

EĞİTİMDE 100/100 FARKINDALIK İÇİN MESLEKİ REHBERLİK
Kampanya metni
EĞİTİMDE 100/100 FARKINDALIK İÇİN MESLEKİ REHBERLİK
Birazdan anlatacağım eğitim taslağının hayata geçirilmesi söz konusu olursa, kesinlikle revize edilmeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle "tasarı" kelimesi yerine "taslak " kelimesini kullandım. Bu eğitim taslağı içinde birbirleriyle ilintili olarak farklı konular yer almaktadır.
Lise çağındaki öğrenciler yöneldikleri veya tercih ettikleri alanlarla ilgili araştırma yapmalı ve tez hazırlamalıdır. Ayrıca sosyal proje ödevleri verilmelidir. Fakat komplike olmak yerine her şey basit ve anlaşılır olmalı. Bir şeyi çok iyi bilip uzmanlaşmak, ayrıca bu gençlere özgüven verecektir. Nasıl mı? açıklayayım; örneğin, bir meslek hakkında uzmanlaşmak, sadece fikir sahibi olan birine karşın çok şey ifade eder. Hem böylece birçok buluşa da kapı açılır. Herhangi bir konuda da olabilir. Basit düşünün. Herhangi bir şeyde, bir konuda o konunun uzmanı gençten, fikir aldığınızı düşünün... Bu, o gence özgüven vermez miydi?
Gençlerin bir çoğu bir üst jenerasyon tarafından yönlendirilmeye ve onaya muhtaç. Bu psikolojik süregelen algıyı farketmemiş olabilirsiniz ancak durum tam da bu şekilde. Bahsettiğim "üst jenerasyon" tamlamasından kasıt, bu gençlerin yaşça akran seviyesinin bir veya iki yaş üstü.
Genç neslin, ufku ve hayali dünyası çok geniştir ancak gerçek manada ileriyi göremezler. Bu da, tamamen tecrübe eksikliğinden kaynaklı bir süreç. İnsanlar belli bir olgunluk seviyesine gelene kadar hatalar yapar ve bu hatalardan dersler çıkarırlar. Burada ana tema bu hataları çok erken yaşlarda yapmalarını engellemek ya da gerçekleri erken yaşlarda görebilmelerine olanak sağlamaktır. Böylece verim alma yaş ortalamasını daha erkene çekebilmek amaçlanmaktadır. Kendisinden yaşça büyük, eğitici ve nasihat vericilerin genç üzerindeki tesiri genellikle azdır. Çünkü genç, gerçeklerle yüzleşmediği için o, hayal dünyasında üretilmiş olan gerçeklere inanmaktadır. Bazen de ona tesir etmesi istenilen yönlendirme, kendisinin idol gördüğü kimseler tarafından yapıldığı takdirde olumlu sonuçlar alınabilir.
Genel bir örnekte, lisedeki genç birinin herhangi bir konudaki bilgisi, kendisiyle aynı yollardan yürümüş bir üniversiteli gencin bilgisinden azdır. Fakat ilgisi daha fazla olabilir. Bir şey de başarılı olmak için, o şeyi sevmek ve ilgi duymak gerekir. Mühim olan bu ilgiyi ortaya çıkartıp doğru yönde kullanabilmek ve kanalize edebilmektir. Bu durum, değişebilir.
İnsan düşünebilen ve bu nedenle kendini geliştirebilme özelliğine sahip olan bir canlıdır. Yine buradan yola çıkarak deriz ki, biz bu potansiyeli daha erkene çekelim. İnsanların sevdikleri işlerle vakit geçirmesi onları mutlu birer birey yapar. Mutlu bireyler de mutlu bir toplumu oluşturmanın anahtarıdır. Ve bu anahtar, başarılı bir zümre ortaya çıkarmanın, ilk aşamasının olmazsa olmazıdır.
Örneğin; grafiti seven bir gençle tanıştım. Yaptıklarını bana gösteriyor ve "abi nasıl güzel yapabiliyor muyum?"(tasdik psikolojisi) diyordu. Bu tasdik psikolojisi 7'den 70'e istisnasız her insanda var. Bu, insanın doğasında var. Ancak söz konusu eğitim olduğunda tasdik psikolojisinin önemi büyük. Grafitiyi seven bu genç, sevdiği bu iş üzerine ona bir tez ödevi verildiğinde araştırma yapacak, bilgisi artacak ve uzmanlaşacaktır. Zaten tezin amacı budur. Böylece dünyaca ünlü grafiti sanatçısı JR gibi bir sanatçının içimizden çıkması kolaylaşacaktır.
