mânâsıyla entellektüel bir hal alabilir.
Maksat bilgi değil mi? İnanın bana sorarsanız kitap "bilme" oranında %70 gibi bir artış bekliyorum ben. "Nutuk" kitabımız sesli olsa fena mı olur?
Kitabın kalınlığından korkma diye bir kavram da var, püf! Gitti bitti...
Ve de psikolojik bir dehliz yapar isem eğer, okumayan insanlarda bu karşıt eyleme neden olan unsur olarak insanların "bozmak istemedikleri kütüphaneleri" var. Ve de, dinlemek eylemi, okuma eylemine göre daha az dirence maruz kalacaktır.
Hakikaten, dersi derste anlamak, daha kolaydır. Bunun en büyük unsurlarından bir tanesi ise "ses ve vurgu"dur. Psikolojiye dair kitaplar okuyorum, MUAZZAM KARMAŞIK cümlelere rastlıyorum ve öğrendiğim bilginin verdiği keyif, cümleyi anlamaya ayırdığım eforun karşısında gölgede kalıyor. Ama neticede cümleler "konuşma simgeselleri"dirler; yani konuşmadırlar. Yazı sonradır "konuşma"dan. Haliye niye okumayla çile çekiyoruz? Yazan zaten "konuşarak yazmamış mı?"
Haliyle vurgulamalarına özen gösterilmiş bir kitabı dinlemek hem hızlı, hem daha keyifli ve hem de daha efektif bir yöntemdir, *maksatın bilgi olduğu* kayıtta.

Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 23 Şubat 2017 tarihinde başlatıldı