Muğla Çevre Platformu
Oct 25, 2021

Yaşamdan Yana Olan Dostlar, 

Her geçen gün artan flamingo, kızılbacak, gri balıkçıl ve envai çeşit kuşların sayısı, açan güz bitkilerinin müjdeleri ile Bargilya Tuzlası’na sonbahar geldi. Tuzla’yı Güllük körfezine bağlayan boğazın makilik yamaçlara uzanan kıyılarındaki çamur düzlükleri artık daha kalabalık. Kum kuşları, cılıbıtlar beslenip koşuşturarak günlük aktivitelerini sürdürüyorlar. Saatler sabahtan öğlene erişirken başımızı göğe kaldırdığımızda Türkiye’nin nadir yırtıcılarından olan tavşancıldan, kerkeneze; şahinden atmacaya birçok yırtıcıyı ve hatta şansınız yaver giderse bir gece yırtıcısı olan kır baykuşunu görebileceğiniz bir coğrafya bu. Belki bu kuşların bitkilerin isimlerini ilk defa duydunuz, olsun. Buyurun gelin, her biri ve doğal yaşam ortamları ulusal mevzuat ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerle mutlak koruma altında olan bu muhteşem yaşam biçimlerini birlikte izleyelim.

Sonbaharın gelişi yalnız bitkiler ve hayvanlar için değil, bir yandan da coğrafyanın insanı için önemli bir anlam taşıyor. Akdeniz Çanağı’nı belki de en iyi şekilde temsil eden, binlerce yıldır Akdeniz ve Ege Kıyıları’ndaki kültürün filizlenmesine sebep olan zeytinyağının sıkım zamanı yaklaşıyor. Hele ki Bargilya Tuzlası’nın kıyılarından başlayan ve Milas’ın iç kesimlerine uzanan Avrupa Birliği Komisyonu'ndan coğrafi işaret tescili alarak Türkiye'nin uluslararası alanda tescile kavuşan önemli ürünlerinden olan Milas Zeytinyağı’nı tatmadıysanız Bargilya Tuzlası’nı ziyaret etmeniz için bir sebebiniz daha var demek.

Doğal ve kültürel perspektifle baktığımızda, yani insanı insan yapan gözle baktığımızda bizler bunları görürken; masaları başında, odalarında oturanların bu nadir coğrafyaya beton dikmek, sularını kirletmek ve hem doğasını hem de binlerce yıldır var olan kültürünü yok etmekten başka bir gayelerinin olmadığını anlıyoruz.

Ağaoğlu – Net Holding ortaklığıyla yapılmak istenen projenin uluslararası bağlamda Ramsar, Bern ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmeleri, ulusal bağlamda ise Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ile Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne hukuken uyarlı olmadığı bilinerek ÇED raporu onaylanmıştır.

MUÇEP olarak ÇED raporunun onayının ivedilikle durdurulması için bir dava açtık ve davamızın bilirkişi keşfi 27 Ekim 2021 Çarşamba günü gerçekleşecek. Doğa ve kültürün korunması için açtığımız davayı destekleyin, Ağaoğlu-Tibuk ortaklığının bu nadir coğrafyayı, burada yaşayan canlıları ve süregelen kültürü yok etmesine izin vermeyin! Kampanyamızı imzalayın ve yaygınlaşmasını sağlayın!

#BargilyaTuzlasıYaşasın

Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X