Az önce de belirttiğim gibi, bizde herkes her konuda biraz biraz bilgili. Ancak bor hakkında bilgi veren veya bu konuda makale sunabilen bir genç açıkçası beni çok etkilerdi. Bir genç neden bor ile ilgilensin şeklinde düşünebilirsiniz. Ancak cevabım bor'u bilmediğinden olacaktır. Bilmediğiniz bir şeyi sevip, sevmeme lüksünüz yoktur. Bir şey hakkında iyi ya da kötü kanaatinde bulunabilmeniz ya da sevmeniz için öncelikle o şeyi bilmeniz gerekir. Bu konu sosyal sorumluluk araştırması olarak da verilebilir. Nitekim bu araştırma, matematikten nefret eden bir öğrencinin matematikten proje ödevi almasından daha fazla can sıkıcı olamaz.
Bir diğer konu; mesleki rehberliklerin yetersiz olması. Günümüzde birçok öğrenci meslekleri tanımıyor. Lise çağındaki genç, üniversitedeki bölümlerin bir kısmını bilmiyor. Bu büyük bir sorun. Bölümleri tanımanın önceliği meslekleri bilmektir. Değişen zaman ve gelişen teknolojiyle birlikte yeni meslek gruplarına ihtiyaç doğuyor. Bu bağlamda, bu soruna çözüm şu şekilde olmalıdır:
ARTIK İNTERNET ÇAĞINDAYIZ EFENDİLER. DEVLET BUNU ŞU ŞEKİLDE YAPABİLİR. HER MESLEK GRUPLARI İÇİN ÇOK İNCE DETAYINA KADAR MİLLİ EĞİTİM BİR WEB SAYFASI YAPAR. BURADA TÜM MESLEK GRUPLARI, EN İNCE AYRINTISINA KADAR PROFESÖRLER YA DA UZMANLAR TARAFINDAN HAZIRLANIR. HER ÖĞRENCİYE BİR MESLEK GRUBUNU SEÇMELİ DERS OLARAK ALMA MECBURİYETİ GETİRİLİR. ÖĞRENCİLER BU SAYFALARDAN İLGİLERİNİ ÇEKEN BİR MESLEK GRUBUNU SEÇER. ÖĞRENCİ BU SEÇMELİ DERSİ KENDİ SEÇTİĞİ İÇİN SEVECEKTİR. VE BU DERSTEN SORUMLU OLMAKLA BİRLİKTE. SEÇTİĞİ DERSİN ÜNİVERSİTEYE GİRİŞİNDE ALDIĞI PUAN, O BÖLÜMÜ SEÇERSE ONA KATKI SAĞLAYACAKTIR. LİSE 1. SINIFTAN İHTİBAREN BU UYGULAMA YAPILMALI Kİ , MİLLİ EĞİTİM ÜNİVERSİTE PUANINA YIL SONU PUANINI DA ETKİ ETTİREBİLİR. VE YIL SONUNDA KENDİ FİKİRLERİNİ İÇEREN BİR TEZ HAZIRLARLAR. BU TEZ İÇERİSİNE DE YENİ FİKİRLERİNİ İLAVE EDERLER.
Ayrıca eğitim gören gençler üzerinde çok etkili olacağını ve bu yüzden çok önem arz ettiğini düşündüğüm bir fikir; okulların, iş hayatında kullanılan oryantasyon eğitimine benzer bir formatın, eğitim sisteminde de kullanılarak öğrenciler için belirli zamanlarla sistemli bir şekilde iş yerlerine düzenlenmesi. Bunu müzelere yapılan okul gezilerine benzetebiliriz. Daha sisteme oturmuş ve daha programlı hali. Böylece öğrenci meslekleri tanıyacak ve bu, hayalindeki mesleği belirlemesinde ve hedef seçmesinde yardımcı olacaktır.
Saygılarımı sunarım.

