

Bargilya Tuzlası’ndan Hem Müjdeli Hem Endişeli Haberimiz Var...
Davamızın bilirkişi keşfinden sonra rapor, 11 bilirkişinin de imzasıyla “ÇED olumlu kararı uygun değildir.” şeklinde, yaşamdan, korumadan yana geldi! Şimdi gözümüz, kulağımız mahkemenin vereceği yürütmeyi durdurma kararında.
Karanlık ve baskı dolu günlerden geçtiğimizi biliyoruz; bizzat yaşıyoruz. Ortak yaşam alanlarını, doğayı, kültürel mirası, bağlı toplumsal değerleri ve yaşamı korumanın, sükûnet ve barış içinde sürdürmenin yılmadan mücadele ederek olacağının bilincindeyiz. Bu dava ve neticesi tam da bu nedenlerle çok kıymetli.
Zeytinler ve korunan alanlarla ilgili yeni çıkan yönetmelik değişikliklerine inat, burada mahkeme de bilirkişi raporu gibi “dur, uygun değil” derse, binlerce zeytini ve dönümlerce doğal yaşam alanını kurtarmış olacağız. Bekliyoruz…
Bir lagün ekosistemi olan Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nın hayatta kalması, ona komşu karasal bağların, taşkın düzlüklerinin, doğal bitki örtüsünün, Güllük deltasıyla arasındaki ekolojik koridorun korunmasına bağlı. Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararını beklerken, bir yandan çok da endişeliyiz. Ağaoğlu ve Milas Belediyesi arasında görüşmeler olduğunu, ruhsat verme yönünde çalışmalar yaptıklarını biliyoruz.
Oysa davanın da konusu olan pek çok öğe bu mümkün değil diyor; ne planlar, ne kanunlar, ne uluslararası sözleşmeler itibariyle izin verebilirsin diyor. Hatırlatmak isteriz, lütfen okuyun, paylaşın, sesimize ses katın: https://mucep.org/bargilya-tuzlasi-basin-aciklamasi/
● Ağaoğlu sadece evler, oteller, avm’ler yapmak istemiyor. Aynı zamanda alanın tüm doğal bitki örtüsünü bozup; delice zeytinleri, meşeleri, sakızları, melengiçleri kaldırıp 10 binlerce palmiye, begonvil dikmek istiyor. Sadece betonla değil oraya hiç ait olmayan bitkilerle de yok oluş getireceğim diyor övünerek!
Alanın doğal bitki örtüsüyle yaşayan tüm canlıların ve habitatın geri dönüştürülemez şekilde tahrip olması, ölümü demek bu!
● Kuş gözlem kuleleri yapacağım diyor, yine betondan, “turizm kenti” içinde. ‘90’lardan beri sulak alanı periyodik ziyaret/takip eden yüzlerce yerli, yabancı kuş gözlemcisinin hiç böyle bir talebi olmadı, çok şükür! Kuş gözlemcileri bilir ki doğal olanı, habitatı bozmamak esastır.
● Ağaoğlu ekolojiye dair söylemlerini, ücret karşılığı yaptırdığı “ekolojik değerlendirme raporuna” dayandırıyor. Biz biliyoruz o raporlar nasıl yazılıyor, tıpkı ÇED raporları nasıl hazırlanıyor ve nasıl “olumlu” kararı alıyorsa… Raporu okuyunca da sulak alanın tahribatına nasıl yol verildiğini gördük!op
Siz inanır mısınız inşaatla, betonla, hafriyatla, suyu gasp etmeyle, asfaltla koruma olacağına?
Biz de inanmıyoruz. Mahkemenin de inanmayacağına dair umutluyuz… Çok geç olmadan…
Bu mektubu, sulak alanın gerçek yaşamına dair, ince bir çalışma ile bitiriyoruz, yaklaşık 9 dakikanızı rica ederek: https://www.youtube.com/watch?v=YSMCCmkT6bg
#BargilyaTuzlasıYaşasın hiç kimseye hiç kimse tarafından peşkeş çekilmesin, hiç kimse böylesi bir alanın yok edilmesine aracılık edecek kadar teslim olmasın!
Muğla Çevre Platformu (MUÇEP)