Kampanya Kapatıldı
Kampanya metni
EĞİTİMDE 100/100 FARKINDALIK İÇİN MESLEKİ REHBERLİK
Birazdan anlatacağım eğitim taslağının hayata geçirilmesi söz konusu olursa, kesinlikle revize edilmeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle "tasarı" kelimesi yerine "taslak " kelimesini kullandım. Bu eğitim taslağı içinde birbirleriyle ilintili olarak farklı konular yer almaktadır.
Lise çağındaki öğrenciler yöneldikleri veya tercih ettikleri alanlarla ilgili araştırma yapmalı ve tez hazırlamalıdır. Ayrıca sosyal proje ödevleri verilmelidir. Fakat komplike olmak yerine her şey basit ve anlaşılır olmalı. Bir şeyi çok iyi bilip uzmanlaşmak, ayrıca bu gençlere özgüven verecektir. Nasıl mı? açıklayayım; örneğin, bir meslek hakkında uzmanlaşmak, sadece fikir sahibi olan birine karşın çok şey ifade eder. Hem böylece birçok buluşa da kapı açılır. Herhangi bir konuda da olabilir. Basit düşünün. Herhangi bir şeyde, bir konuda o konunun uzmanı gençten, fikir aldığınızı düşünün... Bu, o gence özgüven vermez miydi?
Gençlerin bir çoğu bir üst jenerasyon tarafından yönlendirilmeye ve onaya muhtaç. Bu psikolojik süregelen algıyı farketmemiş olabilirsiniz ancak durum tam da bu şekilde. Bahsettiğim "üst jenerasyon" tamlamasından kasıt, bu gençlerin yaşça akran seviyesinin bir veya iki yaş üstü.
Genç neslin, ufku ve hayali dünyası çok geniştir ancak gerçek manada ileriyi göremezler. Bu da, tamamen tecrübe eksikliğinden kaynaklı bir süreç. İnsanlar belli bir olgunluk seviyesine gelene kadar hatalar yapar ve bu hatalardan dersler çıkarırlar. Burada ana tema bu hataları çok erken yaşlarda yapmalarını engellemek ya da gerçekleri erken yaşlarda görebilmelerine olanak sağlamaktır. Böylece verim alma yaş ortalamasını daha erkene çekebilmek amaçlanmaktadır. Kendisinden yaşça büyük, eğitici ve nasihat vericilerin genç üzerindeki tesiri genellikle azdır. Çünkü genç, gerçeklerle yüzleşmediği için o, hayal dünyasında üretilmiş olan gerçeklere inanmaktadır. Bazen de ona tesir etmesi istenilen yönlendirme, kendisinin idol gördüğü kimseler tarafından yapıldığı takdirde olumlu sonuçlar alınabilir.
Genel bir örnekte, lisedeki genç birinin herhangi bir konudaki bilgisi, kendisiyle aynı yollardan yürümüş bir üniversiteli gencin bilgisinden azdır. Fakat ilgisi daha fazla olabilir. Bir şey de başarılı olmak için, o şeyi sevmek ve ilgi duymak gerekir. Mühim olan bu ilgiyi ortaya çıkartıp doğru yönde kullanabilmek ve kanalize edebilmektir. Bu durum, değişebilir.
İnsan düşünebilen ve bu nedenle kendini geliştirebilme özelliğine sahip olan bir canlıdır. Yine buradan yola çıkarak deriz ki, biz bu potansiyeli daha erkene çekelim. İnsanların sevdikleri işlerle vakit geçirmesi onları mutlu birer birey yapar. Mutlu bireyler de mutlu bir toplumu oluşturmanın anahtarıdır. Ve bu anahtar, başarılı bir zümre ortaya çıkarmanın, ilk aşamasının olmazsa olmazıdır.
Örneğin; grafiti seven bir gençle tanıştım. Yaptıklarını bana gösteriyor ve "abi nasıl güzel yapabiliyor muyum?"(tasdik psikolojisi) diyordu. Bu tasdik psikolojisi 7'den 70'e istisnasız her insanda var. Bu, insanın doğasında var. Ancak söz konusu eğitim olduğunda tasdik psikolojisinin önemi büyük. Grafitiyi seven bu genç, sevdiği bu iş üzerine ona bir tez ödevi verildiğinde araştırma yapacak, bilgisi artacak ve uzmanlaşacaktır. Zaten tezin amacı budur. Böylece dünyaca ünlü grafiti sanatçısı JR gibi bir sanatçının içimizden çıkması kolaylaşacaktır.
Az önce de belirttiğim gibi, bizde herkes her konuda biraz biraz bilgili. Ancak bor hakkında bilgi veren veya bu konuda makale sunabilen bir genç açıkçası beni çok etkilerdi. Bir genç neden bor ile ilgilensin şeklinde düşünebilirsiniz. Ancak cevabım bor'u bilmediğinden olacaktır. Bilmediğiniz bir şeyi sevip, sevmeme lüksünüz yoktur. Bir şey hakkında iyi ya da kötü kanaatinde bulunabilmeniz ya da sevmeniz için öncelikle o şeyi bilmeniz gerekir. Bu konu sosyal sorumluluk araştırması olarak da verilebilir. Nitekim bu araştırma, matematikten nefret eden bir öğrencinin matematikten proje ödevi almasından daha fazla can sıkıcı olamaz.
Bir diğer konu; mesleki rehberliklerin yetersiz olması. Günümüzde birçok öğrenci meslekleri tanımıyor. Lise çağındaki genç, üniversitedeki bölümlerin bir kısmını bilmiyor. Bu büyük bir sorun. Bölümleri tanımanın önceliği meslekleri bilmektir. Değişen zaman ve gelişen teknolojiyle birlikte yeni meslek gruplarına ihtiyaç doğuyor. Bu bağlamda, bu soruna çözüm şu şekilde olmalıdır:
ARTIK İNTERNET ÇAĞINDAYIZ EFENDİLER. DEVLET BUNU ŞU ŞEKİLDE YAPABİLİR. HER MESLEK GRUPLARI İÇİN ÇOK İNCE DETAYINA KADAR MİLLİ EĞİTİM BİR WEB SAYFASI YAPAR. BURADA TÜM MESLEK GRUPLARI, EN İNCE AYRINTISINA KADAR PROFESÖRLER YA DA UZMANLAR TARAFINDAN HAZIRLANIR. HER ÖĞRENCİYE BİR MESLEK GRUBUNU SEÇMELİ DERS OLARAK ALMA MECBURİYETİ GETİRİLİR. ÖĞRENCİLER BU SAYFALARDAN İLGİLERİNİ ÇEKEN BİR MESLEK GRUBUNU SEÇER. ÖĞRENCİ BU SEÇMELİ DERSİ KENDİ SEÇTİĞİ İÇİN SEVECEKTİR. VE BU DERSTEN SORUMLU OLMAKLA BİRLİKTE. SEÇTİĞİ DERSİN ÜNİVERSİTEYE GİRİŞİNDE ALDIĞI PUAN, O BÖLÜMÜ SEÇERSE ONA KATKI SAĞLAYACAKTIR. LİSE 1. SINIFTAN İHTİBAREN BU UYGULAMA YAPILMALI Kİ , MİLLİ EĞİTİM ÜNİVERSİTE PUANINA YIL SONU PUANINI DA ETKİ ETTİREBİLİR. VE YIL SONUNDA KENDİ FİKİRLERİNİ İÇEREN BİR TEZ HAZIRLARLAR. BU TEZ İÇERİSİNE DE YENİ FİKİRLERİNİ İLAVE EDERLER.
Ayrıca eğitim gören gençler üzerinde çok etkili olacağını ve bu yüzden çok önem arz ettiğini düşündüğüm bir fikir; okulların, iş hayatında kullanılan oryantasyon eğitimine benzer bir formatın, eğitim sisteminde de kullanılarak öğrenciler için belirli zamanlarla sistemli bir şekilde iş yerlerine düzenlenmesi. Bunu müzelere yapılan okul gezilerine benzetebiliriz. Daha sisteme oturmuş ve daha programlı hali. Böylece öğrenci meslekleri tanıyacak ve bu, hayalindeki mesleği belirlemesinde ve hedef seçmesinde yardımcı olacaktır.
Saygılarımı sunarım.

Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 7 Ocak 2016 tarihinde başlatıldı